105
sabah yayını için youtube'a adını yazınca yağız ile olan programı gördüm. inanmadım ama hakikaten yapmış. hemen sözlüğe geldim, gerçekten yapmış. neyse yayınında açıklama yapmış hata oldu bıraktım demiş. samimiyetine inanırım ama inanılmaz hayal kırıklığı oldu. erinç de yapmıştı benzer bir hata. para için yapacak biri değil inanıyorum ama olmadı. bir süre beğeni yorum yok. dikkat edilecekler listesine eklendi. hata insan için, beşer şaşar demişler. inanmayıp yağızın programına kazandırdığım izlenme sayısının vebali de üstüne... yok yok içime sinmedi. dünya kupasından sonra tekrar bakarız bu yaz mola.
106
kendisine dünden beri yapılan şey hakkında gerçekten artık ülkenin de taraftarlığın da dozu kaçmış diye yorulmuyorum. hepimiz iş yapıyoruz. ben sağlık çalışanıyım benim mekanıma gelip galatasaray hakkında ileri geri konuşan adam da oluyor ve ben ona ihtiyacı istediği neyse veriyorum. benden daha galatasaraylı adam varsa gelsin tekrar tekrar tartışalım bunu. ya da patronunuz galatasaray hakkında konuşunca istifayı verip çıkıyor musunuz her seferinde.
bugün yayınında söylediği bir şey var yüzde yüz katılıyorum buna da kim bu yağız gibi, saç gibi fener amigolarıyla program yapsa biz bu insanları geri çekiyoruz. köpeksiz köyü değneksiz bırakıyoruz. izin versenize abi bu adamlar galatasaray için konuşsun. bakalım o yağızmış öbürüymüş galatasaray hakkında orada galatasaraylı biri varken rahat rahat konuşabiliyor mu ?
107
milletin kafayı yediğinin göstergesi bir olaya özne olmuş olan youtube emekçisi kardeşimiz.
abi milleti bi salın ya. nedir bu nefret manyak mısınız abi altı üstü bir youtube yayını gören 3. cihan harbini başlattı sanacak.
108
değil yağız ya da s.a.ç, her yayınında galatasaray'a ağzından salyalar saçarak küfürler eden birisiyle bile yayın yapsa en fazla "nasıl tahammül ediyor bunlara" derim, geçerim.
"şu platformda hiç galatasaraylı yok, şu kanal hiç galatasaraylı davet etmiyor" diyoruz. ama programda bir galatasaraylı olunca da "çabuk oradan defol, senin ne işin var" diye linç ediyoruz.
koray gök'ü takip ediyorum, seviyorum da. kendisinin de dediği gibi, galatasaray'ı her yayında yerden yere vuran ve yalan haberler paylaşanların yanında galatasaray'ı kalpten seven birisi olmadığı sürece o yalanları susturacak birisi de olamaz. yarın yağız'ın yanına fasondan bir galatasaraylı koysalar sizce yağız'ın yalan haberlerine ve iddialarına karşı ağzını açar mı? sanmıyorum. koray gök açardı ama işte.
yağız öyle ya da böyle reytingi olan birisi, gerek youtube'da gerekse de twitter'da söyledikleri konuşuluyor. e şu an ne kazandık? yağız yayın yapmaya devam edecek, yanında "o öyle değil, o kadar da uzun boylu değil" diyebilecek birisi artık olmayacak. bu kazanç mı?
koray gök'ü biz biliyoruz. yağız'ı ise herkes biliyor. biz yağız'ın nasıl birisi olduğunu, bir cümleyi ederken arkasından neyi kast ettiğini biliyoruz ama o söylediklerini fenerlisi, beşiktaşlısı, trabzonlusu gayet de yiyor. buna çözüm olarak "biz izlemeyelim" artık bir işe yaramıyor. biz izlemesek de izleyeni bol. o bol izleyen kitleye de bir antitez geliştirmek gerekliyken, "defol oradan" diyoruz koray gök için.
109
sabah yayınını izlerken, üzülmesine üzüldüğüm ama bende de hayal kırıklığı yaratmış kişi.
kusura bakmayın da; s..mişim yağız'ın galatasaray ile ilgili yapacağı yorumu. banane abi adamın galatasaray lehine/aleyhine ne dediğinden. bu tip adamların hepsi bende engelli, yorumları da umurumda değil.
ben gidip bu bit yavrusu kadar değeri olmayan tiplerin yanında, koray gök gibi değer verdiğim bir insanı görünce hayal kırıklığı yaşıyorum. tutup da bunu bana "koray orada olsun da bakın bakalım konuşabiliyorlar mı?" diye satamazsınız kusura bakmayın. konuşsa ne konuşmasa ne allah aşkına.
110
galatasaraylı içerik üreticilerinin işlerini değerlendirirken, onların yaptığı işleri kendi işlerimizle, kendi vicdanımızla ya da kendi meslek ahlakımızla ilişkilendirmemizin ne kadar büyük bir saflık olduğunu bir kez daha gösteren kişi.
elbette başka takımları tutan arkadaşlarımız var, müşterilerimiz var, çalıştığımız insanlar var. galatasaraylı olup sevmediğimiz kişiler de var. hatta başka takım taraftarı olup saygı duyduğumuz insanlar da var. konu bu değil. konu hiçbir zaman bu olmadı.
koray gök bir gazeteci olsa, kendisini yalnızca gazeteci kimliğiyle konumlandırsa, bu yaptığı iş bu kadar rahatsız edici olmazdı. o zaman herkes kendi mesleğini yapıyor der geçersin. ama sen her sabah galatasaraylıları çağıracaksın, galatasaray üzerinden yayın yapacaksın, galatasaray kitlesinin ilgisinden besleneceksin, sonra da bu camianın sinir uçlarıyla oynayan, galatasaraylıların açıkça tepki duyduğu bir herifle biraz daha fazla para kazanmak uğruna yan yana geleceksin. bu en hafif tabirle, samimiyetsizliktir.
daha açık söyleyeyim: galatasaraylıların ilgisiyle büyüyüp, galatasaraylıların öfkesiyle pazarlık yapılmaz. bu camianın duygusu, öyle yayın masasında tüketilecek, sponsor hesabında paraya çevrilecek, sonra da “iş başka, taraftarlık başka” diye geçiştirilecek bir şey değildir.
galatasaraylı kimliğini öne koyup bu kimlikten itibar, takipçi, para ve görünürlük kazanan herkesin bir sorumluluğu vardır. bu sorumluluğu taşımayacaksan, o kimliği vitrine koymayacaksın. galatasaraylıların sofrasına oturup, galatasaray’a zarar verenlerle aynı sofradan kalkmayacaksın.
benim derdim kimsenin tuttuğu takım değil. benim derdim, galatasaray üzerinden kazanıp galatasaraylı hassasiyetlerini yok sayan bu ucuz pragmatizm. bugün “para kazanıyorum” diye içine sinen şey, yarın senin bütün inandırıcılığını bitirir.
galatasaraylı kimliğini öne çıkarıp galatasaray’a zarar verecek herhangi biriyle iş yapan, bunu da bile isteye ve maddi kazanç uğruna yapan her kim varsa, kuru ekmeğe muhtaç kalmasını dilerim. bu camianın sevgisinden beslenip bu camianın sinir uçlarıyla oynayanlarla yan yana duran herkes de benim gözümde aynı hesabın parçasıdır.
111
koray gök'e haksızlık yapıldığını düşünüyorum. kendi çizgisini bozmadığı sürece (ki bozmaz) istediği yayında çıkmasında bir sakınca yoktur. ayrıca kimse izlemek zorunda değil, koray gök'e neden yükleniliyor anlamsız.
112
kendisini tanımam etmem. ama şunu biliyorum. son zamanlarda yağızla program yapıp özür diledikten sonra programdan ayrılmak moda oldu.
113
adam "bir hata oldu kusura bakmayın, bıraktım zaten" dedi bugün yayınında. üstüne de ne kadar üzüldüğünü ve kafaya taktığını anlattı. böyle naif ve mütevazi adama demediğinizi bırakmıyorsunuz. linç kültürü nasıl bir şey anlamıyorum. konuyu duyan koşup bir tekme de ben atacağım diyor. kendisini tanımıyorum ama gördüğüm insandan da anlarım; koray gök aslan gibi galatasaraylı, temiz, kaliteli, bilgili, düzgün bir insan. eleştirinin dozunu kaçırmamak, işini severek yapanı küstürmemek gerek.
114
beni aşırı hayal kırıklığına ugratan, çok sevdiğim yorumcu.
eski açık'ta yagiz icin yanında ne kadar sinsi, ne kadar gs düşmanı oldugunu hemen hemen yayında söylüyorlar. (erinç'te yagizla ayni kanalda çalışmış birisi ki, o zamanlar bu kadar net gs düşmani degildi sabun)
bunları görüp, kamera arkasında hakkında neler konusulduğunu duyup, nasil bile bile yağız ile program yapabilir anlam veremiyorum.
mesela şuan eski acik canli yayina gitse, ordakiler ne diyecekler veya ne düşünecekler kim bilir.
yani para ve profesyonel iş hayatı deyip geçerler, ama para için cocukluk aşkını tercih etmeyenleri her kameranın önünde eleştirirler.
hata degil bu, bile isteye yapilan bir eylem.
aboneligimi cektim, he diger soru ise ben kimim.
115
toksilerin abidik gubidik eleştirilerine maruz kalmış pırıl pırıl bir insan. bugünkü canlı yayında; sabun ile aynı çatı altında iş yapmasına gelen eleştirilerden bahsetti ve üzüldüğü o kadar belliydi ki ben de onun adına üzüldüm. şu insanları salın be kardeşim. herkes sizin gibi hayatsız olmak zorunda mı? şöyle bir ifade kullandı ki yerden göğe haklı. "medya patronları fenerbahçeli, onla program yapma bunla program yapma diye diye meydanı boş bırakıyoruz, hadi ben yapım gereği kavga edemiyorum ama kavga edecek adamlar da sizin yüzünüzden bu tarz programlara çıkamıyor" gibisinden bir laf etti. bu da doğru. kendi chatine ve eski açık chatine toksikleri ayıklamak üzere ayar verileceğini vs de söyledi. iyi olur.
ben kendisinin arkasındayım. hayvanat gs tayfadanım ama hayatsız gs tayfadan değilim.
116
bırakarak yanlış yapmış yorumcu.
tam tersine bunların olduğu her yerde inadına kendimize yakın gördüğümüz insanlara saldırı değil yoğun bir destek vermemiz gerekir. uğur inat etti now gibi bir mecranın ana yorumcusu olarak arkadaşı gönderdi. rafine'de de ekipçe ağırlık koyup ona o alanı tanımamak gerekirdi.
kanalı yağız'a bıraktı gitti ne oldu şimdi, adamı işinden etmek dışında ne kazandık? bu ne saçma bir zafer algısı?
117
ben bu durumu biraz da şuna benzetiyorum: bazılarımız için fb nefreti > gs sevgisi. burada da durum çok da farklı değil. yağız nefreti > koray sevgisi. sorun linç etmek veya saygı duymamak değil aslında. sevdiğimiz bir insanı izleyememek, takip edememek. çünkü onu izlerken diğerine de maruz kalacağız ve ona da reyting kazandıracağız. kusura bakmayın ama kimse malum kişiye rağmen fatih terim'i bile izlemez, izlememeli. zaten piyasada bu denli uç birkaç kişi var, bırakın onlara da adam gibi ambargo koyalım, boykot uygulayalım. her fb'liyle program çıkanı kimse gömmüyor. misal ersin düzen de fb'li herkes izliyor. anlayana...
118
rastgele bir fenerli ile iş yaptığı için, alenen galatasaray düşmanı olan, görevini çok kez kötüye kullandığını gördüğümüz bir zatla program yaptığı için tepki çeken; beyaz yakadan futbol yorumculuğuna geçiş yapmış olan kişi.
ben kendisine çok kızan veya ne var canım bunda diyen iki tarafta da değilim. herkes istediğini yapar fakat işin içindeki detayları da öyle hızlıca geçiştirmemek lazım. piyasadaki bazı insanlar fenerliliğini yaptıkları meslekte bile kötüye kullanıyorlar. halktv'nin 20lik editör bebelerinden tut sözde araştırmacı gazeteci murat ağırel'e kadar bunu futbol dışı konularda da görüyoruz. eğer koray'ın bu tercihine okeyseniz şahan gökbakar çıkıp dümbüllünün kavuğunun temas ettiği en kafasız adam çakma komiser ile film çekerse de, emircan iğrek athena gökhan denilen tipitiple düet yaparsa da aynı çizgide olmanız gerekir. ama burada koray'ın yaptığı tercihi bütün medya fenerli adam n'apsın şeklinde değerlendiren arkadaşların bu verdiğim futbol dışı işlerde aynı çizgide duracaklarından şüpheliyim.
bir de işin cimbom vs şikeci hewalbahçe rekabetinden ayrı, sabunoğlan'ın arkadaşlık sabıkası boyutu var. geçmişte dostlarının ekmeğiyle oynadığını, yüzüne başka arkasından başka konuştuğunu erinç senelerdir anlatıyor. ben fenerli olmasa da sabunoğlan gibi zatlarla aynı platformda bulunmak istemem mesela.
özetle, dediğim gibi ne linç eder yargılarım ne de bunlar olağan şeyler deyip aşırı normalleştiririm bu olayı. fakat işe sadece x veya y diye de bakamam. zira anlattığım gibi işin içinde irili ufaklı başka hususlar da var.
119
sakin güç. aklını hep başında tutmasını ve ancak kendi istediği zaman gevşetmesini, o zaman da istediği gibi zıvanadan çıkabilecek özgüvene sahip olmasını çok beğeniyorum. yağız krizinde “bir daha da size sorarsam ne olayım” deyişiyle yine gönlümde yer etmiştir. tanışsam çok iyi arkadaş olacağımı hissettiğim bir kaç kişiden biridir (diğeri jack gylenhall)
velhasıl keyfine göre devam etsin. vicdanının pusulası sağlam zaten.
not: kirada otururken milyon dolarlarla oynayanların derdine düşmeyin, söylemini unutmuşum. ona da helal.
120
eğlenceli, sempatik ve bilgili galatasaraylı yorumcu. istediğiyle program yapar bence. izleyip izlememek bizim elimizde zaten.