• 2008
    "çok gol atacaktır" "harika işler yapacaktır" ""getirecekse şampiyonluğumuzu bu adam getirecek" tarzında yüzlerce entry okudum. evet iyi bir oyuncu, geçen sezon* şampiyonluğumuzda katkısı da oldu ama artık onyekuru özelinde değil, transfer edilen tüm oyuncular için beklentiyi çok arttırmayalım. kim olursa olsun beklentimiz o kadar yüksek oluyor ki, normal bile oynasalar kötü olarak görüyoruz çünkü uçan, kaçan, atan, attıran hepsini bir arada istiyoruz.

    onyekuru'ya dönersek de, geçen sezon nisan ayına kadar beklenileni veremedi diye eleştiriliyordu. hatta yine nisan ayında kupa maçında oyundan alınırken ıslıklanmıştı. " biraz daha bekleyelim, ona göre karar verelim" dediğim bir entry en ofsayt entrylerim arasına girdi. nisan ayının başında onyekuru'yu gömen her yazar kafadan "on" alıyordu.

    1-2 maç sonra aramıza dönecek ama aylarca maç temposundan uzak bir şekilde dönecek. ilk maçlarda beklenileni veremezse eleştirmeyin diye, şimdilik beklentiyi dengede tutalım diye söylüyorum. atarsa, attırırsa zaten o gün kral deriz ama şimdilik dediğim gibi beklentiyi çok tutmayalım, çünkü bu hem bize, hem de oyuncuya zarar verir.
  • 2011
    kendisinin faydası ilk golü bulduğumuz maçlarda olacaktır. kilit açan oyuncu değildir, o yüzden onyekuru'nun oynadığı maçlara nasıl başladığımız kısmı bizim için kritik.

    bizim takım şu an durağan oyun sebebiyle kapalı savunmaları açamıyor. ama bu durağan oyunun ana sebebi durağan kanat oyuncuları değil. durağan oyunun ana sebebi pasörlerimizin durağanlığı, yani seri ve belhanda'nın durağanlığı. şundan bahsediyorum, mesela, seri ve belhanda'yı tam hücum ederken gözünüzün önüne getirin, top seri'de olsun. topu kanada açtı güzel bi pasla, tam o an durup seri'ye bakın. ne yapıyor? bekliyor değil mi? keza belhanda da öyle.

    seri de belhanda da pas attıktan sonra verkaç için koşu gösteren oyuncular olmadığından, pası atıp pozisyon takibi yapmadığından ilk yarı o kadar az golümüz var. emre akbaba, taylan hatta ömer bu yüzden yıldızlaşıyorlar, çünkü ceza sahasına yöneliyorlar. çok büyük yetenekleri olduğundan değil.

    bu yüzden onyekuru'nun tempo getirmesini beklemek hayalcilik. önce bunu çözelim.

    onyekuru ne yapacak? onyekuru mesela, biz ilk golü attıktan sonra açılan kapalı savunmanın arkasına sarkacak. en kötü ihtimalle bu tehdidi oluşturduğu için rakibin bizim üstümüze o kadar da gelememesini sağlayacak. ilk yarıda son dakikalarda kaybettiğimiz puanların sebebi babel ve soso gibi iki tane koşamayan kanadımızın olması idi. zira küçük takımların saçma sapan bekleri için bile yavaş bu oyuncular. ama arkada onyekuru ya da sekidika olunca, rakiplerimiz geriye düştüklerinde atak yaparken ya bek katkısı alamayacak, yahut da bek katkısı alırken kaptırdıkları toplarda onlara çok güzel bir ifade karşılık verecek;

    onyekurulandın
  • 2012
    en ofsayt entrylerimin kahramanıdır kendisi. çünkü istikrarsızdır. bakmayın şuan badem gözlü olduğuna, 1 maçı tek başına alabilecek yeteneği vardır. aynı zamanda gününde değilse takımı 10 kişi bırakacak ve hatta her topu ezecek bencilliğide.

    ne kadar sezon başında istemiyorsam, şuan da da bir o kadar istiyorum. çünkü bize sadece bir futbolcu olarak gelmedi. taraftara umut olarakta geldi. tekrar yeşertti bazı şeyleri. tekrar hoşgeldin pilav üstü kuru kardeşim.