• 1819
    https://twitter.com/...160904684326914?s=20

    hep dile getiriyorum. bıkmadan, usanmadan defalarca tekrar edeceğim. buradaki yazarlar nasıl galatasaraylı ise kendisi de o derece fanatik fenerbahçelidir. zaman zaman da bunu net olarak belli etmektedir. lütfen kendisini objektif zannetmeyin.

    kendisinden beklenebilecek bir yorum hatta daha çok temenni diyelim. adamlar 6 yıldır kupa görmüyor idare edin.
  • 1820
    ‘’kişiler kurumların önüne geçmiş.’’ sözünü galatasaray için söylüyor ve üstelik fenerbahçesini bu cümleden ayrı tutuyor. evet yanlış duymadınız.

    bahsettiği kişi ise fatih terim. kendisi fatih terim’in galatasaray’ın önüne geçtiğini iddia ediyor. üstelik 10 sezonda 8 kez şampiyon yapmış hocanın 2 kez kulüpten neredeyse kovulduğunu bilerek. galatasaray’ın önünde hiç bir şey olmadığınıda bilerek hemde.

    öncelikle gönül verdiği, ali koç spor kulübünün eski başkanı aziz yıldırım, tamı tamına 20 yıl sahipliğini yaptı bu kulübün. bırakın kurum kavramını, babasının şirketini yönetemeyeceği rahatlıkta hemde. şimdilerde ise yeni bir sahipleri var. üstelik tüm türkiye biliyor ki, ne zaman isterse o zaman bırakacak başkanlığı. hemde ilk sezonu düşmekten son anda kurtulup, ikinci sezon başarısı ligi ilk 5 dışında bitirmek olduğu halde. ligi ilk 5 dışında bitirmiş, önceki iki sezonun şampiyonu galatasaray’da, başkanı istifaya çağırılıp, yöneticisine hakaret edilip, hocası taktik bilmemek, ortamı germekle suçlanıp neredeyse gitmesi gerektiği söyleniyor.

    galatasaray taraftarı tüm bunları ortaya konulan başarısızlık için yaparken, demirkol’un gönül verdiği ali koç spor ligin en başarılı kişisi gibi lanse edilmeye devam ediyor. bütün yasa tanımaz, usulsüz işlerine rağmen hemde.

    mezun olduğu galatasaray lisesinde, ‘’kurum’’ kavramının ne olduğu öğretilememiş arkadaşa. ve bahsettiği saçma argümanlarla, klasik yaptığı saçmalıkları başkasına bok atarak temizleme çabası, tuttuğu takıma yaraşır bir hamle olmuş. niyeti ve aldığı talimatlar apaçık ortada arkadaşın. fazla önemsemeyin. burada da ‘’tarafsızlık’’ kisvesi altında, sinsice işlerini yürüten amigoların saçmalıkları için kendinizi üzmeyin.
  • 1821
    kişiler güçlüyse kurumların önüne geçmeye başlar zaten. en azından dengelenir. bu adam aptal değil ama bunu göremeyecek kadar kör ve hulyalı bir fanatik.

    örneğin brendan rodgers varken liverpool kimliğinin önüne geçmez tabi ki. ağırlığı %20 - 30 civarıdır. klopp geldiğinde ise klopp'un ağırlığı %40 - %50 olur. çünkü klopp büyük bir markadır, varlığı ister istemez bu sonucu doğurur. liverpool'da sportif direktör vardır belki ama brendan rodgers varken ki özgül ağırlığı ile klopp varken ki arasındaki özgül ağırlığı düşer. veya guardiola için de aynısı geçerli. pellegrini varken süper hiyerarşi var falan dersin guardiola gelir olay tamamen guardiola yaptı - yapamadı, şu kadar para harcattı ya dönmeye başlar. insanlar sadece guardiola'yı tartışır. çünkü adam büyük bir marka da ondan. erol bulut gibi sıfır kariyerli adam getirirsen böyle kendince masallar yazarsın tabi.

    bu da bu kariyerli insanların suçu değil zaten. ne kadar kariyerliysen ne kadar çok başarı yaşadıysan güç ekseni ister istemez sana kayar. lionel messi örneğinde olduğu gibi. messi tarihin en büyük topçulardan biri olduğu için doğal olarak adam güçleniyor ve yönetimden de kuvvetli hale gelebiliyor. guardiola barcelona'da hoca olsaydı muhtemelen yönetimden güçlü olacaktı, daha çok taraftarı olacaktı, kişi kurumun önüne geçmiş olacaktı yani. kurumsal yapının en güçlü olduğu takım bayern münih falandır. orda 3 sene önce bak 3 sene diyorum oyuncular ancelotti'yi gönderdi. nasıl gönderdiler? çünkü güç ekseni onlara da kaymış. o kadar başarı yaşamış, uzun yıllardır kulüpte oynayan kariyerli adam olduğu için onlar da bozabiliyorlar.

    tamamen farazi bir örnek vereyim. fener sezon başı zlatan'ı almış olsa bu hiyerarşi olur muydu? olmazdı. adamın isminin büyüklüğü ile erol ve emre'yi ezerdi. güç ona kayardı. istedikten sonra erol'u ve emre'yi gönderecek kudreti olurdu muhtemelen. örnekler çoğaltılabilir. büyük bir yabancı hoca gelse emre'nin durumu ne olur bilinmez mesela. emre gerçi böyle bir fikre karşı çıkacaktır ama ali koç başarısızlık olursa buna dönebilir.

    iş zaten yine dönüp dolaşıp başarı - başarısızlık kısmına geliyor. hadi bir sene süper başarılı oldun bu başarıyı nasıl paylaşacaklar? ego çatışması olacak mı? veya ertesi sene ciddi bir kriz durumu oldu başarısızlıkta krizi nasıl yöneteceksin? bunları görmeden hiçbir şekilde test edilmemiş bir şeyi konuşuyoruz. demirkol'da çakallık edip -se -sa diyerek yolunu yapmış.

    bu arada bu ''marka'' olma durumu başarıyla ilintili bir şey zaten. erol bulut 4 sene üst üste şampiyon olsun mesela o hiyerarşi bugünkü gibi olmaz. 15 sene sonra erol bulut tekrar gelse büyük bir marka olarak geleceği için bugünkü gibi bir hiyerarşi yine olmaz. yani sergen ve fatih terim'deki gibi camiaya mal olmuş büyük bir isim olmayı becerebilirse bizde eleştirdiği ''şeyin'' aynısı olur. yani masal yazıyorum da mehmet demirkol'un ki de böyle herhangi bir muhakeme içermeyen bir şeyin basit bir fotoğrafını çekip onu 3-5 genç avel çocuğa satmak. hakikaten iğreniyorum şu heriften ya.
  • 1825
    karakterli bir insan olduğunu düşünüyorum, çünkü taşıdığı galatasaray lisesi mezunu sıfatı ile galatasaray kulübüne doğrudan üye olabilir, galatasaray'ı baltalayacak manipülasyonları içten yapabilir, hatta ilerleyen zamanda divan bile olabilirdi. kendisi fenerbahçeli olduğunu beyan ederek, yoluna devam etmeyi seçmesi bence takdiri hakediyor.

    ha bu arada kendisi, galatasaray lisesi mezunlarının veya 1-2 yıl lisede öğrenim gören x kişilerin neden doğrudan üye yapılmaması gerektiğinin en net örneklerindendir. kim bilir camianın içinde başka takım taraftarı olup, sırf liseli diye üye olmuş kaç kişi var?
  • 1826
    benim merak ettigim bir sorun var, soru ya da sorun, bu adam sırf gs lisesi mezunu diye, baskanimizi belirlemede oy kullanabiliyor mu simdi?

    kullanabiliyor ise, kime oy verdigini bilelim, bilelim ki o adam bizim baskan olmasin.

    edit: uyaranlara tesekkurler. evet tahmin ettigim gibi oy kullanamiyormus ama ya aidatini yatiran ve secme secilme hakkina sahip olan mehmet demirkollar yok mu? aslinda dikkat cekmek istedigim husus buydu. hepimizin bildigi ama zoruna giden liseli ergenlerin sirf liseli diye kulube uye olabilmeleri ve oy kullanabilmeleri.
  • 1827
    programın veya videonun tamamını izlemedim ama aşağıdaki cümleyi kurduysa gerçekten çok şaşıracağım yorumcudur. yani bu cümleyi kurarken fenerbahçe'nin bu durumun dışında kaldığını söylemek için akıl tutulması yaşıyor olması lazım insanın.

    futbol takımı formasının her yerinde koç grubunun sponsorluğunun olduğu, amatör branşlarda nerdeyse tüm takım isimlerinin önünde veya arkasında yine koç gubunun sponsoru olduğu gerçeği ortadayken bunu nasıl söyleyebilir bir insan?

    fenerbahçe kurumu, ali koç isminin arkasında bu kadar kalmışken hala kalkıp fatih terim'in galatasaray markasının önüne geçtiğini söyleyebilmek değişik bir kafa gerçekten. metot, devrim gibi süslü laflar kullanarak tuttuğu takımı yüceltmeye çalışıyor ama yemiyoruz bunları mehmet demirkol. içindeki yarayı da biliyoruz, aynı şeyleri emre için de söyle bakalım bulunduğun kurumda 1 dk kalabiliyor musun? hani basın tribününe el - kol hareketi yapan ırkçı arkadaş varya, o işte.

    takım iyi başladı dersin, geniş kadro var dersin anlarım da yok kişiler kurumların önüne geçti filan dersen komik olursun, ha inandırdığın çevreler olabilir. devam edin siz böyle.

    --- alıntı ---

    “beşiktaş ve galatasaray’da kişiler kurumların ötesine geçmiş ve metot yok ortada. o yüzden, fenerbahçe’nin ortaya koyduğu metodun fenerbahçe adına devrim olabileceğini düşünüyorum. eğer bu takım başarılı olursa fenerbahçe geriye kalan herkesle arayı açar.”

    --- alıntı ---
  • 1831
    –dır'lı, –dir'li didaktik cümlelerin sahibi, frankofon "monsieur" imiz bay ben bilirim yine mangalda kül bırakmamış. kendisinin monşer kategorisine nasıl yükseldiği hepimizin malumu. yalçın ayhan gibi söze "milli takım çok iyi bir rejenerasyon yakaladı" diyerek başlayan modellerin yorumculuğa yeltendiği futbol aleminde o monşerlik ona abdurrahman çelebi kontenjanından gayet sağlam bir hayat yaşattı ve yaşatmaya devam ediyor. ayrıca bir fenerbahçeli olarak galatasaray lisesi'ni tercih etmesinin anlaşılmayacak bir tarafı yok. zira, sokaktan 500 tane azılı fenerbahçe taraftarı çevir hepsi çocuğunun galatasaray lisesi'nde eğitim görmesi için o demir kapının önünde yatar.

    galatasaray'da kişiler kurumların önüne geçti buyurmuş beyimiz. yapma ya, günaydın. sabaha kadar eleştirelim ama bir teknik direktör 10 senede 8 şampiyonluk getiriyorsa o kişinin mevcudiyeti bizatihi kulübün bayrağı haline gelir. zaten kurum dediğin şeyi var eden bizzat kişilerin performansıdır. bazıları bunu çok üst seviyede yapar, örnek: alex ferguson'un united'ı, lucescu'nun shakhtar'ı, lobanovski'nin dinamo kiev'i, bill gates'in microsoft'u ya da steve jobs'un apple'ı.

    bir de kalkıp fenerbahçe'nin bir numaralı ismi kim diye sorup, ali koç mu, bence değil diyorsun. iki senedir her sene 20 oyuncu getirip 20 oyuncu gönderen, kulübe cebinden 10 milyonlarca euro hibe eden, fenerbahçe formasının dört yanını ailesine ait şirketlerin logolarıyla donatan kimse bir numara odur
  • 1832
    akıl dışı demeçler vermiş spor yorumcusu..

    işte bunlar hep ekmek parası.. medya da pozisyonlar açılıyor, fonlar ortaya çıkıyor, küçülmeler oluyor, önümüzdeki yılın daraltılmış bütçeleri yapılıyor.
    bunlar” beni de görün, en fenerli benim, beni de dahil edin “ çırpınmaları..

    eminim en az 10 tane devre arkadaşı da” oğlum ne salak salak konuşuyorsun, rezil ediyorsun kendini” demiştir. demediyse de desinler..
  • 1834
    socrates'teki programı izledim. klasik mehmet demirkol abartması. sinsidir, şöyle fenerlidir böyle biridir demeye lüzum yok. bir gün sonra bu söylediğini unutacaksınız nasıl olsa.

    yalnız benim programda tek bir şey dikkatimi çekti. fatih terim'in twitter'da takipçı sayısı 1milyon'u geçmiş. onu konuşuyorlar. mehmet demirkol abimizde hocanın kimseyi takip etmediğini değinmiş. bence 1 dakikalık videodan daha tehlikeli bence bu konu. programı izleseydiniz söyleri sizi de rahatsız ederdi.

    hoca için; "böyle bir ego olabilir mi ya ne demek kimseyi takip etmiyorum bu nasıl egodur, niye kimseyi takip etmezsin ki amaç ne yani" gibi şeyler zırvaladı.

    sayın demirkol; fatih terim senin gibi, her güne yeni 1 bilgi, no context tiktok, sinema replikleri, cemal süreya sözleri, 12numara org gibi abuk sabuk twitter hesaplarını takip etmek zorunda değil. ayrıca hoca twitter'i senin gibi canı sıkıldığında tweet atmak için de kullanmıyor. gayet pr amaçlı işlevsel ve kurumsal olarak yönetiyor. 1 tweeti türkiye'de ki futbol gündemini değiştiriyor. attıgı her tweet fav rt rekoru kırıyor. takıldıgın konu buysa; bunu kafaya takacak ego nedir? allah aşkına, sen süper fenerbahçe ile ilgilen. bak fener ucuyor kacıyor 1 numara belli değil vs. onları konuş. sistem takımıdır fenerbahçe de. işler terse dönerse birkac hafta sonra bu fener kume de düşebilir diyeceksin çünkü.
  • 1837
    fenerbahçe'yi çok ilginç argümanlarla öven futbol yorumcusu.

    youtube'a içerik üreten spor ile ilgili kanalları takip ediyorum. socrates ve vole de bunların başında geliyor. socrates'de mehmet demirkol, vole'de serdar ali çelikler fenerbahçe'yi değişik ama güçlü argümanlarla sürekli övüyorlar. kimseye "bu, bunun adamı" diyemem fakat uzunca bir süredir, senkron bir şekilde, fenerli yorumcuların değişik argümanlarını "yok artık" diyerek takip ediyorum.

    ailemin çoğu fenerli, çoğu zaman mehmet demirkol ve serdar ali gibi düşünüyorlar. fatih terim'in türkiyede kurduğu mafya ilişkileri sayesinde, italya'da takım çalıştırdığını söyleyen eski iş yerindeki müdürden sonra hiçbir fenerli beni şaşırtmıyor. hepsi aynı, bir tornadan çıkmış gibi.

    uzun lafın kısası, çok ciddiye almamak lazım. izle, geç. ya da izleme.
  • 1838
    riekerink için "galatasaray'a küçük geliyor, kendisini galatasaray'a layık görmüyor" diyerek, adeta üstüne oynamıştı.

    şimdi de terim'e "galatasaray'a büyük geliyor" diyerek başka bir mikropluk peşinde.

    oysa m.denizli galatasaray'a imza attığında, yayında neredeyse göbek atacak, "galatasaray çok büyük iş yaptı" demeye getirecekti.

    o denizli, galatasaray'ı 3 ayda 1.5 milyon euro'luk yapmıştı.

    kendisi ukalalıkta, kibirde terim'den eksik değildir, hatta fazlası bile vardır.

    farklı yorumda bulunacak ikinci bir yorumcuyla program yapamaz, hır çıkartır.

    kendi çalacak, kendi oynayacak...
  • 1839
    socrates’te kaan kural’la cektigi yeni ve az once yuklenen videoya bakarsaniz fenerbahce hakkinda “ali koc’un fenerbahce’si” basligi altinda konusuyor.

    oyle kisilerin tarihte hep kurumlarin onunde oldugu fenerbahce’yi parantezin disinda birakirsan, obur videonda kendini inkar edersin. canini yedigimin internet arsivi bile diyemiyor insan. aralarinda 1 gun bile yok.