• 159
    moderasyon tarafından sadeleştirilmiş ve sözlükte kastedilen anlamı biraz sapmış olan bu başlığın asıl kastettiği şey;

    kötü/kötü niyetli hakemlerin yönettiği maçlarda eğer takımı da kötü oynamışsa puan almayı hak etmediğini düşünen taraftar tipidir.

    takımının koşulsuz şartsız her maç hakemi de yenmesi gerektiğini düşünen taraftar tipidir.

    takımının büyük takım olduğu için her türlü adaletsizliği de yenmek zorunda olduğunu, yenemediğinde başarısız olanın takımı olduğunu düşünen taraftar tipidir.

    böyle bir taraftar tipinin galatasaray’a ne katkısı olabilir?

    “hakemden önce oyunu eleştiren taraftar” içinde bulunduğu konjonktüre göre değerlendirilmelidir. yani günümüz türkiye liginde veya malum bir latin amerika liginde oynuyorsanız hakemden önce oyunu eleştirmek sizin her zaman gerçekçi, ilerici, bahane üretmeye karşı bir karakter olduğunuzu göstermez. daha ziyade “gereğinden fazla iyi niyetli” olduğunuzu gösterir. takımınıza haksızlık edersiniz. adil olan veya adil olmaya çalışılan bir düzende ise hakem hataları bahane olmamalı tabii ki.

    ayrıca “hakemi yenmek” kavramına da iyi bakmak lazım. hata yapan, gününde olmayan, bocalayan bir hakemi iyi oyunla ve şansla yenebilirsin ancak kötü niyetli bir hakemi ye-ne-mez-sin! (bunu futbol maçını cips, kola, biradan ibaret sanan halı saha topçuları anlayamaz, anlayamıyor). buradaki -yenemezsin- kelimesini tüm bir sezona yayıyorum. süper lig 2020-2021 sezonu buna güzel bir örnek. çoktan şampiyonluğu ilan etmemiz gereken bir sezon iken; 3 hafta kala hiç umudumuz yok, son haftaya girilirken yoktan var ettiğimiz çok ciddi bir umut ve heyecan var ama şansımız rakibe göre çok daha az. daha yüksek ihtimal şampiyon olacak beşiktaş futbol takımının kollandığı bazı (tartışmalı değil, gözümüze soka soka) maçları bir entry’de sıralamıştım detaylarıyla (birkaç tane değil çift hanelere varıyor). bu adaletsiz, yozlaşmış, kokuşmuş ortamda koşulsuz şartsız hakemden önce kendimize bakalım diye düşünenler beşiktaş’ın kollandığı maçları nereye koyuyor?..

    “bir hakem attığın nizami golü mü iptal edecek” deniyor. onu da yaptılar daha birkaç hafta önce ama taraftarımız müthiş taktiksel dehasıyla takımın ve terim’in hatalarını incelemekten bu pozisyonu kaçırmış sanırım. (bkz: 2 mayıs 2021 gençlerbirliği galatasaray maçı)

    ha buz gibi golü iptal etmek senede bir kere olur belki ama mesele zaten siyah-beyaz pozisyonlar değil gri pozisyonlar. tartışmalı her pozisyonda bir takım aleyhine yapılan çifte standartlar ile maçı da dizayn edersin ligi de.

    sonuç olarak; bu taraftar tipinden olmayanlar “galatasaray uçup kaçtı” demiyor zaten. sorunun sadece hakemlerde değil çok daha yukarılarda olduğunu da biliyorlar. benim kötü oynamam beni ilgilendirir ama adaletin mülkün temeli olduğu unutulmamalı.

    edit: yanlış anlatım düzeltilmiştir.
  • 160
    yanlış yaptigini düşündüğüm renkdaslarimizdir. nasıl ki oyun, hoca ve oyuncular eleştiriliyorsa bir maçın hakemi kötü maç yonettiyse oyundan bağımsız olarak eleştirilir. beşiktaşlı arkadaşım dün bana bir mesaj attı ve o mesajda hakem hataları olmasa oluşacak puan durumunu yazdı. 38. hafta sonunda beşiktaş 87 puanla lider olmaliymis ki bu süreçte 6 puanları hakemle gasp edilirken, galatasaray 64 puanda kalacakmış 14 puanı hakem sayesinde almış diye. fenerbahçe de 56 puanda olacakmış. algı böyle birseydir. mesele hakemlerin bizim maçları kötü yönetmesi değil art niyetli yönetmesi ve rakiplerimize ise hoş görülü olması. bunu sadece kartlar açısından gorebiliriz. aynı pozosyinlarda bize kırmızı çıkarken, rakiplerimize sarı bile çıkmıyordu. işin ilginci üç takım içinde sertlik düzeyi en az olan takım biziz.

    ligin ilk yarısında oynanan antalyaspor maçında emre kilinc'i atan abdulkadir bitigen, ikinci yarı oynanan karagümrük maçında, lens'i oyundan attırmayıp, donk'un atılmasını sağlayan, son dakika kerem'in penaltısını iptal ettiren var hakemi yine bitigen, babel'in gençlerbirliği maçında attığı golü iptal ettiren var hakemi yine bitigen. denizlispor maçında nizamı golü vermeyen ama var ile düzeltmek zorunda kalan yine bitigen. maçta 3 penaltı vermesi bizi sevdiğini göstermez, o penaltıları vermeme şansı yoktu. zaten o kadar bariz penaltılar olduğu için, rakip yoneticiler bile bu konuda açıklama yapmadı. bitigen'in yanlış kararlari antalya ve karagümrük maçında 4 puan kaybetmemize sebep olmuşken, babel'in nizamı golünü iptal etmesi yüzünden belki de şampiyonluk gidecek. çünkü bir maçta farkın acilmasi için 3. golün gelmesi gerekir.

    rakiplerimize yapılan kiyaklara girmeden, bir çok maçta hakemler canımızı yakmisken ligin son haftasına başabaş girdik. olaylara birde bu yönden bakmak lazım. yoksa kötü oyun, kötü taktik, yanlış oyuncu tercihi de sonuna kadar eleştirilir. galatasaray süper oynamasa bile, bir düzen içinde oynarken ve mental olarak gucluyken, fenerbahçe ve alanya gibi iki deplasmanda hakemin bariz hatalarına ragmen galibiyetle döndü. ama kötü donemlerinde hakemlerin yanlış kararlarına gücü yetmedi. o kötü donemimde hakemler hakkım olanı verse 6 maçta 1 galibiyetlik seride belkide 2 galibiyet alıp, diğerlerinde yine puan kaybedecektim ama o bir galibiyet 15 mayıs günü iplerin benim elimde olmasını saglayacakti.
Altyapı çalışmaları sebebiyle birtakım hatalarla karşılaşılması muhtemel. En kısa sürede hatalar giderilecektir!