• 343
    canı sıkıldıkça covid-19 başlığına entry giren ve covid-19 başlığında açık ara en boş yapan yazardır. millet hastalığa yakalandığında nasıl zorluklar çektiklerini, kaybettikleri yakınlarını yazarken kendisi neredeyse hastalıkla dalga geçen entryler girmektedir. tamam hastalığı kaale almıyor olabilir ama sözlük yazarlarına saygısı varsa susmalı hiç olmazsa. buna rağmen moderasyonun da bu konuda herhangi bir müdahalesi olmamaktadır.
  • 344
    isim vermek istemiyordum ancak covid-19 başlığında bahsettiğim yazardır.
    ilgili entry: (bkz: #3017326)

    yazarlığım onaylanmadan evvel de sözlüğü takip eden biri olarak, twitter'dan sözlükle iletişime geçip, yine aynı başlığa yazdığı bir yazının çok sakıncalı olduğunu belirtmiştim. moderasyon da aynı fikirde olacak ki, bir süre sonra ilgili yazının kaldırıldığı mesajını aldım.

    yan komşuma dün yemek yapıp gönderdik. yemek yapamayacak halde. atıp tuttuğu "iyi beslenme, bağışıklık" olayının önemli kısmı yeme-içmeden gelir. komşumuz şu an yemek yapamayacak halde. bitkin, yorgun. belki haddimi aşıyorum ama ya sussun, ya da bir zahmet gelip komşuma, hastalara yemek yapsın. gerçekten yormaya başladı ilgili başlıkta yazdıkları.

    burada kimseyi hedef gösterme amacı taşımıyorum. geçenlerde kornerlerle ilgili bir şey yazdım. hemen altına karşıt sayılabilecek bir fikir yazıldı. düşündüm, bir iki video izledim. bana da meşgale çıktı. ancak bunlar çok basit meseleler. covid-19 ise doğrudan sağlığı tehdit ediyor.

    çoğumuz ya futbol oynadığımız, ya simülasyon oyunlarına vakit harcadığımız, ya da yıllardır izlediğimiz için üç aşağı beş yukarı futbol konuşabiliyoruz. kendisi tıp doktoru değilse veya tıp sektörüne dair simülasyonlara, videolara mesai harcamıyorsa rica ediyorum sussun. yaptığı şey tehlikeli ve can sıkıcı.
  • 345
    kendisini tanımam etmem, çok fazla aşırılık görmedikçe kimsenin nickaltına olumsuz bir şey yazmam. kendisini uzun zaman önce kadınlarla alakalı bir yazısını görüp engellemiştim, buraya yazılanları görünce bir covidli olarak kendisine bir şey deme gereği duydum.

    öncelikle zannedersem kendisi isviçre'de yaşıyordu engellediğim zamanlar. hatta süper ülkemiz var, müthişiz, uçuyoruz, kaçıyoruz deyip kazandığı eurolarla türkiye'de tatile gelen kesimden olduğunu kendisi söylemleriyle bizzat kanıtladı. hani hepimizin akrabası vardır, akrabası olmasa bile çevresinde bulunur. 'yeğenim türkiye şahlandı zaten buralar çok kötü' diye cümleye başlayan. ee o zaman gel burada yaşa dediğinizde de 'benim kurulu düzenim var nasıl bırakıp geleyim türkiye'ye' diyen insanlar. hatırladınız değil mi? gözünüzde kesin canlanmıştır. hah bu arkadaş da tam olarak onlardan maalesef. maalesef diyorum çünkü bu arkadaş gibiler yılın en fazla 1 ayı gelip kendi ülkesinde 1 birim kazandığı parayla muazzam dediği ülkemizde 10 birimlik hizmet alıyor tatil yapıyor. ben de böyle yaşasam bana da muazzam olur tabii.

    asıl meseleye gelelim şimdi. ben askerde bu lanet virüsü kaptım. ben hayatında 18 senedir spor yapan, her gün makro mikro besin değerleri vs. ne yiyeceğini hesaplayan, sigara ve alkol ağzına sürmemiş bir adamım. ben virüsü kaptıktan sonra 3 gün nefes alabilme oranım neredeyse %20 civarındaydı. yani öncesinde nefes 10 birim alabiliyorken hastayken 2 birim nefes alabildim. 1 aydan fazla geçmesine rağmen hala solunum terapisi ihtiyacı duyuyorum. hastalığı çok ağır geçirirken gerçek anlamda arkadaşlardan, çevremden helallik istedim. anneme babama söyleyemedim son ana kadar endişelenmesinler diye. kendilerini aradım hasta olduğumu bilmesinler diye ağladım. dalga geçtiği bu virüs saydığı faktörleri düzenli uygulayan adamı yani beni öldürüyordu. o her nefes almaya çalışmanda burnunun yanması, yatarken nefes almaya çalışırken ciğerinden mi kalbinden mi bıçaklıyorlarmış gibi gelen ama anlandıramadığın ağrı, ateşinin ilaç almana rağmen 38 derecelerde gezmesi, yatağı işemiş de ıslatmış gibi terlemelerin (başka yatak yorgan olmadığı için ayrı yere yattık üşüye üşüye), yatarken kalça kemiğinden silahla vurulmuş gibi sızlaması.. kendisine çok basit geliyor uzaktan konuşmak ya hani!

    kendisine bir önerim var. madem 'ameriganın oyunu' felsefesinde yaklaşıyor olaya, bir koronalıyı yüzüne öksürtüp düzenli beslenmenin, sigara kullanmamanın, sağlıklı yaşam kırlar böceklerin virüs karşısında bazen nasıl etkisiz kalabileceğini kendisi bir denesin kendisi gözlemlesin. millete de saçma sapan önerilerde (özellikle sağlık konusunda bir bilgisi yoksa) pek bulunmasın bilmediği konularda. insanların hayatını riske atabileceği şeyler söylemesin.

    onun dışında da istediğini, düşüncesini yazsın ama sağlık söz konusu iken ne olacak yeağğ tarzında entry girmesin, girmesin ki o kadar yakınlarını yitiren ve bu hastalığı ağır geçiren kişilere bir saygısı olsun!

    vesselam.

    edit: intiharı düşünen birine de intihar etsin o zaman ölsün vs. saçma sapan şeyler söylediğini de hatırladım. yazık, ne diyeyim.

    edit 2: şu haberi okursa diye de şuraya iliştireyim. hani düşünceleri değişmez biliyorum da belki yazmaz en azından.

    https://www.ensonhaber.com/...bebegini-de-kaybetti

    edit 3: benim yaşadığım ülkede kimin beni yöneteceğini binlerce kilometre uzakta sadece tatile gelmesine rağmen buna karar verebilen kişiler varsa ben de o güruha her platformda giydiririm. halam, amcam, arkadaşlarım da yurtdışında yaşıyor onlarla da konuşuyoruz. ama sadece tatile gelip türkiye çok güzel siz kıymetini bilmiyorsunuz deyip burada yaşadıklarımızı görmezden gelip uçuyoruz vuuuu derse ben onu da eleştiririm. benim eksiğim varsa gel sen de eleştir. alınan varsa yarası vardır. bu kadar basit.
  • 346
    benim hiç katılmadığım fakat toplumda kendisine yer bulmuş azınlık bir fikrin savunmasını yapıyor covid 19 konusunda. haklı olup olmaması ayrı bir mesele. herkes argümanını ortaya koyar ve düşüncesini açıklar.

    lgbt'ye saygı istiyoruz.
    baş ortülülere, mini eteklilere, amnishlere saygı istiyoruz.
    veganlara, vejetrryanlara saygı istiyoruz. hatta onlardan da saygı bekliyoruz. liste uzar gider.

    o zaman herşeyden önce kendi kapımızın önünü süpürecez. saygı beklemek kolay. saygı göstermeyi öğrenecez. öğrenip çocuklarımıza da bunu aşılayacaz.

    (bkz: #3017266) kaldı ki fikrine katılmasam bile yazısından birşeyler katabilirim kendime. ilaç sektörü çok mu masum? hepimiz bu sorunun yanıtının hayır olduğunu biliyoruz. aşı karşıtı yüksek sesle sorgulayacak. bunu yaparken belki kendisi, belki çocukları ölecek. ama bir yandan çeşitli kesimler sorguladıkça toplumun geneli sorgulayacak. işte ilaç sektörüne ihtiyaç duyduğumuz denetimi getirecek de, geliştirecek de, devam ettirecek de bu yüksek sesli sorgulama. içinizde güvensizlikten dolayı bir tane bile rus aşısı, çin aşısı olmam diyen yok mu? bi kişi bile parasını bayılıp batı menşeili aşı olmayacak mı?

    cem yılmaz'ın dediği gibi, ben hikayemi anlatırım, sen içinden istediğini alırsın. herşey potasyumla alakalı kısacası. kendi canını en az seninki kadar düşünen bir insanın fikrini boş, cahil diye çizip geçmek bilimsel methodla uyuşmaz.

    fikrini beğenmediğin insana sıfatlar takmak kadar bu platformun amacına aykırı bir şey yok.
  • 349
    nickinin altına eleştirisel yazan yazarların karşıt görüş belirttiği için yazmadığı yazar. o yüzden burada gelip kimse çoğunluğa karşıt görüş bildirdiği için üstüne gidilmemesi gerek falan demesin. linç kültürünü onaylamasam da böyle yanlış bilgiler içeren ve spam halinde sürekli aynı şeyleri tekrarlayarak yazılan entryleri ayıklamamız lazım. sözlüğümüzün kalitesini ancak bu şekilde arttırabiliriz. zaten kendisi sağ olsun her entrysinde ihbar edilebilecek bir şey sunuyor.

    virüsün kaynağını kimse şu an kesin olarak bilmiyor ve bunu tespit edebilmek de kolay değil ancak en güçlü belirti çin'in vuhan şehrinde hayvan pazarından tüketilen yarasadan kaynaklı olduğu. yarasaların bu güne kadar sebep olduğu tahmin edilen sars ve ebola gibi salgınlar da göz önüne alındığında elimizde en güçlü ihtimal bu kalıyor, o yüzden laboratuvar ortamında kesin olarak üretildi demek iddiadan öteye geçemez. çin'in bunu nasıl yendiği konusunda (ki hala yenebilmiş değil, yenmek=0 vaka, aylardır 0 vaka bildirseler de, son günlerde yurt dışı kaynaklı tespit edilen vakalar var) yapılabilecek en mantıklı yorum da ülke geneline yayılmadan tam tedbirli bir karantina uygulamaları. yani aslında çoğu dünya ülkesinin yapmadığını yaptılar. virüsün kaynağı olarak en büyük sorumlu olsalar da, dünya'nın bunu çin kadar ciddiye almadığı ve yeterli tedbirleri de almadığı bir gerçek.

    gel gelelim yazarımız salgının başlarında girdiği şu entryde (bkz: #2890073) bu virüsün domuz gribi kadar bile tehlikeli olmadığını söylemiş. abd hastalık kontrol ve önleme merkezi’nin (cdc) tahminine göre ilk bir yıl içinde dünya genelinde en az 150 bin kişi (151.700-575.400 aralığında) domuz gribi nedeniyle hayatını kaybetti. bununla birlikte cdc’nin açıkladığı üzere ilk bir sene içinde (nisan 2009-nisan 2010) yalnızca abd’de 12 bin 469 kişi domuz gribi nedeniyle hayatını kaybetti. covid-19'un daha 1 yılı dolmamışken (başlangıç tarihi 1 aralık kabul ediliyor) ölüm sayısı 1,5 milyona yaklaşıyor. bu doğrultuda nasıl oluyor da domuz gribi covid-19 salgınından daha tehlikeli olabiliyor aklım almıyor, kendisi biliyorsa açıklasın. aynı şekilde dünya üzerinde her yıl gripten kaç kişi ölüyor haberin var mı argümanı da var bilindiği üzere. bildiğim kadarıyla ilaçları ve aşıları olan, mutasyon geçirebilmesi için gereken uzun yılların geçmiş olduğu bir hastalıkla, dünya üzerinde çoğu ülkenin kullanılabilecek belirli bir ilaç veremediği, ülkemizde ise etkinliği konusunda olumlu ve olumsuz anlamda tartışması süren favicovir adlı ilacın kullanıldığı bir hastalıkla karşılaştırılmasını doğru bulmuyorum. bu da tüm dünyanın coronavirüs karşısında ne kadar aciz durumda olduğunun kanıtı. ayrıca grip yüzünden kimsenin bir yakınını da kaybettiğini çoğumuz görmemiş/duymamışızdır, zaten dünyanın çok uzun süredir böyle bir şeyle karşılaşmadığı da çok açık.

    aynı entryde yazarımızın büyük resmi görmeye çalıştığını belirttiği üzere dünya nüfusunu 500 milyona indirme çabasında olan bir grup varmış, hayır bu sayılar nasıl elde ediliyor, birisi çıkıp 400'e indirelim diğeri çıkıp yok yok 400 fazla 650 olsun diyor sonra da orta yol 500'de mi anlaşıyorlar? yani bilim kurgu filmlerinden bile daha fantastik, en komik komedi filmlerinden bile daha komik olan bir teoriye kendisini böyle kaptırmış bir insanın gelip burada ahkam kesmesini ben anlayamıyorum. sen bill gates'ten madem bu kadar nefret ediyorsun, madem bu kadar sorguluyorsun bu adamın ''sağlık alanındaki çalışmaları'' fonlamasını o zaman bu adamın işletim sistemlerini de kullanma? ürettiği bilgisayar donanımlarını kullanma abi o zaman? belki onları da belli bir amaç doğrultusunda yapmıştır, seni izliyorlardır 24 saat, çok önemlisin ya sen o insanlar için, çok umurundasın ya o insanların.

    yani bir insan bu hastalığı küçümseyebilir, kendine ve vücuduna güvenebilir ancak her gün şu sözlüğe girip insanların hastalığa yakalandığını, yakınlarını kaybettiklerini, hastalığı ne kadar zor geçirdiklerini anlattıkları satırlarca entryleri görüp burada cahil propagandası yapamaz. işte buna saygı duyamam kimse kusura bakmasın. biz bu ülkede halihazırda insanına önem vermeyen ve daha vaka sayılarını bile doğru açıklamayan bir hükümetle boğuşuyoruz. bir sürü farklı konuda bu insanların zihniyetleriyle psikolojik savaş veriyoruz, bu ülkede yaşamayan ve psikolojik olarak bizden çok daha az şeyle meşgul oldukları kesin olan insanlar gelip burada pişkin pişkin tavsiyeler verirse, ayık olun tarzında yazarsa tepki görünce de gocunmayacaklar.

    şu dönemde gerek twitter gerek instagram'da bu kafada olan çok insan gördüm, zaten dünyada da böyle insanlardan çok var. kimse sorgulamayın demiyor, aksine sorgulamak tabii ki yalan haberlerin bu kadar çok olduğu bir ortamda en doğrusu. ancak savunduğun her görüşün doğruluğunu çürüten karşı bir sav varsa, dönüp savunduğun şeye bir daha bakmak gerekir. sürekli onu tekrar etmemek gerekir. hayatını sağlık çalışmalarına adamış bilim insanlarına, bu salgında vefat eden insanlara saygı duyman gerekir.
  • 350
    (bkz: #3017266)
    büyük resim kursunu bitirmiş, hayırlı olsun. bir adet blogspot açıp gelecek nesillere kaynak olsun. sayesinde 2.5 milyar euro ile dünya sistemi değiştiğini öğrendik. bileydim bizim ceoya söylerdim, covid sebebiyle kar kaybı yaşayacağımıza 2 aylık gelirimizi yeni dünya düzenini değiştirmeye yatıralım diye.

    ya da shell misal, ne salak firma. bir çeyrekte 18 milyar euro zarar etmek yerine bill gates ne veriyorsa iki katını verip yeni dünya düzenini kendi kurardı.
    kaynak vereyim de boş yazmamış olayım;
    https://www.google.com/...l-oil-and-gas-prices

    keşke spanish flu zamanı kendisi gibi insanlar daha fazla olsaymış, o dönemki büyük oyunu da bozardık. herkes bilir ki spanish flu sebebiyle yeni dünya düzeni kurulmuştur. bunlar hep lordlar kamarası, masonlar, vs vs tarafından planlanan oyunlar.ama yemezler artık, kimse loewenherz'i çipleyemez!

    edit: kaynak eklendi, blogspot değil.