(bkz:
#3854936)
kendisini eleştirmek ya da ondan fazlasını istemek uzun süre hainlik, düşmanlık, hatta neredeyse küfür sayıldı. oysa gören göz için her şey ortadaydı. istemesi gerekiyordu; fakat istemedi. ya da daha doğru ifadeyle, başka şeyleri daha çok istedi diyelim.
son maçta bile “hadi be, atarsın” diye izledim. kaan’a asist yaptı, buruk bir sevinç yaşadım. çünkü mesele hiçbir zaman yeteneğini inkâr etmek değildi. mesele, o yeteneğin hakkını verip vermediğiydi.
kibir kötü bir şey. “ben zaten yeterliyim; antrenmanmış, taktikmiş, ne yapayım bunları?” dediğin anda, eninde sonunda kendi koyduğun çıtanın altında kalırsın. hele oyuncunuz hem tembel hem de soyunma odasında bu kadar söz sahibiyse, üstelik arkasında fanatik bir taraftar kitlesi varsa kulübün hareket alanı iyice daralıyor.
yönetimin gerçeklikten koptuğunu düşünmüyorum. bence daha çok öfke demliyorlar. okan hoca’nın açıklamalarından, duyduğunu anlayan herkes onun ıcardi’yi istemediğini çıkarabilir. daha ne yapsın adam? arkasına üstü çarpı işaretli bir ıcardi fotoğrafı mı assın?
not: yönetimi desteklemiyor, bizi aşağı çektiklerini ve liyakatsiz olduğunu düşünüyorum.