• 3013
    galatasaray espor kulübünün konaklamalarını kendi otelinde yaptırıp, ederinden fazla saçma sapan tutarlarla kulübe fatura ettiren kişiyle karşılaştırılmaması gereken "dürüst başkanımız".

    olur da kulüp araçlarının tüm akaryakıt ihtiyaçları başkanın sahip olduğu istasyondan akıl ve mantık dışı bedeller ile kulübe fatura edildiği kanıtlarıyla genel kurul huzurunda ortaya dökülürse o zaman durumu eşitlerler ve aynı cümle içerisinde kıyasları yapılır. mustafa cengiz'i medyadan tanıdığımız kadarıyla böyle birşey olasılık dışı.

    edit: genel kurul konuşmasına dayanarak bu entry'i girme ihtiyacı hissettim. meraklısına ilgili genel kurul videosunu aşağıya bırakıyorum. benim için mustafa, dursun, ahmet, mehmet isimleri önemsizdir. aslolan icraattır. mevcut başkandan daha iyi yapacağım diyen babayiğitler varsa beri gelsin fakat galatasaray özel mülkünüzden para kazanacağınız bir yer değildir.

    kaynak: https://playerbros.com/...-kurul-espor.mp4?_=1
  • 3014
    kulübü temsil etmeye liyakatten en uzak kişi olarak itham edilen kişi.

    hangi yönüyle? bir değerlendir. ekonomik olarak de. transfer yapamıyorlar de. kulübü kendi çıkarları için kullanıyorlar de. paraları iç ediyorlar de.

    bugün divan başkanı eşref hamamcıoğlu hakkında istifaya davet etti ya, birden birileri palazlandı. yönetici olarak bana, gs yöneticisine hakarete varan söylemler bulunan kişiye el pençe divan mı durayım.

    bir başka başlıkta mali ibrasızlık bile ufukta görülebilir diyor. gerekçen ne olacak? yok. elbette bunu diyen ya liseli ya liseli birileri tarafından mamalanan biri ya da anlamsız bir lise aşığı. neden bu çıkarımda bulunuyorum? mali ibra ile idari ibra farkını bugün abdurrahim albayrak'a sor, o bile kem küm açıklar. pattanak bu söylemin gelmesi açıkçası manidar. hayır liseden çıkanları kutsal suyla hamamda mı yıkıyorlar anlamıyorum ki.

    birileri yine gs'de kaos istiyor. ama sebebini anlamıyorum. mustafa cengizi oradan zorbalıkla indirmeye kalkan olursa daha da taraftar falan olmam. liseli uşağı olacağıma türk futbolunu terk ederim.

    edit: ali koç fatih terime o kadar şey dedi, sesi çıkmadı diyen var.

    "bizi hayvandan ayıran şey edeptir, edepsizlik edilmemeli" gibi bir cümle kurdu. anlayana sivri sinek saz anlamayana davul zurna az demişler. ne diyelim.

    geçen sene 150 gün civarında ceza aldı bu adam. o zamanda gs başkanı bu kadar ceza alır mı diye tepkiler geliyordu. kim tarafından? liseliler. hayır seçimle gelen adam olağanüstü bir durum olmadığı sürece seçimle gitsin. demokratik ortam, düzen bunu gerektirir. ama demokrasiyi dışarıda demokrasiyi ağzından düşürmeyen bu kesim, söz konusı kendileri olduğu zaman birden elitist kesiliyor. bizden başkası kulübü nasıl yönetir derdine düşüyor.

    hayır dursun aydın özbek faciasından sonra baskın seçimde bugün bık bık konuşanlardan birinin maçası yemedi. neden? kulüp ekonomisi bok gibiydi ve avrupadan ceza alınacağı düşünülüyordu. aman bizim üzerimize kalmasın bu durum diye herkes sinsi sinsi köşesine çekildi.

    6 ay sonra cengiz sözüne uyarak yeni bir seçime gitti. seçimi yine kazandı.

    herkes ünal aysal'a bayılır değil mi.. kulübü bırakıp gittikten sonra gelen duygun yarsuvat döneminde amatör bir branşımızda antrenman yapılacak ama içecek su yoktu bilen var mı? neden, su gönderen şirketin borcu ödenmemiş. güç bela telefonlar edilerek çözüldü bu sorun. yazık lan.
  • 3016
    yalan “yenilsen de, yensen de” diye başlıyor. sonra yenilgiler seriye bağlayınca atış serbest hale geliyor. yönetimler de nasibini alıyor, başkanlar da. şampiyonluk, kupa, mali durum, muhteşem transferler... alkışlar yükselirken, istenilen oyun ortaya konamayıp, beklenmedik puanlar kaybedilince birden tu kaka oluveriyor başkan. hem de kime karşı? milyonları umursamayan, kendi oligarşilerilerini sürdürmek için hiçbir ahlaki ve demokratik kuralı tanımayan lisecilere karşı. bahane mi arıyorsun? fatih terim’i savunmadı. yersen.

    ali tanrıyar döneminde tribündeydim. faruk süren’in, ünal uysal’ın vizyonunu takdirle izledim. dursun özbek’le en utanç duyduğum günleri yaşarken hiç beklenmedik şekilde ortaya çıktı mustafa cengiz. sadece değişim olsun, değişim olabileceğine dair inancım kalsın diye çok istedim başkan olmasını. sadece demokrasiydi, etikti, mücadeydi, dirençti, değişimdi mustafa cengiz. sonra duruşuyla, tavrıyla, sportif başarılarıyla, mali performansla, gayretiyle, imkansızlıklar içinde falcao getirecek vizyonuyla ve nihayetinde liseci zihniyetle yaptığı mücadeleyle başkan oluverdi mustafa cengiz.

    umarım uzun yıllar kalacak ve yüzsüz lisecilerle, skor taraftarlarını utandırmaya devam edecek.
  • 3017
    galatasaray kulübünün başkanıdır. lisecilerin nasıl bir ayağına bastıysa hala acıdan böğürüyorlar. akılları sıra manipülasyon yapıyorlar. şimdi neler yaptı bir bakalım.
    1. dursun özbek denen adama karsi seçime girdi ve kazandı.
    2. kazandığı gün söz verdiği seçimi "yapma başkan" diyenlere rağmen sözünden dönmeyerek yaptı. neyse ki yine seçildi.
    3. takımı iki senedir kar ettiriyor.
    4. kar ettirirken birilerinin ayağına bastı ki o birileri idari yönden ibra etmediler mali yönden birsey diyemedikleri icin.
    5. takım kendisinin yönetiminde iki sezondur şampiyon oluyor.
    6. 2019 2020 sezonu başında herkesin ağzını açık bırakan transferleri yaptılar.
    7. dursun özbek yönetiminin resmen rezil rüsva ettigi riva ve florya projelerini kurtarmaya çabalıyorlar.
    8. ali koç denen adama ve diger camialara defalarca gelişine laf çaktı. kimsede çıkıp o sözlerin üstüne söz söyleyemedi.
    9. terim ile uzun zaman sonra anlasabilen bir yönetim organizasyonu var.
    10. asıl en önemlisi bugün avrupa arenasında isek kendisinin ve ekibinin verdigi müthiş mücadele sayesindedir.
    su ana kadar kendilerinin hanelerine tek yazdığım eksi geçen sezonun başına yetişmeyen forvet transferidir.
    geçen gün yaşanan falcao mevzusunda suçlayamıyorum çünkü emlak konut ile yani dolayısıyla devlet ile iyi geçinmek zorundayız kulübümüzün çıkarları uğruna.
    keşke o gevrek gevrek konusan liseli/liseci milyonerlerimiz kulübe sahip çıksalardı da bu mevzularda mecbur kalmasaydık kimselere.
    ama olmaz onlar ancak boş boş konuşmayı bilirler.