• 1958
    kovulması gereken. kibir çok büyük günah azizim.

    dünyanın en değerli kulübünün, şampiyonlar liginde * son 16'da sevilla'ya elenmesini normal karşılıyor. örneklendiriyor ve porto'yla ve real madrid'le bu takımı elediğini söylüyor. porto o sezon kupayı kazandı zaten, real madrid de o maçta yatsın kalksın cüneyt çakır'a teşekkür etsin. ya da nani'ye.
  • 1959
    kendisi hakkında ''devri kapandı'' demek için henüz epey erken, ancak kariyerinin ciddî bir düşüş içerisinde olduğu da bir gerçek. hem imaj olarak, hem sportif kariyer bakımından önlenemez derecede gibi görünen bir irtifa kaybı yaşadı ve yaşamaya devam ediyor.

    manchester united'da kalıcı ol(a)mayacağı konusunda -şu an için- futbol kamuoyu aşağı yukarı mutâbık. önünde en iyi ihtimalle 1 sezonluk bir mühlet kaldı united'da.

    olası bir ''kötü ayrılık'' durumunda ise rotası ya hâlâ avrupa'nın kalburüstü takımları arasında kendine yer bulamamış psg, ya da eski günlerini mumla arayan iki serie a takımı**ndan birisi olur diye tahmin ediyorum. bunun dışında hiç tecrübe etmediği bundesliga ihtimali de küçük de olsa var; ancak bundesliga kulüpleri yapılanma ve anlayış bakımından mourinho'ya hiç uygun değil açıkçası.

    bunun hâricinde yolu bir gün mutlaka porto ile kesişecek; ancak ilk basamakta değil, yukarıdaki kulüplerle öyle ya da böyle yollarını ayırdıktan sonra.

    tam da o geçiş döneminde türk spor basını tarafından kendisinin türkiye'ye gelişi üzerine haberler yapılacaktır. azıcık elinde para olan ve vizyon arayışı içerisinde olan bir kulüp(ki bu kulübün galatasaray olması kuvvetle muhtemel) de kendisini takımın başına geçirmeyi mutlaka düşünecektir o dönemde.

    uygun bir teklif de olursa şayet, ilerleyen dönemlerde türkiye'ye (özellikle de galatasaray'a) gelme ihtimalinin olduğunu(hatta hayli yüksek olduğunu) düşünmekteyim, tabii kariyerinin şu anki seyri ve ivmesiyle düşüşüne devam etmesi hâlinde.
  • 1962
    daha önce de başlığına eleştiriler abartılı yazmıştım zaten fakat anti-eleştiriler de abartılı. sanki west bromwich'i yönetmekte jose.

    alex ferguson sonrası resmen 1.lig kadrosu olan manchester united kadrosuyla david moyes şampiyonlar liginde son 8'e kalmış, luis van gaal de kovulup yerine mourinho getirilmeden 1 gün önce fa cup'ı kazanmıştı. van gaal eşi ile birlikte kupayı kutlarken kovulduğunu öğrenmiş. 3 ay sonra premier lig tarihinin o güne kadarki* en pahalı kadrosuyla mourinho ligde 6. oldu, öldürülen wenger'in altında. şimdi şu anki kadrosuyla sevilla'ya 180 dakikada 3 tane isabetli şut atıp de gea tarafından az daha yine ve yine kurtarılmak üzereyken elenmesi; ama ferguson'dan sonra united çok kötüydü ile açıklanamaz. videosunu bulamadım ama izlerken rast geldim geçen hafta kendisini tutan ian wright bile the debate'de city ve united kadroları yer değiştirse ligde durumlar nasıl olurdu sorusuna; tablo aynı dururdu diye cevap verdi.
  • 1963
    kontra taktik hocasıdır.

    dominant rakibe göre hazırlanırsa inanılmaz işler yapar -ki porto, inter hatta chelsea ile yapmışlığı vardır- ancak büyük takım, daha doğrusu atak kültürü olan büyük takım için ideal bir hoca değildir.

    misal vermek gerekirse, 50 yıl şampiyonluk görememiş chelsea ile şampiyon olursanız taraftarın gözünde kral olursunuz, nasıl olduğunuz önem arz etmez; keza inter için de aynı şey geçerlidir. öte yandan bir devri domine eden manu ve real madrid gibi takımlarda ise taraftar, rakibe göre oynamayı değil, dominant ve ön alanda oynadığın futbolla rakibe hükmetmeni ister.

    bugün kağıt üzerinde baktığımızda manchester united’ın kadrosu ciddi anlamda city’den fersah fersah kötü değil. hadi city ile karşılaştırmayalım, yine de premier lig’de oynadığı 3 maçtan 1’inde puan kaybedecek (20g5b5m) bir kadrodan da bahsetmiyoruz.

    başka bir misal vereyim, manu, bugün maç eksiği ile liverpool’un 2 puan önünde. liverpool, harcama olarak bakıldığında manu’nun yanında çok çok mütevazi bir kadroya sahip. ayrıca oyuncu kalitesi açısından da bu takımları kıyaslarsanız salah dışında “manu 11’ine koyarım” diyebileceğiniz bir adam da yok gibi. inanıyorum ki klopp’un elinde bir bailly, mata, bir de gea, bir lukaku (bakın çok adam saymadım) olsa liverpool şu anda +70 puan bandında idi.

    mou belki ingiltere’de biraz fazla kaldı, artık herkes oynayacağı oyunu biliyor. mou ise bazen alışılmışın dışına çıkarak maçın 1-30 dakikaları arasında ofansif bir sekans yakalayıp maçı kopartıyor, sonrasında yine otobüsü çekiyor. bu düzen de fergie ile büyümüş, futbolu fergie ile öğrenmiş united taraftarının hoşuna gitmiyor.

    bence kendisinin yapabileceği en mantıklı iş psg’nin başına geçerek ligi rahat kazanıp maç maç odaklanabileceği clye kafa yormak veya futbol anlayışı ile örtüşen italya ligine gitmek. belki de biraz futboldan uzaklaşıp güncelleme yapması gerekiyor; bilemedim.