2320
manu'nun elenip şampiyonlar ligi'ne ilk defa katıldığımız sezondan itibaren galatasaray'ın şampiyonlar ligi maçlarını izlemiş biri olarak bizi başarıya ulaştırabilecek en gerçekçi oyunu lucescu'nun 2. sezonundaki şampiyonlar ligi maçlarında görmüştüm. otobüs çekmeyen ama sahanın her yerinde iyi takım savunması yapan, sabırlı ve ilerideki yetenekli ayakların pozisyonlar üretmesiyle bulduğumu atarım yeter ki saçma sapan gol ya da goller yemeyeyim, yenemiyorsam da yenilmeyeyim mantığı ile oynattığı maçlardır. üstelik bunları da noname isimlerle başarmıştı.
2322
galatasaray’ın başında ön elemeler hariç tam 26 şampiyonlar ligi maçına çıkmıştır. aldığı deplasman galibiyeti sayısı sadece 1’dir.
talebesi okan buruk ise ön elemeler hariç 19 şampiyonlar ligi maçına çıkmıştır. aldığı deplasman galibiyeti sayısı 2’dir.
lucescu’nun aziz hatırasına saygı duyalım asla incitmeyelim. kendisi üzerindeki kısır tartışmaya da girmeyelim ama tarihi de çarpıtmayalım. yoksa işin içine tecrübeli kadrolarla zor geçilen st gallen, levski sofya eleme maçları girer buna gerek yok.
hatta üşenmedim şahtar donetsk maçında ilk deplasman galibiyetini şahtar’ın başında şampiyonlar ligindeki üçüncü sezonda alıyor.
peki bu kadar şampiyonlar ligi deplasmanı oynama üstadı ilan edilen rahmetli lucescu’nun maddi olarak en rahat dönemini geçirdiği şahtarda gruptan çıkma sayısı 2010-11, 2012-13, 2014-15 sezonları olmak üzere sadece üç ve bunların sadece birinde 2010-11 sezonunda çeyrek final oynuyor. dikkat ederseniz 2004-2005’te geldiği şahtar’da ilk kez gruptan çıktığı sene 2010-11 yani tam 7 sezon sonra. tabi bunların hepsinde ş.liginde değil ama şahtar kariyerinde ş.ligine katıldığında da ya 3. ya 4. olmuş.