• 2
    uçan transfer piyasası sonrası önemi kat kat artan oyunculardır. futbol takımlarının en büyük gelirleri sponsorluk gelirleri ve oyuncu satışından elde edilen gelirlerdir. piyasada konuşulan rakamlar korkunç seviyelere ulaşmış durumda. iyi bir scout ekibi ve düzgün çalışmayla bulabileceğin 2 yıldız adayı bir futbol takımının mali anlamda bir kaç yıl nefes almasını sağlar.

    mesela real madrid 17 yaşındaki vinicius junior için külübüne 45 milyon euro ödedi. aynı şekilde santos fc takımında oynayan rodrygo içinde aşağı yukarı aynı miktarda paraların teklif edildiği konuşuluyor. keza yine bayern leverkusen bir diğer 17 yaşındaki genç brezilyalı paulinho için 26 milyon euro bonservis bedeli ödedi. bu rakamları mevcut kulüplerimizin ödemesi imkansız hatta bu yaşlarda ki oyuncuları sahaya sürmeleri daha da imkansız.

    galatasaray'ın mali yapısının düzeltilebilmesi için sportif başarının yanında oyuncu bulup yetiştirip satması gerekiyor. yetiştirici kulüp değiliz doğru ama yetiştirici kulüp olmadığımız olmayacağımız anlamına da gelmiyor. yada hem yurtiçinden hemde yurtdışından takımlarla anlaşıp bulduğumuz genç oyuncuları buralarda oynatabiliriz. hollanda ve belçika genç oyuncu kaynıyor resmen. yeter ki düzgün bir model oluşturulup üzerinde çalışılsın.
  • 3
    2019-2020 süper lig cemil usta sezonu devre arasi transfer doneminde galatasarayimizin hedefindeki oyuncu grubudur.

    yalniz anlamadigim bir sey var. basinda kimin adi gecse, burada "yedirmezler", "alamayiz", "20-30 m euro olmadan once kesfedecektik" gibi yorumlar goruyorum. e madem oyle, alamayiz boyle gencler, neden taraftar israrla genc futbolcu istiyor?
    gonlumuzden gecen sekidika gibi oyuncu bulalim, seneye 20-30'a okutalim ama gel gor ki futbol piyasasi boyle islemiyor. ligimizin degeri ile vs boyle bir sey pek mumkun degil. 3'e 5'e satsak, bu sefer de yerini dolduramayacagimiz icin taraftarin bir kismi isyan moduna geciyor.
    kaldi ki, ben cok nadir oyuncu gordum bizim ligimize gelip kendini gelistiren. akla ilk gelen oyuncular denayer ve onyekuru. ama bunlarin da gelisimlerinde kiralik olmasinin bence etkisi fazlaydi.
    cok genc yasta kesfedip satin aldigimiz oyuncular, ki unal aysal doneminde epey vardi, cogu silinip gitti, tek bruma var, onun da yarini belli degil.
    eskiden carrusca vardi, dunya turuna cikti adam.

    dolayisiyla, bizim ligimize 16-19 yas araliginda henuz kesfedilmemis potansiyel 20-30 milyon euroluk oyunculari eger biz kesfetmis olsaydik, muhtemelen onlar 22 23 yaslarinda beklenen gelismeyi gerceklestiremeyeceklerdi. 22 23 yasinda yildizi parlamaya basladigi anda talip oldugumuzda da, bu kadar karamsar ve elestirel olunmasini anlamiyorum.
    cunku bizim ligimizin ve takimlarimizin oyuncu gelisimi konusunda cok eksigi var.
    zaten 18 yasinda potansiyel bir genci buraya getirdigimizde uyum sorunu falan derken oyuncu ciddi anlamda gerileme kaydediyor.

    bir donem kingston vardi, hatirlayanlar olacaktir. kingston ile beraber potansiyel yetenekler getirildi altyapiya. 13-16 yas araliginda yanilmiyorsam. daha cocuk yasta. bir tek kingston profesyonel oldu, belki biri daha vardir, ama basarisiz bir proje olarak tarihe karisti o is. neden?
    bundan "biz yapamayiz kardesim" gibi bi anlam cikmasin, demek istedigim eksigimizin ve yanlislarimizin, ulke gerceklerinin farkinda olalim.

    mesela, ukraynali tsygankov.
    bu adami 2017'de biz kesfetmis olsaydik, bugun ikinci bir karavayev'i konusuyor olacaktik.
    betschasnik'in gencini aldik diye konusuluyor bile olabilirdik.