• 194
    bu abi çok enteresandı. "aha yedik golü" dediğin anda inanılmaz bir kurtarış yapar, "oh tamam kalecide" dediğin anda ise bir bakmışsın yumurtlamış. penaltıya zaten atlamazdı çoğu zaman*. öyle sahanın orda takılırken refleks olarak topu 1-2 kere tutmuş, "gel kanka seni kaleci yapalım" demişler, abi de işsizmiş zaten kabul etmiş. the rest is history gibi.
  • 195
    form tutup, konsantrasyonunu en ust seviyede sagladiginda elit kaleci seviyesindeydi. manchester united'i eledigimiz maclarin yildizidir mesela. milli takimin da kalesini devralmistir bu donemde.

    ama hatali bir gol yiyince cok kolay dagilip ust uste hatalar yapmaya baslayan kaleciydi ayni zamanda. ayrica cok cabuk sinirlenen bir yapiya sahipti, ozellikle fenerbahce maclarinda rakibin de bunun uzerine oynamasiyla kendini kaybetmisligi ve hatali goller yemisligi coktur. kotu kaleciydi gibi hatirlanmasi bazi buyuk maclarda yedigi hatali gollerden kaynaklanir ama aslinda genele vurdugumuzda gayet basarili isler yapmistir. ozellikle 92-93 ve 93-94 sampiyonluklarinda buyuk pay sahibidir. hatta 93-94'te sezonun yildizlari listesinde tugay ve suat'la beraber ilk uce sokarim.
  • 197
    17 ekim 1996 galatasaray psg maçıyla birlikte aktif olarak olmasa da galatasaray kariyeri bitmişti. lise'deydim o zamanlar. maç günü okulu kırıp 3 arkadaş gitmiştik bu maça. maç için stat kapıları normalden de erken açılınca tribünlere -yeni açık'a maçın başlamasına 6 saat önce filan çıkmıştık. neyse, maç başladı 2-0'ı yakaladık, iyi de bi' ivme yakalamışız. tribünlere erken çıkmanın getirdiği yorgunluk ve tabii 2-0'ın heyecanı ve coşkusuyla 2-3 dakika taş zemine çöktüm. ayağa kalktığımda maç 2-2 olmuştu. o esnada hayrettin'in yediği saçma golleri canlı olarak görmesem de evden özetleri izlediğimde yediği gollerin vehametini görmüştüm.
  • 198
    iyi insan, iyi galatasaraylı ve iyi kaleciydi. galatasaray kariyeri, benim de stadda canlı izlediğim, kendi evimizde 4-2 yendiğimiz psg maçında yediği 2 hatalı golle bitmişti aslında. 1996-1997 sezonunun ilk yarısının sonuna kadar dayandı fatih terim, devre arasında da zeytinburnu’na gitmişti. biz de kocaelispor’dan volkan kilimci’yi almıştık. sonra o da patatese bağladı ve 1998-1999 sezonu öncesi taffarel transferine kadar aslında baya karanlık bir kaleci dönemimiz olmuştu.

    tarihimizin en büyük zaferlerinden manchester united maçlarının yıldızıdır mesela hayrettin. yine kadıköy’de üstelik 10 kişiyle 4-1 yendiğimiz fenerbahçe maçında tanju çolak’ın penaltısını kurtararak maçın adamlarından biri olmuştu. zaten 1992-1993 ve 1993-1994 sezonlarında, takımın %80’ini gençleştirdiğimiz dönemde, takımın muhammet altıntaş, rambo yusuf, erdal keser ve uğur tütüneker’le birlikte ağabeylerinden biriydi ve o iskelet kadroya galatasaraylılığı öğretenlerin başındaydı. ben kendisini hep iyi hatırlarım. umarım o da şimdi mutlu ve afiyettedir.
Altyapı çalışmaları sebebiyle birtakım hatalarla karşılaşılması muhtemel. En kısa sürede hatalar giderilecektir!