• 2
    genellikle hakemin yorumuna dayanan, ne hikmetse son dönemlerde mütemadiyen aleyhimize yorumlanan pozisyon türüdür.
    öyle bir algı oluştu ki, kazara galatasaray lehine hata yapan hakemlerin tek tek üstü çizilmeye başlandı;
    (bkz: bülent yıldırım)
    (bkz: serkan çınar)
    son olarak;
    (bkz: ali palabıyık)

    yanlış anlaşılmasın, bu isimlerin hiç birinin hakemliğini zerre beğenmezdim zaten.
    yalnız sıkıntı şu ki, bugün hobi olarak yapılmayıp, aksine ciddi paralar kazanılan hakemlik gelirini tehlikeye atmayı hangi hakem aklından geçirir, o riski göze alır!
    bu adamların hiçbiri akıl yoksunu değil sonuçta.
    genel havayı koklamayı en iyi onlar biliyor, konjunkturün nereye meyilli olduğunu da en iyi onlar takip ediyordur eminim.
    hal böyleyken, yorumunu galatasaray lehine yapan meslektaşlarının tek tek üzerleri çizilip, aksine galatasaray'ı doğrayan meslektaşları bir sonraki hafta adeta ödüllendirilircesine en kritik maçlara atanabiliyorken, ve daha acısı işleyişin bu şekilde olduğundan en ufak bir şüphe bile duymadan, galatasaray'ın ipini o kadar rahat bir şekilde çekebilme konforuna sahipken bizim için cüneyt'ti, yaşar kemal'di, bahattin'di, halil'di .......vs. çok hafif hedefler oluyor haliyle.
    bu düzenin köküne inmek lazım ama mhk, tff.....vs. derken onun da ucu siyasi erke kadar gidiyor.
    e durum böyleyken elden de birşey gelmiyor bir noktadan sonra.
    karşımızda cıvık, pişkin, ar damarı çatlamış, vicdan'ın v'si olmayan, suratlarına tükürsen "yarabbi çok şükür" diyecek bir güruh var.
    maalesef sığınacak tek liman kalıyor, o da ilahi adalet!