• 1
    fatih hocamın ısrarla dile getirdiği durum.

    bunun için onlarca örnek verip sayfalarca yazabilirim.. ancak başka bir şey söyleyeceğim.

    https://twitter.com/.../1136587085106896896

    yukarıdaki tweet makasın neden açıldığını gösteriyor aslında. ekonomik durum, sponsor gelirleri, şu-bu... onlarca bahane üretebiliriz. juventus'un bile "böyle devam ederse epl ekipleri ile rekabet edemeyiz" dediği bir dünyada makasın açılmaması imkansız...

    konu ekonomik değil aslında. konu futbol..
    klopp'un yardımcılarından pep lijnders, tottenham ile oynanacak şampiyonlar ligi finalinden önce ilginç bir biçimde benfica b takımı ile bir hazırlık maçı oynanmasını istedi. bunu isteme nedeni benfica b takımına tottenham'ın hem hücum hem savunma setlerini anlattı. böyle oynamalarını istedi.. video da iki maç arasındaki benzerlikten bahsediliyor.

    dahası antrenmanların önemini anlıyoruz.
    liverpool, city gibi takımlarda baskı ve yerleşim çok önemli. bu yüzden bu takımların bazı antrenman programlarında, golü atan takımın tüm oyuncuları rakip sahada ise gol geçerli sayılıyor. amaç toplu halde hareket etmek, baskı, baskı, baskı....

    daha önce sözlüğe ilk geldiğimde bundan bahsetmiştim. fatih hocanın gegenpressing'in mucitlerinden biri olduğunu ama hakkının yendiğinden söz etmiştim. bugün bu oyun tamamen terk edilip, pas oyunu ile başlanan sezon sonrası gelinen noktada bu oyunda terk edildi. yani plana sadık kalınamıyor.. rakip olarak düşündüğünüz liverpool, man. city gibi takımların antrenmanlarını dizayn eden bir ekip var...

    ekonomik olarak juventus'un, bayern'in erişemedi epl takımlarına galatasaray'ın erişmesi mümkün değil.
    bu nedenle makasın sadece ekonomik olarak açılmadığını anlamak gerekiyor. oyunu bakış bu noktaya gelmişken, sürekli iyi oyun iyi futbolcularla oynanıra dayanan 1970'lerin felsefesi ile bu kadar mesafe kat etmek bile belki başarıdır. kim bilir...
  • 3
    ekonomik olarak gerçekten ligler arasındaki makaslar açılsa da buradaki en büyük sorun futbolun değişmesi ve eski jenerasyonların, eski mentalitelerin tamamı ile geçmişte kaldığı, değişime direnenlerin birer birer silindiği gerçeği.
    biz futbol olarak avrupa ile kıyaslanamayacak durumdayız. her şeyden önce futbol yönetimlerimiz profesyonellikten uzak, adamcılık ya da oluşumculuk çok fazla. normal şartlar altında çöp taşıttırılmayacak insanlar, çok üst kademelerdeler hem federasyon hem de klüpler düzeyinde.
    alt yapı desen, kesinlikle çok kötü bir durumda, eğitim verilmiyor sözde bir disiplin ve yine adam kayırma.
    süper ligde, belirli teknik direktörler döne döne farklı takımlarda çalışarak kariyer sürdürüyorlar ve sahalarda oynanan oyunlar gerçekten çok kötü.
    artık kabullenmek gerekir, sadece makas açılmadı, sistem değişiyor bazı şeyler geçmiş oluyor.
  • 7
    arkadaş makas nekadar açık olursa olsun.bu sezon 5 şampiyonlar ligi maçı sonrası ilk golü atmak, 13 tane sadece kaleyi bulan şut çekmek(ki real madrid bizimle oynadığı maçlarda toplamda 20 üstü kaleyi bulan şut atmış) için makasa mukasa gerek yok arkadaşlar bunlar tamamen ben beceremiyorum ahan buda bahanemdir. vaktim yok olsa 4. torba takımlarının tümünün istatistiklerini çıkartır koyardım ama eminim onlar içinde bile en beter durumda olan bizizdir.

    herzaman dediğim şeyi tekrarlıyacağım biraz kabak tadı verdi ama. bugün avrupada eli yüzü düzgün her takımın bir oyun planı var. bunu herhangi bir maç izleyince anlıyorsunuz. ama adı avrupa fatihi olan, amacı türk olmayan takımları yenmek, ingilizler gibi birlikte oynama desturuyla yola çıkmış takımımın avrupada 5 maç sonunda 1 gol atması son 32 maçta sadece 2 galibiyet alması, son 5 maçta sadece kaleye isabetli 13 şut atması benim kanıma dokunuyor arkadaş. isterse makas uzaya açılsın sen eger yukarda saydığım mottoyla yola çıkıyorsan bir şekilde karakterli oyun ortaya koyacaksın. koyamıyormusun oturup dunyayı izleyip bunun cozumunu bulacaksın. bulmak için herseyi yapacaksın. yoksa makas su bu isin bahanesi. tekrar ediyorum 13 isabetli sut, 1 gol , 32 macta 2 galibiyet. tesekkurler.
  • 9
    ekonomik olarak açılmış olabilir ama futbol olarak bence makas açılmadı hatta yaklaştı bile. bugün slavia prag barçayı interi dortmundu sahada skor olarak olmasa da futbol olarak eziyorsa ya da sheffield united kendisinden 10 kat daha zengin manchester united arsenal gibi takımları tokatlıyorsa makas açıldı diye ağlamanın lüzumu yok. oturup çalışacaksın o makası sen de daraltacaksın.
  • 10
    bu aralar sıkça dillendirilen bir olay. ekonomik boyutuna girmeye lüzum görmüyorum. gerçekler ortada.

    futbolun diğer boyutlarındaysa, çoğunluğun aksine, "büyük" takımlarla diğerleri arasındaki makasın aslında açılmadığına inanıyorum.

    interneti, sosyal paylaşım küresini yermek hem kolay, hem de "bizim zamanımızda..." muhabbeti açmak için güzel bir aracı. bu tarz tiratları zaten "şimdiki taraftar da çok kötü" temalı başlık ve entry'lerde defaten okudunuz ve okumaya devam edeceksiniz. arkadaş muhabbetlerinde kimleri kimleri kadro dışı bırakanlar, fatih terim'i kaç kere kovanlar, o dönemlerde küresel bir sosyal paylaşım ağı olmadığı için dünyaya duyuramadıkları bu düşünceleri hiç dillendirmemiş gibi "biz bu kulüpte bulunan herkese sonuna kadar destek olduk" geyiği yapıyorlar. neyse ki yaşımız yetiyor bunları hatırlamaya. olsun, yapsınlar, konumuz başka.

    günümüzde futbol dünyasını takip etmeye ayda 30-40 euro'sunu ayırabilen herkes, tüm dünyayı kapsayan, dünyadaki her profesyonel oyuncuyu içeren, görüntülü bir scout ağına sahip olabilir.

    bundan bir nesil önce türk olmayan bir kulüp takımını ya bir şekilde istanbul'a gidip yılda bir veya iki kez statta, ya da devletin tek kanalı uygun görürse televizyonda özet olarak izleyebilirdiniz. iki nesil önce televizyonda izleme şansınız da yoktu, istanbul'daki takım ilk turda elenmeden önce stada gidip izlediniz izlediniz. yılda iki maç. sizi eleyen takım nasıl antrenman yapar bilemezdiniz. size bunları sözlü olarak anlatacak yabancı bir personeliniz bile yoktu takımda.

    sonra yabancı personel geldi. özel televizyonlar geldi. dijital yayınlar geldi. yabancı takımların önce tekil maçları, sonra da ligleri canlı yayınlanmaya başlandı. internet geldi. yurt dışına çıkmak, avrupa'da maç izlemek öğrencilerin bile yapabileceği bir şey oldu. yabancı dil konuşma oranı arttı.

    bunlar sadece türkiye'de de olmadı üstelik. doğu avrupa ülkeleri, bizden daha kapalıydı o "büyük"lere. biz en azından batı avrupalının iyi yanlarını almaya hevesliydik, onlarsa apaçık düşman bellemişti. büyükler kendi ülkelerinde, kendi liglerindeyken, tüm dünyayı fethetmeye çıktılar dünya küreselleştikçe. bir portekizli bize göre daha fazla erişebiliyordu belki "büyük"lere, ama ancak bu gelişmelerden sonra bir portekiz takımı çıkıp, b takımına ingiltere liginden bir takımın hem hücum hem savunma setlerini anlattı. böyle oynamalarını istedi.

    galatasaray işte tüm bu küresel imkanlardan mahrumken şampiyon kulüpler kupasında yarı final oynadı. kendisinden daha da kapalı bir ülkenin takımına elendi yarı finalde. üç yılda ikinci kez avrupa finaline çıkmıştı elendikleri, 11 yerliyle oynayan takım.

    o zamanlar da başarılılar bahane etmiyordu bu makası, başarısızlıkta gündeme geliyordu sadece.