• 139
    benimdir, her zamanda böyle olacak. çünkü ben kimsenin bizi doradığını falan düşünmüyorum, yapamazlar da zaten bunu. amatör küme değil burası. tartışmalı bir pozisyonu rakip lehine yorumlar, sana daha kolay kart çıkartır, rakibin zamandan çalmasına müsaade eder bir hakem. ama bu kadar yani. nizami golünü iptal edemez, edebilecek bir şey var mı diye bakar, araştırır ama tertemiz golde faul uyduramaz. olsa bile 1 maç olur bu. her takım lehine aleyhine hatalar yapılıyor bu ligde. bu sene açık ara galatasaray aleyhine hatalar fazlaydı ama madem tüm lig kurguydu nasıl geldik şu an bu noktaya? üstelik gayet de kötü bir futbol oynadık sezonun büyük kısmında.

    dünyanın her yerine hakem hataları oluyor. ingiltere'de ne skandal kararlar oluyor. ya bu sene liverpool eb kıymetli oyuncusunu ofsayt olan bir pozisyonda kaybetti var sebebiyle oyun durmayıp devam ettiği için. bizde aynısı muslera'ya oldu, günlerce ağladık. tabii bu ligde en az ağlayan biziz o kesin ama zaten o da eleştiriliyor niye daha çok ağlamıyoruz, bağırmıyoruz diye.

    bu ligin sorunu hakem hataları değil, ben hala iddia ediyorum bir hakem böylesine büyük bir takımın ligdeki kaderiyle oynamaya cesaret edemez. 25 30 milyon taraftarı var bu kulübün. iddia oynayanı var, toto oynayanı var. sorun saha içinde hakemlerde değil asıl olay bence pfdk'da dönüyor, siyasette dönüyor. ama bizler hedefe hakemi koyuyoruz. bizim real madrid maçında skor 3-1 iken net penaltımız verilmedi. o zaman bu kadar sitem etmedik. çünkü diyorsun ki hatadır bu, görmedi ya da diyorsun ki takdir hakkını real lehine kullandı, real lobisi vs. türkiye'de ise her karar tartışmalı, her karar şüpheli. neden? sebebi hakem değil, sebebi siyasal islamın ahlakını bulaştırdığı mevcut futbol ikilimi.

    bu ülkede şikenin üzeri örtüldü, bu ülkede ırkçılığın üzeri örtüldü. o yüzden hakem konuşmak bana komik geliyor. konuşacaksak akp'nin iktidarını siyasal islamın iğrençliğini konuşalım. bunu konuşamıyorsak da sahaya çıkıp top oynayalım.
  • 142
    realist galatasaray taraftarıdır. çünkü galatasaray hakemide yenmeli ve kazanmalı. buna şöyle bir örnek vermek gerekirse, almanya'da bayern oynadığı maçlarda hakem katletse misal fark eder mi? levandowski 5 dakika sonra yine golü atıyor, bayern yine kazanıyor maçı. hakem senin golünü iptal etse ne yazar? büyük takımsan, daha güçlü ve kaliteli kadron varsa, hakem o golü saymadı mı? 5 dakika sonra yine atacaksın. yine atacaksın, yine atacaksın. rakibini hem oyun, hem de fark atarak yeneceksin, eğer büyük takımsan. ama hafta içi iyi antrenman yapmadıysan, yan gelip yatıyorsan, fazla çalışmıyorsan ve kadronda iyi ve kaliteli futbolcuların da yoksa, yani sıradan bir anadolu takımı görüntüsündeysen işte o zaman hakem de dersin, başka bahanelere de sığınırsın ama gün gelir avrupa kupaları maçlarına çıkıp tokatlandığında işte o zaman da hiç hakem makem diyemessin ve kuyruğunu kıstırdığın gibi dönersin babaannenin ligine. işte o yüzden önce hakem makem değil, oynadığın futbola bakman gerekiyor.
  • 143
    mensubu olduğum taraftardır. işin saçma yanı sanki biz hakkımız aranmasın istiyormuşuz gibi bunun söylenmesi. hakem hatalarından önce çuvaldızı önce kendimize batırmak her aklıselim taraftarın yapması gerekendir. hakem hatalarının, takımımızın kötü oyundaki problemlerini gölgelemesine izin vermemektir. hakem hatalarına yönetim ve taraftar tabii ki tepki göstermeli, ama ondan daha önemlisi fenerbahçe gibi histerikli hareket etmemektir, olaylara objektif bakabilmektir. bizi ligin en büyüğü yapan budur.
  • 145
    haklılar bir şey diyemem.

    ama öyle hakem yönetimleri gördük ki, özellikle 2019-20 ve 2020-21 sezonlarında, futbol alt yapı eğitimi almış olan kimse takıma laf söylemeye kıyamaz.

    galatasaray’ın dna’sına işlemiş olan futbol karakteristiği agresiftir. içinde yoğun presle top kaparak atak sürekliliği sağlamak gibi öğeler vardır. ancak hakem nizami top çalmaların tamamına faul verirse hem oyun soğur, bu da savunma takımının oyunun boşluklarına sığınması için gereken fırsatı verir, hem de galatasaray’ın momentumunu ve motivasyonunu yok eder.

    hakem yaptığımız hatta yapmadığımız halde verdiği her faule kartlarını zeyna misali fırlatmaya başlarsa, oyuncumuz artık rakibe müdahale edemez hale gelir. bir bek bir de stopere maçın başına ucuz sarı kartı yapıştırırsan, oyuncu salak değil senin niyetini hemen anlar, o takımın bireysel hatadan gol yeme şansını oldukça arttırırsın. oyunun defans yönünden kalitesi de böyle düşer.

    hadi rakibi geride karşılayayım bari, kontraya çıkayım dedi galatasaray. aynı rakip oyuncu atağa kalkacak ya da hızlı oyun kuracak adamını 4 kere üst üste yugoslav faulüyle durdurup 1 tek sarı kart almadığında, dayak yemekten iflahı kesilmiş kanat oyuncun kırk yılın başı kaleciyle karşı karşıya kalabildiğinde menenjit geçirmesine ramak kaldığından topu dağa taşa diktiğinde, bunları seyretmekten başka bir şey yapamayan fatih hoca taşşakları portatif buzdolabına dayayıp surat beş karış kaldığında her şey o kadar saçma geliyor ki eleştirmeye sıra gelmiyor. yanlış bakıyorum olaya belki; ama başka türlüsünü yapamıyorum. kendimi futbolcunun yerine koyuyorum. buna sürekli sürekli maruz kaldığımı düşünüyorum. dilim varmıyor söz söylemeye.

    öte yandan maç hazırlığımız kesinlikle daha iyi olmalı. zaman zaman çok zayıf takımlara karşı alabora oluyoruz. bocalama olur ama biz mahvoluyoruz baya. o da tartışmasız olarak katıldığım bir görüş. hem bizim takımı hazırlamamızda hem de hakem yönetimlerinde fazlasıyla sorunlar mevcut.
  • 146
    merak ediyorum, bakıyorum ama bu tipler dün 11 mayıs 2021 beşiktaş karagümrük maçında beşiktaş’ın gol’den önce gerçekleşen vida’nın a faulünü var’a rağmen görmeyen(!) hakemler için iki kelam etmiş mi diye. yok etmemiş. gerekirse hakemi de yenecekmiş, peh. başka maçtaki hakemi nasıl yeneceksin?
    eğer beşiktaş’ın golü verilmeyip karagümrük maçı 2-0 olsaydı averaj farkı +1 ile girecektik son haftaya...
    bunun gibi onlarca örmek var bu sezon. hala yok bilmem kaç milyonluk camianın kaderiyle hakemler oynayamazmış falan, realistliğinizi sevsinler sizin.
    önce sen yukarıdakileri eleştir sonra gel de ki aynı galatasaray denizlispor’a nasıl yedi atamadı de, ona varım. ama diğer türlüsü komik.
  • 147
    hakemden önce oyunu eleştirmek seni bir adım öne getirir ama 2019-2020 , 2020-2021 sezonunda bilinçli olarak yapılan hakem hataları basit hatalar değildi. kasti, sistemli ve seni oyunda geri düşürmeye çalışan hatalardı. takımın hem oyununu, hem psikolojisini etkilemiştir. sadece puan durumuna etki yapmadı. bu sezon oynadığımız maçlardaki girdilere baktığımızda burada isyan ediyoruz, oyuncular neden isyan etmiyor diye. ya da dün akşam ki maçta * averaja ihtiyacımız var, oyuncular neden avaraj kasmıyor deniliyor ya belki hakemlerin yarattığı bizi şampiyon yapmayacaklar psikolojisinin sonucudur.
  • 149
    kendi adima cok fazla baslikta bu konuya deginiyorum ve fikrim; basarisizlik siralamasinda yonetim (yani hakem), sonra da hoca geliyor.

    kisaca baslik hakkindaki fikrimse tutarli olunmasi gerektigi. nedir bu tutarlilik? hakemden once oyunu elestirenler, hakemler hakkinda anlik sekilde muhtelif basliklarda “yapma x hocam lutfen bir dahaki dudugunde daha dikkatli olur musun?” tadinda mi entry giriyorlar, yoksa yazarlik yakma cizgisinde puanlarimizin gasp edildiginden duduk asilmasi gerektiginden dem vurulan entryler mi yaziyorlar. ha ilkini yaziyorlarsa diyecek tek soz yok, kendileri ve her fikirleri bas goz ustune. fakat ikinci kategoriye giren herhangi bir yazilari varsa hic bu basliga gelip “benim” yazilmasina gerek yok, cunku hukumsuz.

    zira mesela bu sezon ozelinde puan esitligiyle son haftaya girildigi goz onune alinirsa, ikinci kategoride entry yazilan hakem faciali herhangi bir mactan alinacak bir puan bugun sampiyonluk kutlamasini nerede yapsak seklinde soruya cevirecekti tum isi.
  • 150
    takımı bugünlere getirmiştir. hakemler maçı bir takımdan başka bir takıma verebilir ama şampiyonluğu veremez. şampiyonluk ancak ve ancak iyi ve istikrarlı bir futbolla gelir. diğerlerinin sürekli olarak hakemle ve saha dışı unsurlarla uğraşırken bizim sürekli olarak oyunla ilgilenmemiz başarımızın sırrıdır. siz de sözlüğü antu'ya çevirmediğiniz sürece daha rahat yürürüz yıllardır yürüdüğümüz yoldan.
  • 151
    galatasaray taraftarını diğer taraftarlardan ayıran en güzel özelliktir. hakemler bize cömertçe kırmızı kart çıkartırken bjk ye verilmeyen sarı ve kırmızı kartlarla samiyende karaografi yapardık bu bir gerçek. ancak hakemlere rağmen biz 90+3 de rizeden 90+11 de karagümrükten o golleri yemesek şimdi hakem hatalarını konuşmuyor olurduk. hakemlere rağmen şampiyon olduk diyorduk. önce kendi işimize bakmamız gerekir gerisi teferruattır.
  • 153
    hakemler takımızı doğrarken, oyuncularımızı sahada sindirirken biraz ses çıkartsalardı belki aleyhimize 2 yanlış karar az çıkardı. çıkan o 2 az yanlış karar da bugün iplerin bizim elimizde olmasını sağlardı. ama hala bizim sayemizde takım buralara geldi gibi bir düşünce içerisindeler.

    arda'nın penaltısı, mohamed'in kırmızısı
    etebo'yu indiren son adamın atılmaması, var protokolüne aykırı bir şekilde yedlin'in atılması
    lens'in atılmaması, kerem'in penaltısının iptali
    ziya erdal ve yatabare'nin atılmaması,
    tendona basan, enseye çaplak atıp top alan hasatlı oyunculara faul dahi çalınmaması.

    bakın ligin 2. yarısı sadece sonuca direkt etki eden hataları yazdım. bunun sütüne bir de bir daha pres yapma dercesine kafaya çıkma dercesine çalınan düdükler verilen fauller var. ve biz muhtemelen averaj ile şampiyonluğu kaybedeceğiz...
  • 154
    doğru bakış açısına sahip taraftardır.

    oyundan önce hakemi, federasyonu, var operatörünü, terör örgütlerini eleştiren ezeli rakibimizin yıllardır ne durumda olduğu ortada. bugun bu ortalama üzeri sözlükte bile her hakem atamasında bize karşı büyük bir oyun oynandığından bahsediliyor yada rakibimizin her rakibine maç sattı, satacak imaları yapılıyor. bunun düzelmesi lazım.

    hocanın doğruları yanlışlarını katladığında galibiyet serilerinin hemen geldiğinin farkında olanlardır.
  • 155
    bir senaryo yazalım. bir tarafta işini yapmaya çalışan bir görevli olsun. bu görevli işini yapmaya çalışıyor ama pek becerikli değil. basit hatalar yapabiliyor işinde ama bunlar suç teşkil etmiyor. iş hayatında olabilecek hatalar yapıyor. bir de bu işin denetleyecisi var. denetleyici, görevlimizin işini denetlerken kanuna aykırı şekilde ceza yazıyor. görevli itiraz ettikçe daha da ceza yazıyor. yazdığı cezalar mantıkla bağdaşmıyor ama yazıyor. bu durumda ilk önce kim eleştirilmelidir? işini kanuna göre yapmaya çalışan ama beceremeyen görevli mi? yoksa kanun dinlemeden mantıksız cezalar veren, olmayan suçları varmış gibi gösteren denetleyici mi? daha net kafada canlanbilmesi için görevliyi inşaat işçisi, denetleyici de mühendis gibi düşünebiliriz. benim fikrime göre burada ilk önce denetleyici eleştirilmeli. adam iyi, kötü işini yapıyor. kanuna, nizama uygun davranıyor ama ev estetik değil, modern bir görünümü yok, çağımıza uygun değil. ancak denetleyici olmayan suçlardan ceza yazıyor. yok deprem yönetmeliğine uygun değil, yok imar bakımından uygun değil diyerek yalandan ceza yazıyor. bu durumda denetleyici eleştirilir ilk önce.

    hakem ve oyun için de aynı şeyler geçerli bana göre. ilk önce adalet gerekir. adalet sağlanmadan iş yapılmaz. herhangi bir işte adaletsizliğe uğradığınızı gördüğünüzde şevkle işe devam eder misiniz? bem etmem şahsen, hevesim kırılir bir kere. verilen, verilmeyen sarı kartlat, fauller; rakiplerimize geçilen kıyaklar. tüm bunlar yokmuş gibi davranılmamalı. öncelik adaleti sağlamak olmalı. adaleti sağladıktan sonra istediğin şeyi, istediğin gibi eleştirirsin.
  • 156
    sadece oyunu eleştirip hakeme hiç dokundurtmuyorsa orada biraz haksızlık yapana taraftardır. ancak bütün sorumluluğu hakeme atan taraftardan farkı yoktur. olması gereken önce oyunu ve başarısızlığı sonra da hakem hatalarını eleştirmesi gerektiğidir. böyle olursa daha iyi olur. ama iki taraf arasından tüm sorumluluğu dış etkenlere yükleyenlerdense ilk olarak oyunu eleştirenleri tercih ederim. çünkü bütü suçu dışarda arayanlara canlı kanlı örnek olarak fenerbahçeyi verebiliriz. burunları b.ktan çıkmıyor. ama önce oyunu eleştiren taraftarın ki bu daha çok galatasaraylı taraftardır, takımı hep ileri götüreceğinden kuşkum yok.
  • 157
    sahadaki aktörler hakemler değil de futbolcular ve teknik adamlar olduğuna göre, gayet doğru bir eleştiri yapan taraftar cinsi.

    bütün bir lig bütün bir sezon boyunca bir takım devamlı doğranıp bir takım devamlı kollanmaz arkadaşlar. illa ki bugün kollanan yarın doğranır, dün doğranan bugün kollanır vs. bir denge kurulur su akar yolunu bulur. bu önermeyi istisnasız her sezon her şampiyonluğu kaçıran takım diyor ama ne kadar gerçek, tartışmalı bir önerme. aynısını antu'da falan dediklerinde sabah akşam dalga geçiyorsak, bizim de yapmamamız gerekir diye düşünüyorum bir benzerini.
  • 158
    içinde bulunduğum taraftar grubu. ben taraftar olarak önce iyi oyun görmek istiyorum. biz önce iyi oynayalım hakemi de yeneriz gerekirse ama ülkemizde ne şartlarda olursa olsun herkes hakem konuşuluyor. haklı haksız herkes hakem hakem dedikçe ben o grubun içerisinde bulunmak istemiyorum. sene başından beri hem bjk hem fener hakem konuştu da ne oldu? işin sonunda yine potadayız. hakem konuşunca çok bir şey değiştiğini düşünmüyorum açıkçası çünkü ne olursa olsun bunlar olacak. biz önce kendimize bakalım sonra gerektiğinde fatih hoca gereken cevabı verir.
Altyapı çalışmaları sebebiyle birtakım hatalarla karşılaşılması muhtemel. En kısa sürede hatalar giderilecektir!