• 46
    galatasaray tarihinin en kötü kararlarından biridir. terim uğruna alınan bu karar, gelecek 10 yılımızı çöpe atmıştır.

    adım gibi eminim ki, gönderilmeseydi avrupa'da bir kupa daha kazanırdık. "fatih hoca olmasa, biteriz, yanarız, tarihimizi ona borçluyuz" diyen renkdaşlara hatırlatmak boynumuzun borcudur.

    her şeye rağmen terim'in gitmesini ben de istemiyorum, bunun yanında terim gidecekse de gider, galatasaray sahipsiz kalmaz.
  • 47
    2 sene önce takımı önce türkiye'nin sonra avrupa'nın en büyüğü yapmış bir teknik direktörü takıma geri getirmek için alınmış çok absürd olmayan karar.

    lucescu'ya yokluk içerisinde mucizevi bir şampiyonluk çıkartmasından ötürü her galatasaraylı müteşekkirdir. aynı şekilde bünyesine mario jardel katılmış avrupa şampiyonu kadroyu da şampiyon yapamaması kendisine yazar...
  • 48
    bu gönderilişin ardından 18 sezon yaşanmıştır. bu 18 sezonda galatasaray 7 kere şampiyon olmuştur. bu 7 şampiyonluğun 4 tanesinde teknik direktör fatih terim'dir. bu gönderilişin ardından fatih terim yarıda bıraktığı sezonlar sayılırsa 8, bitirdiği sezonlar sayılmazsa 6 sezon galatasaray'da teknik direktörlük yapmış ve 4 şampiyonluk kazanmıştır. fatih terim'in yarıda bıraktığı sezonlar sayarılırsa 10, sayılmazsa 12 sezonda galatasaray 3 şampiyonluk yaşamıştır. galatasaray futbol takımının bu gönderilişin ardından kazandığı son 5 şampiyonluğun 4 tanesinde teknik direktör fatih terim'dir. bu şampiyonluklar son 9 sezon içerisinden gelmiştir.
  • 49
    geç kalmış bir eylemdir. 2000-2001 sezonu sonrasında gönderilmeliydi. kazanma alışkanlığı edinmiş bir takımı korkakça yönetti. bence ligi ikinci bitirmiş o kadro, futbol izlediğim dönemin en iyi galatasaray kadrosuydu. fatih hoca'mın getirilmesi ise gayet yerinde bir karardı. sonrasındaki süreç iyi yönetilmedi.

    not: lucescu, 2000-01 sezonunda kaybettiği şampiyonluğu fenerbahçe'nin ayak oyunlarıyla kaybettiyse yerine gelen terim de aynı şekilde sinan engin ve tayfasının ayak oyunlarıyla kaybetti. hem de lucescu'ya ve beşiktaş'a karşı.
  • 52
    şimdi 2000-2001 sezonunda şampiyon yapamadığı için gönderilmeyi hak ettiğini düşünenler var ya, biraz hatırlayalım o zamanları.

    sene 2000. uefayı da alan galatasaray bildiğin şov yapıyor. muhteşem bir top oynuyoruz. derken hoca benim bir hayalim var diyip 6 ay önce öğrenmeye başladığı italyancasıyla arrive derci diyip bizi şaşkına çeviriyordu. o zamanlar twitter falan yok tabi. tek haber kaynağımız ana haber bültenlerinden sonra 10 dakika izlemek zorunda olduğumuz reklamlardan sonra çıkan 5 dakikalık spor haberleri. lan nereye gidiyor diyemeden hoca gidiyordu floransaya.

    yönetim lucescu diye birini getiriyordu ama bu kıvrık saçlı mülayim bakışlı adamı duyan bilen yoktu. galatasaray kadrosu da kadroydu. bütün dişli oyuncular ordaydı. yaşlanan hagi ile birlikte forvete hakanın yerine gelen jardel takımdaydı. iki koşmayan adam. iki yıldız. ikisini de oynat ama geçen seneki gibi takım pres yapsın diyordu herkes. tekeden süt çıkarmak gibi bir şey. lucescu ise daha kontrollü bir oyun tercih ediyordu doğal olarak. işte lucescuya asıl öfke burdan geliyordu. hagi ve jardelli takımla neden ilerde basmıyorsun diye. o sene serkan aykutun yanlış aklımda kalmadıysa 7 golü iptal edildi. okan ve emre devre arası interle anlaştığı için ikinci devre saldı. jardele karşı yerliler cephe aldı. ama herşeyden önemlisi aziz büyük operasyon çekti. mustafa denizliye sen mi yaptın takımı şampiyon dediği sene bu senedir. meşhur ankaragücü maçıyla şampiyonluğu fenere verdik.

    sonraki sene bütün kemik kadro gitti ve sağdan soldan gelenlerle takım şampiyon oldu. hem de ne şampiyon. çok kısır top oynatıyor denilen lucescunun attırdığı gol sayısını terim geldikten sonra asla yakalayamadı. canaydın şampiyonluk kutlamalarından hemen sonra kovdu lucescuyu. adamı ağlattık. o kadar büyük ayıptı ki kendisine yapılan. onun ahı uzun süre çıkmadı bizden. sonra da beşiktaşa gidip hem avrupada hem türkiyede şov yaptı zaten.

    avrupada onun kadar başarılı olan bir başka teknik direktör hatırlamıyorum. elindeki kadrodan maksimum verimi almayı hep bilmişti. kalsaydı ne o kadar saçma sapan transferler yapılırdı ne de o kadar başarısız olurduk. adam hiç bir zaman şunu alın bunu alın demedi, ne verildiyse elindekiyle başarıya odaklandı.

    benim gözümde çok başarılıdır ve asla yaptıkları unutulmaz. gönderilmesi canaydının bu kulübe verdiği onlarca çok büyük yaradan bir tanesidir.
  • 53
    hakkaten benzeri kolay görülemeyecek kadar vahim bir hatadır.

    lucescu;
    00/01 sezonunda 4 senenin meşhur doymuş kadrosunun başında oldukça iyi iş çıkarmış, ki bilenler bilir doymuş kadrodan başarı gelmez, ligde şampiyonluğu ucu ucuna kaybetmiş olsa da, avrupa’da 2 cl grubundan çıkıp real madrid’i çeyrek finalde yenerek stresi yaşatmıştır.

    01/02 sezonunda ise fluerqin’li, perez’li, victoria’lı, batista’lı ne bileyim, serkan aykut, radu niculescu filan o saçma sapan kadro ile hiç transfer diye, kadro diye ağlamadan paşalar gibi şampiyonlar liginde top16 ya kalmış. top16’da da cl tarihinde görülmüş en zor gruplardan biri olan ‘barca, liverpool, roma’ grubunda son maça kadar gruptan çıkma iddiasını sürdürmüştür. sezonu da ligde şampiyon tamamlamıştır.

    böyle bir adam sırf “efsanemiz italya’dan döndü boşa çıktı” diye ahlaksızca şutlanmış ve arkasından gs tarihinin en rezil sezonları arasına girecek dönemler yaşanmıştır.

    sen o kadro ile o başarıları yakalayan adama bu muameleyi reva görürsen, sonra gün gelir, elinde ligin en pahalı,avrupa ölçeğinde de hatırı sayılır kadrosu olmasına rağmen 2 sene üst üste cl’nin en kötü takımı yapan hocadan 3 sene sonunda hala “basın parayı 15-20 anadolu başlanları ne istiyorsa verin bana pahalı oyıncular getirin” “ya transfer ya istifa” talepleri ile uğraşmak zorunda kalırsın.