• 69
    sadece bizim takım ya da bizim taraftar ile alakalı olmayan durum.

    ülkedeki büyük çoğunluğun yaşadığı öfke problemini yaşamaktadır. işte herkes öfkeli, trafikte öfkeli, evde öfkeli, statta mı olmayacak?

    çıkmış maça gelmiş bi de para verip, o pası düzgün atmak zorundasın onun gözünde, gol kaçıramazsın. çok yazık hepimize, koca ülkenin psikolojisi bozuk, manyak olduk.

    (bkz: 19 eylül 2021 galatasaray alanyaspor maçı)
  • 70
    büyük takımların taraftarıdır genellikle. sergio ramos da real madrid'te ıslıklanmış ve "taraftarın beklentisi büyük, böyle davranmaları normal" gibi bir açıklama yapmıştı, yanlış hatırlamıyorsam.

    oyuncuları arada bir pasif agresif şekilde doğrayan fatih hoca, bu tip durumlarda taraftara çakmaktan çekinmiyor maalesef. yapılan hoş bir şey değil, ama o da bizi anlamayacaksa kim anlayacak?

    belki de salt bu yüzden takım olamıyoruz? karakter ortaya koyacak oyunculara ihtiyacımız var. van aanholt, "lazio maçından sonra dinlendik işte güzelce" gibi bir açıklama yaptı- mağlubiyetin oraya bağlanması gerekmiyor. *

    bu arada, haftaiçi avrupa kupalarında puan alan yaklaşık 20 takım puan kaybetmiş bu hafta sonu- böyle şeyler olur. taraftar artık takım denen şeyi, sonuçlardan azade görmek istiyor. o adanmışlığı istiyor.

    ıslıklamayı savunmuyorum ama nedenlerine de bugünden bakmamak gerek. iki senedir sinede yaşıyoruz. biz fenerbahçe değiliz, kanımıza dokunuyor bunlar.
  • 71
    takıma zarar vermekten başka hiçbir şey yapmayan taraftar. sadece 1-2 futbolcuyu "maç içinde" ıslıklayınca diğerlerinin etkilenmediğini mi düşünüyorsunuz? kötü sonuç ve özellikle kötü performans gelirse maç sonu ıslıklarsın. futbol bir takım oyunu, maçlar beraber kazanılır ve beraber kaybedilir.

    sadece yedlin'i, babel'i, ahmet'i yahut mehmet'i ıslıklamak tüm takımı ve özellikle o futbolcuyu gereksiz yere demotive etmekten başka hiçbir şeye yaramaz. elimize geçen hiçbir şey de olmaz. bu bizde pek yoktu aslında, eskiden fenerbahçeli taraftarlar kadıköyde çok yapardı. şimdi 3-4 senedir maalesef zaman zaman bizde de oluyor.

    dediğim gibi işin doğrusu istenilen mücadele görülmediğinde- mesela 19 eylül 2021 alanyaspor maçı- tüm takımı tepki olarak ıslıklamaktır. zaten oradan herkes üzerine düşeni alır. bizim adımıza maçın ender iyi oyuncularından biri bu ıslığı duyunca üzerine alınmaz.
  • 74
    "taraftar değil seyircidir" diye hor görülmeye, aşağılanmaya çalışılmış ama aslında durum tam tersi. bakınız tdk sözlüğü ne diyor:
    """seyirci kalmak (veya olmak):
    bir olay karşısında hiçbir tepki göstermeyerek işe karışmamak"""

    yani asıl "seyirci olan" birileri varsa onlar tepki gösterenler değil, göstermeyenler. gerektiğinde futbolcuya, teknik heyete ve yönetime tepki gösteren taraftar akıllı ve cesur taraftardır. maçtan sonra vs. demeyin, taraftarın tepkisinin en etkili olduğu, hatta tek dikkate alındığı yer tribün, tek zaman da maç esnasıdır. zira bütün türkiye şahit olduğundan görmezden gelinemez. öyle twitter'dan ültimatom vermeyle, stad önünde bildirim okumayla filan en ufak ses getirilemiyor.

    denklem basit: ıslıklanmak istemeyen işini düzgün yapar, yapmaya çalışır. kimse bu işin meraklısı değil, bıçak kemiğe dayanmadan protesto eden yok zaten.
  • 76
    tüketim toplumunun sonucu oluşan durumdur. herkesin tek derdi eğlenmek. vefa, sabır, destek olma, katlanma, yardım etme gibi kavramlar önemini yitirdi. bizde değil tüm dünyada böyle. yazık. ılla ki uzun süren başarısızlık ya da armaya büyük saygısızlık olur anlarım. kendini kulübün üzerinde gören, diagne ya da belbanda'nın yaptığı gibi saygısızlık olur oyuncu iyi de olsa yuhlarsın ama daha sezon başında maç berabere giderken yapılıyorsa anlamsız oluyor. hele ki stadı doldurmayıp doğru dürüst cac ortasına kadar bile tezahürat yapmıyorsan sen de en az o oyuncular kadar kötüsün demek. e bizi kim yuhlayacak.
  • 77
    perşembenin geleceği carsambadan belli iken yani taraftarın ozellikle de babel'i isliklayacagi belli iken bilmem kac yıllık tecrübeli teknik adamın düşünmeden yaptığı hamleler sebebiyle öfke patlaması yaşayan taraftarlardır.
    kimsede taraftarmetre olmadığına göre sen bunu yapan adamı kendinden daha az taraftar görüp aklın sıra müşteri deyip aşağılayamazsın.
    hoca kendisi de biliyor o ıslıkların aslında kendisine olduğunu.
    arkadas sen bilmem kac maçtır iyi giden takımı yaptığın degisikliklerle bozuyorsun ki bunların temel noktasinda da babel var. belli yani sen orada isler kötü iken babel'i alırsan o adamın orada isliklanacagi belli.
    baska alternatiflerin olmasina ragmen sen sol bek performansı rezalet olduğu icin begenilmeyen ve daha öncede ıslıklanan, o yüzden son şans olarak sol ic yaptigin ve orada basarili sayilacak bir performans veren adami tutup en kötü olduğu yere sol beke cekip, sol bekini sag bek yaparsan ve golü de bu ikisi yüzünden yersen orada oyuncuyu da ıslıklatırsın.
    sen taraftar ıslıkladı diye veya anlık kötü bir iki orta yaptı diye fena da oynamayan sag bekini oyundan alırsan, o oyuncuyu hedef tahtası yaparsın. bunun olacağını da bal gibi biliyorsun.
    sen de bu kadar yıllık tecrübeysen bunları bilir ona gore tedbir alırsın.
    oraya gelen insanların pek çoğunun merkezinde galatasaray var. ve sen onları mutsuz etmeye devam edersen zaten yaşadıkları gergin ortamda bir noktadan sonra patlamalarına isyan edemezsin. sen de biliyorsun o isliklamalar oyuncu görünümünde olsa da aslında sana ve tercihlerine olduğunu. artık bırak her puan kaybedilen mac sonrası bir bahane bulmayı. sen dogru oyunu oynatırsan, dogru hamleler yaparsan orada kimse isyan etmez.
    bu arada dünyanın her yerinde taraftarlar begenmediklerini ıslıklar, yuhalarlar. kimse de çıkıp ayıp ediyorsunuz demez. sizlerin o musteri diye asagiladiginiz insanlarin çoğu birakin parayı pulu belki de en degerli seylerini zamanlarini harciyorlar bu takim ugruna. belki de sevdali olduğu kişi ile, çocukları ile gecirecekleri zamandan çalarak yapiyor bunu, belki de kendileri icin ayırdıkları ufacık zamanı böyle harcıyor. bu harcama karşılığında da koşan, mücadele eden futbolcu görmek istiyor ki onu gördüğü anda da tıpkı 2020-2021 sezonu son periyodunda olduğu gibi babel'i ıslıklamak yerine alkışlıyor.
  • 78
    doğru veya yanlış olarak eleştiremeyeceğim eylem. ama şuna bir açıklama getirmek isterim. eskiden böyle şeyler olmazdı, bu iş yeni yeni olmaya başladı meselesi ne kadar doğru emin değilim. bana ve muhtemelen pek çoğumuza göre galatasaray futbolunda devrim yapan jupp derwall'in kitabında, bir maç dönüşü "sanırım trabzonspor maçı" kendilerine kaldırım taşı fırlatıldığını ve bundan tüm takımın çok etkilendiğini anlatıyor. ıslık, bu meselenin yanında taktir edersiniz ki çok naif ve daha insani kalıyor. galatasaray taraftarının elindeki tek protesto mekanizması ıslık ve slogan. bu insanların çoğu kaybedilen maçlardan sonra yıpratıyor kendini. ben şahsen o kitleden değilim artık. 1 gün üzülüp, sinirleniyor sonra kapatıyorum şalteri. belki ondan dolayı ıslıklamıyorum, protesto etmiyorum. yaş geldi dayandı 40'a, bazen değmiyor sağlığından olduğuna.
  • 79
    maç devam ederken, ve özellikle skor ortadayken yapılmasını kabul etmem. bunun tek istisnası olabilir o da sahada eli belinde gezen mücadele etmeyen oyuncu olması.
    örnek vermek gerekirse 19 eylül 2021 galatasaray alanyaspor maçında bu tanıma uyan tek futbolcu vardı;
    (bkz: sofiane feghouli)

    evet babel bile değil, yedlin, ömer bayram filan hiç değil. ama bizim taraftar büyük bir zekasızlık örneği göstererek bunları maçın ortasında bitirmeyi tercih etti.
  • 80
    ali sami yen'de hiçbir zaman boşuna yapılmayan eylemdir.

    futbola dair bildiğim bir şey varsa o da galatasaray taraftarının futbolcuya, antrenöre ya da yönetime diğer hiçbir taraftarda olmadığı kadar sabır göstermesidir. ama bu sabır da taştığı an alemi cihan olsa farketmez tepkisini ortaya koyar.

    19 eylül 2021 galatasaray alanyaspor maçı oynanırken ve bitiminde tepki olmuş da bizimkiler uf olmuş... yok efendim her şeyi berbat etmişler de moralleri bozmuşlar. sanırım kimse farkında değil ama gösterilen tepki 2 yılın birikimi.. öyle bir maçta yedlin orta açamadı diye, babel poposunu çizgiye dayayıp topu istop etti diye ya da feghouli elini kolunu sallayarak gezindiği için değildi; ulan her maç her maç aynı şeyler, insan 2 yıldır bir gayret bir değişim görmek istiyor. bir kamyon dolusu para alıp olduğun yerde beklersen kusura bakılmasın ama adamın bi tarafına.. yani ama öyle kusura bakılmasın.. mesele pas atamamak gol atamamak değil ki.. mesele mücadele etmemek; eden adamı çat diye oyundan çıkarana aslında tepki.. şimdilik sabır gereği futbolcu ile başladı, böyle giderse devamı gelecektir.

    neymiş efendim futbolcu zorda kalmış, psikolojisi bozulmuş, böyle gitmezmiş... yok yav!! tiyatro izlemeye gelmedi oraya insanlar, az biraz terlerseniz başımızın üstünde yeriniz var.
  • 81
    19 eylül 2021 galatasaray alanyaspor maçında sözlükten bir çok arkadaşımız ile birlikte staddaydık.

    maçta yedlin ıslıklandı, yerine ömer girdi. hataydı. pva’nın verimini de düşürdük sağa çekerek. ben kendisine net tepki göstermedim. sadece “1 tane olm 1 tane orta isabetli olsun” diye diye kendisi çıkana kadar maçı geçirdik.

    ryan babel’e gelelim. kendisi sahanın kenarına ısınmaya geldiğinde bile staddaki tüm çevrem “hah yine babel” demeye başladı. oyuna girip de 1-2 top sonrası ilk ıslığı yediğinde ise “haklı millet bir yerde bu tepki gelecekti” dedim.

    şimdi ben ıslıklamadım, yuhlamadım. ama tepki gösterdim. gösterdiğim tepki bana göre haklı çünkü ben takımının başarılı olmasını istiyorum.

    dünyadaki tüm büyük takımlarda benzer tepkiler olur, çünkü beklenti büyük. bir oyuncu kötü bir maç oynadığında ıslıklanıyor, oyuncu gerekiyorsa bir hafta gün boyu daha fazla çalışıp sonraki maç alkış alıyor.

    şimdi 22 eylül 2021 kayserispor galatasaray maçında yedlin 3 asist yapıp babel 3 gol atsa sonraki maçta maç önü ilk çağırılan bile olurlar. ama bunun için çalışıp kendilerini daha üste çekmeye çalışırlar mı?

    bu iki oyuncumuzun da çalışmadığı maalesef ortada çünkü gelişme yok, aynı tempo ile devam ediyorlar. kusura bakmasınlar, olmasa daha iyiydi ama işini doğru yapmayan kişi bir zahmet eleştirilmeyi de kabul etsin.

    işe 5 dakika geç kaldın mı azar yiyoruz hepimiz, geç kalmamak için kendi kendimizi motive esiyoruz. o da ıslıklansın da bir zahmet motive olsun, bir şeyleri değiştirsin.
  • 82
    asgari ücretin 2800 lira olduğu memlekette 90 dakikalık bir etkinlik için 250-300 lirasını veren taraftardır. dişinden tırnağından artırıp galatasaray sevdası sebebiyle stada gelen taraftar sahada sevdiğine düzgün hizmet edemeyen topçuyu görünce de basar ıslığı.

    bu ıslık protestosu işi doğrudur-yanlıştır, etkisi iyidir-kötüdür bu tartışmaya açık fakat ıslıklanan topçu soyunma odasına gidip çocuk gibi ağlamak yerine taraftar beklentisi olan büyük bir kulüpte oynadığının farkına varıp performansını artırmak için daha çok gayret gösterse belki bir işe yarar.
  • 83
    dünden beri susayım, yazmayayım diyorum ama olmuyor.

    hepimiz, farklı sektörlerde çalışan insanlarız. işimizde yetersiz kaldığımız zaman ne oluyor arkadaşlar? amirden, müdürden ya da sorumlu kimse ondan ayar yemiyor muyuz? işimizi daha da düzgün yapmamız için uyarı almıyor muyuz? bir hata yapıldığında işyerimizde bizi alkışlayıp mı gönderiyorlar masamıza? sorumlu kişi 'onu kazanmalıyız' mı diyor?

    demiyor değil mi? şimdi bunun kapitalizmin iğrenç çarkları arasında sıkışmanın nasıl kötü bir tezahürü olduğuna falan girmeyeceğim.

    19 eylül 2021 galatasaray alanyaspor maçı esnasında taraftarımız bazı futbolcularımızı yuhalayınca başta imparatore olmak üzere sözlükten de yazar arkadaşlar tepki gösterdi. gösterebilirler elbette ki ben de bu tür tepkileri çok sevmem ancak burada bir başka nokta var. yedlin kardeşimizin galatasaray forması ile üst düzey oynadığı bir maç var mı? ha bu sezon değil ama geçen sezonun ikinci yarısında as oyuncuydu. ömer bayram arkadaşımız oyuna girdikten on dakika sonra popişini rakibe dayamaya başlayıp, çabucak yorulmuyor mu? sol bekte başarılı olmayacağını sağır sultan duymadı mı? big babol pardon babel bey hem taraftarla dalga geçip, hem sahada jogging yapıp hem de her maç ısrarla oyuna alınmıyor mu? hadi bi soru daha sorayım; bu kıymetli beyzadeler milyon euroluk sözleşmelerle tonla para kazanmıyor mu?

    eee taraftara niye kızdık şimdi? üç gün önce lazio karşısında oynanan oyunun onda biri yok, taraftarın görmekten bezdiği adamlar ilk fırsatta yeniden kadroya yerleşiyor. biz atalay, ışık kaan dedikçe eyt'li topçular oyuna ter atmaya giriyor. iki maçtır oynamayan adam oyuna yorgun giriyor, 15 dakika koşmaya mecali yok. aynı şablon, aynı değişiklikler, aynı sistemsizlik. ama taraftar bilet alsın, ama taraftar store'lara gitsin, ama taraftar ıslıklamasın ama taraftar homurdanmasın. abi tamam dediğinizi yapsın da kurban olayım siz de bir duruş koyun şu sahada. hocasından futbolcusuna 'maç seçiyor' algısı yapışması kadar tehlikeli bir durum var mı? galatasaray abi burası.

    ilk baştaki örnekten hareketle, işini iyi yapmayan adam eleştirilir. işini iyi yapmayan adama tepki gösterilir. mesele acı ama bu kadar basit.

    edit: söz konusu futbolcuların 'milyon euro' kazanması; eşine, sevgilisine, çocuğuna küfür edilmesini haklı kılmaz. kazandıkları para, kendilerine rahatça hakaret edilebileceği anlamına da gelmez. sosyal medyadan insanları taciz etmeye gerek yok. performansı kimden bekliyorsan, tepkini ona göster kardeşim ailesinden sana ne? ben sadece performans bazlı bir eleştiride bulundum, başka noktaya gitmesin.
  • 84
    parasını verin gidin yuhalamayın dediğim başlık. üniversiteye başladığım seneden beri kombine alıyorum. üstelik ultraslandan bedavaya değil, kendi cebimden. covid döneminde seyircisiz oynanan maçlar haricinde asy stadındaki seyircili tüm iç saha maçlarına gittim. babel’i de yuhaladım. yedlin’e sadece homurdanma oldu. çıkarken de taraftarın yarısı ıslıklarlen diğer yarısı alkışladı. bu konuda rahatsız olan varsa pazar keyfine ara versin, gitsin takımını desteklesin. yatarak maç izlerken sözlükte yorum yapmakla olmuyor. ben 4’deki maça 1.30’da evden çıkıp 7’de eve gidiyorsam, babel beyefendi de birazcık top oynasın. seyircisiz maçlarda rahat oynamaya iyi alışmıştı.
  • 85
    bu aralar çokça eleştirilen taraftar.
    bakın bu işin müşterisi olan taraftarsa eğer ve arada gönül bağı haricinde maddi bir ilişki de varsa istediği protestoyu yapmaya hakkı vardır.
    kaldı ki taraftar, her dakika birini yuhalamaz, dikkat ederseniz "taraftar istedi diye bilerek oyuncu değiştirmiyorum" diyen , her maç aynı şeyi yapıp farklı sonuç bekleyen , defalarca defalarca defalarca taraftarın sinir uçlarıyla oynayan zihniyete karşı isyan eder.
    yahu adam twitter'da taraftarla dalga geçiyor, yetmiyor sahada berbat oynuyor, yetmiyor her maç ısrarla oynatıyorsun o da yetmiyor, aldığı topları 35 metreden kaleye vurup atak öldürme lüksünü kendinde buluyor. sen oynatırsan ben de yuhlarım , bu kadar basit!
    neymiş ömer bayram ağlıyormuş soyunma odasında, bana ne? taraftar da ağlıyor. ağlamak istemiyorsa gidip aytaç'ın elinden top alıp serbest vuruşu tribüne dikmeyeceksin. maaşına 2 kat zam yapılırken iyi , ama her oyuna girdiğinde oyunu mahvettiğinde sesimiz çıkmasın ? yok ya..

    kimse sebepsiz yere yuhlanmaz.

    yedlin'i ayırıyorum, adam gerçekten çok ama çok kötü. "vardır hocanın bir bildiği" denerek transfer edildi geçen sene , tam bir çöp transfer. yani adamın kapasitesi bu kadar, 5 metre yanındakine 4 dakikada 3 kere pas atamadı adam. orta açmıyor, açamıyor, çalım yok, pas yok, defans yok. yani yok adamın ederi bu kadar , belki en az hak eden oydu diye düşünüyorum.

    asıl yuhlanması gereken bu işin başındaki adam. her maç sonrası bahaneler ardına saklanıyor, nasıl olsa her yerde savunucusu var, peygamber muamelesi yapılıyor neden? bir insan geçmişte başarılı olunca asla eleştirilemez mi olmalı ? kimseyi dinlemem, en doğrusunu ben bilirim, taraftarın istediğini inadına oynatmam dersen al işte böyle ilk haftalarda kopar gidersin.
  • 90
    mağlubiyet bahanesi olarak öne sürüldüğü söylenilen taraftar, ancak bu takım kazansa dahi sahadaki futbolcusu top her ayağına geldiğinde kendi taraftarı tarafından ıslıklandığında bunun yanlış bir davranış olduğu ve yapılmaması gerektiği defalarca dile getirilmişti.

    19 eylül 2021 galatasaray alanyaspor maçı ilk defa bir futbolcumuzun ıslıklandığı maç değildi, daha önce de çok oyuncumuz ıslıklandı. kazandığımız maçlar da oldu. ama maçtan sonra hoca kim olursa olsun çıkıp bunun yanlış bir şey olduğunu söyledi. hiç bir hoca çıkıp da taraftara helal olsun ya da aralarındaki mevzu ben karışmam vs demedi.

    ben şahsen bir taraftar olarak anlık tepki olarak ıslıklamayı yuhlamayı bir nebze kabul edebilirim, ancak bir futbolcuya atılan pasta top daha ayağına gelmedne o futbolcuyu yuhlama kabul edilebilir bir davranış değil. bunu rakibe bile yapmıyorken kendi futbolcuna yapmak çok saçma. dediğim gibi anlık tepki olarak ıslıklarsın ama orada bırakman lazım sonraki pozisyonda daha top ayağına gelmedne protesto etmen diğer oyuncuları da bozuyor ister istemez.

    bu konunun fatih terim ile galibiyet ile ya da mağlubiyet ile uzaktan yakından hiç bir alakası yok. ezelden beridir skordan bağımsız olarak karşı olduğum bir davranış. bugün bu tekrar dile getirildiğinde mağlubiyet bahanesi olmuş denilerek masumize edilmesi saçmalık.

    ronaldo ıslıklanmış, ramos ıslıklanmış, messi ıslıklanmış o ıslıklanmış bu ıslıklanmış. ya anlık tepki ile ıslık olur da bir futbolcunun daha top kendisine doğru yuvrlanırken kendi taraftarı tarafından ıslıklanması ya da bir santrforun kaleci ile karşı karşıya kaldığı an kendi tarafından ıslıklanması, bu ikisini yapan bizden başka taraftar olduğuna ihtimal vermiyorum.
  • 91
    babel ve daha önce emre akbaba özelindeki tepkisi kişilerden önce hocanın tavrına ve bir duruşa karşı olan taraftardır. bu adamların geleceği yok ve plana sadık kalın demek bu. ve son derece isabetli bir tepki çünkü hoca aksi durumda inat ediyor. yine de edebilir kendi tercihi ama bu duruş gösterilmeli. tabii ki her top aldığında ıslıklanmayacak bundan sonra ama bir mesaj verildi.

    bunu 3-5 hata yapan oyuncuya verilen tepkiyle karıştırmamak gerekir. o tepkiler olmasa bugün barış alper veya emre kılınç yerine, emre akbaba olacaktı. ayrıca kimse berkan'ı, kerem'i, cicaldau'yu hatta bir ara her maç hata yapmasına rağmen muslera'yı ıslıklamadı.

    babel ve feghouli'nin oynaması yeni plana ihanettir. bunu yapmayın gerekirse kaybedelim.
  • 92
    şimdiye kadar bir faydasını görmediğimiz olaydır. taraftarlar içlerindeki irini akıtmak için kullanıyor bunu ama şu an kadroda olan genç oyunculara etkisi göz ardı ediliyor. genç oyuncularımız ben de bir gün böyle ıslıklanır mıyım, pas hatası yaparsam bana da böyle tepki olur mu diye çekinerek korkak bir oyun sergilerse ne yapacağız?
  • 93
    durup dururken kimse kimseyi yuhalamaz arkadaşlar.

    idareci konumunda olan kişiler, altlarında çalışanları iyi idare etmeli ve onları en iyi şekilde değerlendirmelidir.

    sahada yürüyen, futbol oynamayı düşünmeyen ve galatasaray’ı kafasında bitirmiş olan bir futbolcuyu sen hâlâ ısrarla oynatıyorsan para verip maça giden insanın da bu kararı protesto etme hakkı vardır ya. fatih hocamın bu konuda özellikle stada giden taraftarla ters düşmesini doğru bulmuyorum.

    şu ekonomik zorlukta para verip maça gelen ve covid olma riskini göze alan (metro ile ulaşım) bir taraftar, kendisiyle ve kulüple alay eden babel’i izlemek zorunda mı ya?

    falcao kalsaydı aynılarını eminim o da yaşayacaktı.