• 9838
    balık hafızalı taraftarlara anlatmak gerek kendisi galatasaray'a teknik direktör olduğunda gelenden geçenden dört yiyen bir takım vardı. muslera dört yiyen takımın kalecisiydi. sneijder o gelene kadar ayı avcılığı yaptığı derbi hariç yokları oynuyor ön libero olarak defans yapmaya çalışıyordu. 2014-2015 sezonundaki şampiyonlukta muslera ve sneijder kadar katkı vermiş yasin öztekin kadroya bile giremiyordu. hamza hamzaoğlu geldikten sonra şampiyonluk virajına girilen son düzlük hariç hem içeride hem dışarıda bol golle kazanılan maçlar ve galibiyet serileri yaşanmıştır. şu adamın aldığı üç kupayı takdir etmeyi öğrenelim. kendisi yerine prandelli, riekerink veya tudor bu başarıya sahip olsaydı tüm yanlışlarına rağmen başlıkları her puan kaybı veya futbolsuzluk dönemlerinde hortlatılırdı.
    adı carlo carloeni olsaydı şimdi kendisine sallayanların öve öve bitiremeyeceği adam olurdu.
  • 9839
    iletişim sorunları, gereksiz inatları, olmayacak bir yönetime arka çıkması çok konuşulmuş. 2014-2015 şampiyonluğundaki katkısı da çok konuşulmuş. o yüzden bunları geçip, hamzaoğlu'nun başarısız olmasıyla meşhur 2015-2016 sezonuyla ilgili bi iki noktayı hatırlatasım geldi:

    1- takıma takviye yapılmasını beklerken transferin son günü şok şekilde felipe melo ve alex telles inter'e gönderildi. melo'nun yerine alınan grosskreutz bir dakika bile forma giyemedi. yani takımın belki de en önemli mevkisinde eksik adamla sezona başladık.

    2- ilk iki maç sadece 1 puan aldıktan sonra ligde sonraki 8 maçta yenilmeyerek 20 puan aldı. rize faciasına rağmen 11 maçta 21 puanımız vardı. galatasaray'ın son 10 yıldaki neredeyse tüm şampiyonluklarında bu haftalar bu puanlarda geçilmişti dolayısı ile havlu atmış değildik. ancak kendisinden sonra gelen denizli'nin +21 puan toplaması için ligin 30. haftasına gelmemiz gerekti.

    3- takımın bu meşhur başarısız sezonda çıktığı 11 maçın üçü, başakşehir, trabzonspor ve fenerbahçe deplasmanlariydi. bu 3 deplasmanda 2 galibiyet bir beraberlikle 7 puan topladık. bu aynı zamanda ikinci yarı bizim için müthiş bir fikstür avantajı demekti. ancak denizli yönetiminde ikinci yarı tamamı iç sahada olan büyük maçlarda sadece 7 kişi kalan trabzon'u yenebildik.

    yalan yok o sezon çok da iyi bir futbolumuz yoktu. kalsaydı şampiyon olurduk denemez. hamza hoca da ayrıldıktan sonraki demeçleri ile yer yer 'uzak dursun' dedirtti. ama saha içinde en başarısız sezonunda bile elindeki malzemeden iyi yararlandığını konusunda hakkını teslim etmek, "2014-2015'te tüm maçları rahat kazanıp şampiyon olamadı ki" ya da "muslera ve sneijder o gelince takımı şampiyon yapmaya karar verdi, ama ertesi sene yapmayasıları tuttu" diye eleştirmekten daha hakkaniyetli geliyor.
  • 9841
    melo'yu gönderip yerini bilal ve hakan baltayla doldurmaya çalışan teknik direktördür. dursun bakkal kendisi takımdan gittikten sonra melo transferiyle ilgili şöyle bir demeç vermişti: "hamza hamzaoğlu yanıma geldi, melonun gitmesini istiyordu, melo takımda kalmak istiyordu, transfer netlesmemisti. melonun kalma ihtimali olduğunu söylediğimde hamza hamzaoğlu oturduğu koltukta terlemeye basladi,."

    o melo gittiği takımlarda halen 11 oynarken biz yerini daha yeni kiralık lemina ile doldurabildik. o da kiralık yani düşünün.

    dördüncü yıldızı takan hoca olması elbette önemli ama sonraki sezon var olan takımın üstüne ekleme yapacağına elindekileri de dagitmayi seçip bizi rezil bir sezonla başbaşa bırakan kişidir. galatasaray'dan gittikten sonra da o dönem çalıştırdığı takımın avrupa iddiasiyla ilgili demeç verirken galatasaray'ın ffp dolayısıyla avrupa'ya gitmeme cezası alması ihtimali olduğunu daha her şeyin bitmedigini ifade etmiştir. kovulduğu takımın ffp den ceza almasını temenni eden bir adamın halen sözlükte savunulması da ilginçtir.
  • 9842
    kendisi ile ilgili çok önemli bir nokta atlanan eski teknik direktörümüz. transferi kendisi mi istemedi, o dönemki yönetim mi böyle böyle deyip ikna etti orasını bilemem. ancak biz o dönem transfer yapmamış olmamıza rağmen 1+1 yıl uefadan men edildik. burada sözlükteki vizyon dolu transfer listelerinden birini yönetime verip o oyunculardan en az 3-4 tanesini yönetime aldırsa muhtemelen düz 2 yıl yada 2+1 yıl belki de 3 yıl falan men edilecektik.

    ayrıca daha sonrasında dursun özbek ve cenk ergün 40 milyon euroluk bir kadro kurdu. o 40 milyonluk kadro şampiyon olmasına rağmen mustafa cengiz başkanın üstün çabaları olmasa yine avrupadan men ediliyorduk. yani tamam adam belki de gerçekten vasta sevici ve evlatçıydı, bütçe olsa da transfer istemezdi bilemiyorum ama bizim ekonomik yapımız dışarıdakine göz koymaya müsait de değildi o dönem.
  • 9843
    yakın zamanda felipe melo şöyle bir açıklama yapmıştı:

    “inter çocukluktan beri benim rüyamdı. galatasaray'da tarih yazdım ve orada kalmak benim için kolayı seçmek olurdu. taraftarlar için bir idoldüm. 3 yıllık sözleşme imzalayabilecek durumdaydım. ancak ben yüzde 50 indirim yaptım ve inter'e gittim. kalbimi dinledim.“

    sanırım kendi ifadelerine göre gidişinde hamzaoğlu’nun pek payı yok. pek tabi melo’nun kulübün arkasından konuşmayacak kadar delikanlı bir adam olduğu malumunuz ki maç esnasında kendine küfreden fırat aydınus’a öyle şeyler maç sırasında olur diyerek konuyu kapatan bir insan.

    öte yandan hamza hoca’nın vasat sevici olduğu ya da düşük vizyonlu olduğu gerçeğini bence hiç bir şey değiştirmez.

    edit: vasat sevicinin altını dolduralım da hariçten gazel okumuş gibi olmayalım.

    şahsen bir antrenörün kulüp şartları gereği takımı vasatlarla doldurmasının, vizyonda eksiklik ya da basiretsizlik olduğunu düşünüyorum. kiralık oyuncu denen bir gerçeklik var. takımı kaliteli oyuncu ile kurmanın çeşitli yolları var. yönetim paramız yok diye hocaya ağlıyor, takımın profilini düşürmek istiyor ve hoca da bunu kabul ediyorsa takıma fayda değil zarar vermiş olur. prensipleri olan hoca şampiyonluk kadrosunu kurmayan yönetime restini çeker ve işini bırakır. nazarımda daha değerlidir. galatasaray her sene şampiyonluğa oynamalıdır.
  • 9846
    kendisinin en büyük hatası gerçekten galatasaray terbiyesine sahip, vefa duygusuyla dolu bir adam olmasıdır. galatasaraya kalkan olmak için kendisini feda etti. gazi olmak, en kötü ihtimalle şehit olmak istemişti ama bok yoluna giden niyazi oldu.

    halbuki o şartlarda ben bu ekonomik koşullarla kafamdaki futbolu oynatamam deyip istifa etse şimdi efsane olarak anılacaktı. manciniyi severim ama hamza hocam mancinin yaptığını yapmamış, kalıp mevcut durumu yönetmeye çabalamıştır. ama hamza hocam burda mancininin %5'i kadar değer görmez ya neyse.

    suyun öte tarafında trabzondan 3 kere kovulan ersun yanal daha 5 ay öncesine kadar fatih terimle karşılaştırılıyordu. bugünlerde de durum farklı değil; erol buluttan kendilerine pochettino yaratacaklarını sanıp hergün güzelleme yapıyorlar. ama biz fenerbahçenin henüz gerçekleştirebildiğine dahi şahit olmadığım 3 kupalı şampiyonluğu kazanan hamza hocayı (1+oglu)parantezine alıp taşak geçtik.

    hamza hocamda vefa çok da, bizim taraftarımızda zerresi yok. keşke hoca da sadece kendisini düşünseydi ve para suyunu çektiğinde dakikasında kaçsaydı. şimdi bir köşede fatih hocadan sonra oturacağı koltuğu bekliyor olacaktı, ona en büyük desteği de bugün burada ona gömenler verecekti. ama hoca elindekilerle savaşmayı seçti. olsun varsın hocam biz senin değerini ve kazandırdıklarını görüyoruz.
  • 9848
    takımımızla 3 kupa kazanmış eski teknik direktörümüz. kimse kusura bakmasın ama kendisi vizyonsuz biridir. eğer kendisi bir daha galatasaray'ı çalıştıracak olursa...
    1- transfer işlerine karışmayacaksa
    2- yerlileri futbolcuları övüp yabancı futbolcuları yermeyecekse
    3- galatasaray'ın vizyonuna uygun açıklamalar yapacaksa
    bir şans daha verilebilir.