• 6243
    iyi kötü bir şeyler yapmaya çalışmış, ayrıldığında sezonun ilk yarısı itibariyle ilk 3'te bırakmış, galatasaray'ı sıfırdan kurmasının yanında asırlık keneleri de temizlemiş birini kondisyoner diye küçümsemek bence çok adil değil. zaman verilseydi büyük maçlardaki sorunu da aşacağını düşünüyorum şahsen. neyse ısıtıp ısıtıp igor tudor'u gündeme getirmenin kimseye faydası bulunmuyor. yolu açık olsun.
  • 6245
    galatasaray macerası karl heinz feldkamp**nin 2007-2008 sezonu benzerlikleri ile dikkat çeken hırvat teknik adam. aynen tudor'un takım kadrosunu nerede ise tamamen değiştirdiği gibi, ilgili sezonda da kalli bir önceki sezondan ciddi bir kadro temizliği yapmış ve lincoln, tobias linderoth, shabani nonda, volkan yaman, emre güngör, orkun uşak*, servet çetin, hakan balta gibi isimler ile takım iskeletini neredeyse tamamen değiştirmişti. trajik olarak sezon sonunu göremeyen her iki teknik direktörün de kurduğu kadro şampiyon olacak ve sonraki bir kaç sezon takımın ana kadrosunu oluşturacaktı. sezon sonunu göremeseler bile hem kalli'ye hem de tudor 'a en azından yapılan temizliğe ön ayak oldukları ve başarılı sayılabilecek kadro mühendislikleri için teşekkür etmeliyiz.
  • 6246
    udinese'nin yılmaz vural'ı olmuş teknik adam. mart gelir, tudor hoca göreve çağrılır.

    galatasaray performansında, sezon öncesi yaptığı yükleme sonbahar-kış döneminde sakatlıklarla takımı paramparça etse de bahar gelince o yüklemenin meyvelerini toplayıp şampiyon olmuştuk. ama rodrigues'i her büyük maçta yedek oturtup, kadroyla oynayarak kendi ipini çektiğini de eklemek gerek.
  • 6247
    tudor, ülkece futboldan anlamadığımızın en büyük göstergesidir. bu adam ilk deplasman mağlubiyetinde -ki o da trabzon deplasmanı ve saha içinde bir adet karaktersiz olcay şahan ve bir adet karaktersiz hakem yüzünden kaybettik- medya tarafından ağır eleştiriler yapmaya başlandı. sanki trabzon deplasmanında mağlubiyet almak çok abes bir olaymış gibi... bu sene de trabzondan 4 yedik deplasmanda gol bile atamadık hemde başımızda fatih terim varken... onun zamanında da deplasmanda berbat oynuyorduk o gittikten sonra da berbat oynuyoruz. iç saha maçlarını direk 3 puan yazıyorduk. takım öyle baskılı ve tempolu oynuyordu ki fatih hoca döneminde bile o tempoyu göremedik.

    tudor fanı değilim. fatih terim ile kıyaslama gafletine zaten düşmem. tudor’un en büyük dezavantajı tecrübesiz olması ve yerli hoca fetişisti bir ülkede antrenörlük yapmasıydı. fatih terim boşta olmasaydı ben kendisini galatasaray’ın başında görmek isterdim. yiğidi öldürüp hakkını verelim. bu adama kondisyoner diyen insanlar futbolu bilmeyen insanlardan oluşuyor pek itibar etmeyin. genç hataları olan ama gelecek vaadeden bir teknik direktördür. yolu açık olsun. kendisinin uygun koşullarda başarılı olacağını düşünüyorum.
  • 6248
    futbolcuya dayalı düzeni bitirip kadroyu yenileyerek galatasaraya çok büyük katkıda bulunmuş güzel insan. ama yolların ayrılması ve fatih hocanın getirilmesi de kesinlikle doğruydu. tudor yabancı ve tecrübesizdi ve ligi yıpranıp kaybedecekti. fatih hoca bu ligin piri, medyayı ve kirli futbol ortamını yönetmeyi biliyor. yanlış bir şekilde bazı taraftarlarımızca hocanın tudorla savaşı varmış gibi gösterildi ama fatih hoca ilk basın toplantısında "meslektaşım igor tudora emekleri için teşekkür ederim" deyip alkışlattı. zaten hocanın geri dönmesinin sebebi de genç bir teknik adamı yerinden etmek için deyildi. savaşı ve mücadelesi kendisini 1 sene boyunca milli takımda yıpratan göksel gümüşdağ, servet yardımcı ve rıdvan dilmene karşıydı. galatasaraya gelmesinin de sebebi bu mücadelede 25 milyonluk camiasını arkasına alması idi.
  • 6250
    kendisi oyuncular tarafından 3 haftada koltuğundan oldu. bir gün odasına geldiğinde kapısında fatih terim posteri vardı. kendisi hocayken levent şahin opta'dan galatasaray'ın verilerini alıyordu. bazı eski topçular terim'in gelmesini çok istiyordu. sonra taraftar ve medya baskısıyla gitti. ve beklenildiği gibi terim geldi.

    sadece 1 oyuncu tudor'u savundu o da fatih terim geldiğinde ilk kesilenlerden biri oldu. geçen seneyi hatırlayanlar ismi doğru tahmin edecektir.

    şimdi kaynağım yok diye bu yazdıgım silinebilir ama ben neden böyle bir şey uydurma ihtiyacı duyayım o da var tabii.

    yolu açık olsun. çaylaklığının kurbanı oldu. insan yönetimini öğrenirse ileride daha iyi bir hoca olabilir.
  • 6251
    takımımıza erken gelmiş hocadır, kendisinin bir kaç seneye daha ihtiyacı vardı.

    geldiği zaman da gelmesinin yanlış olduğunu düşünmüştün, kendisinin stili geldiği kadroya hiç uygun değildi.

    ben kendisini şahsım adına kötü hatırlamıyorum, başarısız olduğunu düşünmeme rağmen. kendisinin sürecindeki en büyük suçlu yönetimdi.
  • 6252
    kendisine kondisyoner denilen sözlükte, bu gözler alberto bartali'yi övenler gördü. böyle söyleyince sakın yanlış anlaşılmasın bartali'yi entry olarak yazmasamda övenlerden biriyimdir ki övülmeyi hakediyor. ama tudor bir teknik direktör olarak kondisyon yükleyince veya kondisyona önem verince aşağılanıyor. bu ne perhiz bu ne lahana turşusu? günümüz futbolunda kondisyon çok önemli bunu inkar edemezsiniz.

    kendisinin zamanında özellikle ilk 9 haftalık periyotta ekranın başından ayrılmazdım ki ben adını anmak istemediğim kişinin başkanlığı zamanında bile oturup galatasaray maçlarını izlemiş biriyim. o zaman sözlükte maç başlıklarına entry olarak bakarsak çok ilgi olmuyordu ve oynanan kabız futboldan ben dahil çoğu yazar, galatasaray taraftarı şikayetçi idi. 9 haftalık periyotta normal maç haftası ile milli takım arası geldiği zaman galatasaray maçı özlemi artıyordu ve pres yapan takımı, rakibe toplu şekilde hücuma çıkan takımı özledik bitsin bu ara yazılıyordu. ama bu sezon çoğu maçımızda ekranda maç açık olup ben telefon ile sözlükte bir yazarımızın gollllll yazmasını bekliyorum. bunu yazdığım için beni terim düşmanı ilan etmeyin, bu sözlükte hocamızı sevmeyen yazarlarda var saygı duyarım ama ben onlardan biri değilim.

    tudor ayrıldığından beri eleştirenler de oldu eleştirmeyenler de. inanın bana ben neredeyim bilmiyorum. çünkü okuduğum enrtyler de hep haklı bulduğum konular oldu. mesela tudor'u eleştiren çoğu yazar arkadaşımızın yazdığı tecrübesiz, oyuncu iletişimi kötü, büyük maçlarda aciz oyun vs. gibi eleştirelerde haklılar. diğer yandan öven entryler de ise takıma dinamizm kattı, presli oyun, kondisyon vs. gibi övenler de haklı.

    basın tarafından hiç tudor kadar üstüne gidilen bir hoca görmedim. burada onu biz taraftarlar da istemediğimiz için basın üstüne daha çok gitti. nasıl şimdi fatih hocaya bir şey söylendiği zaman ayağa kalkıyor isek o zaman kalkanlar kadar kalkmayanlar da oldu. ikiye bölünmüştük.

    9 haftalık performansı rüya gibiydi özellikle ev sahibi olduğumuz maçlarda. sonrası ama bir o kadar kâbus . fatih hocanın boşta olması, taraftar ve futbolcular ile bağının kopması, gelen kötü sonuçlar kendisi ile yollarımızın ayrılmasına sebep oldu. kendisinin de bizim de yolumuz açık olsun.

    not: ilk 2 paragrafı okuyup tudor sevici, terim düşmanı olarak yaftalanmaktan korkuyorum.
  • 6253
    öyle 8-9 haftalık performansla şampiyon olunamayacağını cümle aleme göstermiş yetersiz hoca.

    zaten kendi eliyle gegenpressing’i kestikten sonra gidişini hazırladı.

    odasına fatih terim posteri asılmış da falan filan. oyuncuların komplosuna kurban gittiği söylenmeye çalışılıyor yani. serdar aziz dışında yerli oyuncunun olmadığı ilk 11 ve yine rotasyondaki oyunculardan selçuk dışında hangisi fatih terim’i tanıyordu veya daha önce çalışmıştı acaba?

    gomis, fernando, mariano, rodriguez falan fatih terim’in posterini astıysa helal oldun öngörülü adamlarmış.*

    hiçbir paralel evrende 17-18 sezonunda galatasaray başında kalsa şampiyon olamayacaktı. büyük maçları büyük hocalar oynar. riekerink bile fener ve bjk’dan birer kupa almış adam.

    tudor riekerink’in bile çok gerisindedir.