• 4656
    açıklamalarıyla yangın yerine dönen ortalığı büyük ölçüde dindirmiştir. beni en çok etkileyen nokta kulübün geleceği için sergilediği kararlılık oldu. kendi cümleleriyle;

    "ben şunu rahatlıkla yaparım;(bugün galatasaray dünya'nın en itibarlı kulüplerinden) yazarım çekleri mayıs sonrasına, gelecek yıla(faiz farkını da ekleyerek) hepsini alırım. sonra da hadi eyvallah der giderim. var mı bana engel olacak bir güç? yok. ama beni gebertseniz ben bunu yapmam. ben galatasaray'ın geleceğini karartmam. şahsım kurtulsun, üç tane alkış alayım, aferin başkan mustafa cengiz dedirtmem. bana istedikleri kadar beceriksiz desinler. (evet) ben beceriksizim bu konuda. ben galatasaray'ın geleceğini karartmam. bunu benden beklemeyin. "

    o kadar baskıya rağmen, kulübün geleceğini düşünerek hasta haliyle dik durduğu için şükranlarımı sunuyorum. her babayiğidin katlanabileceği bir baskı değil bu.

    hadi baskıyı bir kenara bırakalım. bu adam mayıs ayında ffp anlaşmasından çıkmış, ekonomik anlamda önünü görebilen, tertemiz bir galatasaray bıraktığında kim bunun farkında olacak? bir avuç taraftar dışında hiç kimse.

    yeni yönetim on numara transferler yaptığında ne denecek? "mustafa cengiz beceriksizdi, bakın bu adamlar nasıl çatır çatır transfer yapıyor." kaç kişi bunda mustafa cengiz'in de payı var diyecek sanıyorsunuz? bakın bu adam beceriksiz denmesini, yıllar sonra bile kötü bir başkan olarak hatırlanmayı göze almış galatasaray için. dediği gibi yazsa çekleri gelecek yıla, yapsa bütün istenen transferleri bu adam göklere çıkarılacak. "büyük başkan" diye yalanmaktan sırılsıklam olacak.

    kimin ne dediğini umursamadan, hatta ebediyen beceriksiz olarak anılacağını bile bile bu kararlılığı sergileyebilmek, müthiş saygı gösterilmesi gereken bir duruş. üstelik bir taraftan yaşam mücadelesi veriyor.

    sağlığı el vermediği sürece aday olmaması kendisi için en iyisi olacaktır. sağlığından bağımsız düşünülürse tekrar başkan olmasını isterim. bu kadar cefayı çektikten sonra sefasını sürmeyi de hak ediyor mustafa cengiz. en azından bir transfer dönemi yaşamasını isterdim.

    bende hep çok özel bir yeri olacak başkanın. allah sevdikleriyle beraber uzun ömürler versin.

    (bkz: 14 ocak 2021 mustafa cengiz basın açıklaması)
  • 4657
    geldiği günden bu yana kulübümüze en ufak bir zararı olduğunu düşünmüyorum ben.

    tamamen iyi niyetli, kulübümüzün 5 kuruşunu dahi başkalarına yediren cinste, tipte bir insan değil, olmamıştır da.

    geldi, uefa ile bir anlaşma imzalandı, ac milan gibi dünyanın bence real madrid'den sonraki en büyük kulübü men cezası alırken, biz bu başkanımız ve yönetimimiz sayesinde men cezası almaktan kurtulduk.

    benim için sayın cengiz çok değerli, en iyi başkanlarımızdan birisi; özellikle ekonomik anlamda yaptıkları takdire şayan. ben kendisini, kulübümüze olan emekleri ve yaptıkları için takdir ediyorum.

    dilerim bir an önce de sağlığına kavuşur; değerli başkanım, rabbim sağlık, sıhhat versin.
  • 4658
    (bkz: #3059312)

    14 ocak 2021 tarihli açıklamasında söylediklerinin çoğunu bir kaç gün önce söyledim. sonra da sözlüğün envai çeşit başlığından açık veya üstü örtülü saldırı aldım. sikimde mi? değil. moderatörken yapamadığım bir şey vardı. keyifle onu yaptım. terbiye sınırını aşanları engelledim. artık benim için yok hükmündeler.

    ha ben açık açık yazdım, başkan daha politik konuştu, makamın ağırlığı ve eski türkiye devlet terbiyesi işte...

    bu adam mayısta başkanlığı bırakınca kendisini en çok arayacak kişi görevine devam ederse yada yeni yönetimce görevine devam etmesine izin verilirse fatih terim'dir.

    tüm öfkeyi yöneltebildiği, tüm suçu, tüm başarısızlığı atabildiği bir başkan var ortada. buna rağmen adam fatih terim'i yere göğe sığdıramıyor. her türlü nazını, tafrasını, tribini çekiyor. insan eşine yapmaz... garip bir aşk...

    burak elmas'a ait olduğu iddia edilen listeye baktım demin, bu tavırların hiç birini sergiletmezler hocaya. gerçi bana göre de doğrusu bu....

    neyse anladığım kadarıyla bir sonraki fatih terim açıklamasına kadar insanların gözündeki perde bi nebze olsun kalktı. mobbingine kadar yazıldı şurda... güldüm geçtim. mustafa cengiz için en kolayı transfer yapıp kahraman olmak. bilinçli şekilde yapmıyormuş. evet çünkü manyak bu adam. son evre kanser ve kahraman muamelesi görerek uğurlanmaktansa fatih terim'e mobbing yapmayı tercih ediyor. hayır! sadece populist davranmıyor ve galatasaray'ı düşünüyor. tam bir katatoni haliydi. bundan sonra herkese aklıselim diliyorum...
  • 4659
    evet mali disiplin anlamında çok iyi işlere imza atan bir başkan ama bu işler için sanki biraz fazla hoşgörülü biri. son 1.5 yılda hocanın defalarca kez kendisini yalnız hissettiğini herkes biliyor. kendisi de bugün mayıs'tan sonra olmayacağını (bana oy veren 2500 kişi ol derse onların güvenlerini boşa çıkarmamak adına aday olabilirim dedi ancak kendisinin fikrinin aday olmaması konusunda olduğunu anladım ben.) zikretti. mevcut yönetimiyle ffp'den sonra da kalsa transferde fiyaskolar yaşarız, hoca kendisini yalnız hisseder (bu öyle yapmak istediği için değil fazla naif olduğu için), hocaya "kabadayı" diyen adamla çekilen fotoğraflar, sayın koç gibi söylemler duyabiliriz. onun için eğer varsa kendisi kadar mali disipline önem veren ama galatasaray'ın tek bir ferdinin de hakkını koruyabilecek bir başkan gelsin otursun. böyle biri olursa büyük ihtimalle kendisi de aday olmaz. ben başkanı hali hazırdaki şartlarla bıraksa da iyi hatırlayacağım. yaptıkları bu kulüp için çok değerli şeyler. teşekkür ederim kendisine buradan, belki okur, kulağına gider falan.
  • 4660
    büyük ayıp ediliyor kendisine, transfer yaptı, yapamadı meselesinden öte galatasaray'ın geleceğini kurtarmıştır. dursun özbek'in yaptığı baskın seçimde aday olmadığını düşünelim. avrupa'dan men, ffp cezası, florya soygunu, muhtemelen fatih terim'in ayrılışı. sadece avrupa'dan men cezası almamamız bile 2 senede kulübün cebine 40 milyon euro'ya yakın para soktu.

    evet bazı transferlerin yapılamamasını hep beraber eleştirebiliriz, transfer konusunda eksikleri olduğu da muhakkak fakat ffp gerçeklerinin farkında olup eleştirelim. ben satamıyorlar lafını anlamıyorum açıkçası, performansı beğenilmeyen, 3 senedir affedersiniz bir kulağının arkasını bıraktığınız oyuncuya kim neden para versin ki? verse bile oyuncuya hayatında alamayacağı bir maaşla 4 senelik sözleşme yaptılarsa bu oyuncuyu nasıl takımdan göndersin?

    temcit pilavı gibi sürekli diagne, falcao transferlerinin ısıtılıp ısıtılıp konuşulmasından da sıkıldım. bu transferler hata mı? bence iki transfer de o günün şartlarında hata değildi. diagne öyle veya böyle süper lig'in gol rekortmeni olmuş bir futbolcu, o teklifleri yazın alabilecek bir oyuncuydu, yani ffp hakkımızın yaza devretmesi için kağıt üstünde gayet mantıklı bir hamleydi de.
    falcao da keza bize gelmeden evvelki sezon sakatlıktan 3 maç kaçırmış. toplamda 33 maça çıkmış bir oyuncuydu. ffp'ye karşın bonservisi de yoktu, taraftar da çok istiyordu. bir fırsat gözüyle bakıldı. geldiğinde herkes de sevinçten havalara uçuyordu.
    ama üzerinden 2 sene geçtiği için rahat rahat sallayabiliyoruz artık. evet ikisi de hataymış. yönetim büyük riskleri, sözleşmeleri kabul etmiş ve başarısız olmuş. tamam. ama 2 transfer üzerinden bunlar konuşulmamalı, takımın maaş yükü neredeyse yarı yarıya azaldı. transfer geliri olarak artıdayız. yönetimin anlayışı hakkında doğru bir yorum yapabilmek için a kişisinin b kişisinin maliyetine değil, genel tabloya bakılmalı.

    14 ocak 2021 mustafa cengiz basın açıklaması'nda ben istesem 4 oyuncuyu da alırım, mayısta da güle güle der giderim demişti. bunu yapmak çok kolay, en kolayı bunu yapmak. ha bunu yapan taraftarın sevgilisi oluyor. o da garanti. fakat bu "transfer sihirbazları" sebebiyle her allah'ın günü borç ödüyor bu takım. kendisi bu mali yapıyı düzeltmeye gelmişti, 3 sene içinde de hiçbir başkanın yapamadığını yaptı. benim bile gücüme gidiyor yahu tarihin en kötü başkanı denmesi. kendisinin galatasaray'a yaptığı hizmetler için bir taraftar olarak minnettarım fakat bence artık bu stresin, yükün altında bırakmasın kendisini, sağlığına odaklansın. eminim ilerleyen yıllarda galatasaray'ı nasıl bir uçurumdan kurtardığı daha net anlaşılacaktır.
  • 4661
    transfer konusundaki beceriksizliği, galatasaray'ın hakkının yenmesine çok yumuşak tepkiler vermesi, fatih hocaya karşı yapılan saldıralara sessiz kalması, zaman zaman hocayı yalnız bırakması, bir de bozulan sağlığı yüzünden istifa etmesi gerektiğini savunuyordum ama 14 ocak 2021 mustafa cengiz basın açıklaması hem yangını bir nebze olsun söndürdü hem de kafamı karıştırdı. eskisi kadar net istifa etsin diyemiyorum mesela. tavrı gayet yapıcıydı, krizi çok iyi yönetti. bu konuda tebriği hak ediyor.

    iyi niyetinden, galatasaraylılığından şüphem yok başkanın. kulübün iyiliğini düşündüğünün de farkındayım, aksini iddia eden de yoktur sanırım. tavsiyem daha iş bilir ve iş bitirir insanlarla, profesyonellerle çalışması. galatasaray'a ve fatih hocaya yapılan saldırılara karşı daha dik, daha sert durması. ama bence her şeyden önemlisi sağlığı. galatasaray'a ayırdığı vakit ve yaşadığı sinir stres sağlığını kötü etkiliyorsa bıraksın başkanlığı. hayatta hiçbir şey sağlıktan önemli değil benim nazarımda. umarım sağlıklı, uzun bir ömrü ve başarılı bir başkanlık dönemi olur.
  • 4663
    yeri gelince gençlerle oynayalım, 4-5 sene şampiyon olmayıp borçlardan ari bir şekilde yepyeni bir yapılanma ve gerçek bir futbol mantalistesiyle geri dönelim diye fikir beyan edenlerce transfer yapmıyor diye yerin dibine sokulan, d***** a**** ö**** ile karşılaştırılan, hakaretler edilen başkanımız.

    hocanın başımın üstünde yeri var, kendisine laf etmek benim haddim değil, şimdi laf etmiyorum maddi vakıa olduğunu düşündüğüm hususları tespit ediyorum. takımımızın kadrosunun çok iyi olduğunu iddia etmiyorum 20/21 sezonu için ancak bu hâliyle bile çok kötü denecek bir kadro değil, 19/20 sezonunda transfer dönemi sonunu hatırlıyorum ve herkes türkiye ligi'nde kurulmuş en iyi kadrolardan biri olduğunu iddia ediyordu, falcao, lemina, seri, andone, geride luyindama, marcao falan hakikaten kâğıt üstünde güzel oyunculardı. 18/19 sezonunda da evet ilkyarı hakikaten saçma bir transfer dönemi yaşandı ve forvetsiz kaldık ve devre arası marcao ve luyindama transfer edildi ve de serdar-ozan ikilisine yeğ iki stoperimiz oldu, gelen paranın diagne'ye yatırılması bir kumardı ve tutmadı nihayetinde 18/19 sezonunda en azından ikinci yarıda kadro kötü değildi.

    şimdi sevgili hocamız bu üç sezonda neden bize göze hoş gelen, baskılı, en azından sahada bir plan olduğunu gösteren ve rakiplere göre değiştiğini fark edebildiğimiz bir oyun sunamadı?

    çok düz mantık gitmek istemiyorum ancak allah için kimlerle oynuyoruz? ankaragücü'nün kanadı veya kayseri'nin beki yahut konya'nın orta sahası bizimkinden iyi diye mi anadolu takımları karşısında bile ezildik onlarca maç? şu gerçeği aklımda tutuyorum, yabancı serbestisi sonrası büyük olduğu belirtilen takımların o şaşaalı günleri geride kaldı bu kabulüm, yani öyle rahat rahat istediğim takımı yenerim diye bir şey yok ki ben zaten öyle bir beklenti içerisinde değilim ki. hoca tutturmuş bir pas oyunu* kaç senedir işte bu fatih terim galatasaray'ı diyebileceğimiz çok az maç izleyebildik. bu anlamsız ısrar niye? bu takımla istediğin oyun olmuyorsa değiştir taktiği. allah için neden çoğu maçta siliniyoruz sahadan? 20/21 sezonunda kazandığımız maçlarda attığımız gollerin çoğu anlık pozisyon golleri, evet gollerin çoğu o an için güzel bir organizasyon ile atılıyor ancak onun haricinde boş pas çevirmeler sadece. rakipler birkaç saniyede bizim kalemize gelirken biz sahanın dört bir yanını tavaf ede ede garip bir şeyler yapıyoruz.

    ben takım kötü bahanesini kabul etmiyorum.

    ayrıca ffp anlaşmasının da çok farkında olunmadığını düşünüyorum. daha iki sene önce men yiyeceğiz diye korkuyla beklerken şimdi ya bu yönetim de hiç beceremiyor transferi diyerek akıl tutulması yaşıyoruz.

    daö ile kıyaslayanlar var kendisini, ffp için satmak gerekiyor değil mi? haydi say bakalım belhanda'yı, feghouli'yi kim verecek o paraları? mevcut yönetim maaş yükünü azaltma yönünde belli ölçüde başarılı ancak falcao ve diagne ikilisi bu maliyet hesaplarının içine ettiler. ayrıca bu iki transferde, özellikle falcao'da, taraftarın da gereksiz baskısı vardı. ayrıca abdürrahim albayrak da özellikle falcao meselesinde taraftarı galeyana getirdi.

    -mevcut yönetimin transfer konusunda başarılı olduğu iddia edilemez ancak ffp çerçevesinde çok da kötü olduğunu iddia edemem,
    -kulübün haklarını savunma meselesi siyasi bir mesele belli ölçüde, çok deşmek istemiyorum,
    -malî yönden güzel işler sergilendi, riva ve florya meseleleri hâllolundu galiba. şunu da ekleyeyim finansal tablolarla oynayarak kâr açıklamak gibi bir olaydan bahsediliyordu bir ara, ona vakıf olmadığım için ekonomik açıdan yönetimi başarılı kabul ediyorum,
    -hocayla olan iletişim gerçekten fazla gerginlik yarattı ve birden çok yaşandı bu durumlar, iki taraf da fazla sabırlı davrandı, hocanın burada bir nebze haksız olduğunu düşünüyorum,
    -amatör branşlara ilgim yok dolayısıyla bilgiye sahip değilim,
    -abdürrahim albayrak ve yusuf günay biraz rahatsız ettiler açıkçası.

    kendisine derinden teşekkür ediyorum. allah şifa versin...

    allah ömür verirse daha buralardayız, yıllar sonra tekrar konuşuruz, yeni gelecek değerli yönetimler göstereceklerdi mutlaka milyon euroların nasıl çarçur edileceğini.
  • 4664
    öyle bir ülkeyiz ki...
    ne olsa şaşıramaz hale geldik. topluca bir uyuşma ve şaşırma hali çöktü kaldı yurdum insanına. ne muhalefet yapmayı doğru dürüst beceriyoruz ne iktidar olmayı. ne tepki koymayı biliyoruz ne de taraftarlık yapmayı.

    yahu deliler ülkesi diye bir yer kursak...
    ancak bu kadar olur.

    hiçbir iş evrensel normlarda yapılamaz mı. hiçbir duygu doğru yansıtılamaz mı. hep hamaset hep ben yaptım olduculuk. sürekli güce tapınma ihtiyacı. sürekli bir yere sırtımızı dayama hali.

    her taraf komplo teorileri dolu...
    kulaktan duyma, twitterdan oradan buradan devşirme bilgilerle fikir sahibi olma hali. bir konuda bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmayı geçtim, bilgi sahibi olanlara bile itimat etmeyecek hatta karşı çıkacak cahil cesareti kaynıyor her yer. neymiş efendim; corona büyük resme baktığında biyolojik savaşmış, yok efendim birilerinin oyunuymuş falan filan. aşı yüzyılın yalanıymış bilmem ne... bunu diyenlerin, yayanların kaçı bu konu hakkında ne okumuş ne görmüş ne bilmiş desen, yok. twitterda yazıyorlar işte... gugılladığımda görüyorum işte...

    böylesine cehaletten beslenen bir topluma da ekran karşısında aşı olarak yaklaşılır demek ki... zamanında çayda radyasyon yok ya bak ben içiyorum diyen sağlık bakanı osman durmuş misali...

    girizgahını yaptığım konunun özüne gelecek olursam, önder özenin geçenlerde söylediğine geleceğim. hatta bir arttırarak. bu ülkenin insanı ne ki siyasisi ne olsun, futbolu ne ki hakemi ne olsun, taraftarı ne ki teknik direktörü, yönetimi ne olsun...

    bu toplu çıldırmışlık halinin bizim açımızdan yansıması da son günlerde yaşananlar işte... hoca irfancanı da visca'yı da istiyormuş. ama kimden, basından! bunun üzerine mustafa cengiz de fiyat yükseldi diye hocayı kovacakmış. fatih terim sözleşmem bitiyor diye medyaya konuşuyormuş. ben sözümü tutarım da... kimse bana kontrat yapmıyor diyormuş.

    sonra bir varmış bir yokmuş...
    biz bu kadroyla da şampiyon olurmuşuz. fatih terimle ölene kadar devam edilirmiş. kimsenin kimseyle bir problemi yokmuş. hoca kendini yalnız hissetmiş de sözleşmem bitiyor diyivermiş. son 3 yılda 60 futbolcu alınmış. falanmış filanmış. hamasetler hamasetler...

    mustafa cengiz çok iyi niyetli olabilir.
    fatih terim bu kulübün efsanesi olabilir.
    kadromuz mükemmel de olabilir.
    irfan 15 milyon euro da olabilir.

    hepsi doğru da neden hiçbir şey doğru değil. niye hiçbir şey kurumsal değil. niçin her 2 ayda bir basına; bir hoca demeç veriyor, bir cengiz demeç veriyor. sonra toplantılar bilmem neler hoop hocamız bizim canımız oluyor. neden her 6 ayda bir futbol kulübünün oyuncu grubunda en az bir mevki boş kalıyor. neden diğer branşlar unutuldu gitti. neden futbol takımının teknik direktörü her 6 ayda bir yönetimi topun ağzına koyup koyup sonra hallederiz diyor.

    yahu noluyor...

    ama tabi kimse bunu sormuyor. hocamız kovulacak diye gözümüze uyku girmiyor, iki transfer yapamadı diye yönetim kötü oluyor, birileri hocacı oluyor birileri cengizci oluyor falan oluyor filan oluyor... hoop aynı terane aynı karanlık dehliz...

    galatasaray'ın büyüklüğü diye ağzımıza doluyoruz. ama mevki sahiplerine gelince o olmasa öldük bittik diye ağıtlar yakıyoruz. en büyük efsanelerin de yeri dolar diyemiyoruz. demeyelim tamam da... böyle olunca koskoca fatih terim de çıkıp yüz yüze başkanlık makamıyla konuşması gereken şeyleri mikrofona söyleyiveriyor. koskoca kulüp başkanı da çıkıp ne oluyor diyemiyor. dedirtmiyoruz.

    velhasılkelam ne mustafa cengiz başkanlık yapıyor ne fatih terim doğru yerde duruyor... çünkü biz efsanelerimizi de doğru kucaklayamıyoruz. fatih terim mikrofonlara başkanlık makamını yerden yere vurarak efsane olmadı. 14 sene şampiyon olamayan takımda kaptanlık yaptığı için, yıllar sonra gelen başarılar için, avrupanın en büyüğü olmamızı sağladığı için efsane oldu. onun şirazesinin kaymasına izin veren taraftarla bugünlere gelmedi.

    öyle bir noktaya geldik ki galatasaray kulübü başkanı ne oluyor hoca diyemez hale geldi. hakikaten de diyemez. öyle bir taraftar grubu var ki, gık diyemez.

    en büyük imparatorluklar böyle dejenere ola ola bitmişlerdir.

    son söz de yönetim anlayışına...
    bir ev düşünün. kıt kanaat geçinen bir aile. her şeyden tasarruf ederek hayatta kalmaya çalışıyor. bir şeyler üreterek, harekete geçerek değil, boğazından kısarak hayata tutunmaya çalışıyor. bu ailenin kültürel mirasından, geleceğinden tasarruf ettiğinin farkında bile olmadan yıllar geçiyor.

    üreterek değil, kısarak hayatta kalırsınız ancak bir yere varamazsınız. evet galatasaray'ın kuruşunu bile hesap etmeniz çok değerli. ancak üretmeden, yalnızca para harcamayarak tasarruf yapmak bizi hiçbir yere ulaştırmayacaktır.

    canım ülkemin her alanında olduğu gibi; ne bir proje, ne bir gelecek planı olmadan yuvarlanıp gidiyoruz işte... buna da yönetilmek diyoruz. sonra da mecburen bol bol hamaset yapıyoruz. hamasetin yetmediği yerde sanal düşmanlar yaratıyoruz. o da yetmezse birbirimizi yiyoruz.

    günlerdir mustafa cengiz fatih terim'i kovacak diye gözüne uyku girmeyen renktaşlarım huzur içinde uyuyabilirler. zira mustafa başkan hocamızı kovmadı! yaşasın yine kurtulduk!!!
  • 4665
    kendisine öfkem dinmedi, dinmeyecek. galatasaray'ın parasını çarçur etmeyeceğini söylüyor da, şu an, şu yaptıklarıyla her dakika biraz daha çarçur ediyor aslında.

    neden mi? şu takıma zaten gerekli olan birkaç transferi yapsa, o kadroyu yöneten hoca her türlü başarıyı kendisine getirecek. bunda hemfikir miyiz?

    ünal aysal'ın ilk dönemini, gelenleri ve fatih terim'i düşünün şimdi. bakın o takım, yepyeni kurulmuş ve bir önceki sezonu 8. bitirmiş bir takımdı. hoca 2 sene içinde o takımdan ne çıkardı biliyor musunuz? biliyorsunuz tabi amk, unutulur mu, real madrid'in şampiyonlar ligi çeyrek finalinde zangır zangır dizlerini titretecek bir takım çıkardı.

    başkan şu an elindeki güce ihanet ediyor, hocaya ihanet ediyor. transfer yapmayalım da mali yapı nasılsa düzelir diye bi şey yok abicim dünya üzerinde. sen mali yapıyı düzelteceksen başarılı olacaksın, şampiyonlar ligi geliri alacaksın. bunun için de takımı eli yüzü düzgün bi takım yapman şart oğlu şart.

    sonra şampiyonlar ligi'ne gideceksin, o geliri alacaksın. sonra gidip drogba'yı alacaksın. elmander baros yetmeyecek burak yılmaz alacaksın, o yetmeyecek umut bulut alacaksın, o da yetmeyecek drogba alacaksın. ama başarılı olmaya devam edeceksin o noktada işte.

    hocanın hayali var, başkanın şu an yaptıkları idare etmek. olmaz. elinde erol bulut varsa idare et, neden, başarı garanti değil. ama elinde fatih terim varsa, üstelik son demlerindeyse idare edemezsin. defaatle kendini kanıtlamış adamın bi daha mı kendini kanıtlamasını istiyosun napıyosun yani?

    istediği de 100 milyon euro'luk transfer falan değil. şu takıma lazım olan birkaç oyuncu var, illa ki isimlere de takılmayacak hoca hepimiz biliyoruz. sen eline ne versen yağına kadar çıkarıyor zaten adam. sana git cavani'yi benzema'yı getir demiyoruz ki abicim, istenilen tarzda bi santrafor al diyoruz. satmadan al da demiyoruz, git sat araplara belhanda'yı, onu da nasıl yapacağını biz öğretmeyelim bi zahmet.

    şu an her dakika, yetersiz bir kadro ama yeterli bir hocayla paramızı çarçur ediyoruz. yapman gereken tek şey birkaç -devamlı- oyuncuyu hocanın eline vermek ve arkana yaslanmak. hoca şampiyon yapacak, şampiyonlar ligi geliri gelecek. o zaman birkaç takviye daha isteyeceğiz senden, bi zahmet gidip getireceksin, hoca da sana 2. turu aralayacak. gelen parayla birkaç takviye daha, bu kez kalite biraz yükselecek, bu kez çeyrek final olacak.

    her tur 10m euro falan demek. reklam gelirinden şuyundan buyundan bahsetmiyorum.

    istediğimiz tek şey bu, bunun nesini anlayamıyorsun? örneğimiz mevcut geçmişte, hem iyi hem kötü. aç bak.
  • 4667
    allah sağlık sıhhat versin. uzun ömürler diliyorum.
    ama programı izlerken çok üzüldüm. başkan'ın bence galatasaray'dan önce kendi sağlığına daha çok ihtiyacı var.
    konulara gelince, transfer konusunda bir şeyler yazmak istedim:
    başkan'ın yanıldığı nokta şu,
    net kazanç hesabına giden adamlar toplamı şu kadar gelen adamlar toplamı şu kadar diye bakmak bence hata.
    100 adam getirmişsinizdir, nette de eksidesinizdir ama, o yıl şampiyonlar liginde yarı final oynamışssınızdır. bunun katkısı bazen paha biçilemez olabiliyor. o yüzden karşılığında somut başarılar olduğu sürece, gerekli nitelikte ve nicelikte futbolcu transfer edilmesinde hiçbir problem yok.

    asıl sıkıntı bu mantığın belli proje ve temellere oturtulamayışı. başkan çıkıp, biz oturduk teknik heyetle karar aldık, bundan sonra futbolcu ihtiyacı %70 iç imkanlarla kalanı da 25 yaşını geçmemiş ucuz futbolcularla karşılayacağız, başarı hedefimiz de kısa vadede avrupa ligine katılmak, uzun vadede de almak ya da şampiyonlar liginde yarı final dese, bir proje takımı oluyoruz.
    ama başkan bunu demiyor. bu vizyonu gösteremiyor. ya da başka hedeflerden bahsedemiyor.

    tamam galatasaray'ın menfaatlerini düşünüyor ama karşılığında matematik göstermiyor. politik davranıyor. ben de bilirim adam getirmeyi, parayı basmayı alkış almayı ama bunları yapmam diyor. o zaman da çıkıp biri falcao'yu o kadar para verip ben mi getirdim diye sorsa o soru boşta kalıyor.

    fatih hoca çıktı var bir hayalimiz dedi. adam bırakın galatasaray'ı türk sporuna hedef belirledi, vizyon çizdi. ben başka adamım, benim hedefim yerel lig falan dğeil kardeşim oraya 500 kere fazlayım demek istedi. bu vizyona, bu kalıba uygun davranmalısınız. o kalıba küçük gelirseniz, değişim talebi şart olur. ben fatih terim'in kendimi yalnız hissettim derken, bu vizyon ve hedeflerde yanımda adam bulamadım, bu ekip işi ama biz ekip değiliz demek istediğini düşünüyorum.

    asıl mesele galatasaray'ın 100k euro sunu vermemek için 40 gün pazarlık yapmak değil, asıl mesele belli hedeflere inanmak ve bunun için gerekiyorsa bir adamı değil 100k , 1 milyon fazla vererek bile almanız gerekiyorsa onu alacak irade göstermenizdir. ben maalesef mevcut yönetimde bu iradeyi ve vizyonu göremiyorum.

    galatasaray; büyümedik ama küçülmedik de. borçlanmadık ama başarı da kazanmadık takımı hiçbir zaman olmadı. olmamalı da. ben başkanın anlattığı şeylerden özetin bu olduğunu algıladım. daha doğrusu risk algısının bu olduğunu algıladım. bunun da galatasaray'a yaradan çok zarar getirdiğini düşünüyorm.
  • 4668
    para olmadığı için transfer yapamadıklarından bahseden başkan. para olunca da gidip kasımpaşa'nın topçusuna 13 milyon dolar vermişti. anlaştıkları menajerin getirdiği 6 aydır hiçbir işe yaramamış etebo'nun yıllık maliyetinin vergiler dahil 2.6 milyon euro olduğundan bihaber kendileri galiba.
    falcao konusunda taraftarı gazı getiren direkt kendi yönetimi olmasına rağmen bu futbolcuyu taraftar zoruyla aldıklarından bahsetti. taraftarı beklentiye sokup almak zorunda kalınca suçlu kendileri oluyor kusura bakmasın.
    başkanın iyi niyetli olduğunu düşünüyorum. ancak hastalığıyla da birlikte artık mantıklı düşünemiyor ve çevresindekiler de kendisine hiç yardımcı olmuyorlar. umarım mayıs'taki kongre ertelenmez ve daha dinamik ve güçlü bir yönetimle yeni sezona gireriz.
  • 4669
    14 ocak basın toplantısında yine yıllardır soylediklerini tekrarlardı, hic yeni bir sey soylemedigi gibi, birde dalga gecer gibi kadronun yeterli oldugundan falan bahsetti, yine parayı carcur etmem vs gibi klasik anadolulu demogojisini de ekstik etmedi tabiki.
    bir kısım taraftar çaresizlikten, bir kısım taraftar da hastalıgı sebebi ile uzuntusunden durumu kabullenmiş durumda. fakat eminim herkes farkındadır ki bizim bu kadro ile sampiyon olmamız sadece hersey tamamen dort dortluk olması ile mumkun olabilir. ki basımıza gelenler ortada.

    baskan bir yandan para yok diyor, bir yandan kar ettim diyor, bir yandan carcur edemem diyor, ffp diyor.
    birisi keske kendisine sunları sorsa;
    * siz geldiginizde kadroda olan oyuncuları satarak 54 m euro gelir elde ettin, bu paraları nasıl kullandın
    * galatasarayın finansal olarak ettigi kus kadar kar, sportif olarak bu kadar kuculmenin karsısında ne ifade eder
    * paraları carcur etmedinde, 8 m tl fatihe, 10 m eu diagneye, 7 eu milyon falcao ya, 2,6 eu m eteboya vermek paraları carcur etmek olmuyor mu?
    * aldıgın oyuncu sayısı ile ovundun 32 m bonsvervis odedin, peki aldıgın oyuncular arasında su an kar ederek satabilecegin marcao ve fatih terimin icadi taylan dısında bir adam var mı?
    * hoca kimi istediyse, scout ekibi kimi bulduysa rakiplere kaptırdın, eyvallah bosuna yuksek ucret odemedin de yerine alternatif kimi getirdin.
    * avrupadan men cezası almaktan kurtardınız elinize saglık da, oyle bir hale geldik ki men cezasından beter hale gelmedik mi?