• 387
    dün* belki de ilk ciddi testinde ligin en iyi defansif bekine karşı oynadı. n'sakala hızla ya da birebir fizik mücadeleyle çok zor geçilebilen bir oyuncu. ikiye bir oynamadan geçmesi zor. jesse oyuna girdiğinde mariano'nun bindirecek mecali kalmadığından ve sonrasında oyundan atıldığından hep birebir kaldı ve etkisiz oldu haliyle.

    donanımlı bir oyuncu. dün karşısında atletik olmayan bir bek oyuncusu olsa bence fark yaratırdı. ama hayatı boyunca çoğunlukla set hücumu yapan bir takımda oynamadığı için şu an repartuarında bu yok. yaşı genç olduğundan kendini geliştirmek için fırsatı fazlasıyla var. önümüzdeki yıl düzenli oynayacağı bir takıma kiraya verilebilir diye düşünüyorum.

    bu vesileyle 5 dakika izledikten sonra başlığına gelip "şutu yok, hızı yok, tekniği yok" yazan user ların bu sözlükte genç ve düşük maliyetli oyuncu istemesi halinde ceza alması gerektiği kanaatinde olduğumu belirteyim.*
  • 388
    henry onyekuru için;

    6 kasım 2018 schalke 04 galatasaray maçından sonra "gerçek seviyesi belli oldu" yorumu yapılmışken 4 gün sonra kayserispor deplasmanından (10 kasım 2018 kayserispor galatasaray maçı) övülmüş... araya giren milli aranın ardından yine ve yeniden 23 kasım 2018 galatasaray konyaspor maçının ardından güzelce puan kaybının sorumlusu olduğu iddia edilmiş, hatta ve hatta yunus'un ne eksiği var bundan? diye sorulmuş...

    yetmemiş, 2 aralık 2018 beşiktaş galatasaray maçından önce "yap şovunu aslanım" diye başlanıp "büyük hayal kırıklığı" olarak bitirmiş onyekuru'cuğum... lige ayak bastığında savunmanın "s"inden haberi yoktu. hoca ile kendini buldu, takım savunmasına yardımcı oldu ve sol kanata geçtikten sonra çılgın attı. kanat oyuncularının 10+ gol atması gerektiği teorisine inanan biri olarak elinden geleni yaptı...

    şimdi sekidika başlığında neden onyekuru diyorum ona geleyim.
    1 ay içinde 4 farklı maçta 4 farklı yorum yapılan bir oyuncu onyekuru. iki maç övüp 3 maç gömülüyor çünkü lanet olası bitmek bilmeyen galatasaray seviyesi salaklığı devam ediyor.

    ufak bir hatırlatma yapayım. bu takımın alabileceği oyuncular bunlar.. kendinizi kaf dağında görmeyin. siz juventus, bayern filan değilsiniz. 100 milyon dolar bile etmeyecek bir ligin en iyi takımısınız o kadar. gelecek sezonda şampiyonlar ligine direkt gidip ondan sonra yüzde 99 ön eleme oynamaya başlayacaksınız. şampiyonlar ligi var 25 milyon euro gelir bedavacılığın sonuna geleceğiz inşallah.

    hal böyleyken sizin mane, firmino, salah almanız mümkün değil ama mane, firmino, salah'larınızı çıkarmanız mümkün. işte bu yüzden sekidika gibi oyunculara ihtiyacınız var. potansiyeli olan ama iyi bir eğitim almadığı için o potansiyeli belli bir noktaya çıkarmayı başaramamış isimlere ihtiyacınız var. henry onyekuru 4 maçla "bunu alacağımıza yunus oynasın" moduna giren taraftarın kafa yapısı ile geleceğin temellerine atmanız imkansız çünkü bunun adı salaklık... bunun adı gerzeklik...

    galatasaray seviyesi diye bir şey yok.
    bunu aklınızdan çıkarın. bugün milan'ın bile durumu ortada. galatasaray geçmişinde çok başarılı olmuş ama geleceğe henüz ayak uyduramamış bir kulüp daha fazlası değil...
  • 389
    dün* çok fazla heyecanlı gördüğüm genç sağ kanat oyuncumuz. eli ayağına dolaştı neredeyse heyecandan, olur öyle şeyler. oynadıkça tekniğini, hızını göstereceğine inanıyorum. ama oynaması lazım özellikle iç saha maçlarında 2 veya daha farklı önde olduğumuz maçlarda mutlaka oyuna girmeli ki üzerindeki heyecanı atsın.

    oldu ki bir gelişim sağlayamadı; göndermek problem olmayacaktır.
  • 391
    ikinci ligde düşmemeye oynayan takımdan süper ligde şampiyonluk kovalayan takıma, dahası puan kaybetme tahammülü kalmamış bir takıma son derece stresli bir ortama gelen oyuncu. üstelik kendisi 19-20 de değil 23 yaşında. bir futbolcu 23 yaşında hala alt ligdeyse kendisini alt lig topçusu olarak görmeye başlar artık. bocalayacak, zayıf düşecek, yeteneklerini sorgulayacak biz ise bu süre zarfında gömmeyeceğiz, ıslıklamayacağız. oyuncu yavaş yavaş ortama ısınacak, takımla yaz kampı geçirecek, stressiz hazırlık maçlarında takım arkadaşlarından aşağı kalmadığını görecek ve kendisini bu seviyeye ait hissetmeye başlayacak. işte bu noktadan sonra yavaş yavaş yükselişe geçecek. bu süreci daha önce linnes'te de garry rodrigues'de de yaşadık. bedavaya gelmiş ve deyimi yerindeyse ciklet parasına oynayan futbolcu. taraftar olarak sabretmemiz lazım. potansiyeli var, topla ilişkisi de iyi ama mental olarak seviye atlamaya ihtiyacı var.
  • 393
    galatasaray'in; gelisime acik, dogru yonlendirilirse ve dogru kullanilirsa fark olusturabilecek ve takimi bulundugu bolgeden rahatlikla sirtlayip sahanin ilerisine tasiyabilecek potansiyeline sahip futbolcusu.

    yasi turkiyedeki futbolculara gore gayet genc. alt ligden geldi. ust seviyede* ilk kez oynuyor. kendisini gostermek de istiyor, istekli, cabaliyor. ufak tefek hamle ya da karar hatalari olabilir. kac paraya alindi ki zaten? zarar edecek bir durum yok. daha once de yazdim bu meseleyi. geciyorum.

    ama sosyal medyada gozlemledigim bir hususu da belirtmeden gecemeyecegim. kendisi yerine sahaya konulsa, birakin adam gecmeyi, ikili mucadeleye girmeyi, topa vurmayi, adim atarken bile heyecanlanip iki ayagini birbirine dolastiracak adamlarin hemen gommeye calismasi da kusura bakmasinlar da agir ahlaksizlik. biraz zaman gerekiyor. hala gelisen ve gelismesi gereken futbolcu. ha yasi ufak degil bak. bu adamin 20 yasinda bu seviyede oynuyor olmasi gerekiyor ki, 3 sene sonra kendine gelip fark yaratabiliyor olsun. ama tabii hala daha mantalite kisminda toplum olarak sorunlarimiz oldugu da apacik bir gercek.
  • 394
    seneye üçüncü lige düşmesi neredeyse kesinlesnis bir takimdan ülkenin en iyi takimina gelmis genc oyuncu. hayatinda böyle kalabalik bir seyirci ve gergin bir atmosfer görmüş mudur? hic sanmam. ona ragmen yerin dibine sokulmaya calisilmasindaki mantigi biri cikip izah etsin de anlayalim? galatasaray seviyesi dedigimiz fenomenin de artık ayni sekilde izah edilmesini bekliyoruz.
    jesse ayrica bir pozisyonda karsisindaki zorlu defansif beke ragmen yine de orta yapmayi basardi. oyunun devaminda kendi kanadindaki mariano da kirmizi gördü ve sağ kanadimizin gücü yariya indi.
    gelecekte parlayacagina inandigim ve beğendiğim genc oyuncumuz.
    (bkz: 12 şubat 2020 galatasaray alanyaspor maçı)
  • 395
    defansif oyun bilgisi çok düşük bir genç. biraz emre mor gibi bu açıdan. savunma anlamında amatör problemler yaratıyor. ilk oyuna girdiği denizlispor maçında, sonraki kayserispor maçında ve son olarak 12 şubat 2020 galatasaray - alanyaspor maçı nda çok kısa süre almasına rağmen bu dikkatimi çekti.

    denizli maçında durum 2-1'ken topu kaptırmış ardından topun arkasına geçmeyerek tehlikeli bir kontraya neden olmuştu. kayserispor maçında uzun mesafede kolaylıkla yetişebileceği henriqe'nin altına kayarak oyuncunun uzayıp gitmesini izlemişti. alanya maçında da kanadı kapatması gerekirken merkeze kaydığı bir pozisyon vardı, mariano yalnız kaldı.

    emre mor tabi öğrenmek istemediği için öğretilemeyen bir tipti. jesse o açıdan çok daha düzgün karakter gibi duruyor ve daha 23 yaşında... bu seviyelerde de tecrübesi yok çocuğun. oyun disiplinini, takım oyununu, top rakipteyken neler yapması gerektiğini öğrenecek. daha zamanı var, destek olmak lazım. onyekuru kardeşini izleyerek de öğrenebilir bunları.
  • 398
    jesse'yi işlenmemiş ve işlendiği zaman altından ne çıkacağı belli olmayan bir taşa benzetebiliriz. ama kilit nokta şu; elinize bir taş geçmiş ve bunu işlemeye değer buluyorsanız, bir beklentiniz de var demektir. işte bu beklenti, jesse'nin de potansiyelidir.

    jesse gerçekten çok ham, sabırlı olmak gerekiyor. bunu derken, sabredelim, jesse çok iyi futbolcu olacak demiyorum. öyle bir iddaam yok ama olmayacak denmesini de doğru bulmuyorum. iyi-kötü, olacak-olmayacak yorumlarını yapabilecek yeterli verimiz olmadığını düşünüyorum. biraz idman yapıp, biraz maç oynayıp, biraz da kişisel gelişimini takip edeceğiz, tahminen yaz sonunda, evet jesse'den bir şeyler olabilir ya da olmaz deme yetisine sahip olacağız sanırım.