• 2098
    bir süredir aslında ne kadar çok sneijder'e benzediğini düşünüyorum. her ikisi de yakın dönemde galatasaray'a gelmiş en specialist futbolcular. bazı konuları dünyada onlar kadar iyi yapabilen sadece 3-4 oyuncu var ama bazı konularda da çok eksikler.

    sneijder nasıl bir futbolcuydu?

    sino olağanüstü bir top tutucu ve atıcıydı. top kontrolü ve şutları mükemmeldi, aynı zamanda orta ve ara topları da tabi... onun bu olağanüstü becerilerinden yararlanmak için ne yapmak lazım?

    - önüne drogba gibi bir pivot koyarsanız, onun indirdiği toplara mükemmel şutlar atabilir ve uzun şutları ile çok maç kazandırabilir. örn: juventus maçı, drogba indirir, sneijder atar ve juve'yi bile eleyebilirsin!

    sola yanaştığında kestiği ortalara kafa vuracak bir pivotun olması da asistleri arttırır. tabi 15 asist yapmış da kaçı gol olmuş derseniz o ayrı!

    fakat önüne drogba değil de burak koyduğunuzda ne oluyordu. o uzun şut etkinliği biraz düşüyordu. o zaman da burak'ın koşu yoluna paslar bırakmaya çalışıyordu. eğer hem sırtı dönük servis yapabilen, hem de savunma arkasına koşabilen bir adam bulunabilseydi... (drogba geldiği yaşlarda savunma arkasına sarkacak tarafı kalmamıştı. drogba'nın gençliği sino'nun her talebine %100'lük karşılık verirdi. yazık olmuş chelsea'de birlikte olmamaları)

    neyse hem savunma arkası kaçıp hem servis edebilen komple bir santrfor olsaydı (diagne:) o zaman hem asist, hem gol olarak tam verimli oynayabilirdi. mancini her iki becerisinden de yararlanabilmek için onu sola atmış, sağ tarafa da burak'ı koymuştu. hem ara, uzun toplarından ve kontraya çıkarabilecek paslarından burak ile yararlanıp, hem de drogba'nın indirdiği pozisyonlarda şutlarından yararlandı. sneijder'in gs'da skor olarak en verimli dönemi de mancini ile oldu bu sayede.

    fakat! sneijder solda burak sağda, drogba uçta oynayınca başka bir sorun oluyor.

    sneijder ve seri'de olmayan meziyetler neler? orta saha oyuncusu olmalarına rağmen savunma hacimleri çok az ve koşamıyorlar, mesafe kat edemiyorlar!

    şimdi ön üçlüyü drogba - burak - sino yaptınız. geriye de melo - selçuk - yekta(ceyhun) gibi üçlü koydunuz diyelim. topu driplingle getirmekte büyük zorluk çekiyorsunuz. pasla melo - selçuk gibi isimler çok mahir olduğu için top aktarılabiliyordu ama rakip merkezde kümelenip, pas kanallarını kapatınca, tek bir driplingçinin bile olmaması ve kanatların da adam geçemiyor olması takımı kilitliyordu. ayrıca sneijder'e defansif destek için merkezde 3 oyuncu ile oynamak, zaman zaman hücumda -1 kalmak demekti.

    ***

    ertesi sene ne oldu?

    hh sonrası 4-2-3-1'e dönüldü ve merkezden yekta veya ceyhun çıkarıldı. sola yasin atıldı. yasin süratli top taşıyabilen ve o dönemlerde savunma katkısı da iyi bir oyuncuydu. bu sneijder için mükemmel oldu. artık sol taraftan driplingle de top geliyordu. arkadan selçuk ve melo pasla da top getiriyordu. drogba gittiği için onun indirdiği toplara ceza yayında vurma aksiyonları azalmıştı ama bazen sağda umut oynuyordu. umut ve burak'ın yaptığı ön alan baskısından seken karambol toplara yapıştırıyordu. mancini sonrası yine olabildiği kadar güzel bir düzen bulunmuştu sino için.

    (yasin gibi, servet gibi bazı oyuncular kariyerlerinde kısa da olsa 1-2 yıllık mükemmel dönemler yaşadı. tavanları inanılmaz seviyelere çıktı. bazı futbolcular o tavanlarını uzun tutmayı bilse bambaşka şekilde anılabilirdi)

    galiba mou da inter'de büyük verim alırken böyle yapmıştı. hem milito - pandev gibi sırtı dönük top indiriciler, hem de eto'o gibi koşucuların arkasında oynamış ve hem şut opsiyonları, hem de ara top opsiyonları doğmuştu.

    yani sino'dan o dünya çapında, kendisinden başka kimsede olmayan top tutuculuğunu ve atıcılığını almak için, önüne hem koşabilen, hem top indirebilen forvet/ler, ve top taşıyabilen kanat ve geriden düzgün pas atabilecek bir orta saha lazım. ayrıca defansta da onu taşımak gerek! melo o dönem yaşlanmaya başladı ve temposu düşüp kendisini 6'ya çekmeye başlamıştı. öyle olunca sino'nun savunmasını yapma yükü de selçuk'a kalmaya başladı ve belki de selçuk'un kariyerinde gerileme yaşama nedenlerinden biri de bu oldu. enerjisini teknik işlerden çok fiziksel işlere yönlendirince birden geriledi.

    geçelim seri'ye...

    sneijder gibi o da mükemmel top atıcı ve oyun kurucu. sneijder gibi orta saha olmasına rağmen onun da savunma katkısı yok denecek kadar az ve sneijder gibi o da koşamıyor, mesafe kat edemiyor.

    ligin ilk yarısında babel ayağına bekliyor, feghouli ayağına bekliyor, falcao bir savunma arkasına koşu atmak için 15 dk bekliyor. böyle olunca adamın uzun paslarından hiç faydalanılamadı. ne zaman onyekuru geldi, onun paslarının nasıl kilitler açabildiğini görmeye başladık.

    ligin ilk yarısında seri için, "elimizde pırlanta var ama ilk çağlarda gibi futbol oynadığımız için pırlanta ile hindistan cevizi açmaya çalışıyoruz" diye yazmıştım.

    şimdi seri'den merkezde yararlanmak için yanına bir de lemina gibi onun savunma zaafını da kapatabilecek adam lazım. lemina ne zaman yok, ömer ne zaman merkez değil kanat yapılmış, gs orta sahası delik deşik oluyor!

    ayrıca geriden stoperlerden iyi top çıkaran adamlar lazım. marcao - donk süper. marcao bir sakatlanıyor bir ahmet ile oynamaya başlıyorsun haydiii seri yine anlamsızlaşıyor geriden pas alamadığı için!

    ama hepsini sağlarsan. arkada marcao - donk, seri'nin yanında da ömer veya lemina ve ileride de onyekuru tipi koşabilen adamlar olunca. o zaman otur izle mozart gibi yönetsin maçı. bkz: fenerbahçe maçı. (lemina yoktu ama ömer ve belhanda o gün iyi çalıştı savunmasını toparladılar)

    ---------------------

    yani hem sneijder, hem de seri; kendilerinden o specialistliği alabilmen için, seni kendilerine yakın kalitede oyunculara mecbur bırakıyor. boş beleş topçuları etrafına doldurursanız, ikisinde de fayda alamıyorsunuz.

    bu ikisine benzer bir futbolcu da pirlo'ydu. yanına gattuso - seedorf, arkasına ambrosini koyup taşıyorlardı adamlar. tahteravanda gibi yönetiyordu, elini sıcak sudan soğuk suya sokturmuyorlardı. biz garibim seri'yi sedat ağçay'lara dövdürdük koca sene.

    ****

    neyse eğer seri ile devam edilecekse. o halde onun kalitesine uygun takım ve rotasyon şart. yani geride marcao - donk şart. ve bu ikisinden biri sakatlanırsa çökmemek için ahmet'ler yerine pasör yedek stoper de lazım en az 1 tane stepne!

    seri'nin yanına lemina'nın sakatlanmayanı tipte bir yangın söndürücü lazım. ömer de ona yedek olur.

    kanatlara veya en öne de onyekuru modeli adam lazım (kerem, oğulcan gibi isimler bu rotasyonu zenginleştiriyor, bir de onyekuru tekrar kiralanırsa kağnı kanat derdinden kurtulunabilir)

    "ben bu rotasyonu sağlarım, marcao sakatlanırsa ahmet ile çıkıp seri'yi de bozmam" diyorsanız tekrar seri'ye gidin mükemmel transfer.

    ama "bu rotasyonu sağlayacak durumumuz yok. donk'u bile tutamıyoruz, ne yedek pasör stoperi" derseniz o zaman seri ve bunun sunduğu üst düzey kalitenin hayalini bırakın! daha düz, daha potansiyeli düşük bir futbol oynayın, kulüp ekonomisi toparlanana kadar 1-2 yıl geçiş dönemi olarak bekleyin. yoksa seri ile oynayacağız deyip arkasına ahmet ile oynayınca dam üstünde saksağan vur beline kazmayı oluyor. hem 60-70 milyonluk takım kuruyorsun hem 6. oluyorsun.
  • 2099
    eğer gelirse yanına pas almasını bilen bir oyuncu almamız gerekiyor. takımda pas almasını bilen oyuncu sayısı arttıkça seri'nin verimi de o kadar artıyor.

    pas almayı bilmek bence bir orta sahanın kalitesini net gösteren unsurlardan biri. ozan tufan ve mert hakan yandaş'ın elit seviyeye çıkmasındaki en büyük engel bu. pas alacak alanlara gidememek ve pas görüş açısı.

    pandemi sonrası marcao'nun sakatlığı en fazla seri'yi etkiledi. çünkü geriden top çıkartırken pas alabilecek bir oyuncu daha eksildi. zaten 2019-2020 sezonunda takımda pas almasını bilmeyen oyuncumuz fazlaydı. bu yüzden çok fazla pas hatası yaptık. en geriden başlarsak, linnes, saracchi, donk,ahmet, ömer, taylan, onyekuru, gibi oyuncular pas almayı bilmeyen oyuncular. boş alanlara hareketlenemeyen, pas görüş açıları kötü olan oyuncular. zaten ne zaman marcao, seri, lemina,mariano, falcao hatta emre akbaba beraber oynadı, o zaman istediğimiz hızda pas yapabildik ve hücuma daha rahat çıkabildik. fatih hoca'nın ömer yerine belhanda'yı oynatmasının sebebinin de bu etken olduğunu düşünüyorum. belhanda pas atmada sıkıntı yaşasa da pas alma konusunda, hareketlenme konusunda gayet iyi. zaten bu kadar iyi pas alan ve yeteri kadar tekniği olan bir oyuncu nasıl o kadar top kaybı yapar, büyük bir tez konusu.

    orta sahada seri'nin yanına, ciğersiz, basan, ama top alamayan ve top tekniği iyi olmayan birini koyarsak, top kayıplarından sonra top çalmayı kolaylaştırabiliriz. bizim proaktif düşünceye sahip olmamız ve topu kaybetmemeye odaklanmamız gerekir. bunun için de yanına pas almayı bilen orta saha almamız gerekir. bu melo'nun ilk senesindeki gibi bir orta saha olursa çok daha iyi olur tabi. onu bulmak tabii ki zor ama sırf defansı iyi diye tahta bacaklı bir orta saha getirirsek, yine seri'ye sövmeye başlarız. çünkü seri görmeden pas atan, topu uzaklaştıran bir oyuncu da değil. iyi pas yapamazsa, takım arkadaşı pası alacak alan göstermezse, o pası verecek alanı ararken normal olarak topu kaybediyor.

    eğer seri düşünülüyorsa, bu konu kesinlikle düşünülüyodur. çünkü hocanın her hamlesinde ben bu düşünceyi gördüm.

    benim kendi isteğim, umarım seri ile devam edilir.
  • 2100
    arkasında gedik kapayıcı, önünde akıl almaz demarkelere imza atan ve hızıyla rakibi sersemleten birer veya ikişer oyuncuyla oynadığında dünyanın her takımında pasör olarak iş yapacak oyuncudur. ben uzaktan da olsa seri’yi iniesta’ya benzetiyorum. hem fiziksel, hem de hız ve koşudaki eksiğini insan üstü pas atma yetisiyle çözmesini. iniesta çok daha skorerdi tabi ki.
    önünde hızlı ve deplase olup first touch’ı iyi kanat ve atak orta saha, arkasında ise ön görülü, ciğeri sorunsuz ve fizikli defansif orta saha gerektiren pas virtüözü. bunlar varsa puzzle’ın aranan eksik parçası, bunlar yoksa puzzle’ın hiç bir yere oturtulamayan fazlalık parçası.
  • 2101
    seri'den 8 numara yaratmak ıslak rüyalardan ibarettir. adam hemen savunmanın önünde top almayı seviyor. yanına sert bir top kesici almanın, sırtı dönük top alamayan bir ortasahanın bize de seri'ye de bir gram faydası olmaz.

    seri takımda kalacaksa, elimizdeki kanatlarla 4-4-2 hayal, ikili ortasaha hiçbir türlü olmaz. savunma önü seri oynadığı zaman, yanına iki tane sert, ısırgan, az da olsa arkası dönük top almayı bilen oyuncular oynamalı, seri iyi bir pasördür, topu kaleye yüzü dönük almayı sever, hızlı düşünür, ayağından topu çabuk çıkarır.

    seri'den beklentileriniz buysa ve ona göre takımı dizayn ederseniz mest eder fakat melo performansı umuyorsanız hayal kırıklığı olur. melo deyince aklıma geldi, nasıl bir oyuncuydun sen ya, yanına kimi koysan cuk oturuyor. onun gibisi bir daha gelmez.
  • 2102
    oynasın diye uğruna 50 milyon euro harcanacak topçu değildir. yok "arkasına şunu, yanına şunları, önüne de şunları aldık mı var ya üffff uçar var ya uçarrr!" kafasıyla hakkında güzelleme yapılıp durulan topçudur. bu saydığınız tipte adamları almaya kalksanız en az 50 milyon euro bayılmamız gerekiyor, en az diyorum bak. bu adamları getirip ortasına beni koysanız ben de iki mücadelelerde yere kapaklanır, birisi omuz koyduğunda çimleri öper, birisi pres yaptığında madara olur veya pas hatası yaparım. oynasın diye bu kadar adam getireceğimize yerine doğru düzgün bir adam alsak olmuyor mu? dünyada topçu mu kalmadı yoksa?
  • 2104
    sneijdere ve iniestaya benzetilen oyuncu;
    bu kadar adam bu arkadası begendigine gore sanırım ben yanılıyorumdur ama
    ben bu arkadası ne sneijder gibi sut atarken,
    ne de iniesta gibi top surerken ve adam gecerken gormedim.
    hatta hic sut atarken ve adam gecerken gormedim
    bunların yanında savunma yaparken karsısındaki oyuncu hata yapıp topu bırakmadıgı zamanlarda top kapabildigini de gormedim.
    iyi paslar atarken gordum ama kısa paslarında cok alakasız hatalı pas atarken de gordum.
    surekli onunde su olsa arkasında bu olsa efsane olur deniyor ama oynayan onunde arkasındakini de oynatıyor yada onlarsız da oynuyor. zaten 10 tane iyi oyuncunun yanına beni de koysan ben bile sırıtmam.
    gercekten bu arkadasın tam numarası nedir bu kadar begenilmesini saglayan, birisi bir mesaj atsın da icim rahatlasın
  • 2105
    onu özel kılan topu çok hızlı bir şekilde, en uygun sertlikle, en iyi noktaya aktarabilmesi olan futbolcu. saha içi vizyonu ve oyunu yönlendirmesi üst düzey.bu da çok nadir bulunan bir yetenek olduğu için kendisini pek tabii takımda görmek isterim şahsen. ancak bazı yazar arkadaşların da değindiği gibi, beraber oynadığı oyuncu grubu karakteristiği ve oynamak istediğimiz oyun da önemli.çevresine sürekli vurgu yapılmasının sebebi de bu.

    adam sana geçişlerde müthiş bir oyun üstünlüğü sağlıyor. yeter ki koşu yapacak oyuncu grubun olsun ki sanırım hoca da bu sene bek ve kanat transferlerinden anladığım, böyle bir plan yapmış.

    koşu yapacak adamlar geliyor. defans ve orta saha merkezini pas kabiliyeti yüksek oyuncularla kurup kanatları uçuracağız gibi düşünüyorum. bek profilleri de 3lü defansa çok uygun, bu sezon bazı maçlarda denedik ve oyun olarak iyi sonuçlar aldık. sanırım bu da planlar dahilinde.

    pandemi öncesi oturttuğumuz müthiş oyunda kilit adamdı, yeni sezonda da kilit bir rolü olabilir. bekleyelim görelim. tek bir not, kendisini yedekleyecek, ayağı iyi bir alternatif şart. bence bu noktada bu sezon gençlerimize güvenelim.atalay belki tam o pozisyonun adamı olmayabilir, yine de denenmeli. bartuğ orası için müthiş alternatif ve kampa katılıyor. umarım hoca bu sene bol bol gençlere süre verecek ve bu çocukları kazanacağız.