• 1
    galatasaray'ın 37. yönetimidir. statükoya karşı kazanmış, galatasaray'da pozitif anlamda bir devrimin başlangıcı olabilecek şekilde seçilmiştir.

    bu yönetimin güzel tarafı uzun zamandır ilk kez oy toplamak için birileri tarafından yerleştirilmiş suni isimlerden oluşmuyor liste. başkan mustafa cengiz'in çalışmak istediği, planına programına uygun gördüğü kişiler var sadece. çünkü kaybetme korkusu olmadan, galatasaray için adaylığını koymuş bir başkan var ortada. bu başkan zaten statükoyu temsil eden, kazanacak adayların listelerini çıkarlarına göre şekillendiren lise dinazorlarının karşısına çıktı. esas rakibi dursun aydın özbek değildi. derin galatasaray'dı. dolayısıyla eğer ortaklığını doğru kişilerle yaptıysa* yönetiminde hiç çatlak ses olmayacak.

    tepki oylarıyla başkan seçildi ve şimdi camianın güvenini kazanmak için yaklaşık 3 aylık bir süresi var önünde. dinazorları bilmem ama elini taşın altına soktuğu için hemen herkes arkasında olmaya hazır. yeter ki azıcık ışık göstersin.

    canı gönülden başarılı olmasını, galatasaray'ı gururlandırmasını temenni ediyorum bu yönetimin. zira 36.sı bizleri çok ama çok utandırdı.
  • 2
    galatasaray tv’de dün gece özgeçmişleri tanıtılan ve donanımlı yöneticilerden oluşan yönetim. sn. cengiz ingilizce, fransızca ve arapça biliyor. 28 yaşında kamuda genel müdür olmuş. yönetimde 5 yabancı dil bilen eski büyük elçi, şirket sahibi, ceo gibi kallavi ünvanlara sahip büyüklerimiz var. çok umutluyum. parayı iyi yönetecek, karizmatik, dürüst insanlara çok ihtiyacımız var. hayırlı olsun.
  • 3
    kimsenin haberdar olmadığı isimlerden oluşmaktadırlar.
    kimse derken taraftardan bahsediyorum... yoksa elbet sektörlerinde her biri tanınmış isimler belli ki. zaten kısa künyelerini inceleyince görüyoruz galatasaray'ın ne kadar büyük bir camia olduğunu. camia potansiyelini harekete geçirebilse kimbilir bünyesinde daha ne cevherler var.

    işte benim bu yönetimden beklentim küçük olsun bizim olsun mantalitesiyle mücadele etmesi. yoksa sportif başarı ne real madrid için, ne barcelona için, ne guardiola için, ne mourinho için daimi değil. önemli olan doğru bir planla ilerlemek. sürekli yarışmacı kalabilmek. eğer global manada bunu becerebilmek istiyorsak eğer mutlaka potansiyelimizi harekete geçirmeliyiz.