• 272
    19 ağustos 2000 galatasaray erzurumspor maçı.

    henüz 7 yaşındayım istanbulda doğup büyümeme rağmen stada gidip canlı maç izleme fırsatım hiç olmamış. uefa kupasını da almışız o sene iyice kıpır kıpır içim, galatasaraylılık duygusu tavan, öyle yoğun bir hissiyat. apartmandan çocukluk arkadaşım var o da ben de fanatiğiz, babası da öyle. rusyada çalışırdı, dönem dönem gelirdi istanbula. babası rusyadayken bir sonraki gelişimde sizi maça götüreceğim demiş arkadaşıma. biz de o gelene kadar ali sami yen in hayalini kuruyoruz tabi, hangi maç olur, çocukluk kahramanımız hagi yi izleyebilir miyiz, aklımızda bir sürü soru var. şafak sayar gibi saydık babasının gelme zamanını. rüyalarımıza giriyor artık son günlerinde, yatıyor kalkıyor o güne plan yapıyoruz. o büyük gün geldi giydik formaları, ikimiz de sarışınız arkadaşımla zaten iyice sarı kırmızı olduk. atladık arabaya mecidiyeköye güzelim stadımıza gittik. stada girip sahayı gördüğüm o anı hiç unutamam hayatımın en güzel ve en unutulmayacak anlarından birisidir. ilk günkü gibi gözümün önünde o kare. sahada hagiyi o ilk gördüğümüz anda birbirimize bak hagi diyerek hagiyi gösterip nasıl mutlu olup sarıldığımızı anlatamam. maçta yedi gol attık beş jardel iki hagi golü izledim inanılmaz bir deneyim olmuştu sahiden. hayatımda en özel hisler içerisinde olduğum günlerden biridir. galatasaray sayesindedir. o heyecan ve sevgi dolu günleri özledim hakikaten. umarım o heyecana biraz da olsa dönebileceğimiz günler gelir. sevgiyle.

    http://gss.gs/b1292