• 1
    alman futbol federasyonu'na önümüzdeki yıllarda prestij ve sporcu kaybettirecek mesut özil vecizesi.

    alman milli takımı ile 1 dünya kupası. 1 avrupa şampiyonluğu kazanmış ve takımın tartışmasız en yetenekli oyuncusu tarafından vergi kaçakçılığından hapis cezası almış kokainman bayern munih eski başkanı uli hoeness'e söylenmiştir.

    kupa törenleri sonrasında soyunma odasına girerek yarı çıplak futbolcuları öpen angela merkel fotoğraflarında alman olan mesut, ne tesadüf ki gruptan dahi çıkılamayan bir dünya kupası sonrası alman kültürüne entegre olamamış zavallı bir göçmen çocuğu olarak eleştiriliyordu.

    başarısızlıklarının faturalarını ikincil hedeflere çok iyi yansıtan avrupa ikiyüzlülüğü almanya'da kendini gösterdi. bu olaylardan sonra birçok gurbetçi futbolcumuz önlerine milli takım formaları konduğunda ay yıldızı tercih edecektir. mustafa cengiz'in deyimiyle almanlar kendi ayaklarına sıktılar; bakalım federasyonumuz gerekli adımları atabilecek mi?

    merkelin seksi fotoğrafları için: http://gss.gs/pan
  • 2
    hahah bunu da demogojide tüm dünyaya şapka çıkarttıran adama yanlayan mesut özil söylüyor. mesut'un inandığı, güvendiği kişiler birlikte yürüdüğü onlarca kişiyi bertaraf etmiştir. afedersiniz alevi derken cemevi açma vaadiyle son seçime girmişlerdir, çözüm süreci, oslo görüşmeleri derken hdpkk propagandasıyla seçime girmişlerdir, ne istediniz de vermedik derken darbeciler propagandasıyla seçimlere girmişlerdir, kardeşim esad derken terörist esed propagandasıyla seçime girmişlerdir.

    bugün mesut kardeşim derken yarın gurbetçilere sırt çevirip pis alman diyebilirler. sen yine sırtını pek buralara yaslama bence mesut
  • 3
    butun olaylardan kendimi uzak tutuyorum, sadece su cumleyi duydugumda dahi aklima gelen ilk soru su oldu:

    - mesutcum sen kazanmak icin almanyayi sectin, kaybedecek oldugun turkiye icin oynamadin ?

    mesutcum kisaca sen kazanmayi sectin, kaybetmeyi hic dusunmedin ki almanya kaybederken yaninda olsun ?

    aslinda bu bakimdan biraz almanlik var sende kabul ediyorum fakat ortaligi karistirisin dahi turk senin.

    not: siyasi yorum yapmiyorum.
  • 4
    almanya'nin kucağına bombayı bırakan sözdür. bu söz ile,yıllarca göçmenlerin uyum sağlaması için yapılan onca plan, uygulama vs ciddi anlamda, geri dönülemez bir zarara uğramıştır.

    ama almanya da ırkçılık bugünün hikayesiymis gibi konuşmak saçmalık. hadi hitler'e uzak bir tarih diyelim (denmez ya neyse) bu adamlar türkleri yakarak oldurelu 25 yıl geçti. ne bekliyordu bunlardan ? onu sahiplenmelerini mi ?
  • 6
    irkıçılık karşıtı yapılan vurucu bir açıklamadır. ama tüm dünya gibi özil de biliyor ki, kendisi siyahi veya daha da geri kalmış bir milletin evladı olsaydı bu şekilde bir tepkiye uğramayacaktı dünyadaki genel ırkçılık akımının aksine. kendisi direkt olarak recep tayyip erdoğan ismi ile görüştüğü için bu şekilde bir tavır alınmıştır. bu olayın yorumlanışı tabii ki kişiden kişiye değişir ancak, özil'in görüştüğü kişinin almanyaya karşı sarf ettiği cümleler sebebiyle de bir parantez açmak gerekiyor.

    edit: ayrıca angela merkel'in zafer fotoğraflarıyla en ufak bir bağlantısı olmayan açıklamadır.
  • 8
    bu tarz popülist cümlelerin peşine pek takılmayın derim.

    adam gençliğinde daha prestijli diye alman milli takımını seçti. şimdi de futbolculuk sonrası için türk devletine yanlayarak ticari adımlar atıyor. alman devletine yanlayamıyor çünkü onlar için sadece bir futbolcu. orada artık ekmek kalmadı mesut'a. burdan sonra türklüğü ağır basacak. yakında gelir türkiye'de bir inşaat şirketine ortak olur. aynı durum yirmi yaşında, kariyerinin hemen başındayken oluşsa erdoğan'la asla yan yana gelmezdi.

    kısacası zenginler daha çok zenginleşme peşinde. ırkçılıkmış, türk uyrukluların ezilmesiymiş bunlar sadece işin kılıfı. gaza geliğ gündemde tutarak ekmeklerine yağ sürmeyin.
  • 9
    altına imzamı attığım,yüzde yüz katıldığım önermedir. hay ben sizin bütün bir başarısızlığı tek bir kişiye yükleyip, mesut özil'in şahsına indirişinizi ve bunu profesyonel bir gerçekmiş gibi yememizi isteyişinizi;

    cumhurbaşkanı ile çektiği fotoğraftan duyduğunuz karın ağrısını, o emperyal gururunuza yediremediğiniz 'sen nasıl tc ile yanyana durursun' yada 'sen nasıl bizim sevmediğimiz biriyle yakınlık kurarsın' bakışını 'sportif başarısızlık' isimli tiyatronun arkasına saklayarak piyasaya sürüşünüzü,

    benim istediğim kadar ve bana hizmet ettiğin kadar 'almansın', 'medenisin' yoksa terbiye edilmesi gereken ve üstüne çullanıp tüm değerleri ve fikirleri dövülmesi gereken vahşi bir hayvansın diyen bilinçaltınızı

    ...neyse!

    önemli not: cumhurbaşkanı ile de almanya şansölyesi merkel ile de, aynı dünya görüşünde değilim
    2.not: kendisi gibi düşünmeyen herkesi bidon kafalı,göbeğini kaşıyan vs. diye aklınca aşağılama peşinde olan, elinde etiketiyle önüne gelene hain,medeniyetsiz vs. etiketi yapıştıran ve ötekileştiren türk de olsa alman da olsa, aynı dünya görüşünde de olsak farklı da düşünsek karşısındayım arkadaş!
  • 11
    güney afrikalı komedyen trevor noah'ın, 2018 dünya kupası'nı kazanan fransa için "afrika'yı tebrik ederim" açıklamasından kısa bir süre sonra, yanlış hatırlamıyorsam fransa'nın birleşik devletler büyükelçisi tarafından edindiği bir mektubuna ithafen yaptığı bir şov var.

    belki hatırlayanlarınız vardır, fransa'da yakın zaman önce bir göçmen, apartmana tırmanarak bir bebeği yangından kurtarmış ve bizzat macron tarafından fransa vatandaşlığı almıştı. noah, bunun üzerine, bahsettiğim o şovda, "o göçmen çocuğu kurtardıktan sonra fransa vatandaşlığı aldı. çocuğu kurtardıktan sonra fransız oldu, artık afrikalı değildi. aşağıdayken afrikalıydı, yukarı çıkıp çocuğu kurtarınca birden fransız oldu. eğer çocuğu yere düşürseydi 'afrikalı çocuğu düşürdü' diyeceklerdi" dedi. mesut'un bu açıklaması da bu duruma çok güzel bir örnek. ne bir eksik, ne bir fazla.

    noah'ın mevzubahis şovu ingilizce olarak bu videoda bütünüyle mevcut: https://www.youtube.com/watch?v=COD9hcTpGWQ
  • 12
    kendisine göçmen muamelesi yapılmasının tek sebebi almanya'nın bizi kıskanıyor olmasıdır.

    son yıllarda içinde bulunduğumuz, o kadar hızlı ilerleyen ve bu hızla gözden kaybolan ileri demokrasimizi kıskanan almanlar, bu akımın öncüsü dünya liderimizle çektirdiği fotoğraftan ötürü mesut'a tü kaka demişlerdir. aslında tam olarak tü kaka dememişler, keçi siken demişlerdir. naçizane düşüncem bu lafı ederken teşbih yapmadıklarıdır.

    bilmeyenler için şöyle bir durum var; bu adamların geçmişinde bir adolf hiter ve tüm dünyanın "pff" dediği bir nazi gerçeği yatıyor. bu durum, alman halkının büyük bir bölümü için ciddi bir yara ve utanç kaynağı. elbette almanların dindar ve kindar olanları, faşist olanları ve bu hareketi destekleyenleri ve ırkçı olanları mevcuttur ancak en azından kurumsal ölçekte bu gerçeği yok sayıyorlar.

    şimdi mesut'un fotoğraf çektirdiği insan türkiye cumhurbaşkanı. türkiye cumhurbaşkanı'nın da alman halkını "neo-nazi" olmakla itham ettiği konuşmaları mevcut. özetle, "sözde" ermeni soykırımını tanımayı düşündüğü için aşağılık ilan ettiğimiz, içimizden şerefsiz dediğimiz, bylock kullanmadığı için fetö ile bağlantısını ispat edemediğimiz ama ulusal anlamda kınadığımız macron'u düşündüğünüzde, adamların zaten utandığı bir şeyi dile getiren yabancı bir politikacı ile fotoğraf çektiren adama sempatik yaklaşmalarını beklemek abesle iştigal.

    mesut göçmen bir ailenin çocuğu. bizim gözümüzde suriyeliler ne ise almanların da bir kesiminin gözünde türkler o. üçüncü havalimanı'nın yapılması, duble yollar, kanal istanbul gibi projeler, almanların gözünde, genel kanının aksine "keçi siken" statüsünden çıkmamızı sağlamıyor. nasıl ki bundan 10 sene sonra bizden daha türk olan suriyeli çocuklar milli takıma gittiğinde "amk suriyeli piçi" diyeceksek, nasıl ki bu ülkenin milli takımında son derece başarılı işler yapan marco aurelio denen adamın milli takıma alınması aylarca tvlerde eleştirildiyse, nasıl ki çok uzak değil 17-18 sezonunda "yabancılar oynayacak diye türkler aç kalıyor" propagandası yapıldı ve bu normal karşılandı ise, adamların mesut'a tepki göstermeleri son derece normal. nitekim, reel hayatta orospu çocuğu olan birine orospu çocuğu dediğinizde bu söylenen lafın ağırlığını azaltan bir unsur olmuyor ve mesut'un fotoğraf çektirerek siyasi propaganda yaptığını iddia ettikleri insan, tüm alman halkı için hemen 2 satır yukarıda yazdığım kadar ağır sayılan bir laf etti.

    şunu unutmamak lazım, alman milli takımında mesut, boateng, khedira, gomez, ilkay, rüdiger gibi yabancı asıllı topçular oynadı. neden mesut? sebebi yukarıda yazılı.

    ha açıkça söyleyeyim, hiçbir gurbetçinin bu olay sonrasında "türk milli takımını seçeyim sikerler almanya'yı" diyeceğini sanmıyorum. eğer türk hissediyorsa seçer, alman hissediyorsa seçmez. bir tarafta anormal şartlar haricinde her büyük turnuvada "x final" görecek, diğerinde, turnuvaya gidebilmek için, son maçta grup sonuncusunun 85. dakikadan sonra gol atmasını bekleyecek. iki takım tarafından da aynı anda istenmesi halinde (elbette almanya'dan teklif beklerken türkiye'den geleni, en azından milli olmak adına kabul edebilirler) sike sürülecek aklı olanın tercihi bellidir zaten. bunu yaparken evet, kazanırken her şeyin güzel, kaybederken ise ilk sorumlunun kendisi olacağını bilecektir. hatırlarsanız hamza hamzaoğlu podolski'nin çılgın attığı maçta türkleri beğeniyordu. bu, futbolun ve faşizmin doğasında var.
  • 13
    populist soylem. tum olayi anlamadan populist soylemlere yaklasmak benim gozumde zeka geriligi.

    olayi anlamak icin eric cantona arkadasimiz dokturmus.

    "şimdi mesut'un fotoğraf çektirdiği insan türkiye cumhurbaşkanı. türkiye cumhurbaşkanı'nın da alman halkını "neo-nazi" olmakla itham ettiği konuşmaları mevcut. "

    "reel hayatta orospu çocuğu olan birine orospu çocuğu dediğinizde bu söylenen lafın ağırlığını azaltan bir unsur olmuyor ve mesut'un fotoğraf çektirerek siyasi propaganda yaptığını iddia ettikleri insan, tüm alman halkı için hemen 2 satır yukarıda yazdığım kadar ağır sayılan bir laf etti."

    sunlari bir birlestirin kafanizda, almanlarin neden erdogan'dan hoslanmadigini biraz anlamaya calisin, sonra da alman mesut'un bu kisiyle yakinlastiginda nasil tepki olabilecegini azicik dusunun.

    azicik dusunun, hemen atlamayin.
  • 16
    şu lafı eden birey isterse dünyanın en özel futbolcularından biri olsun, metroda sağa sola esip gürleyip dayağı yedikten sonra mağduriyet kasan çomarlardan farkı yoktur.

    yok kardeşim öyle "lahanayı yerken kıtır kıtır, sapına gelince me". hoeness'in saçma sapan açıklamaları, vatandaşı olduğunuz ve mili formasını terlettiğiniz 80 milyonluk ülkeye yanlış yaptığınız gerçeğini değiştirmiyor.

    düne kadar ırkçılık yok, bugün var, ulan almanya ile içil dışlıyım affınıza sığınarak şöyle bir ahkam keseyim, ülkede bazı durumlar ve kondisyonlarda bir ırkçılıktan nadir durumlarda söz edilebilir ama sizler bunun kilometrelerce yakınından bile geçen vakalar değilsiniz.

    amatör çomar eğlendiren açıklamalardır, alman hükümetinde ve kurumlarda mesut'u destekleyen açıklamalar gelmesi gayet normaldir, oportünist bir çomarın açıklamaları ile tabii olarak kendilerine leke sürülmesini istemiyorlar, bu gerçekten o ülkede önemli bir husus. hatta açıklamaları yapanlara üzülmedim dersem yalan olur, sırf fırsatçı alman faşist çomarlar ve bizim menfaatçi çomarlar bunu suistimal etmesin diye kendilerine "nazi artığı" diyen birini destekleyen bu çomarı sahiplenmek ve korumak zorundalar.
  • 18
    klasik alman ırkçılığına karşı verilmiş bir cevap. tanımı yaparak başlayalım.

    madem bu başlığı açtım, gelen tepkiler üzerinden düşüncelerimi biraz daha açıklayayım. çünkü türk toplumu olarak malesef eleştirmeyi bilmeyen, karşıt bir düşünceyi çomarlıkla suçlayan ve okumadan yorum yapan bir yapıya sahibiz. saygı çerçevesinde düşüncelerini paylaşan sözlük yazarlarını tenzih ederek başlayayım.

    öncelike izmir doğumlu, eğitim hayatının bir kısmını yurtdışında yapmış, iş bağlantıları aktif olarak avrupa (özellikle almanya) ile olan bir yazarım. daha önceki entrylerimde de sabit olduğu üzere kendimi açık görüşlü ve modern olarak tanımlarım. lisans diplomalarımdan birini uluslararası ilişkiler üzerine yapmış olduğumdan avrupa tarihini özellikle rönesans ve anschluss döneminden sonraki alman tarihi hakkında naçizane bir bilgim olduğunu düşünerek aşağıda paylaşacağım yorumları yapıyorum.

    1- angela merkel'in yarı çıplak futbolcularla çekilmiş olduğunu söylediğim fotoğrafta kullandığım tabire dikkat çeken arkadaşlarımız oldu. toplum kurallarının belirlediği ölçülerde giydiğiniz veya giymediğiniz hiçbir kıyafet beni ilgilendirmez. dilerseniz türban takıp soyunma odasına girersiniz, dilerseniz üstsüz olarak girer patlatılan moet'lerden nasibinizi alırsınız. dediğim gibi beni ilgilendirmez. benim orada egzajere ederek anlatmak istediğim nokta; başarı sonrası protokolden soyunma odasına inenlerin başarısızlıkta suçu toplumun alt kimlikli çocuklarının omzuna yüklemeleri. düne kadar muhteşem bir entegrasyonla 4 milyon insanı ülke sanayisine kazandırdığını öve öve anlatan bir toplumun kolaya kaçarak suçu bir fotoğraf karesinde araması.

    2- uzun yıllardır yakinen tanıdığım, ticaret yaptığım ve kısa bir dönem de yaşadığım almanya ve almanlar hakkında bildiğim tek şey gerçekten üstün bir ırka yaklaşmış olmaları. disiplin, çalışkanlık ve zeka konusunda akdeniz ülkelerinden kat be kat üstün bir durumdalar ve birliğin taşıyıcı sütunu olduklarını biliyorlar. tüm avrupalılar gibi rönesans payesi taşıdıklarının farkındalar ve amerikalılar'ı kıskanırken doğu halklarını küçümserler. ülkelerine gelen göçmenleri ise evcilleştirdikleri bir robot olarak sanayi devrimlerinin maddesel bir öğesi zannederler. bu sebeple alınan 2018 hezimetinin sorumluluğunu kendi üstün ırklarının taşımak yerine kültürel kimliğini bir fotoğrafla damgaladıkları göçmen bir futbolcuya yüklediler. tarihsel düşmanları ve komşuları fransızların da kupayı kazanması üzerine tüy dikti tabi.

    3- şimdi gelelim meşhur fotoğrafın hikayesine. öncelikle erdoğan'a oy vermeyen ama avrupa ilişkileri konusunda belli konularda hak veren bir türk vatandaşı olarak mesut'un nerede yanlış yaptığı konusunda bir fikrim yok. mesut yenikapı mitingine katılmadı, akp flamasıyla poz vermedi, aksaray'a çıkıp sarayın bahçesinde top da oynamadı. çalıştığı şehre kraliçe elizabeth ile görüşmek için gelen türk cumhurbaşkanıyla iki meslektaşı ile beraber türkiye büyükelçiliği'nde görüştü. görüşmenin sonunda da basit bir poz verdiler. bilmeyen arkadaşlarımız için belirteyim; ingiliz kraliyet ailesi (bildiğiniz elizabeth, leydi diana'dan bileceğiniz taht şanssızı charles , üç çocuklu williams ve turuncu kafa harry) alman kökenlidir. dünyanın en pragmatik devlet geleneğine sahip ingilizler kendi kraliyet ailelerini almanya'dan ithal etmiş ve 1.dünya savaşı esnasında soyadlarını dahi değiştirmiştir. yani bu mantıkla almanlar'ın kraliçe elizabeth'i de erdoğan ile görüşmesinden ötürü eleştirme hakkı doğuyor, sonuçta o da ingiliz vatandaşlığını seçen bir göçmen.

    4- beş yıllık almanya schengen vizesine sahibim, tip olarak da klasik türk prototipinden girit kökenlerim sebebiyle uzağım. bu yüzden hiçbir zaman havaalanında, sokakta, yolda hiçbir problemle karşılaşmadım aylık almanya seyahatlerimde. ama ege köylüsü vatandaşlarımızın kurt köpekleriyle arandığını da gözlerimle gördüm, bir saat vize kuyruğunda fazladan bekletilmelerine de şahit oldum. türkiye cumhuriyeti bakanının diplomatik dokunulmazlığının hiçe sayılarak göz altında tutulmasını televizyonlardan izledik, geri kabul anlaşması çerçevesinde türkiye'ye gönderilen mültecilerin sorumluluklarının taşınmadığını da her gün okuyoruz. evet yılan bana dokunmuyor ama yılan dokunmuyor diye vatandaşımıza, ülkemize yapılan sayıgısızlığa da karşı çıkmayacak değilim. bu kadar bam teline basılan toplumun bir gün nazi artıkları olarak almanları suçlamasını da okudum. dediğim gibi bugüne kadar akp'ye oy vermeyen biri olarak bu yapılanlara karşı erdoğan'ın çıkıp da sert konuşması hoşuma da gitti. sizi bu kadar ezen bir topluma karşı sesinizi çıkarmazsanız gurbette yaşayan 4 milyon türk'e de sahip çıkamazsınız.

    5- mesut'un kaybedecek bir şeyi yok diye yazanlar da olmuş. alman milli takımı oyuncusu hatta olası spielfuhrer ünvanını kaybetmeyi göze alan bir mesut'tan bahsediyoruz. 29 yaşında bir futbolcu olarak önünde en az 2 avrupa şampiyonası, 1 tane de dünya kupası oynama potansiyeliniz varken çıkıp milli takımı bırakıyorsunuz. bıraktığınız takım da panama milli takımı değil. bu arada transfermakt gibi bilinen bir siteden faydalanıp mesut'un u-21 avrupa şampiyonu olan almanya milli takımının kaptanı olduğuna da ulaşılabiliyor.

    bu yazımla kimseyi suçlamak istemedim. sadece hayatını atatürk ilke ve inkilaplarını takip etmiş bir türk vatandaşına çomar diye dil uzatmanız beni fazlasıyla üzdü. git gide toplumumuzda kaybolan yapıcı eleştiri ve artan yaftalama anlayışımızın sözlüğe de sirayet etmesi çok üzücü.

    daha saygılı ve yapıcı bir çerçevede görüşlerimizi karşımızdakilerle paylaşabilmek dileğiyle.
    sevgiler.
  • 19
    bu cümle almanya özelinde büyük bir sorun. bugünün büyük avrupa devletlerinde sadece almanya çok büyük entegrasyon sorunu yaşıyor. bunun tarihi ve özel sebepleri var tabi.

    bunlar belki de yüzyıllık sorunlar. almanya'nın siyasi birliğini geç tamamlaması ve 19. yüzyılın sömürgeci anlayışına geç katılması kendisini hem istenmeyen ülke haline getirdi, hem de iki büyük dünya savaşına sebep oldu. bu süreçte hep kaybeden taraftı. ülkenin sistematiği değişmese de dinamikleri sürekli değişti. dolayısıyla bugün fransa ve ingiltere'nin kısmen yaşadığı entegrasyon sorununu almanya tam anlamıyla yaşıyor. çünkü entegrasyon geleneği çok zayıf. hem göçmenlerin kökeni 50-60 seneden öteye gitmiyor. hem de almanların yapısı buna müsait değil. naziler döneminde ülkelerinde yaşayan yahudileri, çingeneleri ve slavları yok etmek istemeleri almanların bu konudaki kötü tecrübelerinden biri.

    alman milli futbol takımı kapılarını 2000'lerin başına kadar göçmen kökenli oyunculara açmadı. ana babası da alman olmayan mustafa doğan, klose falan ilkti belki de. sonra polonyalılar, afrika kökenliler ve türk kökenliler de milli takıma alınmaya başlandı. 2005'ten sonra bu süreç hızlandı. ingilizler ve fransızlar ise 70'lerden-80'lerden itibaren afrika-karayip kökenli oyuncuları alarak, belki bu süreçte büyük tartışmaları gerilerinde bırakarak entegrasyon sorununu en aza indirgediğini göstermişti. onların dediğim gibi bu işte hem tecrübeleri vardı, hem de almanlar kadar takık millet değiller.

    almanların bir diğer şanssızlığı da türklerin ağırlıklı olarak göçmen nüfusunu oluşturması oldu. almanyalı türkler; anavatana bağlılığı hala çok kuvvetli, ülkesine sürekli gidip gelen ve güçlü bir kültürü olan bir güruhtu. almanların bu konudaki beceriksizliğini de göz önüne alırsak türkleri kendi toplumlarına çok az entegre edebildiler. hatta almanya'daki türkler türkiye'deki türklerden belli noktalarda daha milliyetçi, daha muhafazakar oldu falan. ayrıca türkiye'deki orta ve üst sınıf almanya'dan gelen birini kendisinden daha aşağıda görüyor. ekonomik olarak olmasa dahi sosyal, kültürel olarak onu kendisinden düşük buluyor ki bunun haklı sebepleri de olabilir. sonuç olarak almanya'daki türkler kendine özgü şartlarında almanya ve türkiye arasında sıkışmış durumda kaldı.

    almanlar futbolda 2008-2014 arası altın çağlarını yaşıyorken almanlar galiba bu işi başardı diye düşünüyordum. ama yanılmışım. iki taraf için de söylüyorum ki huylu huyundan vazgeçmemiş. bugün gelinen noktada 2018 dünya kupasındaki başarısızlığın onca sebebi varken almanya'nın bunu mesut'a kitlemesi saçmalığın daniskası. neden almanya'dan eskisi gibi a+ seviye oyuncu gelmiyor. fransız altyapısı ile alman altyapısı arasında fark neden çok arttı? neden atletizmiyle kadroda fark yaratacağı aşikar olan sane yoktu? neden takım bu kadar formsuz geldi ya da formsuz oyuncular seçildi? löw'ün ve federasyon başkanının sorumluluğu hiç yok mu? altı üstü bir fotoğrafı kıskanç bir kadın edasıyla büyütüp ülke meselesi getiren alman medyasının suçu yok mu? mesut hatalı diyelim, hata yapan tek oyuncu mesut mu? almanya pkk'ya verdiği destekle bilinen bir ülke. en azından biz bunu ima ve iddia ediyoruz. biz mesut'a bu sebepten dolayı nasıl alman milli takımını seçersin diyor muyduk? kaldı ki nazi artığı olmak sadece bir hakaret olurken, faal bir terör örgütüne destek vermek daha ciddi bir suç oluşturur. takdir sizlerin... sırf aptal bir gurur yüzünden, içlerindeki o mükemmel alman fetişizmi yüzünden koca bir başarısızlığı mesut'a yüklediler. başarılı olsaydı yine göçmen bu, alman değil diyebilecekler miydi? mesut bunu sorguluyor. mesut ben göçmenim, artık alman değilim demiyor ki. bazı yazarlar cümlenin haklılığından ziyade cümlenin ne zaman ve kim tarafından söylendiğine dikkat ediyor. bunun çok da bir önemi yok. ortada yabancı kültürleri kendi potasında eritemeyen ya da multikültürel uyumlu bir yapı oluşturamayan; başarıyı sadece kendisinden, başarısızlığı hiç kendisinde görmeyen kezban bir almanya gerçeği var.