• 75
    hababam sınıfının çekildiği yıllar, galatasaray'ın meşhur 13 sene şampiyon olamama serisine tekabül etmekte. o dönemler fenerbahçe genel olarak daha başarılı ve popüler halk arasında. galatasaray'in günümüzdeki yükselişi ise nağmalup ikinci olduğu ve şimdi mesut bakkal diye ağlayan beşiktaş'ın, semra hanımın torpili ile şampiyon olduğu 1985-1986 sezonu ile başlamıştır. akabinde 1986-87 sezonunda şampiyon olan galatasaray, avrupa'da elde ettiği yarı final sonrası 90'lar da yaptığı müthiş hamleler ile altın çağına gidecek sürecin ilk adımlarını atmıştır.
  • 76
    o yıllarda çocuk veya öğrenci olanların (70lerin ortasından 86-87 lere kadar) sınıflarında, mahallelerinde takım tutma oranı %80 fb ve %20 diğerleri şeklinde idi. hatta bunun ceremesini 2005-06 lara kadar çok çektik. zira o yaşlarda fbli olan o çoğunluk kitle, 2000lerin ortasına kadar hem ekonomik olarak(takımına fayda babında) hem de tribün katılımında çok büyük fayda sağlamıştır. örneğin 90 ların başlarına kadar(92-93 ler bence sıçrama yaptığımız sezondur hem tribünde hem sahada) fb tribünün birçok tehlikeli unsuru ve lider karakterli çok fazla güçlü üyeleri var iken( bu da tabi kendi içlerinde mevzuların çıkmasına sebebiyet vermiştir ama konumuz bu durumdan bağımsız) bizim tribün ise nicelik olarak çok daha az ama nispeten çok daha fazla kenetlenmiş ve kenetlenme sonucu tribün yapma, yaratıcılık, beste çıkarma ve muharip gücü gibi fonksiyonları çok daha iyi olmuştur diğer iki takımın tribününe göre.
  • 77
    çocukken filmleri izlediğim zaman çok canımı sıkan olaydı. çok sevdiğim, beni çok güldüren adamların topluca fenerbahçeli olması moral bozuyordu haliyle.

    daha sonra genç yaşlarda 2000'lerden sonra çekilen üç filmde daha olgun olmama rağmen yine de can sıkmıştı. bugün o durumlara gülüyorum da, o zamanlar aslında fanatik fenerli olan mehmet ali erbil filmde okul müdürü olarak galatasaraylı, gerçekte fanatik galatasaraylı olan mehmet ali alabora da hababam sınıfı üyesi olarak tabi fenerliydi. filmde 6-0'lık maçın görüntüsünü verip dalga geçildiği için galatasaraylı taraftarlar alabora'ya takmıştı o dönemler.

    geçenlerde çocuklarla izledik baştan sonra bütün hababam sınıfı filmlerini. şimdi onlar gıcık oluyor, bunlar neden topluca fenerli diye...:)
  • 78
    hababam sınıfı ne yazık ki kitaptaki aslına aykırı olarak filmleştirilmiştir. filmde hababam, çamlıca’da özel bir okulun edebiyat sınıfı gibi gösterilmişse de gerçekte galatasaray lisesinin edebiyat sınıfıdır. filmde yer alan sahnelerin tamamına yakını galatasaray lisesinde yaşanmış gerçek olaylara dayanmaktadır. tek bir farkla; okuldan kaçan hababam sınıfı fenerbahçe maçına değil galatasaray maçına gitmiştir.

    bazıları işin içine kabataş lisesinde yaşanan olayların da girdiğini belirtse de -ki az da olsa girmiş olduğunu kabul etmek gerekir- okulun yatılı özel okul ve futbolla ilgili olması galatasaray lisesinde yaşanan olaylardan esinlenildiğinin en güzel kanıtıdır.

    eserin yazarı rıfat ılgaz, galatasaray lisesinde yaşanan tüm bu olayları, tan gazetesindeki galatasaray mezunu arkadaşlarından dinlemiş, önce “stepne” takma adı ile dolmuş adlı dergide yayınlamış, daha sonra kitap haline getirmiştir. kitapta fenerbahçe maçına gidildiğine ilişkin tek bir satır bile yoktur. aksine galatasaray-beşiktaş maçına gidildiğine ilişkin diyaloglar vardır.

    zaten o dönemde, yatılı özel okul olarak sadece galatasaray lisesi vardır. diğer okullar yabancılar tarafından açılan özel okullardır. istanbul, kabataş ve vefa liseleri ise özel değil devlet okullarıdır.

    peki kitabında tek cümle olarak geçmediği halde hababam sınıfını kim fenerbahçeli yapmıştır? işte bu sorunun cevabı, filmin yönetmeni ertem eğilmez’dir. fanatik fenerbahçeli olan ertem eğilmez, kitabın aslına tamamen aykırı bir şekilde, galatasaray-beşiktaş maçı ve buna ilişkin metinleri çıkarıp yerine fenerbahçe’yi eklemiştir.

    filmdeki sınıf öykünecek bir sınıf olmamakla birlikte, sırf fenerbahçeli olmaları ve fenerbahçe maçına gitmeleri nedeniyle fenerbahçe için önemli bir pr çalışması niteliğindedir. özellikle çocuklar üzerindeki etkisi büyük olmuştur. ancak temelinde hırsızlık olduğundan, “haram rızıktır, sonu darlıktır” mottosu nedeniyle fenerbahçe bütün elde ettiklerini yavaş yavaş kaybetmektedir.:)

    yani sözün özü, hababam sınıfı gerçekte galatasaraylı, film icabı fenerlidir.:)
  • 79
    tamamen yönetmenin fenerbahçeli olması ile ilgisi olan durum. yazılı hababam sınıfı öykülerinde 3 büyük takımın taraftarıda karışıktır . tabi hababam sınıfının çekildiği dönemlerde(75-81) fenerbahçe ve trabzonsporun en popüler 2 takım olduğu gerçeğini unutmamak gerek. trabzon 5 kez fenerbahce 2 kez sampıyon oldu bu dönemde. bizimde o günlerde ve hatta kurulduğumuz ilk günden itibaren en popüler takım olmadığımız aşikar. metin oktay galatasaraylı olmadan önce takımımızın özellikle anadolu deplasmanlarında diğer istanbul takımlarına göre pek hoş karşılanmadğını okumuştum. bunun sebebini anlamakta pek zor değil açıkcası. kuruluş felsefesi" türk olmayan takımları yenmek " olan ve hatta en büyük rakibinin kuruluş ve gelişim dönemlerinde bulunmuş galatasaray lisesi'nin öğrencilerinden oluşan takımımız metin oktay gelene kadar hep kendi çekirdeğinde kalmayı tercih etmiş. 1950'lere kadar futbolcularının çoğunu hala lise bünyesinden çıkaran galatasaray hem taraftar hem oyuncu profili olarak anadoluya açılamamış bugünün tersine sınırları beyoğlu ilçesinde sınırlı kalmış. fenerbahçe ise galatasaray gibi köklü bir geleneğe sahip olmadığı için takımın yonetımıne general ve devlet kademesinde yüksek yerlerde olan insanları kolayca bünyesine katarak hem daha popüler hemde ulaşılması daha kolay bir klüp olmuştur.

    metin oktay ile birlikte galatasaray ismi beyoğlu sınırlarından çıkıp tüm türkiye'ye yayılmaya başladı.tum anadolu ve istanbulda galatarasay taraftari cogalmaya basladi. öyle ki insanlar metin oktay aktif galatasaray futbolcusu iken doğan çocuklarına metin ismini veriyorlardı. metin oktay sonrası ise galatasaray kazandığı popularitesini bir nebze olsa kaybetsede 70-73 yılları arasında kazanılan üst üste 3 şampiyonluk tekrar galatasaray alevini canlandırmış ama bu basarili donem galatasarayin metin oktay ile birlikte insanlarin gozbebegi oldugu doneme donmek icin pek yeterli olmamisti. cunku fenerbahçe kurulduğu zamandan beri halk ile iç içeyken galatasaray bu konuda fenerbahçe kadar rahat davranmamis,ust uste 3 sampiyonlugun devami gelmemis ve simge olacak bir futbolcu cikmamisti.bu sebeple tekrardan 70li ve 80' yillarin buyuk bolumu galatasarayimizin popülerlik anlamında fenerbahçenin cok gerisinde kaldigi donemler oldu. hababam sınıfıda böyle bir dönemde çekilmiş bir film serisi o yüzden galatasaray'ın hababam sınıfında hatta o dönem ki filmlerde popüler olmamasını gayet anlaşılır buluyorum. diğer takımlarla kurulduğumuz günden bu yana aramızda ki yalnızlığımız onlardan hep farklı vizyonda hareket etmemiz her zaman bizi bir adım öteye taşımış, ve avrupa fatihi olmamizi saglamistir. varsın filmlerde,romanlarda en popüler olmayalım ama her zaman başarılara hile ve haksızlık olmadan alnımızın akıyla koşalım,zaten kimin büyük olduğunu filmler değil tarih gelecek nesillere anlatacaktır.
  • 80
    o dönem bu senaryo oluşturulurken ileride takımın kaderiyle bu denli güzel bir benzeşme olacağı tahmin edilemezdi.

    hababam sınıfı ne zaman yayınlansa kaç defa da izlesem filmin olay örgüsüne her seferinde gülerim. ne tesadüftür ki fenerbahçenin de yıllar için girdikleri şampiyonluk yarışlarına, son dakikalarına, gerek sportif gerek kongrelerine her seferinde gülerim.