• 353
    gayet akil ve sagduyulu bilirdim. son bir sene icinde cok degisik bir hal almis.
    kadro kalitesine bakmadan, ya da nedense goz gore gore psv ile aramizda o kadar fark olmasina ragmen, can yakan yorumlar goruyorum. (bkz: 21 temmuz 2021 psv eindhoven galatasaray maçı)

    muslera'ya kova, hocaya son kullanma tarihi gecmis, oyuncularimiza ise kazma muamelesi yapiliyor. fakat nedense ayni takimdan ucup kacmasi da bekleniliyor.

    tamam, saygi duyuyorum ve artiriyorum. musleranin ve hocanin sozlesmesi feshedilsin. para eden oyuncularin hepsi satilsin, para etmeyenler kendine takim bulsun.

    ben galiba ne istedigimi bilmiyorum.
  • 354
    10 günlük transfer vaadi verip yerine getirmeyen ve yaşlı oyunculardan kurulu transfer politikası izleyen bir yönetim. 3-4 senedir taktik olarak ne oynadığı belli olmayan ve fizik gücü her daim bitik bir kadro. sorumluluğu üstlenmekten kaçınan ve hep bizden beklememizi isteyen bir teknik ekip. avrupa kupalarında son 30 küsür maçta 4 galibiyeti olan bir takım. vasat ve yaşlı oyuncular, tecrübesiz yardımcılar, evlatcılık, kaçan şampiyonluklar....

    kaybedilen maç sonrası argo tabirler dışında kendince eleştiri yapan herkesi dikkatlice okuyorum.

    "hayırlısı" deyip boynumu bükemem. eleştirimi yaparım, dozunda eleştirisini yapana saygı duyarım.

    aslolan her daim galatasaray.
  • 356
    üzülen, kırılan, seven insanların tepkisi normalden fazla olur. bu insanoğlunun fıtratı. bu yüzden kaybedilen maçlardan (hele avrupa maçı gibi bizim için ekstra önemli maçlardan) sonra yüksek tepki gösterilmesi de normal.

    galatasaray taraftarı biat etmez; eleştirir, kızar, daha iyisini bekler,ister, bu da normal.

    normal olmayan son zamanlarda tepkilerin anlamsız bir sertlikte/yükseklikte olmaya başlaması. takımda oynayana, oynamayana, yönetene, çalıştırana, kaşını kaldırana, gözünü kırpana herkese müthiş bir tepki veriliyor.

    devrin enerjisi(nasıl anlarsınız artık) bizlere de sirayet ediyor galiba.
  • 357
    gayet de normaldir. olması gereken gibidir. 4 senedir bir umut güzel futbol bekleyen, takımın bir oyun planının ve akılcı bir transfer politikası olmasını isteyen taraftarın girdiği üzüntü verici durumdur. zira bir arpa boyu yol alınmadığını ve hala 3 sene gibi bir zaman sabretmesi gerektiği söylenir.
    bu taraftar kafa yorar, üzülür; takımı için cebinden verir, zamanından kendisinden verir.
    ayrıca bir kuruş da takım sayesinde maddi kazanç sağlamaz, her daim veren eldir.
    hakkıdır biraz olsun eleştiri yapmak. buna da karışmayın yahu.
  • 359
    rezalet sonrası sözlüğün hâlinden ayırmak gerekir bunu.

    spartalılar gibi kaybetmekten söz etmiyorum, zira onlar, savaş kaybedilse de asıl kazananlardı. sadece, ne istediğini rakibine ve dünyaya anlatabilmekten söz ediyorum; hiç değilse bunu başarmaktan.

    babamdan öte babam, nişanlımın babası da hasta galatasaraylı. ben üzülüp dert ediyorum ama o adamın üzülüp dert etmesi koyuyor be. bunun sorumlularına diyecek söz bulamıyorum.
  • 360
    kaybetmek var, kaybetmek var.

    bu sözlükte hemen herkes biliyor kadronun yetersizliğini. yetersiz bir kadro ile 21 temmuz 2021 psv eindhoven galatasaray maçından yenik ayrılacağımızı da kestirmek çok zor değildi. ancak yaklaşık 4 senedir takımın başında olup da, planlamasını yapmamış, sezon açılışından beri düzgün çalışmamış, kadro kalitesizliğini bir nebze dahi olsa bertaraf edecek şekilde takımı çalıştırmamış bir teknik ekip varken, transfer eksikliği gibi argümanlara dayanmak geçerliliğini yitiriyor ve haliyle sözlük de tepki gösteriyor.

    şahsen sözlükteki hızlı düşüş ve yükselişleri ben de eleştiriyorum. örneğin, çok umut bağlanan bir oyuncu, 1-2 kötü maçtan sonra perte çıkarılabiliyor. ligin gidişatında bir yenilgide gereğinden ağır eleştiriler gelebiliyor. ancak mevcut durum farklı. göz göre göre gidilen bir felaket. aynı 2020-2021 sezonunun son 2-3 haftası gibi, gol gerekliyken atmamak, atmaya oynamamak gibi büyük kayıplara mal olan seçimlerin benzerleri bugünkü durumumuzu da etkiliyor. bazen transfer yapılamadı mı eldekinden en iyi verimi almak lazım. bu sadece taylan'ı kazanmakla sınırlı olmamalı. takımın eksikleri ortadayken, buna acil önlem alınmalı, riskleri minimize edecek çalışmalar yapılmalıydı. şimdi elimde transfer yok, orijinal adam yok diyerek günü kurtarmaya çalışmak yersiz. maça 11'e 11 başlıyoruz. karşı tarafın bütçesi bizden düşük. ama sonuca müessir bir anlayışları vardı ve ezerek kazandılar.

    düzgün çalışma ve iyi bir hazırlık dönemi ile bu maçta belki yine yenilirdik ama 5-1 değil belki 2-1 yenilirdik. kimse de bu kadar karamsar ve olumsuz düşünmez, eleştiri getirmezdi. zira belki rakibin her gelişi tehlike olmazdı, her atağından pozisyon çıkmazdı da, gerçekten baş döndürücü 2 organize atakla çaresiz bırakırlardı. çağın gerisinde olsak bile, ztk eşleşmesine konu bir ptt 2. lig takımının 3 büyükleri zorladığı kadar zorlayamıyorsak -ki bunlar arasındaki kalite farkının psv-gs arasındakinden çok daha fazla olması beklenir- hazırlık ve çalışma evresinde problem var demektir.

    tüm bunlar kimsenin yoktan var ettiği masallar değil. istikrarlı ve somut gözlemlenen olgulara dayalı veriler. "bunları taraftar düşünebiliyorsa, fatih terim de düşünebiliyordur" anlayışına da inancımı kaybettim, çünkü senelerdir haykırdığımız eksiklikler olduğu gibi varit ve bunların düzeltilmesi yönünde hiçbir olumlu emare de göremedik. hal böyle olunca, yenilgiden sonra sözlüğün bu hale gelmesi kadar doğal bir şey olamaz.
Altyapı çalışmaları sebebiyle birtakım hatalarla karşılaşılması muhtemel. En kısa sürede hatalar giderilecektir!