• 216
    ülke futbolunun değişmesi için kendisi gibi büyük bir şahsiyetin el atması gereken teknik direktör.

    açıkçası yaşım nedeniyle kendisi hakkında pek bir bilgi sahibi olduğumu söyleyemem, ancak kendisinin ülke futbolu ve özellikle galatasaray için bir dönüm noktası olduğu, yepyeni bir zihniyet ile bizi avrupa ile yarışacak düzeye getirdiği çokça kere yazılıp çizilmiş ve de tarihe bakınca da bu iddianın hakikati yansıttığını görebiliyorum.

    şimdi ben burada sübjektif olarak yorumlarda bulunacağım. galatasaray'ın gerçek anlamda futbol oynadığı son sezonu hatırlamaya çalışıyorum, denebilir ki bu 12/13 sezonu.

    yıllardır çeşitli teknik adamlar, onlarca futbolcu geldi geçti ancak galatasaray herhangi bir sistem oturtamadı. geçen süre zarfında 3 sefer süper lig kazanılmış olsa da avrupa'da rezalet bir tablo sergiledik. şampiyon olduğumuz 14/15 sezonunda zorlana zorlana ıkına ıkına 1-0'lık skorlarla şampiyon olduk, 17/18 sezonunda ilk haftalar görece güzel bir futbol sergilesek de devamında yaşanan çöküş ve ardından gelen hoca ile bir şekilde toparlayıp şampiyon olduk, o sezon gene çok olmasa da birkaç güzel maçımız oldu. hocanın 4. döneminin 2. sezonunda yine şampiyon olduk ve fakat koca bir ilkyarıyı çöpe atmış olarak belki bir daha eşine rastlanmayacak şekilde 8 puanlık farkı kapatıp şampiyon olduk. şampiyon olduk olmasına ama futbolumuz daha da gerilemişti.

    belirtmek gerek ki bu şampiyonluklar çok değerli fakat burada esas mesele şampiyonluktan ziyade oynanan oyunun ne olduğu.

    kısa bir hatırlama yapalım, anderlecht, östersunds, club brugge ve en son rangers, bunlar bu aralıkta karşımıza çıkan bizle kıyası mümkün olan takımlar. isabetli olsun diye schalke, porto, benfica, lazio, psg, real, arsenal gibi rakiplerimizi dikkate almıyorum ki bize kalsa galatasaray avrupa'nın sayılı kulüplerinden deriz ama gerçekler öyle değil ne yazık ki.

    şimdi gelelim buraya, ilk saydığım kulüplerin açıp tek tek takım değerlerine ya da oyuncu maaşlarına bakacak değilim, zira az çok belli oluyor neyin ne olduğu. şu an bizde 3 4 milyon euro maaş alan futbolcular var, bu kulüplerin çoğunda 800 900 bin euroya oynayan genç futbolcular mevcut, ayrıca takım değerleri de- herhangi bir anlam ifade etmiyor gerçi bana göre bu değerler- bizimkinden düşük oluyor çok kez.

    ancak ne zaman bu düşük seviye denebilecek takımlarla karşılaşsak bizim futboldan bîhaber oluşumuz tekrar tekrar ortaya çıkıyor.

    ne bir organize hücum ne doğru düzgün savunma yapabiliyoruz. rastgele bir şeyler deniyoruz ancak futbolun doğruları karşısında hiçbir zaman tesadüf kazanamıyor.

    türkiye'de şu an futbol falan oynanmıyor. memlekette birbirimizi yeniyoruz ediyoruz ama avrupa arenasında hâl-i pür melalimiz ortaya çıkıyor, vasat bir avrupa takımı dahi sözde büyük kulüplerimize futbolun ne olduğunu gösteriyor.

    hocanın yeri ayrı, allah başımızdan eksik etmesin tabii, ancak artık hocanın da devri geçti. türkiye'e şampiyon yine oluruz ve çok da sevinirim ancak burada oynadığımızın futbol olmadığını da artık iyice anladık sanıyorum.

    makas açıldı açılmasına ancak bu yeterli bir bahane değil. herhangi bir avrupa takımı yıldızlar olmadan, ismini bilr bilmediğimiz topçularla futbol oynamayı başarıyorsa sıkıntı bizdedir.

    euro şu an 9 küsür tl, bu çok kötü bir durum ancak bu kötü futbola bir bahane değil.

    artık devir falcao gibi, feghouli gibi, belhanda gibi, babel gibi topçulara milyon eurolar döküp top oynayacakları bir devir değil.

    modern futbol deniyor, nasıldır tam olarak bilmiyorum ama bizimkinin ilkel futbol olduğuna eminim. hâlâ 2000'lerin başında kalınmış

    umarım derwall gibi bir deha ile futbolumuz yeniden futbol hâline gelir.
  • 217
    kendisinin başlattığı yükselişle türk futbolu hayal edemeyeceklerini yaşadı. elbetteki imparator fatih terim'in ülkeye umut olması ile.

    şimdi derwall yok, imparator zaten son döneminde şurada bahsettiğim çöküş dönemi başlangıcıdır. (bkz: 1 ekim 2020 rangers fc galatasaray maçı/#2987765)

    bizi yeni başlangıçlara ulaştıracak imparator fatih terim'den başkasını göremiyorum. eğer sizde benimle aynı fikirdeyseniz çaremiz tek ve fatih terimin 67 yaşında her gün saatlerce modern futbolu etüt etmesi lazım.
    eğer benimle aynı fikirde değilseniz zaten türk futbolu adına hiç bir umudunuz kalmamıştır diye düşünüyorum.
  • 218
    toprağı bol olsun, kendisi 84-87 yılları arasındaki performansını gösterecek şekilde 2017 yılında takımımıza gelseydi, günümüz sosyal medya şartlarında muhtemelen 2018'i göremeden geri postalanırdı.
    hele 12 yıl şampiyon olunamamış bir süreçten sonra buna 2 yıl daha eklemek, bırakın 2 yılı 1 yıl eklemek bile gönderilmesi için yeterli olurdu ama sabredildi, iyiki de sabredildi...
  • 219
    günümüz şartlarına bile gerek yok, kendisine 14 yıllık şampiyonluk hasretini bitirdiğimiz maçtan iki maç önce kimi taraftarlar ağır şekilde istifa çağrısında bulunuyordu. bunu cevad prekazi, prekazi vurdu gol oldu! kitabında öfkeyle anlatıyor. derwall'in kendisi de anılarında yazıyor, ne kadar üzüldüğünü söylüyor.

    fakat bugün derwall gibi birinin türkiye futbolunu kurtarmasını ummak çok doğru değil. zira türk futbolunu o gün çağdaşlaştıran da tek başına derwall değildi. derwall gibi bir ismi türkiye'de çalışmaya ikna eden, tesisleri modernleştiren, derwall'e uygun çalışma ortamını hazırlayan bir yönetim de vardı. beraber yaptılar. mustafa cengiz yönetimi bunu yapabilir mi? görüldüğü kadarıyla namümkün. ayrıca o yıllarda kulüp ekonomileri daha dardı ama unutmamalı, küçük bir şeyi biraz büyütmek kolaydır. onu bir kere büyüttünüz mü artık daha da büyütmek, o başka mesele... üstelik bugün ekonomik açıdan dar bir ülkede değiliz. "en azından kendimize yetiyoruz" diyemiyoruz. kendimize bile yetmiyoruz. tepetaklak gidiyoruz ve bu şartlarda türkiye'de hiçbir kulüp birkaç adım ileriye atamaz.

    hâsılı, bugün ne bir derwall beklemek için ne de derwall'in devrimleri için şartlar müsait. nitekim, eminim ki uygun şartlar altında fatih terim de derwall'in yaptığını başarabilir.