• 1685
    geçen sezon bize önemli katkı sağladı, takımın skor yükünü taşıdı. özellikle ligin 2. yarısında hem önemli bir performans sergiledi hem de aidiyet gösterdi. bu sezon bazı özelliklerini de arayacağız muhtemelen çünkü yerine farklı tipte bir futbolcu aldık. onyekuru'nun yaptığı bazı şeyleri yapamayacak ama yapamadığı bazı şeyleri de yapacak bir isimle doldurduk yerini.

    yine de son zamanlarda sürekli duyduğum ''onyekuru'yu deplasmanlarda çok arayacağız.'' lafını anlamıyorum. onyekuru geçen yıl kaç tane deplasmanı çözmüş ki? kayseri deplasmanı* hariç ben onyekuru'nun kazandırdığı bir deplasman maçı hatırlamıyorum açıkçası. bir de kadıköy'de attığı gol var. onyekuru'yu suçlamıyorum. demek istediğim biz deplasmanlarda sıkıntı çeken bir takımdık ve onyekuru da bireysel olarak bu soruna bir çözüm sunamadı.

    bu deplasman meselesi illa bireysel performansla çözülecekse de babel'in onyekuru'dan daha uygun bir isim olduğunu düşünüyorum açıkçası.
  • 1686
    arayacağımızı düşünmediğim kanat oyuncusu.
    geçen sene pek çok maçta gölge pres, üç metre uzaktan adam takip etme, geriye koşup yediğimiz atakları yakından seyretme faaliyetlerinde bulundu. işe yarıyor mu, zaman zaman evet. defans uzaklaştırırken topu, kendisi ile buluşturabilirsek rakibin ceza sahasına gelmek 10 15 sn sürüyordu. bunun dışında defansif anlamda çok katkısı olmadı. he olmak zorunda mıydı, bilemem. sonuçta sisteme kim nasıl katkı sağlar, sistem nasıl işler, tamamen hocanın bileceği iş. benim en çok aklımda kalan her boş pozisyonda çektiği anlamsız şutlar, pas vereceği yerde şut çekmesi, şut çekmesi gereken yerde pas vermesi. bencil tarafı yeteneğinden daha fazlaydı. galatasaray'ın 13 milyon euro vermesini de istemezdim açıkçası. o yüzden geçen seneki golleri ve asistleri için teşekkürler diyorum. umarım monaco'da başarılı olur diye de ekliyorum.
  • 1688
    bizde kiralık oynayan futbolcu. bizim sözleşmeli futbolcumuz ya da mecburiyetten elden çıkardığımız bir futbolcu değildi. tapusuna sahip kulübü kendisiyle ilgili karar merciydi ve satmak istediler, sattılar da. bizim bu konuda ne gibi bir tasarrufumuz vardı ki başlığına sık sık uğrayıp ağlayalım?

    belli ki kulübü tekrar kiralamak yerine elden çıkarmayı tercih etti. bizim de o kadar para verecek bütçemiz var mıydı? yok. o zaman sadece iyi oynamış, kötü oynamış, şöyle yapmış, böyle yapmış demek için ancak başlığına uğrarız.
  • 1689
    onyekuru yaptıkları ve yapamadıkları ile bütün bir futbolcu. ama takımımızın iki yıldır deplasmanda zorlanmasında garry rodrigues ve henry onyekuru tarzı futbolcular ile oynamamızın etkili olduğunu düşünüyorum.

    özellikle rakip sahadaysanız onyekuru' nun ayağına aldığı bir topu kontratak dışında değerlendirme ihtimali oldukça düşük. set oyunu oynamaya müsait bir futbolcu değil. şampiyonlar liginde de zorlanmamızın sebebi temelde aynı. babel, feghouli kanatları topun kıymetini bilen, ceza sahası şut konusunda isabeti yüksek kanatlar. pozisyon oyununu daha iyi oynayan, al - ver yapabilen bir ikili.

    onyekuru' nun defansif katkısını ise yadsımak ayıp olur. mümkün olduğunca rakibini takip ediyor ve ters kademeye girmeye uğraşıyor.

    işler normal giderse, babel' den alacağımız katkı onyekuru' dan yüksek olacaktır. özellikle şampiyonlar ligi arenasında...
  • 1690
    bence babel ile karşılaştırılması yanlış olan oyuncu zira çok farklı oyun tarzları var. babel sürekli bir tehdit değil,acik alanda da çok etkin bir hızı yok. babel ile set hücum, oturmus pas aksiyonlarini iyi yaparsınız. onyekuru ise sürekli tehdit ve açık alanda onu yakalayabilmek imkansız. o kanadın beki rahat rahat hücuma çıkamaz, 2metre geride kalırsa başına gelecekten korkar. ben kendisini her türlü tercih ederdim ancak bu sefer ipler bizim elimizde değildi.