• 25
    bizim için augsburg ve fiorentina ile yaptığımız hazırlık maçları buna örnek olabilir fakat dün oynanan 16 ağustos 2019 denizlispor galatasaray maçı asla bunlardan biri değil. neticede sınırlı sayıda maça çıkabiliyorsun ve her puan kaybı ilerisi için baş ağrısı. son haftalara rahat girmek istiyorsak hiçbir bahaneye sığınmadan doğru düzgün bir kadro ve oyun planıyla galip gelmemiz gerekiyor.
    1 ay boyunca yaptığın hazırlık maçlarında aldığın yenilgi ile eksiklerini görürsün,eyvallah. fakat ligde aldığın yenilginin neresinde hayır olabilir ki..
  • 26
    içinde bulunulan durumu mutlak ifadelerle ortaya koyamayanlar 8,5 numara gibi muğlak, fatih hocanın bir bildiği gibi mistik ve zorlama, nazar boncuğu gibi bilimsellikten uzak tanımlamalara başvururlar. hayırlı mağlubiyet de yalnızca ülkemiz sınırları içerisinde futbol terimi olarak kullanılan ve gerçekleri alenen görse de söyleme basiretinde bulunamayanların sığındıkları sözüm ona bir başka güvenli limandır.
  • 27
    geçtiğimiz yıllarda da çokça yaşadığımız yenilgilere bulunan kılıf. oyuncuların taraftardan yeteri gazı alamadığı hakemin etki altına alınamadığı herhangi bir deplasman maçı bizim için bu statüye girmeye aday.
    istee ikinci lig takımı olsun ister lige on yıl sonra dönen takım olsun ister sene boyu üç galibiyet almış takım olsun bizim için fark etmiyor maşallah her türlü ortamdan böyle hayırlı bir puan kaybıyla çıkıp ders almayı(!) başarıyoruz.
    neymiş nzonzi, feghouli, falcao vs eksikmiş. sen paftan 5 oyuncuyla çıksan ne fark edecek, galatasaraysın sen.
  • 28
    hatalarindan ders cikarmak onemlidir elbette fakat ayni seyi yaklasik 100. kere yaptiginizda artik maglubiyetin hayirlisi yoktur.

    ders almak icin basina bir musibet gelmesi gereken hesapsiz kitapsiz plansizlar vardir, kucuk cocuklarin yaptigi gibi "simdi basliyorum" diye kendilerini avutan, bahane bulan, baskalarina suc atan vs...

    ...ya da tum planlarina ve hazirliklarina ragmen yine de maglup olduklarinda hayatin boyle bir sey oldugunu bilen ve onundeki problemlere odaklanabilenler vardir.

    galatasaray olarak biz hangisiyiz, onu kendimize itiraf etmemiz lazim.
  • 29
    bitmeyen geyik.

    insan dediğimiz canlı diğer canlılara göre daha ileri düzeyde plan yapabilme, ön görüde bulunabilme, geçmiş verileri değerendirip geleceği yorumlayabilme yetisine sahiptir.

    bu nedenle her haltı "deneyim" ile öğrenmez. ha elbette deneyim de öğrenmenin bir parçasıdır ama çoğunlukla çocuklar veya diğer canlı türleri için geçerli bu durum.
  • 30
    “her şerde bir hayır vardır.” gibi gerçek temelleri olmayan cümlelerden yola çıkarak söylemek manasız.

    fakat hatırlayanlar olacaktır 24 ekim 2018 galatasaray schalke 04 maçında oynanan iğrenç futbola ve sahada resmen ezilmemize rağmen, fatih terim maçtan sonra oynanması gerektiği gibi oynadığımızı, şampiyonlar ligi seviyesinde böyle oynanması gerektiğini söylemişti. şans eseri alınan 1 puan onu yanıltmıştı bence.

    16 ağustos 2019 denizlispor galatasaray maçında selçuk penaltıyı gole çevirse, veya diagne o pozisyonların birini gole çevirse büyük ihtimalle maçı kazanacaktık. kazandığımız için eksikler göze batmayacaktı. hatta eminim kazansaydık fatih hoca haftaya da selçuk’u ilk 11’de başlatırdı. yani er ya da geç böyle bir mağlubiyet alacaktık. erken olması en iyisi oldu. ben takımımıza ve hocamıza güveniyorum. iyi bir oyun oturtacağız.
  • 31
    ders çıkarana 16 ağustos 2019 denizlispor galatasaray maçı tam bir hayırlı mağlubiyettir. aslında bir önceki fiorentina maçı hayırlı mağlubiyet demiştim ama ders çıkarılmamış belli ki...

    hazırlık maçlarında stoperlerin döküldüğünü görmemize rağmen, en azından yeni transferler gelinceye kadar önlerinde oynayacak ve bazen aralarına girecek bir ryan donk’un kesilmesi ve selçuk inan’ın ilk 11 başlatılması fiyaskodur ve fatih terim’in hatasıdır. ilk 11’i başkasının kurduğu düşüncesini falan geçelim.

    marcao’nun gördüğü 2 sarı kart için aklımdan geçenleri yazarsam pilot olurum. bu kadar fahiş hatalar, saçma sapan hareketler galatasaray stoperine yakışmadı. kulağı çekilir elbet.

    luyindama top kazanıyor. laubali ve ağır hareketleri sebebiyle geri kaybediyor. onun da kulağı çekilecektir. bu stoper ikilisinin bu maç özelindeki berbat oyunlarını orta saha kurgusundan ayırmak lazım. kendi suçları hiç mi yok? kötü performans sergilediler net. 34 yaşındaki rodallega ikisini de yok etti. aslında kendi kendilerini yok ettiler. haklarında hiçbir zaman ikisi 50 m eur olacak vs yazmadım ama çok sevdiğim bir ikilidir. mutlaka doğru telkinlerle toparlayacaklardır. kendilerine getirilmeleri şart.

    selçuk’u 90 dakika oyunda tutan ve seri’yi oyundan alan hangi deha ise (terim mi davala mı bilemiyorum) tebrik ederim. ayrıca hangi altyapı oyuncumuz selçuk’tan daha kötü oynar merak ediyorum. gençler a takım seviyesinde değil geyiğini terk etmemiz lazım. selçuk ayrıca penaltıyı atsa idi maçın gidişatı çok değişirdi. o da bambaşka bir konu.

    bu kadar berbat performanslar varken muslera’nın iyi başladığını düşünüyorum. yalnızca bir kornerde tam altı pasa düşen bir topa çıkmaması hakikaten hayret ettirdi. rakip vurdu kafayı ama auta çıktı. köşeye gitse maalesef goldü.

    adem büyük oyuna girmeliydi. maalesef o da yapılmadı.

    babel tek başına bir şeyler denedi ama yetmedi. çünkü takım yoktu ortada.

    hatalar zinciri bir maç. kenarda terim olsa bazı oyuncular kendine çeki düzen verir miydi yoksa laubaliliğe devam eder miydi? bence edemezdi.

    bütün bunlardan sonra haftaya iç sahada konyaspor’u devireceğimize inanıyorum. sonraki deplasman maçında yine kabız olmak istemiyorum. denizlispor o kadar kötüydü ki, yenemeyen galatasaray’ı siz düşünün kötü sözcüğü yeterli değil anlatmak için. deplasman fobisi diye bir saçmalık yoktur. kötü teknik yönetim ve konsantre olmayan futbolcu vardır. bir de dikkat ettiniz mi olan bitene isyan eden futbolcu yoktu sahada. mesela hagi, melo gibi adamlar olsa dün marcao’ya, luyindama’ya kendine gel der miydi, demez miydi?

    son olarak, bu tip hataları görüp eleştirmek güzel ancak bu hataları fırsat bilip fatih terim’e ve galatasaray’a gönül vermiş diğer profesyonellere giydirmek, istifa vb. saçmalamak ya art niyettir ya da öfke kontrolüne sahip olmamaktır. galatasaraylı olanlara öfke kontrolü lütfen diyorum. galatasaraylı olmayan art niyetli trollere ise haddinizi bilin diyorum. kendi çöplüğünüzde oynayın. bu takımı toparlayacak ve şampiyon yapıp hepsine geçmiş olsun diyecek olan yine terim’dir.
  • 34
    yoktur. olsa olsa hazırlık maçlarıdır. nazar boncuğu felan gibi doğaüstü inanışlarla da betimlenmesine gerek yoktur. hele hele bu mağlubiyetler önceden yapılan aynı hatalar sonucunda yapılıyorsa, aynı hatayı iki kez yapamazsınız. ikinci kez yaptığınız hata değil tercihdir diye bir laf vardır. açmak gerekirse, yanlış oyuncu seçimi, yanlış transfer politikası, yanlış dizilim, yanlış oyun anlayışı örnek verilebilir.