• 2044
    çok ekstra bir şey yapmıyorlar, kendilerinden görece daha kuvvetsiz takımların hepsini yeniyorlar. bu kadar basit. başakşehir şu saatten sonra tüm maçlarını kaybetse, siz galatasaray'ın kazanacağına yüzde yüz emin misiniz mesela? ben değilim.

    bu ligin parolası basit ve başakşehir bunu gayet soru yaptı. görece senden güçsüz olan tüm takımları yen, sürpriz sonuçlar alma. yoksa derbi niteliğindeki maçların hepsini kazanmasan da olur.

    biz oturup başakşehir'i konuşmaktan çok ligin ilk yarısında kaybettiğimiz o 24 puanı konuşalım. son dakikalarda kaybettiğimiz o manasız puanları konuşalım. bir koca devre boyunca oturtamadigimiz oyun planımızı konuşalım.

    çok değil 24 puan yerine 16 puan kaybetse bu takım şu an arkamızdan geliyor olacaktı.
  • 2045
    bizim ligde büyük takımlar harici bir takım 2 şekilde olur:

    1) taraftarı olan fakat 1 sezonluk beklenmedik yükselişle

    (bkz: 2009-2010 bursaspor)

    bursa o şampiyonluktan çok değil 2 sene önce kume düşüyordu neredeyse, sonraki sezon da 6 veya 7. olmuşlardı.

    2) taraftarı olmayan proje takımları

    (bkz: istanbul başakşehir futbol kulübü)

    istediğimiz kadar bok atalım, adamlar taraftarsızlık sayesinde yıllardır kadro ve hoca istikrarı sağladı.

    senelerdir avcı ile çalıştılar, başarısız olduğunda bile sabrettiler.

    mert,epureau, adebayor, clichy, demba ba gibi 11'in değişmez bir çok ismini bedelsiz aldılar.

    üstelik bu ve irfan, mahmut, visca gibi adamlar senelerdir birlikte oynuyor.

    kadro istikrarı da var.

    hakem, siyasi destek vs onlar ayrı konu.

    ama adamlar başarılı arkadaş, kabul etmek gerek.

    kendi takımında bu denli kadro istikrarı olsun, bonservissiz alınan adamlardan bu denli katkı alınsın istemez misin?

    ben avcı sonrası sistem dağılır diyordum ancak okan'la başardılar dağılmamayı.

    cl'den gelen gelirleri doğru kullanır, büyükler de transfer-hoca saçmalıklarına devam ederse daha çok aradan sıyrılırlar.
  • 2046
    herifler ortamdan nasıl faydalanıyor anlamak mümkün değil. futbollarına övgüler, güzellemeler, şampiyonluk dilekleri gırla gidiyor.

    ülkede futbolu yöneten adam bu kulübün başkanı. maçlarında kendilerince hata yaptıklarını düşünülen ya da dile getirilen hakem bir daha maç alamıyor.

    tahkim'i, mhk'sı, tff'si göksel gümüşdağ'ın emrinde ama güzellemeler doyulmuyor.

    başakşehir'in kollandığının yüzde 10'u kadar kollansaydık, koronavirüs sürecinden önce şampiyonluğumuzu ilan etmiştik amk. siz daha neyi konuşuyorsunuz acaba?
  • 2047
    2019/2020 sezonunda suya sabuna dokunmadan şampiyon olacak olan takım.

    adamlar hiç kasmıyor, öyle bizim gibi her maça sezonun en önemli maçı parolasıyla çıkmıyor. bizim her maçımız ne yazık ki stres, dünyanın sonu maçı. yönetim, futbolcu, taraftar elimiz ayağımıza dolanıyor her maç öncesi. futbolun basit bir oyun olduğunu malesef genlerimize işleyemedik. her maç öncesi sosyal medya hesaplarımızda hazırlanan allah allah genç osman tarzı videolar ile futbolcularımızı ve camiamızı çok fazla strese sokuyoruz. savaşa gider gibi hazırlanıyoruz o hafta maça.

    bence başakşehir'in başarı sırrı bu; sakinlik. futbolcular ve teknik ekip üzerinde çok fazla baskı hissetmiyor. önümüzdeki sezon bu sakinliği kazanmamız gerekiyor.
  • 2049
    sponsoru bal firması olması gereken kulüp. hayır anlamıyorum, bi takımın hiçmi sakatı olmaz. sezon yarıda kaldı, 3 ay yattı oyuncular. bütün takımlar dökülüyor normal olarak aradan dolayı. bunlarsa temmuz ayında antalyada güle oynaya 3 puan alıp gidiyorlar. bir oyuncunuzda grip olsun arkadaş bu nedir ya. azubuike dışında sakat yok koskoca takımda. bizim takım maşşallah, iki ayağı üstünde yürüyebileni ilk 11'e koyuyuroz adam yokluğundan. bu kadar sakat vermesek hâla bir şansımız olurdu. sezonun kaderini bu sakatlıklar belirledi. malum sebeplerden kollanıyor orası kesin ama hiç kendimizi kandırmayalım, iyi de yönetiliyor. gerek transferde, gerekse teknik/taktik konularda. senelerdir üç büyüklerin attıklarını topluyorlar, yinede başarılılar. tabii biz ffp yüzünden istediğimiz oyuncuları alamıyoruz, onlarda bitmeyen bir cengiz ünder parası var, onu da unutmayalım.
  • 2053
    bu sezon * şampiyon olacakları için mutlu olduğum futbol kulübü. evet, şampiyon olacakları için resmen mutluyum. çünkü bu ligde eziyet haline geldiler. bunlar son yıllarda bu yarışın içine girdiğinden beridir türk futbolunda sonu gelmeyen bir kaos başladı. her sezon daha çok tartışmalarla geçiyor, her sezon daha çok gerilimle geçiyor. bunlar şampiyon olmadan da bu ligdeki hiçbir takım huzur bulmayacak. eğer her takım bunlar kadar rahatça işine gücüne bakabilseydi, tamam başakşehir'in şampiyonluğunu gönülden tebrik edelim. ne kadar doğru yapılandıklarından, nasıl da güzel bir kadro kurduklarından bahsedelim sabah akşam övelim. ama diğer kulüpler başakşehir kadar şanslı değil. gerçekten her kulüp başakşehir'le eşit şartlarda mı yarışıyor? bahsettiğim olay ekonomik durumla ilgili değil. şu an ligde tüm takımlar her konudan şikayetçi. herkes bir konuda mağdur olduğunu düşünüyor, herkes bir konuda haksızlığa uğradığına inanıyor. her takım hakemlerden şikayetçi, her takım federasyondan şikayetçi, her camia barut gibi. tek bir kulüp dışında.

    tüm takımlar başakşehir kadar "rahat" olabilseydi, siyasetten, federasyondan ya da hakemlerden şikayetçi olmasaydı acaba başakşehir'in işi bu kadar kolay olur muydu merak ediyorum.

    ama seviniyorum gene de. hani depremlerin meydana gelişi gibi. ortada bir enerji var ve tam manasıyla dışarı çıkmadıkça durmadan sarsıntıya neden olacak. başakşehir'in gazı da bir an evvel çıkacaksa çıksın, herkes önüne baksın artık. kulübü katarlılara mı satacaklar, göksel federasyon başkanı mı olacak, ne olacaksa olsun. çünkü her kulübün sürekli şikayetçi olmasının, işiyle gücüyle uğraşmak yerine enerjisini başka faktörlere harcamasının perde arkasında bu kulübün ve bu kulübü yönetenlerin olduğunu düşünüyorum. şampiyon olamadıkları sürece de bunların yoluna çıkan her kulüp futbol dışı şeylerle uğraşmak ya da mücadele etmek zorunda kalacak.
  • 2054
    belediyeye ait olan istanbul büyükşehir belediye takımın satılması ile başakşehir futbol takımına dönüşmüştür. bu satış nasıl olmuştur kimsenin bilgisi yok, ibb ile bağının olmadığını iddia ederlerken, yeni kurulmuş bir takımın nasıl ülkenin en üst ligi'nde yarışmaya başladığını soran da olmadı. başarılı bir takım mi evet, ama verilen bütün destekleri düşünürsek nasıl başarısız olacaklar ki. hakem desteğini sıfır sayalım. maddi olarak şu anda ülkenin en iyi takimi. 100 yılı aşmış milyonlarca taraftarı olan kulüpler, yemekcileri, araba kiralayicilari, kendilerine zar zor sponsor yaparken, basaksehir'e sponsor olan firmalar o sponsorluk için bir tane bile taraftar etkileyemeyecekken, sponsor olmak için yarış tutuyorlar. bu ülkenin en büyük sorunu olan kaos ortamının zerre kadar uğramadığı bir kulüp. yıllardır aynı sıkıcı oyunu, aynı oyuncu ve teknik direktorle oynuyorlardı, bu sefer farkli teknik direktorle yine aynı sıkıcı oyunu oynuyorlar. tek fark daha iyi bir hocaları olduğu için bu sefer ligin sonunu görebilirler. sistemli mi evet sistemli, belirli bir şablonları var mı evet var, hakemler tarafından da korunuyorlar mi.evet korunuyorlar. futbolcuların maaşları zamanında yatıyor mu yatiyor. şampiyon olurlarsa sevinmemiz mi gerekiyor bence evet. çünkü hepimiz bu takımı sübvanse ediyoruz. hepimizin payı var. aslında farkında olmadan 80 milyon insanı kendilerine taraftar yaptılar. bir yıl içinde galatasaray'a harcadığımiz paradan, daha fazlasıni bu kulübe veriyoruz. arda galatasaray'a gelirse tek kuruş harcamam diyenler, arda basaksehir takımında oynarken, maaşınin ödenmesine yardım ediyordu.
  • 2056
    yok biri destekliyor, yok birine satılacak, yok birileri şampiyon olmalarını istiyor. iki senedir kendimizi böyle kandırıp sonunda “koyduk mu?” çektiğimiz kulüp.

    üçüncü senesi tutmadı malesef. biz birbirinden saçma sapan son dakika gollerini yemesek okadar hakem hatası, bela ve uğursuzluğa rağmen yine liderdik. şampiyon olmadılar henüz, ama olurlarsa tebrik etmek lazım. senelerdir başa oynuyorlar ve gösterişsiz ama düzenli bir gidişatları var.

    her başarısızlık dış mihraklardan değildir, bazen biz de yanlış yapabiliyoruz. diğer kulüp taraftarları gibi her kayıba şike etiketi yapıştırmaya gerek yok. helal olsun deyip gelecek sezonun planlamasını doğru yapmak lazım. spor böyle güzel.
  • 2058
    uefa avrupa ligi 2019-2020 sezonunda yüksek olasılıkla çeyrek final görecek takım. bu bile tek başına ne kadar iyi bir sezon geçirdiklerinin kanıtı.

    akp hükümetinin desteği, yağan sponsorluklar, yerelde hakemler tarafından kollanmaları vs. herkesin malumu; ancak bizim brugge'e dahi diş geçiremediğimiz bir sezonda*, beşiktaş'la trabzonspor'un adeta nal topladığı bir sezonda* kendilerinin mönchengladbach'ı, roma'yı ve sporting'i ekarte edebilmiş olmaları bir şeylerin göstergesidir.
  • 2059
    yarım sezon forvetsiz oynayan şampiyonluktaki diğer rakibinin hem maddi olarak hem de türkiye bağlantıları açısından alabileceği mevcut iki forveti oynatmayacak olmasına rağmen muğlak sponsorluk gelirleriyle transfer edebilen, galatasaray'ın ligdeki başka bir takımın forvetini fahiş fiyata satın almasına bu şekilde vesile olan, hem ligdeki bir takıma dolaylı yoldan maddi zarar verip hem de ligdeki diğer bir takımın tüm oyun planını gidişatını bozabilen bir takım.

    yardımcı hakemi bir futbolcusu tarafından tartaklanan hakem o futbolcuya kırmızı kart gösterip ceza aldırdı diye bir sene maçlarına getirtmemelerinden falan daha bahsetmedim bile...

    ligi sessiz sedasız, devlet desteğiyle bu şekilde dizayn ediyorlar. yaptıkları etki ve yapabilecekleri bu derece uç noktalardadır. doğru düzgün çalışan, denetlenen bir ülkede var olamazlar bile. ligdeki tüm takımlar dernek statüsü ve idaresindeyken tamamen şirketleşmiş olması, el değiştirmiş falan olması bile başlı başına haksız bir rekabettir.

    arap şeyhlerin altın kaplı lüks spor otomobiline denk gelecek bir takımdır. bir eli yağda, bir eli balda, para var, lobi var, himaye var. ama ruh yok, hikaye yok*, aidiyet yok.

    başakşehir denen yer bundan 15 sene önce her köşesi başka bir semte bağlı olan bir nevi "hiçkimsenin toprağı" olan bir bölge idi. sırf malum parti bir ilçe daha kazansın diye her ilçeden biraz koparılıp yeni bir ilçe yapıldı. yeni türkiye zenginleri biraz daha zengin olsun diye binbir teşvik ve hibeyle koca koca siteler dikildi. içine de yeni türkiye zenginleri arı kovanını götürürken parmağını sokup bir parmak ucu bal alınca zengin olduğunu sanan zavallılar yerleştirildi. devlet bunlara metro yaptı, stadyum yaptı, takım yaptı, yapay göl bile yaptı...

    stadyum demişken maç oynadıkları stadyumun adı da fatih terim stadyumudur. bizim dördüncü fatih terim dönemi sonrası yokmuş gibi davrandığımız bir dönemde(!) fatih terim bile alet olmuştur bu işlere. zaten istanbul'dan bin kilometre ötede duran benim masamda duran istanbul kart bile alettir aslında.

    başakşehir şampiyon olmuş, ikinci olmuş, beşinci olmuş bunların çok önemi yok aslında.

    galatasaray 8 puan geriden gelip şampiyonluğu alınca bu düzeni yıkmış da olmuyor. büyükşehir belediyesi el değiştirmiş olsa bile düzen yıkılmıyor aslında.

    ilgi alanımız içinde bitirirsek entryi şampiyon olmuyorsun, sadece bir galibiyet alıyorsun. ya da maçı kazanmıyorsun, sadece bir gol atmış oluyorsun...