• 36
    https://www.youtube.com/watch?v=TmneawWzQlU

    memduh bey: liseci zihniyet
    yıkılmayan adam: galatasaray taraftarı

    liseci zihniyet – beni şimdi iyi dinle delikanlı. benim dünya görüşüm paraya dayalı bir iş adamının dünya görüşüdür. iktisat adlı ilmin yapıcıları biziz. sen sanıyor musun ki devletleri bir takım devlet adamları yönetir? devlet bir sembol; o sembolü simgeleyen adamlar birer göstermeliktir. aslında söz sahibi benim, ben, ben!.. ben istediğim için o umum müdür oradadır, ben böyle istediğimden bilmem kim mebus, bilmem kim bakan olmuştur. ben istedim mi birden alt üst olur ekonomi dünyası, mort olur bütün iş hayatı. doğrusu şudur, değişme imkanı olmayan şeyi değiştirmek deliliktir. zengin zengindir, fakir fakir. ne demekmiş zenginin malıyla mülküyle uğraşmak, onu paylaşmaya kalkmak. nedir sokaklarda görünen şu sloglanlar ha! düzen değişmelidir, şu olmalıdır, bu olmalıdır.

    taraftar – lütfen memduh bey, konu başka.

    liseci zihniyet – hiç de değil, işi gücü olmayan bir takım çocukların sözleriyle mi değişecekmiş düzen? ne olmuş düzene?

    taraftar – bakınız memduh bey, dünya görüşlerimiz o kadar ayrı ki…

    liseci zihniyet – para, para, para. parayı bulmak bile yeterli değil. onu işletmek, paraya para doğurtmaktır marifet. insan yakaladığı fırsatı değerlendirmezse, ona ulaşmak için en yakınını bile çiğnemezse, hiçbir zaman üne, servete kavuşamaz. bir adamda para yoksa allame-i cihan olsa havadır hava. napolyon böyle demiş. para! para! para! biz çarıklı erkan-ı harpler, biz patronlar olmasak hiçbiriniz bir işe yaramazsınız. de bakalım, devlet kapısında bir iş buldun, kaç para verirler adama? bu parayla ne halt edersin? diyelim ki ben sana kancayı taktım; hangi kapıda barınabilirsin? hangi işi başarabilirsin? ben kaba ama doğru konuşurum. böyle bir durumda tahsilin, gençliğin, yakışıklılığın kaç para eder? kaç para!?

    taraftar– bana bak efendi. senin paran benim için bir boka yaramaz! çünkü bileğimi bükemez, yüreğimi susturamaz.

    liseci zihniyet – ne dedin? ne dedin? sen bana kafa tutamazsın! ben denizleri yutmuş bir filim, sense cılız bir dere. sen bana lokma bile olamazsın!

    taraftar – ben ezenleri ezerim. ben soyanları soyarım. silahım ve bileğim yoksulların elindedir. yıkılmayan adam derler adıma.

    liseci zihniyet – konuşmamız burada biter yıkılmayan adam. savaşacağım kişiyi tanıyorum artık. güçlülerle savaşmak kıvanç verir bana.

    taraftar – savaşacağız öyle mi?

    liseci zihniyet – gerekirse…

    taraftar – gerekecek! sonunda birimiz ölecek.

    liseci zihniyet – sen öleceksin yani, ben kalacağım daima. ebediyen. çünkü sermayeyim. yiyip yutanım. sömürenim. yönetenim.

    taraftar – ben de halkım. halktan yanayım! yalnız zulmü değil, zalimi de yok etmeli!
  • 38
    nevzat dindar'ın açıklamalarına ve sosyal medyaya bakarsak izleyecekleri yol şu şekilde:

    - ilk aşamada galatasaray'a kayyum atanabilir söylentisiyle ortalığa korku yaymaya çalışacaklar. zaten nevzat dindar'ın ilk yorumu bu oldu. hem de altını hiç bilgiyle doldurmadan.

    - sonraki adımda bir yandan da yönetimden birkaç kişiyi tehdit ve baskıyla istifaya zorlayacaklar. amaç da şu düşünceyi pompalamak "bu yönetim kendi içinde bile birlik değil, gönderip yenisini seçmek en iyisi.", yemezler. nevzat dindar'ın da ikinci dikkat çekmeye çalıştığı nokta bu oldu.

    - bir diğer yapacakları da ellerindeki basın mensupları ve sosyal medyayla 25 mart 2019 mustafa cengiz basın toplantısına çamur atmak. zaten toplantı bittiği gibi hemen başladılar "bu kadar kısa mı olur!", "biz çok daha etkili bir şey bekliyorduk" vs. amaç taraftar ile mustafa cengiz yönetiminin bağını zayıflatmak.

    - bir diğer yaptıkları da mustafa cengiz ve yönetiminin hukuk mücadelesine çamur atmak, "akp mahkemelerine gidip mi aklanacaklar!" gibi. adam nereye gidecek? uganda mahkemelerine mi başvuracak? bunlar da sırf mücadeleyi boklamaya yönelik söylemler. derdi bunların bu olsa ne olduğu bilinen tiplerin destekçisi olmazlardı. geçiniz.