https://x.com/.../2077480731102564517 yaşayan efsanemiz.
son 20 sezonu aşağı yukarı yaşayan, son 15 sezonu ise maç maç bilfiil takip etmiş, nispeten genç ancak her geçen sezonda artık orta yaşlı kategorisine yakınsayan hasta bir galatasaraylıyım. arabamın dikiz aynasına astığım koku galatasaraylıdır, sarı ve kırmızıyı yan yana koyan her şeyden bir tık fazla haz alırım. pek çoğumuz böyleyizdir.
21. yüzyıla başlarken uefa ve süper kupayı kazanmış, 4 sene üst üste şampiyon olmuş bir galatasaray çok kısa sürede bu rüzgarın tam tersini yaşamaya başlamış ve rakiplerin zengin kadrolarıyla, yeni stadyumlarıyla, dev sponsorlarıyla mücadeleyi mütevazı ve formanın ruhuna dayalı bir temelde güç bela geçirebilmişti. ancak bizim çocukluğumuz fenerbahçeli süperstar isimlerin gündeminde, derbi mağlubiyetlerin çocuksu mahcubiyetinde, uzun aralarla olmasa da istikrarlı da denilemeyecek gündelik başarılarda geçti.
bu yıllar içinde 4 sene üst üste şampiyon olan takımın başarısını ve kurduğu dominasyonu yakalamaya en çok 2011-12 ile 2014-15 arası dönemde yaklaştık. ilk iki sezonunda fatih terim ile dolu dizgin giden bir takım, üçüncü sezonunda ego savaşına kurban edildi, ortada araya sıkıştırılmış bir fenerbahçe şampiyonluğu ve dağılan bir galatasaray kaldı. 14-15'i ne kadar şampiyon bitirsek de gündelik bir başarıdan öte olmadığı takip eden işkence gibi sezonlardan anlaşılacaktı.
böylesi bir ortamda, 21-22 sezonu da işkence gibi geçmiş ve takımımız ligi güç bela, uzun bir süre küme düşme tehdidi yaşamak suretiyle 13. sırada tamamlayabilmişti. o sezonun sonunda herhangi birimiz, bugüne kadarki hikayeyi dinleseydi inanmaz; bu kadarı da hayal olur derdi herhalde.
işte o durumdaki takımı bugünkü haline taşıyan en büyük figüre bugün veda ettik.
galatasaray zaten çok büyük ama biz daha büyük yapacağız şeklindeki kendine has ifadesiyle de ne yaptığını ve yapmayı hayal ettiğini çok güzel ifade etmişti mauro. dağınık, problemli, istikrarsız, özel hayatı gündemden düşmeyen düşüşte bir süperstar; transferin son dakikasında kendini düşüşte, eski günlerini arayan bir devin golcüsü olarak buldu ve kariyerinin en özel, en sevildiği zamanlarını burada geçirdi. galatasaray'ın durumu için yukarıda 4 sene önceden bugünleri duysak inanmazdık dedim ya, ben mauro'nun da 4 sene önce ilk transfer olduğu güne gitse burada bu kadar sevileceğini ve mutlu olacağını duyduğunda inanacağını zannetmiyorum.
saha içinde bayrağı tutarak bu 4 senede derbilerden başı öne eğik ayrılmaya alışmış milyonları derbi kazanmaya değil, rencide ederek derbi kazanmaya alıştıran kendisidir. milyonlarca çocuğu yarının galatasaraylısı yapan kendisidir. store gelirleri patlayan, tribünleri her maç tıklım tıklım dolan, finansal anlamda kendini döndürebilir bir yapıya kavuşan, istikrarlı bir futbol aklına kavuşan takımımızın bugünlere gelmesindeki kelebek etkisi kendisidir. hem kelebektir hem de etkidir.
faydası saha içinde sadece kendinden ibaret bir oyuncu da değildi. mental anlamda kırılgan, alt yapı eğitimi olmayan kerem ile oluşturduğu uyum 2 sene şampiyonluk ve avrupa'da zaferlerle dönmüştür. barış'ın gelişmesinde, mertens ile oynadıkları futbolda, yunus'un bu takımda rol almaya başlayabilmesinde, hatta ve hatta saha içindeki liderliği ile abdulkerim'in dahi sallantılı başlayan kariyerinin kaptanlığa uzanmasında büyük rolü vardır. evet çok ağır bir sakatlık geçirdi ve bu sakatlıktan dönüşü eski hali gibi olmadı. ama eski hali öyle bir golcüydü ki hiç sakatlanmasa bugün herhalde osimhen dahil hiç kimse kraldan farksız olan rolünü çalamazdı.
saha içinde yaptıklarıyla, saha dışındaki sansasyonel yaşantısıyla, saçıyla, gol sevinciyle, ikonik pozlarıyla, rakibin psikolojisini alaşağı eden davranışlarıyla, golcülüğüyle, kazanma hırsıyla, aidiyetiyle transferin son anında gelen kiralık oyuncudan önce kiralık aşka, sonra aşkın olayıma, şimdi de yaşayan bir efsaneye döndü. saha dışındaki biz taraftarlara yaşattıklarını ise unutmak mümkün değil.
iyi ki bizimleydin, iyi ki bizdensin, iyi ki bizimsin. sen sözünü tuttun, biz de yıllar geçse de seni sevmeye ve bir efsanemiz olarak onore etmeye devam edeceğiz.
mauro icardi'yi onlarca ikonik anıyla ve unutulmayacak golleriyle anlatmak günler süren bir iş olur. ama yıllar sonra dönüp bakmak için, dönüp bakanlara anımsatmak için nasıl bir psikolojik üstünlük olduğunu ve rakibi nasıl tahrip ettiğini şu 3 görselle sözlük hafızamıza kaydederek bitirmek istiyorum. yazının başındaki galatasaraylı, bu 20 yıla yaklaşan hafızasında böyle bir ikon, böyle bir süperstar daha görmedi. yolun açık olsun, gönüller her zaman bir olsun efsane.
https://encrypted-tbn0.gstatic.com/...dQbN_Myf7mg&s=10https://encrypted-tbn0.gstatic.com/...vdq0MTdA6dA&s=10https://pbs.twimg.com/media/GPieBpqWQAAW6NY.jpg