• 151
    başkanımızın memleketinin takımı. başkanın okan kocuk'u bedelsiz kiralayarak yaptığı kıyağa geri göndermek için 6 milyon tl isteyerek karşılık vermişler. suç kendilerinde mi? hayır. ben bir futbolcumu 6 milyon tlye kiralasam mesela devre arasında 3 milyon tlye geri çağırabileceğime dair madde koydururum. belki kiralık sürecinden memnun kalmayacağım? al kalan paranı ver oyuncumu yani net. biz gitmişiz adamı bedelsiz kiralamışız. akıl alır gibi değil. kendileri de şimdi para istiyorlar. etiktir değildir tartışılır ancak bizim yaptığımız iş bilmezlik.

    hemşeri hemşeriyi gurbette demiş atalarımız. öyle bir duruma döndü burak elmas ile giresunspor arasındaki okan kocuk mevzuları.
  • 152
    gs’ın parası ile başka kulüpleri finanse etmek yok öyle.
    6 milyon tl’yi bir zahmet yönetim cebinden versin.
    madem memleketimin takımı deyip ücretsiz gönderiyorsun o zaman da memleketinin takımına o parayı + gs kalesini emanet ettiğiniz ismail’i veya fatih’ i de verebilirsiniz.

    okan hem fatih’ten hem ismail’den çok daha iyi kaleci, çünkü mesleği kalecilik.
    ama gs için kesinlikle yetersiz, bunu da belirtmiş olalım.
  • 153
    okan kocuk'u geri göndermek için para talep etmesinde bir yanlışlık olmayan takımdır. sene ortasında tabii ki formda bir oyuncusunu bedava vermek istemeyecekler. bu onların en doğal hakkıdır. burada galatasaray'ın mevcut yöneticilerinin ve aday yöneticilerinin şunu görmesi lazım ki anadolu kulübüne beleşe su bile vermemek lazım. sen bugün beleşe oyuncu kiralarsın veya satarsın o yarın kazara bir oyuncusunu parlatır üçlük oyuncuyu sana on liraya satmaya çalışır. burada suç giresunspor'un değil galatasaray yöneticilerinindir.

    bu anadolu kulüpleri aynı üçlük oyuncuyu trabzonspor isterse de bir liraya satar onu da belirtmeden bitirmeyeyim yazımı :)
  • 154
    şu anda ne açıklama yaparsa yapsınlar, ne para isterse istesinler haklı olan kulüptür. adamların transfer tahtası kapalı, okan'ı verdikleri an belki de küme düşecekler, niye bu riski alsınlar? karşılığında elbette sıcak para isteyecekler.

    burada kızılması gereken tamamen bu anlaşmayı yapanlar olmalıdır. memleketimin takımına kıyak geçeyim diye oyuncuyu yollayan, sözleşmeye ''ara transfer döneminde geri çağrılabilir'' maddesi ekletmeyen tek suçludur.

    ben bu konuda giresunspor'a asla kızamam. ingiliz takımları kiraladığı oyuncuları kendilerine karşı oynamaması için bile madde ekletiyor.
  • 155
    nick'ime bakmayın. o yaşları çoktan geçtim.

    sonrası biraz memleketçilik. bilmeyenleriniz vardır, giresunluyum ben. çok manasılı bir şey değil. ama işe bakın. bizim galatasaray'ın son üç başkanından ikisi de giresunluymuş. onu anladım, az önce. özbek ve elmas... bu bize ne anlatır. çok bir şey anlatmaz. sosyolojik durum değerlendirmesi yapacak halim yok.

    yalnız... evet, yalnız. bu türkiye'deki yönetim kesiminin karadeniz sosyetesine ait olma durumu size de çok ilginç gelmiyor mu? aslında gelmemeli. türkiye burası.

    galatasaray hariç de...

    memleketimin takımı anlayacağınız. sokakta hagi olup top peşinde koşarken -ilginçtir bir ara serkan aykut bile olmuşluğum vardır- kafama gazeteden üçgen şapka yapıp giresun sahildeki eski atatürk stadyumu'nda maçlara giderdim. ilk copumu yine bir giresunspor maçında, -biraz daha memleketçilik yapayım- ordulu bir (kabakçı haha) polisten yedim. yani öyle zannediyorum. çünkü maç çıkışı henüz yedinci sınıfa giden ben ordulu polislere toplu söverken hatırlıyor kendini. mevzu şuydu: bir ara giresun maçlarına ordu'dan, ordu maçlarına giresun'dan polisler giderdi. yani öyle söylerlerdi tribünde. yine dayak var çıkışta derlerdi, kaba etleri hazırlayın.

    kısa: copu ise hiç alakam olmadığı halde yattara forması için çıkan hengamede yemiştim. oysa ben o ara çıkan fanatik/fotospor haberlerinden okuduğum kadarıyla şaş-yattara takası konuşulması nedeniyle yattara'ya höt-zöttüm. maç bir hazırlık maçıydı, trabzonspor üç atıp gitmişti.

    sonraları giresunspor ile alakam, olgun peker döneminde iddiadan kazandığım paralardır. o zamanlar takımın kronik bir hal tavrı vardı. gelene geçene 3-4 atan, 8-10 maçlık galibiyet serisi yapan takım birden, nasıl olduğu hiç anlaşılmaz şekilde (evet, kimse anlamıyordu, garip (: ) play-off bile yapamazdı. daha o zamanlar lisedeyiz. kıçımızda levis kotun kırmızı badge'ini istiyoruz. kızlar önce kıça bakıyor deniyor o zamanlar. sırf o kırmızı badge... ee, harley davidson bot lazım. ordu'da 2 converse 120 lira diyorlar. deme! orgi 5 lira. yanlış anlaşılma olmasın, ordu-giresun... para lazım. bizim harçlık haftalık 20 lira.

    giresunluyum yani. bunları baştan yazdım ki sonra şey olmasın.

    şimdi dedikodu o ki giresunspor kiralık oyuncusu okan koçuk'un kira sözleşmesinden önce takımına geri dönmesi için kulübü galatasaray'dan 6 mil tl istiyor. galatasaray başkanı giresunlu. okan koçuk'u bedavaya kiralamıştı. memleketçi hınzır seni!

    galatasaray bedavaya kiralık gönderdiği bir oyuncusuna ihtiyaç duyuyor. bunu yıllarca planlama ve hazırlık yaptığını söyleyen başkanı ve yönetimi sırasında yapıyor. bunu öylesine yazdım. öylesine çünkü her ne kadar burak elmas'ın bir planlaması olsa da artık böyle bir durumun olmadığına inansam da okan koçuk'un bedavaya(buna karşıyım) kiralanması bir planlamanın sonucu olabilir. elimizdeki en potansiyelli kaleci maalesef okan koçuk ve onun muslera'nın arkasında paslanmasını istemiyor olabilirsiniz. bu seneyi muslera ile geçireceğiniz, ki muslera sağlıklıyken zinhar başkası önüne geçemez, diyorsanız ve okan koçuk ile uzun soluklu düşünüyorsanız makul bir düşünce.

    fakat siz kiralık gönderdiğiniz bir oyuncunuzu, kiralık verdiğiniz kulüpten geri çağırıyorsanız bunun dünyanın her yerinde bir bedeli olur. aa bedavaya verdik, istediğimiz zaman geri çağırırız diye bir dünya yok. şayet sözleşmesine böyle bir madde koymamışsanız.

    anlaştığınız kulüp bir planlama yapmış, sizinle bir sözleşme imzalamış ve buna sadık kalıyor. hayırdır, birader derler. bunun a, b, c kulübüyle ya da x, y, z oyuncusuyla ilgisi yok. bunun tamamen sizle bir alakası var. siz neden en kötü senaryoya göre planlama yapmadınız?

    bunun aslında şark kurnazlığı ile de bir alakası yok. ha, diyebilir misiniz? yani. dersiniz, niye demeyesiniz. belki de böyle durumlarda şark kurnazı olmak bile gerekiyordur. bana ne kardeşim senin durumundan? ben senin rakibin değil miyim? ha bunun şeyle de alakası yok bana kalırsa. işte giresunspor'un bu yaptıklarından sonra bir dahaki alışverişte ona göre davranmak lazım, bir daha kiralık oyuncu vermemek lazım. vesaire... buradan çıkarılacak sonuç/ders bu mudur?

    yoksa her şeyin ters gitme ihtimali olduğu ve buna göre sizin a, b, c ... planlarınız olması gerektiği midir? işler yolunda gitmiyor, kalemizde kaleci yok, "a şu takımda bizim bir kaleci var, o geri çağıralım" bir plan değildir. dediğim gibi eğer sözleşmesine öyle bir madde koymadıysanız. ama yok karşıdaki kulübe "bak bizim kaleci sorunumuz olabilir, devre arasında oyuncumuzu geri çağırabiliriz, ona göre konuşalım, sözleşme yapalım" o zaman başka. çünkü o zaman karşınızdaki kulübe de bir planlama fırsatı, duruma göre aksiyon alma penceresi açıyorsunuz. bu sefer diğer kulüp riskleri göze alıp bu işin içine giriyor. ondan sonra oyuncunuzu alıp almaması diğer kulübü bağlar.

    gayet de kendi çıkarlarını düşünüyor giresunspor. asıl galatasaray neden kendi çıkarlarını düşünmüyor/düşünemiyor/düşünemedi onu sorgulamak lazım.
  • 156
    belki de okan kocuk sayesinde bu sene kümede kalacak olan takım. bu yüzden okan'ı geri vermek istememeleri gayet doğal. sen gidip ismail ile sözleşme uzatıp, okan'ı tek hatasında silersen bu durumlara düşersin işte. okan'ın önünde 2 seçenek var: geri dönüp kendisine güvenmeyip giresunspor'a gönderen kulübünü kümede tutmak ya da şuan kirada olduğu takımını kümede tutmak. yapacağı seçime saygı duyulmalı.
  • 157
    bir söylenti üzerine burada gömülen şehrimin takımı.

    giresun’un okan’ı göndermek istememesi çok doğal. ayrıca okan bugün taraftar için bir umut olduysa bu giresunspor sayesindedir. ilk haftalar çok hatalı goller yedi, maç kaybettirdi. hakan keleş oyuncunun arkasında durdu ve özgüvenini yerine getirdi, sonuçta bütün taraflar kazandı.

    umarım bu sene ligde kalır ve aramızdaki işbirliği uzun süre devam eder.
  • 158
    okan kocuk'un sözleşmesinde yazan neyse odur. giresun 6 milyon tl de istese 666 milyon tl de istese sözleşmesinde eğer bedelsiz geri çağırma maddesi gibi bir şey varsa giresunspor vermek zorundadır. gerisi fasa fisodur. bu işler sözleşmelerle olur. sözleşmede giresunspor geri gönderirse galatasaray 6 milyon tl öder maddesi varsa, galatasaray da bunu ödemek zorundadır. öyle sonradan yok ben 6 milyon tl isterim gibi laflarla olmaz bu işler.

    he galatasaray yönetimi de sözleşmeye rağmen oyuncuyu alamıyorsa bu da yönetimin beceriksizliğidir.

    edit: imla
  • 161
    okan kocuk konusunda talepleri için hak verdiğim takım. bir şekilde adamlar bu kaleciye ana planlarında bel bağlamış ve sezon sonuna kadar kiralamışlar. o dönem galatasaray' da futbolu yöneten kimlerse suçlu. senin as kalecin 35 yaşına gelmiş ve ağır sakatlıktan çıkmış, olası bir sorunda muslera'nın dönüşü gecikebilir bu çok belli bir durum, son ağır sakatlık sonrası. şimdi oraya yazarsın, devre arası as takımın birinci kalecisi sakatlık, formsuzluk gibi durumlar oluşursa opsiyonel olarak kiradan çağrılabilir ve tarafların mutabık kalması halinde yerine takımın diğer kalecisi fatih kiralanır vb. bir maddeyi kiralık sözleşmesine eklersin biter gider. okan için de motive edici bir unsur olur iyi olursam dönerim der, takip ediliyorum der. bunu zamanında yapmadın şimdi adamlarla küme düşmeme rekabetindesin ve as kalecini bana ver diyorsun, oldu; herkes galatasaray, bedava bıraksın topçusunu.
  • 162
    okan kocuk için teknik direktörleri hakan keleş tarafından alpaslan öztürk ve oğulcan çağlayan'ı talep ettiklerini açıklamış.

    --- alıntı ---

    giresunspor teknik direktörü hakan keleş:

    "alpaslan ve oğulcan gelmek istiyorsa kapımız sonuna kadar açık, istiyoruz. takasta gündeme getirmek istediğimiz oyunculardı."

    --- alıntı ---

    https://twitter.com/...mmeKTnSOh62ci8LU4QUw

    oğulcan verilebilir, iki taraf için de mantıklı hamle olur. ancak alpaslan'ı göndermek büyük hata olur. kendisine ihtiyacımız olduğu zamanlar olacak.