• 1652
    2018-2019 sezonunu hakemler sayesinde şampiyon olacak takımdır. insanlar büyük resimi kaçırıyor. fenerliler boşuna seviniyor. ali palabıyık aslında feneri korumak için kendini feda etmedi aksine öz evlatları başakşehir'i korumak için bütün taklaları attı. iddaa ediyorum, başakşehir beşiktaş'ı yenseydi (bkz: 14 nisan 2019 fenerbahçe galatasaray maçı) normal bir şekilde yönetilip rahat galibiyet alırdık ama adamlar öyle bir tezgah hazırlamışlar ki günden öncesinden çalışmalara başlıyorlar. sistem hep aynı:

    1) rakibin önemli oyuncularını kart cezalısı durumuna getiriyorlar. (marcao-luyindama kesinlikle bilerek operasyonla cezalı duruma düşürüldü, keza rizespor'un 2 oyuncusu bu hafta başakşehir'e karşı cezalı duruma düşürüldü.)

    2) maç içinde eyyam. kesinlikle var falan sallamıyor adamlar.

    3) hakem seçimi. (fenerin isteği ile atanan ali palabıyık ataması göstermiştir ki bu adamlar her hafta hakem atamalarını da ayarlıyorlar.)

    sonrada burada bazı arkadaşlar yok siyaset yapmayın yok konuşmayın diyorlar. boşuna bu ligi oynuyoruz. yemin ediyorum futboldan soğudum. artık bu ülkede futbol izlemeyeceğim. uzun yıllardır bu kadar bilinçli ve sistematik bir şekilde tecavüze uğradığımız sezon olmamıştı. o da oldu!
  • 1653
    süper lig 2018-2019 sezonunun son 6 haftasında oynayacağı müsabakalar aşağıdadır.

    rizespor
    göztepe
    sivasspor (d)
    ankaragücü
    galatasaray (d)
    alanyaspor

    hiç fikstür avantajı, istanbul dışına çıkmayacak goygoylarını dinlemeyin. deplasmanda oynayacağı maçların yanına (d) yazdığıma da bakmayın. bu takımın ev sahibi olduğu, kendini evinde hissettiği bir toprak parçası dünya üzerinde yok. ev sahibi olduğu maçları tarafsız saha gibi düşünebilirsiniz. dolayısıyla 4 maçı tarafsız sahada, 2 maçı deplasmanda.

    bizim ihtiyacımız olan tabanca gibi oynayan rizespor, küme düşmemek için deli gibi çırpınan göztepe, istanbuldan 1000 km uzakta olan sivasspor, ne yapacağı belli olmayan ankaragücü ve ya alanyaspor'dan en az birinin 1 kere berabere kalması.

    14 nisan 2019 fenerbahçe galatasaray maçında belki de elimizdeki en büyük fırsat çalındı fakat biten hiç bir şey yok. eskiden başakşehir net olarak 1 maç kaybetmesi gerekiyordu artık 1 maç beraberlik yetiyor.

    bu son 6 haftaya girerken tüm yazılı, görsel basında sosyal medyada sesimizi duyurmalıyız. aleyhimize yapılan aleni hakem hataları, başakşehir lehine bilerek yapılan hatalar asla gündemden düşürülmemeli. en azılı yandaş bile dün utancından kızardı ne diyeceğini bilemedi. kolay değil öyle 30 milyon taraftarın gözünün içine baka baka şampiyonluğunu çalmak. ne pahasına olursa olsun bu son 6 hafta baskımızı hissettirmeli hakkımızı aramalıyız. o fetocu emre öyle hakeme fırça kayamayacak. gerekirse yönetime 5 sene ceza versinler, davul zurnayla gezme zamanı.

    edit: özür dilerim fetöcü emre yazmışım, fetocu olarak düzelttim. bu işin erbabları bilir doğrusu fetodur. öyle 17 aralık öncesi sonrası yok. bu puştların ne bok olduğunu bilenler 50 senedir fetocu der bu köpeklere.
  • 1654
    fenerbahçe şike sezonunda, bu oluşumun 2018/19 sezonunda kollandığı gibi açık açık ve bu kadar kollanmamıştı. tüm bunlara, olağan favorilerin sezonu geçirme şekli ve en doğal favori olan aynı zamanda şu anki rakibi galatasaray'ımızın mümkün olan her şekilde (camia içi/dışı. saha içi/dışı. vs.) akla gelen gelmeyen her türlü taraf trafından aşağı çekilmeye çalışılmasına rağmen henüz şampiyonluğu ilan edememek haklarında çok şeyi anlatıyor zaten.
  • 1658
    2018-2019 sezonu kadıköy'de fenerbahçe ile oynadıkları maçta var sistemi devre dışı kalıp attıkları nizami gol ofsayt nedeni ile geçersiz sayılmış takım. hem de rakip takım sahada 11 kişiyken. biz ancak 9 kişiye gol atabildik.

    şampiyonluğu hak ediyorlar mı? bence son performansları ile hayır, peki biz hak ediyor muyuz? daha da fazla hayır. lig sonunda hak eden değil, en az hak etmeyen şampiyon olacak. izleyip göreceğiz.
  • 1659
    çoğu hafta oynayacağı rakibin bazı oyuncuları kart cezalısı olur. yeri gelir kaptanı emre belözoğlu bugünkü gibi rakip teknik direktörüyle koşuya gider. (okan buruk) ama bunların hiçbiri konuşulmaz. mesela emre, okan ile koşuya gidiyor, yanında ahmet bulut ve bu storye atılıyor. aynı şeyi fatih terim okan buruk ile yapıyor olsa ve haftaya rizespor ile maçımız olsa yer yerinden oynardı. eşit muamele diye bir şey yok. herkes işine geldiği gibi düşünüp konuşuyor.

    kaldı ki galatasaray bariz bir şekilde hakemlerle doğranmasaydı, fatih terim'in hatalar yaptığı maçlar olsa bile şu an başakşehir'in önünde liderdik. hani o bugüne kadar 13-15 gol yiyen başakşehir'in.
  • 1660
    hala performans üzerinden değerlendirilip övülen takım. anlamak bu kadar zor mu, eğer başakşehir şampiyon olursa performansından dolayı değil korunup kollandığı için olacak. galatasaray olamazsa performansından dolayı değil, kendisine karşı yürütülen sistemli hakem hatalarından dolayı olamayacaktır. en basiti performans diyorsunuz ya, bunu saha içine yansıttığımızda bize kolay çıkartılan ve rakiplerimize çıkmayan kartlara gelelim mi? mesela dün oynanan * maçta kendisine kolay sarı kart çıkartılan belhanda ikinci sarı kartı yiyeceğini düşünüp, oyundan çıkmak istiyorsa nasıl performans olarak kendini sahaya verecektir. ya da her şekilde korunduğunu bilen başakşehir sporlu oyuncular saha içinde daha rahat haraket etmeleri performanslarını artırmayacak mı? o yüzden gelip burada performans övgüsü yapmayınız. adil bir ligde belki hak etmiyor olabilirdik ama adil bir lig yok ve bu yüzden herkesten ama herkesten daha çok şampiyon olmayı hak ediyoruz, kazanırsak en alınteri ile kazanılmış şampiyonluklarımızdan biri olabilir. ayrıca bizim paralarımızla okçuluk vakfına bile 16 milyon hibe edilen bi yerde , bu kulübe kimbilir ne kadar para hibe edilmiştir.
  • 1661
    bana fena halde 2005-2006 sezonunu hatırlatan takım. son ana kadar kollanan fenarbehçe'nin yerine bunları koy benzerliği göreceksin. o sezon da elle kolla atılan gollere rağmen takibi bırakmamıştık. bambaşka bir sinerji vardı tabi o zaman ama futbol değişti artık. 10 yıldan biraz fazla olmuş, ama daha amatör bir ruh vardı o zamanlar, bu kadar siyasete gömülmemiştik. yine de benzer bir sürecin içindeyiz. önü kesilen galatasaray, yarıştan kopmayan galatasaray, kollanan rakibinin puan kaybetmesini bekleyen galatasaray. ben yaklaşık 20 yıldır her seznonun hikayesini izlemiş bi galatasaraylı olarak bu başakşehir'in tökezleyeceğine adım gibi eminim. hatta liderliği bize verdikleri hafta yere kapanmış ağlayan visca'yı birilerinin "kalk edin kalk, allah'ın dediği olur" diye teselli ettiğini duyar, abdullah avcı'nın beş karış suratla röportaj verdiğini, emre'nin sağa sola hareket çektiğini görür gibiyim.