• 218
    maç oynandığı dönem üniversite son sınıftaydım.

    kpss hazırlandığım için maçı izleme şansım olmamıştı ancak kaldığım evin alt dairesinde kalanlar galatasaraylıydı ve evlerinde lig tv vardı.

    sınava çalışmaya çalışıyorum ama aklımda bir taraftan maçta. 2 - 0 olduğunu görünce ağız dolusu bir ton şey söyledim ve telefonu attım bir köşeye. sonra alttan bir gol sesi geldi ve baktım elmander atmış bir tane. "acaba döndürebilir miyiz?" diye düşünürken bir yandan ders çalışıyorum bir yandan maçı kontrol ediyorum "gol olur mu? maç nasıl gidiyor?" falan derken alt kattan bir gürültü koptu ve "gooollll" diye bağırdılar. bende elimde ne varsa bıraktım ve daha hiçbir yere bakmadan gol diye bağırmaya başladım. baktım sonra hakan balta golü atmış.

    kalan dakikalar da pek dua bilen bir insan değilim ama bildiğim ne varsa okuyor, içimden geçiriyorum. adeta yalvarıyorum bir gol olsun diye. o anda dakikalar 90+ oldu ve aşağıdan bir defa daha bağırtı, çağırtı daha geldi. gol olmadığını anlamıştım ama ne olduğunu henüz çözememiştim. daha sonra üzen o görüntü ile karşı karşıya kaldım. evet, baros' un vuruşu direkten dönmüş ve galibiyete bu kadar yakınken bir kez daha istediğimiz sonuca ulaşamamıştık.

    (bkz: 12 mart 2012 fenerbahçe galatasaray maçı)

    not: kpss ile ilgili de yoğun emeklerimin karşılığını aldım. 88 puan ile sınıf öğretmeni olarak şırnak' a atanmayı başardım. her yıl 3 - 4 bin atama olan branşımızda, sistem 4 + 4 + 4' e döndüğü için sadece 324 kişilik atama hakkı verildi ve o atanan kişilerden biri de ben oldum.
  • 220
    hani bazı anlar vardır, zaman birden yavaşlar saniyelik olaylar dakika gibi hissedilir. bu tamamen öyle bir olaydı ama baroş'un golü kaçırması bizim hayrımıza oldu. eğer o golü atsaydı şampiyonluk kadıköy'e kalmayacak sahalarında kupa kaldırmayacaktık, aynı zamanda kadıköy'de yıllarca kaybetmedikleri için fenerbahçe üzerinde bir baskı oluştu. hep diyoruz ama gerçek bu adamlar kadıköy'de kaybetmemeyi şampiyonluğa tercih eder.