• 835
    guardiola ile beraber premier ligin icinden gecen takim.

    sağ beki sol bekinde oynamak zorunda, stoperi sağ bekte, defansif ortasahası stoperde falan. doğru düzgün forvetleri olmadığı gibi, olanın da yedeği yok. yığınla ortasaha var, onları sağa sola devşirerek rotasyonu sağlıyolar falan. sanki bana fatih terim takımı.

    ve bu adamlar premier lig gibi hayvani bir seviyeye ambargo koydu. ruben dias, cancelo ve kevin de bruyne dışında mevkisinde top 3 seviyede oyuncusu da yok bu arada. hani efsane milan kadrosu gibi birşeye sahip olsunlar bekliyorsun ama yok. zaten bu iş de sermayeyle falan olacak bir iş değil. adamlar fransada neymar-messi-mbappe ve niceleriyle lille'e şampiyonluk kaptırabiliyorken solda foden, sağda mahrez, önde jesusla maça çıkan ve tarihin en güçlü futbollarından birini oynayan bi takımın başarısını ''sermaye''ye indirgemek sadece komik.
  • 839
    2021-2022 sezonunda premier lig şampiyonu olmuş kulüp. ingiltere ligi'nde rakipleri olarak görülen liverpool, manchester united, chelsea gibi takımların sahiplerinin fakir fukara olduğunu göz önünde bulundurursak çok kolay bir iş başarmışlardır ve sevinmeyi hak etmiyorlardır.

    biraz google araştırması yaptığımda, city football group'un net değeri 3-4 milyar dolar civarı öngörülüyor. liverpool sahibi fenway sports group net değerinde ise 7 milyar dolar yazdığını görüyorum. manu sahibi glazer ailesine baktığımda da forbes dergisine göre servetleri 4 milyar dolar. arap sermayesini ben de sevmiyorum fakat burada art niyetli ve ezbere yorumlar gördükçe yarılıyorum.
  • 840
    defalarca yazılmış ama kendileri gibi rakipleri de belli başlı ailelerin ya da şirketlerin malıdır ve en az kendileri kadar para harcama imkanı vardır. manu city'e yakın paralar harcayarak ferguson'dan beri koskoca bir hiç elde etti mesela. liverpool da ciddi paralar harcayarak buralara geldi ama city kadar çok epl kazanamadı. ha onlar da kupa 1'i aldı city alamadı. yine de chelsea, manu, city, liverpool, bunların tamamı belli bir sermayenin kanatları altında olan takımlar ve bu sayede kafaya oynayabiliyorlar. bunu doğru bulduğumu söylemiyorum yanlış anlaşılmasın, herkes aynı diyorum.

    city'nin farkı başlarında pep olması. pep her şeyin 1 dakikada değişebildigi kupa 1 gibi turnuvalarda çok sıkıntı yaşıyor ama telafi imkanı olan ligde çok nadir kaybediyor.

    bugüne kadar kupa 1 alamamalarinin sebebi de pep'in bu takımda messi'sinin olmamasıdır.

    sevin sevmeyin ama peple beraber yeni bir futbol çağı baslattilar. izlemek büyük keyif.
  • 841
    60 sene önce aldıkları, yalnızca 7000 kişinin izlediği, kupa galipler kupasını saymazsak avrupa kupası bulunmayan kulüp. iki tane bulunanı için (bkz: galatasaray). tarihiyle, kültürüyle ne galatasaray ne manchester united ne de liverpool ile kıyas edilemez sıradan bir kulüp. big six'in hormunlu 6.sı * form geçicidir, klas kalıcı. araplar daha iyi bir oyuncak bulduklarında ya da paralarını aklayıp, çöllerini turistlere pazarlayabilecekleri yeni bir spora merak saldıklarında eski klasmanlarına geri döneceklerdir.

    bu arada ne olursa olsun pep'in 5 senede 4 şampiyonluk alması ciddi bir başarı. bunca beklenti varken ve kimi haftalarda puan farkını 8'e çıkarmışken şampiyonluğu son 20 dakikada belirlenecek şekle büründürmesi, işleri zora sokması haneye eksi puan yazdırırken aynı zamanda bu şampiyonluğu daha epik bir hale getirdi. manu'ya eskiden beri sempati beslediğim için city'i mancini hatrına bile desteklemedim ki mancini benim gerçekten hayran olduğum bir adamdı galatasaray öncesinde de. o yüzden şampiyon olmalarının hoşuma gittiğini söyleyemem.
  • 843
    kendileri de diğer takımlar gibi bir grubun malıdır ama diğer kulüplerle kıyaslanmayacak bir yapı içindedir.

    en basit örnek olarak aynı şehrin diğer takımı manchester united. unıted, en başından beri büyük bir kulüptü. 50'lerde şampiyonluklar yaşarken uçak kazası geçirmiş, 70'lerde liverpool'un ambargosundan sonra tekrar çıkışa geçmiştir. bugün unıted tek başına büyük bir kulüpse bu geçmişte matt busby ve sir alex ferguson gibi adamların çalışmaları, alt yapı yatırımları, kulübün bu doğrultuda kurmuş olduğu muhteşem scouting ağları ve daha sayamayacağım onca iş. yani unıted tırnaklarıyla kazıyarak alın teriyle buralara gelmiş bir kulüp. bugün sahibi olan glazerler ise, unıted'a bir şey vermedi, tam tersi unıted'ın gücünü sömürerek servetine servet kattı. onlar gelmeden unıted büyük kulüptü, yarın onlar gidince yine büyük kulüp olmaya devam edecek.

    bir de city'e bakalım. 2010'lara kadar sıradan asansör bir kulüpken futbola yatırım yapmak isteyen bir petrol kuyusu sahibi geliyor ve city'i alıyor. bir anda alt yapılara, tesislere, transferlere deli gibi para hibe etmeye başlıyor. asansör olan takım henüz ilk seneden real madrid'den robinho alacak seviyeye geliyor. bu süreçlerde dünyada başka takımlar da satın alıyor. halihazırda kurulmuş, şampiyon olan ve devamlı kafaya oynayan muhteşem bir yönetim sistemi kuruyorlar. sonra da bu takımın başına pep'i geçiriyorlar. ondan sonra bile yine 1 milyar euro civarında sadece transfere para harcıyorlar.

    kısacası ne kadar para harcadığın değil, bu kaynağın nereden geldiği önemli. düne kadar hiçbir yatırımı olmayan, emeği olmayan asansör bir kulüp bir anda gökten gelen paralarla ligin en iyisi oluyorsa bunu geçmişi olan kulüplerle kıyaslamak cehalet olur.

    bugün aynı şey newcastle united fc için geçerli. ki onların ne olursa olsun 90'larda şampiyonluğu var. bana göre ligin en kötü yönetilen takımıydı ve şimdi onlar da 5 seneye bir city olacak, göreceğiz. 5 sene sonra onların da sosyal medyada funları türeyecek ve sizin tarihi olan kulübünüze "ama siz de harcıyorsunuz" diyecek.

    bütün bunların yanında city football group gerçekten doğru işler yapıyor. yani işin temelinde karşıyım ama günümüz açısından değerlendirince bir psg gibi değiller. büyük bir futbol grubu ve dünyada 10 kulübe daha sahip. harika bir yönetim stratejileri var. evet sonsuz bir olanakları var ama bunu doğru değerlendiriyorlar. hiçbir zaman toplama bir takım görüntüsünde de olmadılar. tabii bunda pep'in payı önemli. şimdi newcastle da aynı şekilde bir akla sahip. onlar da yavaş yavaş doğru bir yapı kuracak ve zamanla tepe noktaya yükselecekler.

    kısacası bugün süper lig projesi çıkınca herkesin futbolun değerlerini hatırladığı yerde, aslında o değerler bu hamlelerle çoktan ölmüş oluyor. bu kadar büyüyen bir endüstri içinde zaten bu normal bir şey. tek dileğimiz bu gibi hamlelerin olabildiğince kısıtlı olması ve futbolun futbol gibi kalan ömrümüzde biraz daha izlenebilir olmaya devam etmesi.

    edit: bazı arkadaşlar sayesinde unıted'ın yarısı kadar para harcamış olduğunu öğrendik. ayrıca glazerlerin unıted'ı nasıl sömürdüğünü, kendi zenginliklerine zenginlik kattığını, city sahipleri gibi kulübe para hibe etmediklerini ve daha birçok idari ve finansal durumu bilmeden atıp tutmak süper lig'in bünyeye zararları sanırım.
  • 844
    ciddi rakibi olan tüm takımlar yüzlerce milyon euro harcamasına rağmen(hatta manchester united falan daha fazla harcıyor city'den) yalnızca kendileri zenginmiş gibi davranılan ve başarıları küçümsenen kulüp. sanırım bunun sebebi ilk kurulduğu yıllardaki durum. ilk satın alındıkları yıllarda gerçekten sadece kendileri ve belki 1-2 takım daha bu kadar para harcayabiliyordu. balotelli, adebayor, agüero gibi oyuncuları en formda dönemlerinde alıyorlar ve kimisine hiç forma şansı bile vermiyorlardı. maymun iştahlılık o dönem yapıştı üzerlerine. o dönem için bu argümana hak veriyorum ama günümüzde rekabet ettikleri takımlar da kendileri kadar para harcar duruma geldi ve harcanan paranın karşılığını en güzel kendileri veriyor. öyle olmasa bile para harcıyor olmak başarıyı küçültmemeli. bu yalnızca futbol değil tüm branşlar için geçerli. düşük bütçeli bir şampiyon görmek artık çok çok nadiren gerçekleşiyor. hele kupa bir diyebileceğimiz en üst seviyede imkansız bile denilebilir.
  • 846
    oyuncuları ve teknik kadrosuyla bir problemimin olmadığı ama başarılarını hiçbir zaman kale almayacağım futbol kulübü. tüm başarılarının kaynağı bir petrol kulübü sahibinin rastgele kendilerini seçmiş olması.

    taraftarlık konusunda da iyi bir turnusol. manchester city taraftarı olduğunu iddia eden insan görünce futbol ile ilgili konuşmuyorum çünkü futboldan anladığımız şey aynı değil.

    özetle oyuncularıyla ve teknik kadrolarıyla bir derdim yok ama yönetim ve taraftarıyla büyük bir derdim var. city destekleme hakkına sahip üç kişi 90'larda city formasıyla dergilere poz veren noel-liam gallagher kardeşler ve johnny marr, bu isimler dışındaki city'liler benden uzak dursun*
  • 848
    bütün olay para harcamak olsa idi fener’in her sene türkiye’de şampiyon olması gerekirdi.
    salt para ile açıklamak en kolayı.
    kaldı ki chelsea veya united kendilerinden çoğu zaman daha çok para harcadılar
    önemli olan sistem ve oynadıkları futbol ingiltere gibi bir yerde son 5 yılda 4 şampiyonluk getirdi.
    bence burda önemli olan parayı emanet edecek kişi. o da guardiola.
    an itibari ile dünya’nın en iyi hocası ve bence en büyük yatırımları da hocaları.