• 6073
    galatasaray için her zaman "doğruları" savunmuş rahmetli başkan. ünal aysal sonrası 2000'li yılların en iyi başkanı. hatta ünal aysal'ın dönemiyle kendi dönemi karşılaştırıldığında daha büyük bir enkaz devraldığı ve bu enkazı temizlediği unutulmamalı. doğruları savundu, fatih terim ile arda turan'ı istemedi herkes başkana yüklendi. içi boş, hiçbir somut karşılığı olmayan hamasi sözlerle karşı çıkıldı. "iç düşman" dendi kendisine. arda turan "galatasaray'ın evladı" diye savunuldu sanki evlat olmak takıma katkı sağlayacakmış gibi. fatih terim "yarım kalan hikayemiz var" diyerek desteklendi. mustafa cengiz'in düşüncelerine karşılık bilimsel elle tutulur hiçbir karşılık verilmedi. savunduğu doğrular gün oldu anlaşıldı ama çok geç oldu. tarihin belki de en kötü galatasaray'ı işte bu soyut düşünme biçimiyle yaratıldı.

    özlüyoruz seni başkan. ruhun şad olsun. taraftar hiçbir zaman unutmayacak seni ve doğrular için verdiğin mücadeleni.
  • 6074
    rahmetlinin arkasından kötü anılamayacağı için övgü yorumlarıyla dolan sözlük başlığı.

    allah rahmet eylesin iyi adamdı. insanlığını eleştirmek kimsenin haddi değil, ama galatasaray başkanlık makamına kendisi de layık değildi. bu sebeple de eleştirilir.

    galatasaray'ın kutuplaşması ve tabirden üzgünüm ki ikinci kez fenerbahçelileşmesi tam da kendisinin dönemine denk düşmektedir. siyasete bulaşınca bir daha çıkamazsın. günaylar, albayraklar, sarper petroller... ilki polat dönemiydi. erdoğan bayraktar'ı unutmadık.

    öte yandan eleştiri cümlelerinin önüne sonsuz övgüler koyarak eleştiri yaptığını savunamazsın; "aman ali bey, aman federasyon başkanım sizle sorunumuz yok sizi seviyoruz, ama hakkımız yeniyor." dersen iyi, afiyet olsun denilir, dediler.

    bugün ki yönetim hiç konuşmuyor o ayrı bir garabet!

    ama kendisinin övgü katmanlı yumuşak eleştiri konuşması da hiçbir şeyi değiştirmiyordu. hiçbir hakkı da savunamadı. albayrak'ın tavla arkadaşı ciner grubuna 13 milyon euro bağışlayan da kendileri, zemin sorununu eleştirdi diye şampiyonluk yolunda giden takımın kilit geçiş oyuncusunun sözleşmesini fesh edende. dolayısıyla kulübün ne maddi hakkını savunabilmiştir, ne manevi hakkını, ne de geleceğini düşünmüştür.

    biraz finanstan anlayan herkesin fark edebileceği üzere makyajladığı bilançoyla hukuki boşluk sayesinde ffp'yi aşan ama öte yandan dernek borcunu arş-ı ala'ya çıkaran kişidir.

    edit: imla.
  • 6075
    hakkında sürekli alternatif geçmiş üretilen merhum eski başkan.

    öncelikle kendisi fatih terim ile çalışmayı istemiş ve bunu açık açık beyan etmiştir. hatta dursun özbek bu beyandan sonra apar topar terim ile sözleşme imzalamıştı. nihat özdemir federasyon başkanı seçilene kadar da terim ile gül gibi geçiniyordu kendisi fakat sonra ne olduysa nihat özdemir federasyon başkanlığına geldikten sonra oldu ama o süreci de merhumun hatırasına saygıdan yazmak istemiyorum. ayrıca kendisi genel olarak sosyal medya tepkisine göre hareket ederdi. arda turan'ı önce veto etmesi sonra kabul etmesi de bu yüzdendir. çünkü sosyal medya ilk başta çok ciddi bir tepki göstermiş sonra yumuşamış ve arda'ya acımaya başlamıştı. twitterdaki anketlerde %80 gelsin futbolu galatasarayda bıraksın falan çıkıyordu. yoksa muhtemelen sonraki transfer döneminde de terim'le yolları ayırma pahasına kadroya katmayacaktı arda'yı.
  • 6076
    kendisine haksızlık yapıldığı için övgü alıyor. niyetinden şüphe edilmediği için övgü alıyor. çokça yanlışları olmuştur ve belki ilerde daha da bir çok hatalarını göreceğiz. ama bu onun hasta halinde iken , galatasaray için değil kişisel menfaatler için linç edildiği gerçeğini değiştirmiyor. bunu bu adama yapanlar galatasaray'a neler yapmazlar. işte övgü nedeni bu, bu gerçeği idrak etmede. mesele bu.