• 5987
    teknik direktörlük karakteri hatalarından ders almayan biri olarak tanımlanabilir. bu nedenle zaten bizde tutunamadı. fatih hoca bu yaşında bile ders çıkarırken kendisinin inatla aynı hataları yapması inanılmazdı. ancak trt'de katıldığı programda* söyledikleri ve söylemedikleri ile yine sevgimi ve saygımı kazandı. boş boş kendisi hakkında kondisyoner gibi yakıştırmalar yapanların suratına tek tek vurdu sözlerini. galatasaray düşmanları pusuda beklerken tek bir koz dahi vermedi. adam hala galatasaray'ın kazanmasını istediğini her haliyle belli etti. tudor hocam inat etmeden hatalarını görürsen daha iyi bir hoca olabilirsin. fatih hocanın yardımcısı olmanı çok isterdim. ama şartlar oluşmadı tabi.

    yolun açık olsun. bu takım bu sezon şampiyon olursa kim ne derse desin senin de emeğin olacak.
  • 5988
    süper lig 2017-2018 sezonunu inşallah şampiyon bitirdiğimizde şampiyonluk kutlamalarına çağırılması gereken eski teknik direktörümüz.

    aşağıda yazdıklarım yanlış anlaşılmasın baştan söyleyeyim; gidişi ve fatih terim'in gelişi doğruydu. devam etse bugün ligin bitmesine 8 hafta kala lider olamazdık.

    ancak şampiyon olursak, ki olacağız, bu şampiyonlukta büyük bir aslan payı da tudor'un olacak bana göre.. ilk yarının ilk 10 haftasında tudor yönetiminde 23 puan topladık.. fatih terim'in galatasaray'ı ise 22 puan topladı.. tabii ki, karşılaştırmak çok doğru değil. daha zor deplasmanlar, fernando ve n'diaye'nin olmaması.. tudor kalsa bu periyotta 16-17 puan da alabilirdi.. ama asıl anlatmak istediğim bu adam ve kurduğu takım lige fırtına gibi girdi, sezon başı kimse galatasaray'a şans vermezken herkese acaba galatasaray şampiyon olur mu dedirtti.

    ve en önemlisi tudor'un isteyip getirttiği futbolcuların yüksek performansı sayesinde ilerlemeye devam ediyoruz.. tabii ki fatih terim'in yarattığı şampiyonluk sinerjisi dahilinde..

    özetle 74-75 puan ile şampiyon olursak, bu puanın 32'si tudor döneminde. dün de açıkça belli oldu ki, bize karşı bir kötülüğü de yok.. o yüzden şampiyonluk kutlamalarında olmasını can-ı gönülden istiyorum.

    bu arada kendisi yerinde olsam, kendisi ile fatih terim dönemi arasındaki farkları çok detaylı incelerim. fatih terim'in nasıl bir camiayı ayağa kaldırdığına bir bakarım.. hatta yerinde olsam giderim hocayla konuşurum ve hatta seneye 1 sene yanında çalışmak istiyorum derim.. ben tudor'un yetenekli bir adam olduğunu düşünüyorum, ama hocadan öğrenmesi gereken çok şey var..
  • 5989
    yollarımız kesişmeden önce kendisini fifa 99'dan 3-5 piksellik haliyle tanırdım sadece. ondan sonra görmedim duymadım bile hakkında hiç bir şey. ama bizde geçirdiği 1 yıl içerisinde anladım ki büyük bir karakter gerçekten. futbolu, iş hayatı osu busu tartışılır, ben başarısız değilim diyor- o da tartışılır. ama aklı fikri, zekası, karakteri, hırsı, çalışkanlığı, güven veren vücut dili, insanlarla iletişimi, dürüstlüğü ve bunlar gibi insana ait özellikleri tartışılmaz.

    öncelikle dünkü röportajı için ve fakat yolu bizim takımımızdan geçtiği için asıl çok mutlu ve gururluyum, çok teşekkürler. riekerink'te de böyle hissetmiştim. mesela beşiktaş adına da gurur duymuştum "carlos carvalhal" gelip geçtiğinde. insan olma konusunda çok mahir biriydi gerçekten- şimdi hak ettiği başarıları da elde etmeye başladı mesela. tudor için de aynı böyle düşünüyorum, bir sonraki takımında çok daha başarılı olacaktır. zaten karabük ve bizde de başarılı bir dönem geçirdiğini düşünenlerdenim, mutlaka üstüne de koymuştur gelişiminin. bu adam henüz 39 yaşında. mesela abdullah avcı, aykut kocaman 55 yaşında, fatih terim 65 yaşında. çok büyük tecrübe ve bilgi eksiği var şimdilik, bu kesin.

    tecrübesizliklerine ek olarak büyük şanssızlıklar da yaşadığı bir gerçek. bir kere dursun özbek yönetimiyle çalışması bir insanın başına gelebilecek en büyük talihsizlik belki de. futbolcuların maaşı bile ödenmemiş aylarca. ikinci olarak kışın sezon bitmeden gelmesi, yazı beklememesi, istemediği oyuncularla çalışması, istediği oyuncularla henüz çalışamaması dolayısıyla taraftar gözünde kredisini çok çok azaltması başka bir nokta. 3.sü kendi öz vatandaşımız ersun yanal'ın bile 2 kere futbolcular tarafından sabote edip gönderildiği ortamda oyuncuları antrenmanlarda 7-8 km koşturmayı sevmesi (dün açıkladı bunu). dolayısıyla selçuk gibi hizipçilerin medya desteğiyle altını oyması, kuyusunu kazması. medyanın buralardan güç alarak görülmemiş bir biçimde üzerine oynaması. 4. avrupa kupaları ön elemelerinde belki gelebilecek en dişli takımın hazır olmayan takımımıza denk gelmesi. 5. galatasaray efsanesi fatih terim'in boşta, çalışmaya hazır bir vaziyette beklemesi. 6. derbi ve büyük maçlarda muslera hatası (beşiktaş), haksız kırmızı kartlar (fb, trabzon) gibi maçın kaderini doğrudan etkileyecek enteresan işlerin olması vb vb. örnekler çoğaltılabilir. şanssız bir adammış benim gözlemlediğim.

    ne diyelim hayırlısı olsun. yollarımızın bir daha en azından yakın tarihte kesişeceğini sanmıyorum. kendisi gibi genç taraftarlarımızın da biraz yaş almaya; bugünleri unutmaya, en azından bugünler üzerine daha ılımlı bakacağı yaşlara gelmelerine ihtiyaç var her şeyden önce. ama yine de bu seneki şampiyonluğumuzda (umuyorum olacağız) aslan payı onun olacak. çöp temizliği, kurduğu dengeli kadro, bizi ilk yarı boyunca yarışın içinde tutması, bir anlamda dursun'u göndermesi, bunlar önemli detaylar. umarım bir gün yeniden görüşürüz. ben seni çok sevdim, çok başarılı olacağına da inanıyorum. yolun açık olsun
  • 5990
    ben bu adamdan sözlük yazarlarının geneli kadar nefret edemiyorum.

    hatalı olduğu noktaları biliyoruz zaten. ''anadolu takımlarına basıp geçiyorum, büyük maçları da az kayıpla kapasam yeter'' diye düşünerek büyük maçlarda galatasaray'ı hiç düşmesini istemeyeceğimiz durumlara düşürdü.ayrıca eksik bir kadroyla da olsa avrupa kupalarına erken veda etmemize mani olamadı.kısacası takımımıza teknik olarak olarak yakıştıracağımız bir hoca olamadı. ama ne aykut kocaman gibi basın toplantısından kaçtı ne de şenol güneş gibi evirip çevirdi.tazminat vb. peşinden koşmadı, ayrıldıktan sonra saçma sapan açıklamalar da yapmadı.

    hem zaten son 20 senede fatih terim haricinde hangi teknik direktör içimize sindi ki? 20 koca senede bir erik gerets var bende iz bırakan. mancini'yi de yaptıkları ve duruşundan dolayı saygıyla anarım. ''lucescu'' diyenle işim olmaz bu saatten sonra.geri kalan kim galatasaray'a yakıştı.

    konuyu çok dağıtmak istemiyorum. tudor, başındaki çapsız kere çapsız başkana rağmen kendi çapı çerçevesinde elinden geleni yaptı. galatasaray'a onarılamayacak bir zarar verdiğini ya da bir saygısızlık yaptığını da düşünmüyorum. umarım iyi bir gelecek kendisini bekliyordur.
  • 5991
    futbolun teorik ve kağıt üzerindeki hemen her şeyini iyi bildiğini, ancak pratikte zayıf kaldığını düşünüyorum. zira coverciano görmüş, lippi, capello gibi adamlarla juventus'ta, prosinecki, suker, stimac, jarni gibileriyle ise senelerce aynı mili takımda, aynı soyunma odasında soluk alıp vermiş birisi boş olamaz. ayrıca şurası da aşikar ki genel kültür ve entelektüel seviyesi de ortalama üzeri birisi.

    ancak o tecrübe var ya o tecrübe, işte o her şeyi değiştirir sayın tudor. siz hırvatlar(!) bilir misiniz, bilmem de; burada bütün bu işler bir yere kadar gider. ne italyanlar, ispanyollar, hollandalılar geldi de nal toplayıp gittiler.*

    bence doğu avrupa'da birkaç sezon daha (3-4 sene mesela) şampiyonluğa, olmasa bile ilk 3-4'e oynayan bir takım çalıştırabilirse bu dediğim şeyleri daha iyi algılayabilir. kafa var adamda, hatta inatçı da (bu inatçılık doğru kullanıldığında iyi bir özellik) ancak anlık karar mekanizması ve baskı yönetiminde sınıfta kalıyor. mesela oyuncu değişiklikleri, mesela sneijder ve bruma olaylarındaki tutumu vs.

    dün akşamki programında dediği şeyler çok hoşuma gitti. belli ki karabük ve özellikle galatasaray günleri ona ülke gündemi ve olaylara bakış açısı hakkında bir şeyler öğretmiş. mesela "size bir sır vereyim mi, biz hep 3'lü oynadık, serdar ve maicon arasına fernando'yu yerleştiriyordum" dediği bir bölüm var, söyleyiş üslubu bana direkt old school türk hocaların tarzını hatırlattı.

    takımdan ayrılması için gün sayıyordum, gitmesi hala daha çok doğru bir karar. fatih hoca'nın gelişiyle gecemi aydınlattı, mutluluktan tek başıma gecenin bir yarısı bir sağa bir sola döndüm yatakta. burası ayrı, ancak ileride, çok sonraları bir kez daha neden olmasın? yukarıda bahsettiğim şeyleri gerçekleştirebilirse hırvat futbolunun parmakla gösterilebilecek antrenörleri arasında olabilir.

    ama şimdi değil. şimdi tahsil görme zamanı.
  • 5992
    fatih terim, eric gerets ve roberto mancini'den sonra gördüğüm en vizyonlu galatasaray teknik direktörü kendisiydi. bunu da östersunds mağlubiyeti sonrası aslanlar gibi gösterdi, çok kızgındık farkedemedik. türkiye'de bu kadar cesur ve görüşlü bir teknik adamın başımızda olması sonradan da olsa beni gururlandırdı.

    östersunds'a elendik sportif olarak camia kaldıramadı bunu, kaldırmamalı da ama beyler biraz mantıklı düşünelim astana'yı iki maç yenemedi yeri geldi galatasaray o iki sezonluk fetret devrinde, bu sezon tudor bu takımı kurmasa devamı da geliyordu.

    sezon içi garry - gomis işbirliği bozulması evet mantıksızdı, silik oynadık başakşehir ve beşiktaş maçlarında ama adam 39 yaşında. o zaman gelmeseydi demek bir şey ifade etmiyor herkes gelir, yönetim getirmeyecekti dönüp tudor'a sallamaktan ziyade dönüp kimin eleştirilmesi gerektiği ortada.

    bu adama dönüp vuruluyor her seferinde günahıyla sevabıyla galatasaray'da görev aldı başarılı ya da başarısız tartışılır ama el insaf rahat bırakalım adamı.

    tudor yayında galatasaray aleyhine bir şey de söylemedi, takımı karıştırmaya mahal verecek en ufak bi neden sunmadı.

    yollanması fatih terim gelmemiş olsa yanlış olacaktı çünkü her sene bir kurban seçiyoruz ama şu an iki taraf için de her şey olması gerektiği gibi.

    sağolsun, yolu açık olsun.
  • 5993
    kendisine karşı nötr durumdayım ben. doğru şeyler yaptı, yanlışları da çokça oldu ama karakterinden ödün vermedi, bu konuda herkes aşağı yukarı böyle düşünüyordur herhalde. peki kendisine karşı olumlu şeyler hissedenler, şampiyonluk kutlamalarında görmek isteyenlere bir sorum var. galatasaray liderin 3-4 puan gerisinde olsaydı, 2. ya da 3. sırada mesela, bugün yine tudor için bunları söyler miydiniz yoksa o durumda olmamızı tudor'a bağlar mıydınız? cevap verilmesi gereken soru bu bence, çünkü türkiye'de işlerin nasıl yürüdüğünü hepimiz biliriz. her şey yolunda gidiyorsa, sıkıntı yoksa yani "çark dönüyorsa" ses çıkmaz, yanlışlar görülmez, tolore edilir. peki ya çark dönmeseydi?

    not: tudor'un şampiyonluk kutlamalarında olmasını isterim, efendi ve karakterli bir adam ayrıca bu takımda emeği var. bu entry iki yönlü düşünme üzerine girilmiştir, umarım ne demek istediğimi aktarabilmişimdir.
  • 5994
    mükemmel derecede vizyonlu bir adamdı. mesela ismini telaffuz etmekte zorlandığınız iskandinav takımına elenmesi bahanesini, malum takımın maçlarından örnekler vererek "bakın boşuna elenmedik adamlar güçlü" tarzı bir savunmayla savuşturmaya çalışan, istemediği futbolculara lobi faaliyetleri yürütüp basın karşısında üç maymunu oynayan, takıma ceza vererek disiplini sağlayacağını zanneden, kanatsız 4-4-2 gibi fantastik taktikler deneyen, elindeki sözleşmeli futbolcuları rotasyonda değerlendirmek yerine yedekte çürütüp daracık bir kadro yapısı oluşturan, büyük maçlarda beraberliğe razı ezik bir tiniyet ve taktikle takımı sahaya süren ve daha sayamayacağımız büyük vizyoner kararlar veren, büyük bir dehadır kendisi.

    değerini bilemedik. bu yüzdendir ki takımın yönetim kademesinin psikolojik durumunu iplemeden, kendisini şampiyonluk kutlamalarına çağırmalıyız. çünkü acayip katkısı var. yenimalatya, fenerbahçe, trabzonspor, başakşehir, beşiktaş ve elbette adını dahi telaffuz edemediğimiz iskandinav takımına karşı olan maçlarında bu muazzam katkıları sayesinde ayakta durduk. hatta bence direkt olası şampiyonluk kupasını kendisine vermeliyiz.

    ne de olsa büyük hizmetleri oldu. üstelik bu hizmetleri sırasında 2 milyon euro gibi bir meblağ kazanmadı dahi. bedavaya bu emekleri verdi adam. helal olsun, çok büyük ve iyi bir insan.

    ek: öncelikle kendisi hakkında yapmadığı bir şey yazmamış bulunmaktayım. buna rağmen bazı gerçekler, bazı arkadaşları nedense çok kızdırmış gibi görünmekte. sırf bu durumu savunmak için, aysal-terim gerginliği ile oluşan geçmişten enstantaneler sunmaya çalışmaktalar. sebebi ise galatasaray tarihinin ne yazık ki en kötü teknik direktörlerinden birini savunmak.
  • 5995
    http://i.radikal.com.tr/...fft64_mf1780016.Jpeg
    bugün bu resme sesini çıkarmayanlar ve kabul edenler, bir zahmet igor tudor başlığı altına gelipte nefretlerini kusmasınlar. bu resmin hangi koşullarda , kime, neye karşı çekildiğini çok çabuk unutmuşsunuz galiba. şu an en nefret ettiğim birşeyi yapıyorum. birini savunmak için başka birini yeriyorum. terim'i hiç bir zaman sevmedim ve sevmeyeceğim ama pusuda bekleyip, fırsatı geldiğinde kişisel görüşlerim için kendisine saldırmayacağım ,şimdiye kadar da saldırmadım.
    igor tudor'un oyun anlayışını beğenmeyebilirsin, kendisi yüzünden puan kaybettiğimizi düşünebilirsiniz ,kendisini ve davranışlarını sevmeyebilirsiniz ama bu adamdan nefret etmenizi anlamam mümkün değil. birşeyler olsunda ben bu adama saydırayım düşüncesini anlamam mümkün değil. kendinizi, olaylara bakış açınızı değiştirin. bu sözlükte en en nefret ettiğim şey başka saiklerle insanlara saldırılması. o yüzden belki bu başlık altına çok yazıyorum. fatih terim gidiyor milli takımla anlaşıyor, yerine mancini geliyor ama sanki mancini fatih terim'i göndermiş muamelesi yapılıyor,
    sneijder gönderiliyor sanki gönderen belhandaymış gibi adam nefret objesine dönüşüyor en ufak şeyde kendisine saydırılıyor. bunun örnekleri çok. gerçekten olaylara bakış açınızı değiştirin. ha bu arada umarım bu sezon şampiyon olacağız ama şampiyon olamazsak bunun nedeni özbek yönetimi , bu ülkenin siyasi ve spor yönetimi ile medyasıdır. ne tudor, ne de fatih terim, ne de futbol takımıdır.