• 3017
    kendileri umuyorum uzun yıllar galatasarayın yönetimi olmaya devam eder.

    özellikle bu transfer döneminde her daim tetikte olmaları gerekiyor. hem türkiye'de hem dünya'da üst düzey takımlar transferleri bitirip yavaş yavaş duyurmaya başladı. özellikle ali koç'un son kurşunu olduğu için fenerbahçe de 4 koldan futbolcu kovalıyor şuan. dünya'da bayern, inter, dortmunt, juventus, barcelona hepsi transfer açıklamaya başladı. süreç belirsiz olduğundan kimse sona kalmak istemiyor. sona kalanlarında adam akıllı transferler yapabileceğini zannetmiyorum.

    her sene olduğu gibi rahat davranıp sona bırakmayız umarım bu işi.
  • 3018
    yine hiç bir şekilde yaptırım yok, basit bir kınama yapıp geçiyorlar, hocayı yine yalnız bırakıyorlar. kişisel çıkarları, şirketleri galatasaray'dan daha önde bunların. sonra diyoruz ki hoca niye saha içine odaklanmak yerine başka işlerle uğraşıyor. başarısız bir yönetim kurulu. dursun aydın özbek dönemi sonrası geldikleri için başarılı görülüyorlar sadece. fatih terim olmasaydı 2. yıllarını tamamlayamadan giderdi bu yönetim. hiç bir zaman hocanın istediği kadroyu kuramadılar, satmayın dediği adamı sattılar, forvet istiyorum dedi, koca bir altı ayı forvetsiz geçirttiler, hoca her şeye rağmen yine şampiyon oldu. hocayı saha dışı işlerle uğraşmak zorunda bıraktılar. bir de üstüne hocayı karşılarına aldılar, hocaya karşı basın toplantısı düzenlediler, fatih terim değil de başka bir isim olsa görevine de son verirlerdi, güçleri yetmedi, yetmez. bir yönetim kurulunun kendi hocasına karşı esip gürlediği bir basın toplantısı nerede görülmüştür? beraber çalışmak istemiyorsan görevine son verirsin. sayın başkanın bugün yaptığı açıklamaları biraz okudum, yönetici arkadaşlarımıza haksız yere yüklenmesinler, yaptıkları her işten haberim var gibi söylemlerde bulunmuş. çok net bir şekilde başarısız bir yönetim kuruludur bu yönetim kurulu. kadro planlamasını beceremezler, transferi beceremezler, süreç yönetmeyi beceremezler, nerede ne konuşacaklarını bilmezler, iletişim kurmayı bilmezler, galatasaray'ın hakkını savunmayı bilmezler. takım 3 puan alır bütün yöneticiler ekran karşısına çıkar, puan kaybederiz bir tanesi gözükmez. ali koç'un hocaya karşı bulunduğu söylemler daha yeniyken boy boy fotoğraflar çektirirler, beraber yemek yerler. galatasaray düşmanı bir anadolu kulübünün başkanına maçtan önce plaket verirler. saymakla bitmiyor. mustafa cengiz ve yönetim kurulu başarısızdır. kazanılan 2 şampiyonluğun tamamı hocaya yazar, başka herhangi bir hoca olsa o iki sezonda da şampiyonluk gelmeyeceğini biliyoruz. sayın başkana allah şifa versin, en kısa sürede seçime gitmeli, galatasaray'ın önünü açmalı. yıllardır çok ciddi çalışan adaylar var. ozan korkut uzun süredir ekibiyle birlikte ciddi çalışmalar gerçekleştiriyor, ekip arkadaşları da kaliteli insanlar. hocanın da desteğinin ozan korkut'a olduğunu duydum, ekibi içinde hocaya çok yakın insanlar da varmış. ayrıca seçildikleri takdirde yönetim kurulunda hocaya da bir koltuk vereceklerini söylemişti ozan korkut. galatasaray başkanlığına yakışacağını düşünüyorum. hakkımızda hayırlısı olsun.
  • 3020
    hala daha inatla hakkında "tff'ye karşı hiçbir ley yapmıyor" saçmalığı dillendiren yönetimdir. fatih hoca tweet atmak ve konuşmak dışında ne yapıyor?

    hangi ülkede yaşıyorsunuz siz?

    bir de "başarısız" deniyor. 3 yılda 2 şampiyonluk almış adamlar. başarıyı hocaya, başarısızlığı yönetime yazamazsınız. bu bir ekip işidir. adamlar florya'yı geri aldılar. ffp cezasını hafifletip, harfi harfine uydular. yıllar sonra 2 sezon üst üste kar açıkladılar.

    diğer tarafta seçildiğinde yere göğe koymadığınız, çok beğendiğiniz ali koç'a bakın da şükredin biraz.
  • 3021
    daha etkili olması gereken yönetim. taraftarı organize edip tff'yi basmalı, pfdk binasını ateşe vermeli, fenerbahçe ve trabzonspor başkanını kaçırmalı, gerekirse tayyip erdoğan'ı lahey adalet divanına çıkarmalı.

    çünkü ülke gerçekleri bilindiği halde hala masaya yumruk vurmak, yaptırımda bulunmak falan beklendiğine göre bunlar da normal gelecektir. liselilerin dahi sudan sebeplerle sürekli muhalefet ettiği bir yönetim neyin yaptırımında bulunacak?

    ffp belası varken bundan iyi yönetim gelmez. hayal aleminden üfürüp duruyor herkes. göksel bir yandan, ahmet bir yandan devletin çeşitli kollarından destekleniyor. sen burda istediğin kadar tepin. istersen kulübün başına nazif zorlu'yu geçir. borun ötmez. eskidendi o büyük kulüp ağırlığı. başında ali koç bulunan fb'nin hali ortada.
  • 3022
    mustafa cengiz yönetimine başarısız diyenler kesin dursun özbek neden yağlı suratı destekliyorlardı. onlar daha tuvalette transfer yaptırmaya çalışsın dursunlar. ibrahimoviç’te zaten gelecek bu sene bize..

    ben şahsen kendileri dışında başka bi yönetim olsa şu an tranzonspor gibi bi halimiz olurdu diye düşünüyorum. men cezası kapıdaydı muhtemelen.
  • 3024
    bu yönetimde ikinci başkan yok. etkili olan zaman zaman başkanın yerine konuşacak bir ikinci kişi. ikındılar hep susuyor. ancsknbu yönetimin gitmesini isteyenler, yerine ne geleceğini bekliyorlar merak ediyorum. bundan öncekiler neydi ki, son dönemdeki adaylar kimdi ki daha iyisi gelecek. gelen kime ses çıkartacak, takimi ligden mi çekecek. yönetimin hatalarını söyleyin, eleştirin ama sorun şu an klüpte öne cıkmış bir aday bile yok. son dönemdeki başkanları da adayları da gördük. evet yönetim seçime gitmeli ama bunu yönetim gitsin diye değil birincisi mustafa cengizin sağlık durumundan, diğerini ise eğer mustafa başkan devam edebilecekse yönetime bir iki güçlü isim eklemesini istediğimdendir.
  • 3025
    ilgili yönetimi desteklemeyenler istiyorlar ki mustafa başkan çıkıp tff’ye ana avrat sövsün sonra da takımı ligden çeksin. herhalde bunlardan sonra işte bizim başkanımız budur, helal olsun derler. bana bu eyyyy diye konuşan birini hatırlattı.

    futboldaki bu düzen ülkedeki saçmalıkların yansıması. maalesef an itibari ile daha büyük şeylerin değişmesi lazım ki futbola adalet gelsin. yönetime sallamak en kolayı bu konuda. mantıklı bir tepki modeli anlatın da yönetim yapsın.
  • 3027
    hakedene hak ettiği cevabı veremeyen, içeriye aslan, dışarıya kedi kesilen yönetim.

    kendilerini en sert eleştirenlerden biriyim, defalarca da bırakıp gitmeleri gerektiğini söyledim. özellikle fatih terim'e karşı yaptıkları basın toplantısında her şeye tüy dikmişlerdir. bu entrye başlarken de eleştirerek başladım ve öyle de devam edeceğim ancak yerlerine gelecek olan yönetimin bir dursun aydın özbek yönetimi türevi olacağından da çok fazla korkuyorum. mevcut yönetimin en azından galatasaray hakkında niyetinden şüphemiz yok fakat yerlerine gelecek kim var şu an için bir şey söylemek çok ama çok zor.

    fakat her ne olursa olsun artık fatih hocaya sahip çıkmaları gerekiyor en sonunda hocanın da tepesini attırıp ömür boyu ceza verilecek bir şey yaptırabilir bu profesyonel kötüler. bütün amatör ve profesyonel kötülerin amacı bu yönde. yönetimden ricam bunlara çanak tutmak yerine hocayı ve galatasaray'ı savunmalarıdır. yapamıyorlarsa yapacak birini getirip basın sözcüsü falan yapsınlar en azından.

    adamlar resmen birlik olup penaltımızın tekrar edilmediği, rakibin aleyhine buz gibi kırmızı kart ve onyekuru'nun ayağına net müdahale olan penaltı pozisyonunu kullanarak 11 mayıs 2019 çaykur rizespor galatasaray maçında hile var algısı yaptılar, caner erkin'in ayağına çarpıp taça çıkan kalelerinden 80 metre uzaktaki taç atışını kullanarak algı yaptılar, üstelik de hakemler insandır hata yapabilirler açıklamasını yapanlar yaptı bu algıyı. inandırıcı olsun diye bu iki hakeme de düdük astırdılar, oyun olarak rakibi madara ettiğimiz 10 şubat 2019 galatasaray trabzonspor maçında 3-1 öndeyken rakibin penaltısını vermedi diye hakem ümit öztürk'e haftalarca maç vermediler ama aynı sezon bile isteye galatasaray'ı doğrayan barış şimşek'e, ali palabıyık'a, hüseyin göçek'e en ufak yaptırım uygulamadılar. fatih terim'in instagram videosu hariç biriniz çıkıp lafı gediğine oturtamadınız, bak yine fatih terim... sonra fatih terim galatasaray'dan büyük değildir bilmem ne romantizme bağlayıp durursunuz, çok özlemişseniz 2004-2012 veya 2014-2018 arası özetleri açın izleyin galatasaray'ın büyüklüğüne bakın, gurur duyarsınız eminim. sonra işine odaklanmıyor diye cart curt eleştiriyorsunuz adamı, keşke biraz da adama işine odaklanabileceği ortam sağlasanız... bütün bu uydurdukları algılara sırtlarını dayayıp bu sezonun başından beri galatasaray'ı doğradılar, sezon başında fatih terim herkesi uyardığında 4 maç ceza verip onun da sesini kestiler, yönetim yine sus pustu... ince ince çalışıp son haftalarda fişi çektiler ve bunun en büyük sorumlusu galatasaray'ın haklarını savunamayanlardır. galatasaray'a zarar verecek olan tribünde yönetimin olmaması değildir, saha kenarında fatih terim'in olmamasıdır, maçları gidip televizyonunuzdan izleyebilirsiniz ancak televizyondan yönetemezsiniz...

    gelecek sezona kadar lütfen kendinize bir çeki düzen verin, taraftarı güvenini de boşa çıkarmayın...
  • 3028
    mustafa başkan ölüm kalım ameliyatı olurken çıkıp konuşma yapamadığı için eleştiriliyor ya ne desek boş bunu söyleyen de kesin en küçük bir soğuk algınlığında işi okulu kırmaya çalışan tayfadandır.
    yok, bu yönetim gayet cool bir şekilde böcek gibi takılan tff'yi kaale almıyor. konuştuğu anda 100 gün cezayı yapıştıracaklar çünkü. bunun neyini anlamak zor bu kadar?
  • 3029
    bazı arkadaşlar “yeni” türkiye’de yaşadığının farkında değil galiba. tff eleştirecekmişiz de, hakeme düdük astıracakmışız da, siyasilere karşı gelebilecekmişiz de... yok öyle bir şey sevgili dostlar. artık yok. bir kemerburgazı almak için kaç senedir oramızı buramızı yırtıyoruz. devlete yığınla borcumuz var. devletin bankalarına yığınla borcumuz var. bir ipleri çekseler hiç bişi yapamayız. maalesef ekonomik bağımsızlık olmayınca böyle oluyor.

    bu ülkede silahım olsa hakemi vurudum diyen adam başkanlığına devam ediyor. protokolde küfredip, hızını alamayıp sahada adam döven başkan 15 gün hak mahrumiyeti ile yırtıyor. transfer limitini aşan takım ceza almasın diye limit revize ediliyor.

    burada hangi adaletten, hangi hukuktan bahsediyoruz ? varsa biliyim, öğrenmek isterim.

    elinden geleni yapmakta olan yönetimdir ve bence de bu şartlar altında oldukça da iyi iş çıkarıyorlar.
  • 3030
    adaletsizliğe karşı " ne yapsınlar konuşup ceza mı alsınlar" diye savunulan, gs ekonomisini düzelttigi iddia edilen ama son divan kurulunda bu tezleri de iyice çürüyen, 2.baskaninin, geçen sezon kendisine 6222 yemesine sebep olan başakspor başkanının önünde el pençe hazirola geçtiği, diğer başkan yardımcısınin basketbolcu yeğeni için kadin takımimizin kaptaninin haksız sekilde gönderilmesine ses çıkarmayan yönetimdir.
    ayrıca her aciklamalarinda su kadar yoğunuz, bu kadar çok çalışıyoruz diyip ne yaptıklarını kendilerinden başka kimsenin bilmediği ve kimselere de söylemeyen yönetimdir.çalışmalarının meyvelerini alirlar diye beklenti içindedir gs camiası.
  • 3032
    seçim ilan etmezlerse seneye ne yazıkki çok nahoş bir şekilde veda edecek yönetimdir. bir çoğumuz gibi çok uzun bir süredir yakından takip ediyorum galatasarayı, son 4 yıldır da izlemediğim divan kurulu yoktur sanırım. (hastalık yapacak bir şey yok.. ) bu yönetim kadar genel kurulla ya da divan kuruluyla gerginlik yaşayan başka bir yönetim hatırlamıyorum.

    sürekli konu liseli alaylı ayrımına geliyor. bunu kaşıyan da ne yazık ki yönetim. aynı genel kurul hem bana göre gelmiş geçmiş en rezil başkan olan dursun özbek ‘i hem de ondan kurtuluş olarak mustafa cengizi seçti. kurtulmak istedikleri liseli, yerine seçilen alaylıydı.

    şu an bakıyorum can hıraş mustafa cengiz seçilsin diye emek vermiş bir çok isim yönetime sırtını dönmüş ve büyük hayal kırıklığı içinde. yönetim ise camia geleneklerinden çok uzak bir görüntü içinde. verdikleri izlenim hasbelkader bulundukları konumun nimetleriyle elde ettikleri ikili ilişkilere zeval gelmesin diye, kulübün menfaatlerini ikinci plana atmaları. hocayı yapayalnız bıraktılar. başkan -allah tez zamanda şifasını versin-bir kaç kez çıkış yapmayı denedi ama olmadı. maalesef dolduramadı o makamı ve dolduramayacak da.

    albayrak pek çoğumuzun sevdiği müthiş bir galatasaraylı ve kendisiyle ilgili çok güzel hatıralar biriktirdik. ama o da maalesef özellikle bu sene çok pasif kaldı. kendisinden hocanın yanında durmasını beklerdim, hocanın açıklamalarına karşılık yapılan basın toplantısında başkan ve yusuf günayın yanında değil!

    yusuf günay için ise söylenecek çok fazla şey yok. kimsenin tanımadığı etmediği bir adam geldi bir anda başkan yardımcısı oldu. e olabilir tabi. ama ne doğru düzgün bir konuşmasına rastladım, ne sorumluluk alıp bir aksiyonun içine girdiğini gördüm. şöyle bir düşünün eski yönetimlerdeki 2. adamları. karşılaştırılamaz bile.

    genel olarak hep hocanın arkasına saklandılar ve kazanılan başarının ekonomik olarak ekmeğini bir güzel yediler. en acı tarafı da başarı geldiği günlerde sırıta sırıta hocayla defalarca sözleşme uzatma törenleri düzenleyen bu üçlü, zor günlerde hocaya sırtını döndüler.

    uefa ile ffp cezasını çözdüler diyenler var. doğrudur çözdüler ama o başarının arkasındaki çalışmayı yapan ekiple -mete ikiz, burak elmas-şimdi kanlı bıçaklılar.

    ekonomik olarak kar açıklandı diyor bir diğer argüman. burda da aslan payı hocaya yazar çünkü cl ligi geliri olmasa bu kar da açıklanamayacaktı.kendilerinin ekstra geliştirip kulübe maddi olarak kazanç sağlayan bir projeleri var mı? benim aklıma gelen yok.

    otel projesi ne oldu? riva’da durum nedir kulübe para giriyor mu? basketbol salon projesi ne oldu? kemerburgaz ne durumda? seçilirken bunlarla iligili vaatler havada uçuşuyordu 2.5 sene geçti çıt yok. ekonomik olarak ekstra gelir getirecek olan projeler bunlar ama somut bir ilerleme yok. ne yazık ki tarihin en kötü başkanı dediğimiz, yüzünü bile görmek istemediğimiz dursun zamanında başlayan işlerdi bunlar.

    kulübün temsiliyeti yerlerde. maalesef doğru düzgün 2 kelime edebilen bir tek başkan var onun da duymaya pek alışık olmadığımız enterasan bir jargonu var ve ne yazıkki çok etkili değil.

    basketbolda neler oluyor takip etmediğim için çok bilmiyorum ama son zamanlarda yaşananlar pek iyi gözükmüyor.

    başkan için daha fazla bir eleştiri dile getirmek istemiyorum o bu durumdayken. gerçekten dirayetine büyük saygı duyuyorum. her ne olursa olsun bu kadar ağır bir hastalıkla mücadele ederken bir yandan hala bu kadar güçlü durmaya çalışması ve kulübe bu kadar yoğun bir mesai harcaması büyük saygıyı hakediyor. lakin aklı selim olan başkanın seçim kararı alıp hem kulüpteki gerilimi alıp önünü açması, hem de kendi sağlığına daha fazla zaman ayırması olacaktır.