• 1
    kesinlikle takımı moda sokan, hedefe doğru ilerlerken iştahını arttıran ve belli bir özgüven yükselten durumdur. bu duruma son 8 yılın istatisiklerini inceleyerek başlayalım.

    11/12 şampiyonu galatasaray, sıralı 3 maçı kazanmış ve dominant bir karakter ortaya koyarak ligi 9 puan önde bitirmiştir.
    12/13 şampiyonu galatasaray, devre arasından mağlubiyet ile dönmüş ancak ardından derbi galibiyeti elde etmiş. lig sonu 10 puan fark.
    13/14 şampiyonu fenerbahçe, ikinci döneme galibiyetle başlamış
    14/15 şampiyonu galatasaray, ikinci döneme galibiyetle başlamış hatta 7 maçta 6 galibiyet 1 beraberlik almış
    15/16 şampiyonu beşiktaş, ikinci döneme seri 4 galibiyet ile başlamış
    16/17 şampiyonu beşiktaş, ikinci döneme galibiyetle başlamış hatta 7 maçta 6 galibiyet almış
    17/18 şampiyonu galatasaray ikinci döneme galibiyetle başlamış
    18/19 şampiyonu galatasaray ikinci döneme 6 maçta 5 galibiyetle başlamış.

    rüzgarı arkasına alanın son düzlüğe elinin güçlü girdiği şu kritik dönemde sahaya odaklanalım. yeni katılan futbolcuların adaptasyonunu sağlayıp son düzlüğe 10 puanlık farkı 5'e düşürüp girelim. unutmamak gerekir ki, maraton koşularda eğer koşucu yarışı hep önde götürür ama son turlarda geriye düşmeye başlarsa bir daha toparlayamaz ve bunu bilen arkasındakiler o an için bazen kilometrelerce koşar. işte, belki de rakibimizin 90+3'te yiyeceği bir gol için bile 4 ay hazır olmamız lazım.
  • 4
    (bkz: #2847855)

    daha önce de belirtmiştim bu konunun önemini. galibiyet her zaman önemlidir ancak belirli periyotlarda ara verildikten sonra, yeni başlangıcı iyi yapmanın performansta çarpan etkisi vardır.

    ikinci yarıya 4'te 4 ile başladık. bundan sonraki 4 maçı da kazanırsak(malatya, fenerbahçe, gençlerbirliği, sivasspor) yine "avans challange" tarzı bir şampiyonluk elde edebiliriz.