• 409
    benim için imkansız olan eylem. henüz ufak çocukken galatasaray'ı tutmaya başladığımda hiçbir futbolcuyu, başkanı, yöneticiyi, teknik direktörü tanımıyordum. etrafımda galatasaraylı olan tek insan babamdı. kubilay'ı, tugay'ı, suat'ı, bülent'i, hakan'ı daha sonra öğrendim. kişilerden, olaylardan bağımsız olarak sevdim ve yıllarca destekledim.
  • 411
    niyeti olan arkadaşların geri dönüşü olmamak üzere resmiyete dökmesi gereken eylem. ali sami yen'de sahip olduğumuz samimiyeti, tutkuyu bu kitleden sonra kaybettik. tüketici kafasıyla taraftar olunmaz. resmen ruh emiyorlar.
    pas hatasına auuu diye tepki verip topçunun elini ayağına dolaştıran tayfa da aynı kafadan. hatayı, eforu alkışlayıp oyuncu yüreklendiren, maç döndüren taraftarı özledim yahu :(
  • 412
    bir galatasaraylının asla yapamayacağı bir şey. yapabileceğin şeyler sınırlıdır maçları izlemezsin, haberleri okumazsın. 2001 2002 sezonundan sonra lucescu görevden alındığında hakikaten ilgimi kaybetmiştim, yaşananları haksızlık olarak görmüştüm. bugün arda turan gelirse yine maçları izlerim, ilgimi de kaybetmem. olurda ters teperse bunun sorumlusu olarak ta fatih terim’i sorgularım.

    protesto hakkı saklı kalmak kaydıyla bir galatasaraylının yapabileceği en fazla budur.
  • 414
    ne zaman galatasaraylı olduk? nasıl galatasaraylı olduk?

    istisnalar hariç herkes için bir çocukluk hikayesidir bu. kimisi babasından, aile büyüklerinden kimisi arkadaşlarından, semt, mahalle ortamından etkilenir. kimsenin net olarak cevap verebileceği bir soru da değildir, neden galatasaraylısın sorusu.

    benim gibi fenerli bir babanın oğlu olan, fenerbahçe gol attığında evin içinde sesinin duyulduğu, kadıköy'ün yeldeğirmeni semtinde doğmuş büyümüş, mahalle arkadaşlarının çoğu fenerbahçeli olan bir çocuk nasıl galatasaraylı oldu?

    ben galatasaraylı olduğumda her sene şampiyon bir galatasaray yoktu, dünya yıldızları ülkemize gelmiyordu. erhan önal ya da sarı ismail yüzünden mi galatasaraylı oldum bilmiyorum. çingene arif ya da prekazi miydi beni galatasaraylı yapan?

    çok anlatılan bir hikayedir endüstriyel futbol. sanırım endüstriyel futbol da zamanın ruhuna uygun olarak endüstriyel taraftara evrildi.

    o futbolcular çoktan yaşlandılar, bugünküler de yarın yaşlanacaklar. bizim takım tutma hikayemiz bir renge gönül verdiğimiz günden öleceğimiz güne kadar, o iki renk yanyana geldiğinde bize bambaşka duygular yaşatan bir aşkın hikayesidir.

    galatasaraylılık para verip hizmet beklenilen bir şeye dönüştüyse, yapılan ya da yapılamayan bir transfer için, yaşanılan herhangi bir an için, bugün için, geçmişten ve gelecekten vazgeçebileceklerse galatasaraylılar, onlar için, galatasaray store'dan forma almaktan vazgeçtiklerinde, pazardan alacakları triko bir forma yok zaten.
  • 419
    insan canını, sevdiğini, gözünün nurunu bırakır mı hiç. hani adanmis hayatlarin umuduydu.

    iyi tanıdığım arkadaşlarım var. kızarlar, küfür ederler, bir daha izlemicem derler.

    ne zamana kadar ?

    bir sonraki maça kadar.

    sözlerini tutmanın asaleti ile seve seve maça giderler.

    yenileriz yine gelmicektim bak yine derler. geleni.... derler.

    bir sonraki maç için daha o gün program yaparlar.

    kaçımız daha az galatasarayliyiz ?

    daha önce de kızmadık mi ?

    zorlu sezonda yapmamız gereken şey destek.

    takıma,hocaya,başkana ve en önemlisi birbirimize
  • 420
    sadece ve sadece lisecilerin artık kulüp bizim dedikleri ve kulübe darbe yaptıkları durumda yapacağım eylem. kaldı ki bu durumda da askıya almaz sonlandırırım. buradaki yazarlığımı da sonlandırırım. galatasaray taraftarlığımı da bırakırım.
    çünkü sadece o durumda bu takımın benim olmadığını anlarım. şimdi gelip geçici teknik adam onu yapmış falan umurumda değil. sadece üzülürüm o kadar.
  • 421
    aslında galatasaraylılık kadar gerçek ve hayatın içinde ola(bile)n eylem. galatasaraylılık ne kadar gerçekse askıya almak fiili de o derece gerçek olabilir.

    yaklaşık bin sporcu, beş bin civarı profesyonel, on bin civarı üye ve tüm branşlarda en iyi ihtimalle yirmi beş bin civarı kemik bir kitle...

    hakikaten bir galatasaray'dan, galatasaraylılıktan bahsediyorsak kitle aslında bununla sınırlı. geriye kalan otuz milyonluk camia sempatizan sınıfına giriyor. kendimizi büyük galatasaraylı olarak görüyoruz, sanıyoruz, iddia ama aslında empoze edilen birşeylere kapılan insanlarız. belki hayatı bir yerinden yakalamak için, belki hayatın bir alanında da olsa kazanan tarafta olmak için, belki sadece ortamlarda konuşacak bir konu ya da meşgale olması için, belki sadece dahil olman istendiği için...

    sadece televizyondan izlediğin, twitterdan okuduğun, instagram'dan baktığın, gazeteden gördüğün bir şeye ne kadar ait olabilirsin? bütün bu empoze ve alışkanlığa rağmen arana ne kadar, nereye kadar soğukluk girebilir? askıya alma eylemi ne derece gerçek olabilir?

    tüm bunların gerçekliği ne kadarsa o kadar olabilir...

    tüm taraftarlık hallerimiz normal ve kusursuzmuş da bir tek bu tepki olağan dışıymış gibi yapmanın alemi yok.
  • 426
    hayatım boyunca aklımın ucundan dahi geçmeyen şey. sadece ve sadece geçen sene yaşanan ibrasızlık olayından sonra kısa bir sürede olsa beni bu takıma ait hissettirmediler o kadar. o anlarda neler yaşadığımı anlatmam mümkün değil. sanki kalbimi söküp aldılar benden. çocukluğum, anılarım ve güzel olan her şey bir boşluğa düşmüş gibiydi. ulan ne yapacam ben galatasaraysız dediğim anda yeniden hayat bulmuştum. bu sözü bırakın gerçekleştirmek, söylemek bile galatasaray'ı hiç hissetmemişsin demektir.
  • 428
    galatasaraylılık karşılıksız sevgidir. nasıl annenizi, babanızı veya kardeşinizi karşılık beklemeden hatalarıyla ve kusurlarıyla seviyorsanız bu da öyledir. nasıl bir hata yaptı diye kardeşinizi terk etmiyorsanız, evladınıza sırtınızı dönmüyorsanız buraya da aynı sevgiyi ve hoşgörüyü vermelisiniz. yoksa galatasaray hiçbirimizin cebine bir şey koymuyor, belki evladınız da ömür boyu cebinize bir şey koymayacak ama yaşattığı gururlar bize kalacak.

    bize yaşattığı gurur ve dahası yaşatacağı gurur dolu günler için armaya sevdalıyız biz, gerisi lafügüzaf...
  • 430
    ben galatasaraylıyım diyen kimse yapamaz normal şartlarda.
    eğer lise çıkıp açık açık, klüp bizim tamamen bize ait - pilav günlerinde kendi içlerinde söylüyorlar zaten de - liseli olmayanlar taraftardır ama klübün sahibi değiller, olamazlar da bunu kabul etsinler denirse ancak o zaman düşünülebilir ki o da klübü bitireceği için yapılamaz.
    terimmiş, ardaymış, ahmetmiş, mehmetmiş... bunlar büyük faktörler değil. şahısların ne olduğu, önceliklerinin ne olduğu ve nasıl davrandıkları ortada zaten, bunları onaylamayan renktaşlarımız gayet haklılar ama bu, galatasaraylılığı askıya almak için gerek ve yeter şartların oluştuğu anlamına gelmez.
  • 431
    gördüğüm, duyduğum en saçma eylem... başarıya odaklı tüketim toplumunun oluşturduğu taraftarlar * tarafından desteklenen ve ilgi gören eylem. inanmak, adanmışlık her zaman kazanmak gerektirmez. bazen başarısılıkta yada alınacak yanlış kararlarda takımına sahip çıkmaktır. eski başkan dursun özbek yine başkan olsa ne yapacak bu kitle yine askıyamı alınacak. alt ligede düşse, en üstede çıksa, en kötüsüde çalıştırsa , en basiretsizide gelse seni sevmeyen ölsün deyip aşkı yaşamak gerekir. aşk her zaman tatlı değildir, bazen acı veya ekşidir.. ne olursa olsun aşkın tarifi olmaz (bkz: galatasaray )