• 105
    twiterda izlandalı olan ya da zannedilen insanların hesapları mentionlanarak inanılmaz küfürler ediliyor. izlandalı bir bakana "türkiye'de götlerinizi keseceğiz, eşlerinize bineceğiz" yazan birinin twiti izlanda basınında da haber olmuş ne yazık ki.
    yine twitter'da norveçli bir kıza denmeyen kalmamış. yazılan fantezilerin haddi hesabı yok. kızı sözde savunan da bunu kıza asılmak için yapmış, meriçlikten yürümüş.

    şimdi bu adamlar bize ön yargılılar diye kızıyoruz. nasıl olmasınlar? havalimanında olan şeyi tasvip etmiyorum. etmediğimi ve neler yapabilecegimizi burada yazdım. #2687564

    bir fırsat geçmişti elimize. ama kullanabilmek için uygun zeminin yaratılmasına müsaade etmedik yine. kendimizi bir kez daha rezil ettik. ön yargıların daha da güçlenmesine neden olduk. bu ulkenin kaderi bu. dinle beslenen cehalet ya da cehaletle beslenen din, her zaman felaket getirir, hep getirdi ve hep getirecek.

    edit: dinle alakası sorulmuş; cevaplayayım. orta doğu ve türkiye'nin bu kadar geri kalmış olmasının bir nedeni de dindir. bakın, islam dini belki de özünde bilime, sanata, insana çok değper veren bir dindir ama uygulanış biçiminde ve insanlara anlatımında arap mitleri ve kültürüyle karman çorman bir hale getirilmiştir. daha bu sabah dolmuşta duyduğum kısa bir diyaloğu anlatayım;

    şoför: iki kişi hz. muhammed sav'ın yanına geliyor. biz iman etmek istiyoruz diyorlar. sonrasında şimdi ne yapalım? namaz mı kılalım diye soruyorlar. peygamberimiz sav, onlara ''cihat edin'' diyor. iki saat sonra o iki kişi ölüyor. ve peygamberimiz sav, yanındakilere onların cennete gittiğini müjdeliyor. bak namaz kılın demiyor, allah için cihat edin diyor.

    şimdi bu hikayeden ne anlıyoruz? islam için savaşmak, ölmek en büyük ibadet. şahsen ben bunu anlıyorum. bugün izlanda'nın bize yaptığı ya da yaptığı iddia edilen şeyi müslüman olduğumuz için yaptığını düşünen milyonlarca kişi var bu ülkede. ve izlandalılara zarar vermeyi sevap zanneden ya da kabul eden de binlerce insan bulursun. daha nasıl dinle alakası olacak? seni yöneten adamın seni istediği yöne kanalize edebilmek için kullandığı en büyük argüman zaten dinin kendisi. daha nasıl bir etkisi olacak dinin?
  • 106
    milli takima yapilanlarla adini bu ara yeniden sikca duydugumuz ulke.

    milli takima yapilan firca olayi ne kadar absürt komedi tarzindaysa izlandali gorulen herkese hakaret etmek de o kadar sacma.

    yalniz ben yapilanlarin cehalet kismina katilsam da din boyutunu anlayamadim. dinle ne alakaymis ? cok musluman biri degilim oyle dini de savunmuyorum da diyor musunuz iste hristiyan amerika insanlari ölduruyor diye ? yok. amerika ölduruyor.

    bu ulkenin insaninin kendini yerme olayi da beni benden aliyor.

    bir gerizekali bir sey yazdi duyuldu diye ne ulkemizin yok olmasi kaldi ne dinimizin yok olmasi.

    kendileri turkiye'ye geldiklerinde ciceklerle karsilanmasi taraftariyim. inanilmaz bir pozitif tepki alacaktir keza izlanda'nin yaptiklari su an negatif tepki topladi zaten dunya kamuoyunda.
  • 107
    ülkemizde herkesin iyice kafayı yediğini, saçma sapan bir ruh halinde olduğumuzu gösteren küçücük bir ülke. "biz" diye bir şey de kalmadı ya neyse. aslında hiç girmek istemiyorum artık bu saçma sapan girdaplara ama belki gençlere iyiliğimiz dokunur diye iki söz edelim. birazcık karışık gideceğim idare edin.

    sevgili gençler, saygısızlıkta her gün yeni bir çığır açan, en basit görgü kurallarını bile umursamayan, bırak başka ülke insanlarını kendi ülkesinin insanlarına bile en ufak saygısı, toleransı olmayan, mafya özentisi tiplerle dolu bir ülkedeyiz. bu tiplerden uzak durun. trafikte basit bir olayda bile silahlara, o yoksa demirlere sopalara sarılanlarla bir olmayın. hem kendinizi sıkıntıya sokarsınız hem de bilin ki bu tipler ilk fırsatta sizi satar. bunlarla arkadaşlık, yoldaşlık yapılmaz. dolayısıyla bu izlanda gündeminde de kimlerle aynı safta durduğunuza yeniden bakın.

    biz bunları 90'lı yıllarda çokça deneyimledik. o ülke bize yan baktı, şu ülke bizi bekletti vs. hiçbir halt olduğu yok. kimsenin gazına gelmeyin. izlenmek için her gün bin türlü saçmalık yayan medyaların dolduruşuna gelmeyin. kendinizi tatmin edecek başka uğraşlar bulun. bu toplu histerilerden bir halt çıkmaz.

    analiz yeteneği tamamen kaybolmuş nesillerle halimiz nereyedir bilmem. izlanda nüfusu 350 bin bile değil. bu adamları sahada hiç mi izlemediniz? ne bizim "adam"larımız gibi kendilerini yere atarlar, ne de zaman geçirmek için türlü numaralar yaparlar. neymiş, bize kötü davranmışlar. neyse benden bu kadar.

    edit: imla
  • 109
    bilim abicim, bilim; batı'nın medeniyetin beşiği olmasının tek geçerli göstergesi ve sebebi budur.

    izlanda üzerinden batı için "medeni oldukları algısı yaratılıyor" minvalinde birtakım söylemler dillendiriliyor iki gündür, burada ve sosyal medyada. dümdüz eleştiri affedersiniz. bir ülkenin, bir toplumun ya da bir coğrafyanın medeniyet-ölçeri bilimdir, söz konusu topluluk dünyaya, insanlığa ne veriyor buna bakılır zira bunun dışında hiçbir detay somut bir şeyler sunmaz size, havada kalır her şey.

    bilimden nasibini almamış bir türk muhafazakara göre "ölürüm türkiye'm"i herkes deliler gibi kıskanır çünkü türkiye iz da best'tir; bilimden nasibini almamış azılı bir katolik için tüm islam alemi kubbet'üs sahra'nın, mescid-i aksa'nın dibine dibine gömülesice insanlardır falan filan. toplumları bireyler oluşturur ancak toplumlar bireyler üzerinden yerden yere vurulamaz ya da vurulmamalıdır. böyle bir eleştiri metadolojisi aklın egemen olduğu hiçbir platformda kabul görmez, dümdüz ezberden ötesi değildir haliyle.

    eskiden, çoook eskiden şark daha medeniymiş. garp kendi içerisinde türlü barbarlıklarla, çeşitli sapkınlıklarla boğuşuyorken şark, dünyaya yön veren tarafmış; harizmi'sinden ibn-i türk'üne, ömer hayyam'ından fergani'sine, beylerden ibn-i sina'ya... neden? çünkü o dönem şark, bilimle yatıp kalkan tarafmış. şimdiyse durum tam tersi; medeniyetle özdeşleşen taraf garp çünkü bilimsel gerçeklerle toplumlara hatta dünyaya yol gösterenler bizzat batı'nın bilimsel gerçekleri, ekonomisi, sanayisi.

    ülkemde afgan, suriyeli istemiyorum çünkü envaiçeşit dinamiği zaten yerle bir olan ülkeme katmadeğer sunamadıklarını, aksine bu toplumun ayarlarıyla oynadıklarını, varlıkları sebebiyle bu topraklarda yaşayan yurttaşların haklarına çöktüklerini, sosyokültürel açıdan kendilerini kendilerinden daha medeni olan bir coğrafyaya adapte edemediklerini ve bunun neticesinde türkiye coğrafyasının zaten sallantıda olan iç huzuruna çomak soktuklarını düşünüyorum. mahallemdeki cumhur'un suriye'de şehit düştüğü sıralarda suriyeli hamit'in mudanya/bursa'da yurdum kızına dil uzatmasına girmiyorum, girersem çıkamam. onları istememem beni son zamanların çok popüler iki tabiriyle "faşist" ya da "ırkçı" yapmaz (bunlar da yerli yersiz kullanıla kullanıla içi boşaltılan sıfatlar oldu ya, neyse). benzer şeyleri aynı durumda ülkemde olmaları halinde elin kuzeylisi için de söylerim, italyan'ı için de.

    bitiriyorum; şenol güneş dün akşamki basın toplantısında izlanda insanının kişiliğinin gerilemiş olduğunu vurguladı, hem de sıkıntıyı çıkaranların 1-2 kişiden ibaret olduğunu söylemesine rağmen, ajitasyonun kralı. bu mudur medeni söylem? izlanda özelinde batı hakkında medeniyet demagojisi yapmak dev bir komediden ibaret olsa gerek.

    (bkz: 11 haziran 2019 izlanda türkiye maçı)

    d: imla ve künye
  • 110
    havaalanında 50 dakika beklettiler diye bir savaş açmadığımız kaldı. her şeyi abartmakta üstümüze yok. havaalanında bekletilmeyi ve bulaşık fırçası uzatılmasını ayrı değerlendirmek gerekiyor. bir tane belçikalı turist bulaşık fırçası ile röportaj yapmaya çalışmış. kendisi de aynı fırçaya konuşuyor. belli ki hakaret olarak değil, komiklik olarak yapıyor. şu olayı ülke meselesi yaptık. tamam izlanda'ya niye bekletiyorsun diye tepki gösterelim falan da yok nota vermek, yok bütün sosyal medyadan adamları linç etmek.. bu kadar abartmasak mı? mis gibi değiştirdik valla gündemi helal olsun.

    bütün izlanda bulaşık fırçalı adamı tanımadığını, hatta izlandalı olmadığını, muhabir bile olmadığını söylüyor. inatla milli takım kaptanına nasıl fırça uzatırsın diye asarım keserim muhabbetine giriyoruz. adam kendisi de aynı fırçaya konuşuyor, kendisi de! belli ki o an orada olan bir adam muhabirleri görüyor, o anda elindeki nesneyle de şebeklik yaparak röportaja dahil olmaya çalışıyor.

    ülkece kaostan beslendiğimizi düşünüyorum. sataşmadan, savaşmadan, atar gider yapmadan yaşayamıyoruz. şu olayda bile haklıyken haksız duruma düşmek üzereyiz.
  • 111
    milli takıma havaalanında yaşattıkları 3 saat ya da 50 dakika kalıbına sokularak değerlendirilmemeli.

    bireysel yolcuların bile elini kolunu sallayarak kontrolden geçip gittiği yerde siz önceden geleceği belli olan ve nezaketen normal yolculardan bile daha az kontrolden geçip gitmesi gereken bir milli takım heyetini çantalarını didik didik edene kadar arayıp, sanki teröristmiş gibi “bu malzemelerle ne yapacaksınız?” tarzı sorular sorup, “dönüş biletinizi gösterin” tarzı muamele yaparsanız bunun açıklaması “50 dakika beklemek normal canım” olamaz.

    yaptıkları terbiyesizliğin profesyonel şekilde cezasını çekmeleri ve özür dilemeleri gerekiyor.
  • 113
    şenol güneş'e özellikle çalıştıklarını düşündüğüm ülke. maçta tribündeki koreografiye kadar çalışmışlardı. bu maçta berabere bile kalsalar şanslarının kalmayacağını biliyorlardı. bence hala biz avantajlıyız ama beraberlik ve yenilgi işlerini bitirirdi.

    bence şenol güneş'in özellike galatasaray ve fenerbahçe maçları öncesi yaşadığı gerginlikleri kaldıramadığını gördüler. bu havalimanı olayını sırf bu yüzden yapmış olabilirler. zaten pasaport sallama gibi bahsedilen olayların özellikle şenol güneş'e yapıldığı konuşuluyor.

    eğer gerçekten öyle ise bu turnuvayı çok istedikleri belli. ama başaramayacaklar.

    (bkz: 11 haziran 2019 izlanda türkiye maçı)