• 1641
    2011 - 2012 sezonu öncesinde arda turan'ın zamansız gittiği sıralar takımımızda olsaydı kesinlikle takımda yer bulurdu diye düşünüyorum zira o sıralar albert riera'dan da yeterli verimi alamıyorduk. kendisinin erken kiraya verilmesi imparatorun da pişmanlığıydı o sezon. hatta orduspor başkanıyla bi ara polemiğe girmişti imparator. o dönem orduspor başkanına telegol programında verdiği ayar dünya tarihin en iyi ayarlarındandır bence ):

    https://www.youtube.com/watch?v=XTF7CyOMarg
  • 1642
    galatasaray'daki ömrünün 6 aydan daha fazla olmasını hak ediyordu. tamam 2010-11 sezonunda bize messi gibi geliyordu, çok üst düzey bir futbolcu değildi ama tüm bunlar culio'nun iyi bir galatasaray takımında kendine yer bulamayacağı anlamına gelmiyordu.

    2011-12 sezonunda terim o zaman arda'ya güvenerek kendisinin gitmesine izin vermişti. sonra arda atletico'ya gidince hepimizin bildiği üzere "arda'nın gideceğini bilseydim culio'yu göndermezdim" demişti. aslında arda gitse de gitmese de fatih hoca culio'ya pekala yer verebilirdi. çünkü culio sadece sol kanatta oynamıyordu. asıl bölgesi merkez orta sahaydı zaten. hoca o sezonun başında 4-1-4-1 oynatırken sol içte selçuk'u, sağ içte ise sabri'yi oynatıyordu. olympiakos'la oynanan hazırlık maçında mala bağlayıp hocayı çıldırtan sabri'nin yerine merkezde çok rahat culio-selçuk kombinasyonu yapılabilirdi. sonra 4-4-2'ye dönüldüğünde de culio'ya çok rahat yer verebilirdi. merkezden sola evrilen emre çolak o sezon iyi oynadıysa culio ondan da iyi oynardı. merkezde de selçuk ve melo'yu yedekleyebilirdi. hatta ertesi sene sneijder-drogba'nın geldiği takımda da rotasyon oyuncusu olarak iş yapardı. ama o sezonun başında kadroyu güçlendirirken culio arada kaynadı. riera'yı yüksek maliyetinden dolayı gönderemediğimiz için ve de yabancı sınırı olduğu için takımda kalması zordu.

    culio gibi bir oyuncuya neden ihtiyaç duyulacağını 2014'te katıldığı beyaz futbol programlarının birisinde konuşan hasan şaş'ın şu sözleri daha iyi ifade ediyor:

    bir teknik direktör değişiklik yapmak durumunda. mesela biz trabzonspor’la oynarken, durum 1-1, fatih hoca döndü dedi ki “kimi koyalım oyuna?”, ben de olan oyuncuları söyledim. değişiklik yapmak durumundaydık. size son 15 dakikadaki ileri ucumuzu söyleyim; sabri sağda, yiğit gökoğlan solda ve ortada mehmet battal.
  • 1643
    (bkz: carrusca)
    (bkz: hajrovic)
    (bkz: stancu)
    (bkz: josue)

    liste uzar gider. yetersiz ve niteliksiz kadrolara takviye edilmiş yetersiz futbolculardı hep. dolayısıyla performansları da yetersiz kaldı.

    edit: ofsaytlanmasına anlam veremediğim ikinci entry bu oldu. culio geldiğinde mükemmel bir kadromuz mu vardı ya da culio çok mu yeterliydi ve iz bırakıp efsane oldu da benim mi haberim yok.

    adam, sol framede adını görmesem adını sittin sene hatırlayamayacağım mehmet topuz'un arjantin şubesi aq.
  • 1644
    10 numara topçuydu, etiket sevdalıları beğenmeyebilir fakat galatasaray'da da oynardı. bazı takım arkadaşları o dönem takımın kuyusunu kazmakla meşgulken kendisi kanının son damlasına kadar savaşan bir oyuncuydu. 6 aylık bir süreçte yok kıçım ağrıyor, yok başım ağrıyor, yok alışma süreci falan filan demeden gayet iyi oynadı da. sezonun kötü bitmesi* kendisinin değerini düşürmez. kendisini hep iyi anımsayacağım. umarım hayatında her şey güzel gidiyordur.
  • 1645
    belhanda kendisinden 3-4 kat iyi futbolcu. ama maliyeti düşüktü diye culio iyi anılıyor. seviyesi ömer bayram seviyesindeydi. ama ömer de arjantinli değil işte. :)

    ayrıca yabancı sınırının kısıtlı olduğu o dönemlerde ömer bayram seviyesinde yabancı bir futbolcuyu yedek kulübesinde oturtmanın pek bir manası yoktu.

    stancu ile beraber, hagi'nin romanya'dan topçu alma sevdasının kazığıydı bize. tabi stancu'ya verilen 5 milyonun yanında kendisinin 2 milyonu pek konuşulmadı. hayır biz göremedik yeteneğini desem adama 3 kere bonservis verilmiş, biri genç yaşta alan cluj 600 bin euro. biri de arap yarımadası takımı 530 bin euro. bir biz 2 milyon euro vermişiz. kimse farkedemedi bu adamın yeteneğini herhalde. bir siz biliyorsunuz.
  • 1648
    hatırladığım kadarıyla fatih hoca takımın başına döndüğünde (2011-2012) kendisini takımda tutmak istemiş ama o zamanki yabancı kuralı nedeniyle takımda kalamamıştır culio. ayrıca fatih terim ''arda turan'ın gideceğini bilseydim culio'yu takımda tutmanın bi' yolunu arardım.'' demişti. epey yararlı fakat gösterişsiz top oynardı. ben o zamanlarda da en azından 1 sene daha kalmasından yanaydım. fatih terim ile daha iyi bi' seviyeye evrilmesi muhtemeldi...