• 2269
    türkiye’ nin en büyük işvereninin adını soyadında taşıyan veliahta karşı direnen bir yönetimdir.

    iletişim problemleri vardı. bunu çözmüş gibiler ancak sosyal medyada hala zayıflar belli ki.

    sezona forvetsiz başlamak “tamamen” bu yönetimin hatası değildir ancak bu hatanın kendilerine düşen tarafını kabul etmişlerdir. galatasaray’ ın parasını menajer, uyanık futbolcular ve yam yam yöneticilere kaptırmamak için kendilerini taraftarın önüne atmışlardır.

    en nihayetinde forveti alışımız ancak garry rodrigues’ in satışıyla gerçekleşebilmiştir. çünkü gomis’ i satarken ffp konusunda yanlış hesaplama gerçekleşmiş ve söylediğim gibi bunun için taraftarlardan özür de dilenmiştir. hatadır. ancak ortadaki niyetleri galatasaray’ ın avrupa’ ya gidiş hakkını korumaktır. kendi koltuklarını değil...

    “satmadan alamıyoruz” başlığı bir bahane değil, realitedir. buna mecburuz arkadaşlar, bu durumu kabul etmeye mecburuz. kabul etmezsek batarız. bazı sezonlara forvetsiz, bazılarına ön liberosuz başlayacağız. bunu kabul edin. örneğin banega gibi bir futbolcu bizim için bir lükstür. almayı deneyebiliriz ama büyük ihtimalle alamayız. 8 m € paramız kasada olsa bile alamayız. yasak! alamazsın. alırsan bu sefer marcao’ yu satmak zorunda kalırsın. eldeki bulgurdan olursun. olmaz. bu sefer şampiyonlar liginde elek olursun.

    millet 10-20-30 m € rahatlıkla çıkarıp veriyor. buna klasman sıralamalarında çekiştiğimiz hollanda takımları da dahil. ama biz veremeyiz. bu yönetim menajerlere para yedirerek diagne’ yi de satabilir, sonra gider falcao’ yu da getirebilir ve tüm transfer delilerini susturabilir. “cl seviyesinde santrafora” da sahip olmuş oluruz birçokların deyimine göre...

    ama... allah’ tan aklı selim bir adam mustafa cengiz. adnan polat, ünal aysal, özhan canaydın(r.i.p.) dönemlerini hatırlayın. o dönemlerin transferlerini hatırlayın. lincoln, kewell, baros, drogba, sneijder, jo, dos santos, keita, meira... bence de iyi futbolculardı. hem transfer anlarını hem de sahadaki resitallerini izlemek muazzamdı. iyi ki bu formayı giydiler falan da... iyi tamam da. hoş da... bu paraların yükünü avrupa’ ya gidemeyerek ödeyecektik neredeyse. bu başkanlar spotlara kurban gittiler. bir önceki baş’ kancık’ tan söz etmiyorum bile. edemem, ceza yerim sözlükte.. ancak en nihayetinde bu eski başkanların karakterleri ve amaçları ne olursa olsun ortak noktaları taraftarın maşası olmalarıydı, transferleri taraftara göre yapmalarıydı. mahvettiler kulübü mali açıdan...

    mustafa cengiz başka türlü davranıyor. maliye çıkışlı bir adam. sonradan görme değil. spot ışıkları şirazesini kaydırmıyor ve kibri burnundan önde değil bazıları gibi ya da kişisel olarak çok fazla para hırsı yok. para yönetmek onun işi olmuş hep...

    bu yönetim sürecinde galatasaray’ a gelip fiyat performans açısından zarar ettirmiş tek futbolcu yok. önemli olan budur...

    bağırın, çağırın istediğiniz kadar. avrupa’ da son 25 maçta 2 galibiyetimiz var. bu son 25 maçta hangi yıldızlar sahadaydı. hangi isimlere sahiptik. bunu bir görün. isim kazandırmıyor, kaybettirmiyor. futbol bir takım oyunu, ajax’ ı hep beraber izledik...

    forvet almak değildir önemli olan. önemli olan sırf almak için almamaktır o forveti. diagne neden alındı peki? elimizdeki 10 m € yu bu seneye aktarabilmek için. alacaktın, satacaktın. mecburi bir denemeydi. ama bazı koçlar seni engellemeye çalışıyorsa? menajerler çok para istiyorsa? futbolcunun şirazesi kaymışsa? tok satıcıyı oynamak zo-run-da-sın! diagne gitse yerine tetteh gibi güçlü, hızlı ve hedefleri paradan daha büyük bir futbolcu gelsin isterim tabi ki ancak öyle ha deyince olmuyor ki bu değişimler...

    lütfen sakin olun arkadaşlar, olayın sonunu izleyin. marcao, luyindama transferlerini küçümsemeyin. onyekuru’ yu kim tanıyordu allah aşkına. yasin falan oynuyordu galatasaray’ da arkadaşlar. rica ediyorum. bu değişimler bu şartlarda kolay değil. oraya doğru gideceğiz. dönüşüyoruz, dönüşeceğiz. amacın bu olduğu ortada. yollar biraz çetrefilli. o kadar...

    yönetimsel zaafiyetleri var, eleştiri iyidir. diri tutar yönetimleri. ancak yalnızca galatasaray menfaatine çalıştıklarına emin olunması gereken, gelişime açık ve transfer konusunda eleştirilerin biraz fazla tepkisel ve fevri yapıldığını düşündüğüm yönetimdir...

    not: biraz karışık bir giri olsa da derdini anlatan bir hali var. karmaşık paragraflar için affola sayın sözlük...
  • 2270
    transfer konusunda kesinlikle abdürrahim albayrak' ın görev sorumluluğu olmaması gereken yönetimdir. transfer bir vizyon işidir, başka bir takımdaki oyuncuyu sadece para ile etkileyemezsiniz, takımınıza neden katılması gerektiğini, ona biçtiğiniz rolü, vizyonunuzu ve vizyonunuzda o futbolcunun yerini iyi anlatmanız gerekir. masada oturmak bir sanattır ve yetenek gerektirir, türkiye'de ihale almaya benzemez.
    ben hala yönetimin macao ve luyindama transferlerini yapmasına şaşkınım sırf bu nedenlerle. yönetim, mevcut gidişatta ismi bilindik bir futbolcuya bizim menfaatimiz çerçevesinde zor imza attırır, bu nedenle marcao-luyindama transferleri gibi isimlere yönelmeleri hem maddi hem de sonuç kısımları açısından faydalı olacaktır, emre mor olayında bile ortada neler neler dönüyor.
    aslında biraz da tecrübe gerekiyor bu işler için ve maalesef yönetimimiz tecrübesiz. transfer haricinde diğer konularda başarılı oldukları su götürmez bir gerçek tabi.
  • 2271
    transfer yapıyorsa; başarılı, transfer yapamıyorsa; başarısız gibi düşüncelerle destek verildiğini görüyorum. benim için kıstas; kemerburgaz tesisleri ve basketbol salonu yapımıdır.

    kemerburgaz tesisleri daha çağdaş olacak. avrupa'nın elit takımları inanılmaz antrenman tesislerine sahip. akademi imkanını üst seviyeye çıkarır ve eldeki genç isimlerin daha iyi eğitim görmesini sağlar. (futbola istikrar getirir)

    basketbol salonu olmadan, euroleague seviyesi hayal. türk telekom stadyumu yanına 15 bin kişilik bir salon için adım atılmadı. (bsaketbolu 1.seviyeye çıkarıp, istikrar sağlar)

    galatasaray adasının ve otel projesinin de netleşmesi gerekiyor.

    yönetime güveniyorum bunların çözümünü illa ki göreceğiz. şimdi bankalarının konsorsiyumu ile borç yapılanması belki de ilk haber gelecek konudur. o sorun çözülünce büyük ihtimalle 2 sene sonra borç ödemeleri başlayacak.

    mustafa cengiz yönetimi şu an için her şeye rağmen başarılı. yine de büyük resmi döneminin sonunda göreceğiz. saydığım proje ve sorunlarında yapabilecek ışık var en azından. dursun özbek yönetimi cebinden para verse de o imajı yoktu.
  • 2272
    dursun özbek yönetiminden sonra gelmesiyle hem sevilen hem yerilen yönetim.
    özbek kardeşler kadar transferlerde taraftarın gazını alacak hareketleri yok fakat onların hayal edemeyeceği kadar galatasaray menfaati için çalışan bir yönetim.
    benim sevdiğim, başarılı bulduğum ve desteklediğim yönetim.
    ne diyordu alpaslan dikmen : galatasaray'ın yararına olacak bir taşı yerinden kaldırıp, iki metre öteye koyanlara bile müthiş bir saygı duyarım.
  • 2273
    yerli futbolcuyu, ülke içerisindeki özellikle albayrak ve terim bağlantılarını kullanarak transfer edebilir.

    gözlemciler sayesinde kimsenin duymadığı ya da ilgilenmedi bir transferi yapabilir.

    fifa menajerlerinin önerdiği futbolcuları, menajerler aracılığı ile transfer edebilir. (takımdaki herkes nerdeyse 2-3 menajerin futbolcusu)

    ama bunun dışında transfer yapması olanak dahilinde değildir. çünkü transfer yapabilecek birisi yoktur. abdurrahim albayrak ne kadar sevsek bile yabancı dil seviyesi bile bellidir. emre mor'un menajeri bile görüşmeyi mert çetin ile yaptığını belirtiyorsa, burada profesyonellikten bahsedilemez.

    senin bir tranfer komiten olur, transfer işleri sadece çeviri işi değildir! şuan uluslararası firmalar bile eleman ararlarken ''crisis management'' - ''risk analyst'' ve ''negotiation skill'' arıyorlar.

    sen takımın çevirmeninden ve abdurrahim albayraktan bu işi beklersen, afedersin biz daha çok üzülürüz. bu tarz işleri profesyoneller yapmalı. galatasaray bakkal dükkanı değildir. senede milyon euroların döndüğü, bir holdingtir! (holding dememin sebebi, gerek gayrimenkul, gerek otel ile birlikte turizm ve adayla beraber işletmecilik v.b. pek çok alanda varız diyedir.)

    not: alaturkalıkları dışında mali olarak başarılı bulduğum yönetimdir.
  • 2274
    transfer konusunda kafamda çok muammalar bırakan yönetim.
    kötü diyemiyorum, faydalı isimler alınmadı değil. iyi diyemiyorum korkunç hatalar yapıldı.

    aklımda kalanları sıralayayım istedim.

    göreve geldikten sonra ilk icraati badou n'diaye'yi 16 milyon euro'ya ingiltere'ye satmak oldu. görüşmeleri yapan ve teklifi alan dursun özbek yönetimi olabilir fakat ben son imzaya bakarım. son imza mustafa cengiz'e ait. bu çok kritik bir transferdi zira; sezon açılında 43 milyon euro'luk bonservis harcaması yaparken, sadece bruma, poldi ve semih ile 20 milyon euroluk bir satış yapabilmiştik. n'diaye'nin satışı kulübün transfer gelir/gider dengesini rahatlattı ve uefa'dan ceza almamamızı sağladı.

    aynı zamanda transferin son günü yapılan nagatomo hamlesi de şampiyonluğu getirecek önemli bir detaydı.

    sonraki senede ise şampiyon kadro büyük bir ölçüde korundu. artı puan. cavanda ve carole'den 3.5 milyon euro bonservis kazanmak da çok büyük bir artı puan. gomis'in 6 milyon euroya satılmasını da anlayışla karşılayabilirim çünkü gomis'in zam istediği herkes tarafından biliniyor artık.

    fakat ffp kıskancındaki kulubumuz bu donem; transfer bütçesinin büyük bir kısmını emre akbaba'ya harcadı. bu hatalı bir karardı. zira transfer döneminin sonu yaklaşırken elimizde forvet olarak sadece eren derdiyok ve kanat forvet olarak sinan gümüş kalmıştı. nagatoma'ya 2.5 milyon euro bonservis verilirken, çok başarılı şekilde onyekuru ve ndiaye toplam 2 milyon euro'ya yakın bir bedel ile kiralandı. transferin son günü ise rotasyonu olmayan bölgemiz için ömer bayram alındı.

    bu dönemde yapılan hata, hataların ilkiydi. sadece fenerbahçe ile yarışa girmek için 10 numara rotasyonuna 4 milyon euro bonservis verdik ve sezona forvetsiz başladık. üstelik stoper bölgemiz de sorunluydu, terim mutlu değildi. fakat ne mutlu ki terim var, taraftar mutlu. ozan kabak'ı altyapıdan çıkardı ve şans verdi.

    ocak ayı geldiğinde, elimizdeki cevheri, ozan kabak'ı satmak zorundaydık. mecburduk. yoksa şampiyon olamayacaktık. garry ve ozan toplam 20 milyon euro'ya satıldı. buna başarı diyebilirim. fakat hala ozan kabak'ın ucuza gittiğini düşünüyorum. ilk 3 maçından sonra sözleşme uzatmaya çalışabilirdik. bu çalışmalara aralık'ta başladık.

    gelelim ikinci büyük hataya; 30 gün boyunca mustafa cengiz yönetimi alan ve modeste peşinde koştu. tam 30 gün boyunca forvet alamadık. çünkü ağımız geniş değildi, yetkili albayrak'tı ve alan'ı almak için çin'e gitti, fakat eli boş döndü. bu bir skandaldı. bunun yanı sıra scout ekibinin ve terim'in istediği marcao ve lyundiama toplamda 8 milyon euro masrafla takıma katıldı. ozan kabak'ın yeri çok sağlam biçimde doldurulmuştu. bu bir başarı. maicon'dan gelen 1.7 milyon euro kiralama ücreti de gelince transferin son 7. saatinde ligimizin gol kralı diagne'yi 13 milyon euro'ya aldık. buna kötü transfer diyemem fakat 30 gün boyunca alternatif bulamamak, 2 futbolcuya odaklanmak ve son gün zaafını kullanan kasımpaşa'ya yarar bir transfer yapmak büyük zarardı.

    kağıt üstünde iyi transferlerimiz var fakat korkunç hatalar yapıldı.
    bu süreçte çok yıpratıldık, başakşehir başkanı bizimle alay eder hale geldi.

    yine de biz şampiyon olduk.

    şimdi yeni bir transfer sezonu.

    kısaca; lyundiama ve ozornwafor'u aldık ve -800 bin'deyiz. sadece diagne'yi satabilirsek, diagne'yi sattığımız kadar bir bütçemiz olacak ve 2 forvet, 2 orta saha, 1 kaleci eksiğimiz var.

    terim bir kişiyi daha parlatıp devre arası satmadan bir çıkış kapısı göremiyorum. nasıl olacak bilmiyorum.
    biliyorum yönetimin de eli&kolu bağlı fakat bir sezona daha forvetsiz veya mental olarak bitik forvetelerle başlamak çok acı olacak.

    bol şans diliyor,
    geçmişteki hatalarından ders çıkarmalarını umuyorum.