• 61
    türk futbolu'nun paydaşları arasına yeni bir aktör katılıyor sanırım. tbmm'ye getirilecek yeni yasal düzenlemeyle, yabancı yatırımcıların türk kulüpleri'ne ortak olması (bence sahip olması) kolaylaştırılacakmış.

    en borçlu kulüplerden biri olmamız sebebiyle ister istemez aklıma gelen durum.

    --- alıntı ---

    spor kulüpleri ve federasyonları kanun teklifi'nde yeni yasal düzenleme nihayet türkiye büyük millet meclisi'ne getiriliyor. yeni yasal düzenleme yabancı yatırımcıların türk kulüplerine ortak olmasını kolaylaştıracak. (sözcü)

    https://skor.sozcu.com.tr/...olaylasacak-1558893/

    --- alıntı ---
  • 65
    demokrasinin işlemediği ne kadar kurum/kuruluş/dernek/stk varsa, hepsinin köküne kibrit suyu dökmek gerekiyor.

    galatasaray spor kulübü yönetiminde benim hiç söz hakkım bulunmuyor, doğru olan da zaten bu.

    ve fakat;

    galatasaray spor kulübü yönetiminde benim hiç söz hakkım yoksa, ki yok, başındaki kişinin kim olduğu neden umurumda olsun ki?

    kim olduğunu bilmediğim ve seçmen olmak için herhangi bir çaba sarf etmemiş kişilerin seçtiği bir başkanla, bir arap milyarderi arasında benim için fark yoktur. iki türlü de dünyanın borcu içine giriyoruz/girebiliriz. eyvallah a.ş.'yiz ama kulüpler dernek statüsünde yönetilmeye devam ettiği ve herkesin ceketini alıp çıkabildiği şu şartlarda, başta kimin olduğuyla zerre ilgilenmiyorum.

    ne vakit üyelik tüm taraftara açılır, seçimler demokratik olur, o zaman "yabancı sermaye istemezük!" derim işte. demokrasi geniş perspektiften bakıldığında her zaman iyi bir şey midir? hayır ama ortada dünyanın borcu varsa ve kimsenin bunda sorumluluğu yoksa, orada bir düşünmek lazım.

    "galatasaray dingonun ahırı değildir." diyen kişiler, galatasaray'ı benzer şekilde kullanıyorlarsa şayet, sesimizi çıkartmak en doğal hakkımızdır.
  • 67
    alacak kişininin, kulübü aldığında kar edip edemeyeceğine bağlı bir durum. türkiye, fransa ya da ingiltere değil. galatasaray, üzerinden marka ve para kasılabilecek bir kulüp değil, reklam değeri düşük. aslında galatasaray'dan ziyade türkiye üzerinden değerlendirme yapmak daha mantıklı. bunun yanında türkiye'deki bir takıma yatırım yapmak büyük risk. gelirlerin giderleri karşılayacağı ve uzun dönemde patlayıp patlamayacağı belli değil. türkiye pazarı özellikle futbol açısından öngörülemez bir pazar. orta vadede böyle bir şeyin olmasını beklemiyorum ama başakşehir gibi proje takımları ortaya atılabilir.

    işin bir de lise kısmı var tabii ki. psg hayali kuran arkadaşlar pek o tarz hayaller kurmasınlar anlayacağınız.
  • 68
    galatasaray kültürü buna zaten müsade etmez de neden olmamasını istediğimi yazıyım.

    ben aldım kulübü mesela sonra göksel gümüşdağa sattım, böyle bi şey ister misiniz? yahut ali koç geldi bastı parayı aldı. ipler sizin elinizde mi olacak sanıyorsunuz? söz sahibi olamamaktır bu. west ham mesela taraftar transfer istiyor başarı istiyor ama sahibi memnun.
    yarın bi gün arsenal gibi kupa değil de kar edelim ilk 4e girelim kafasına bürünen bi takım olmama ihtimali var mı?

    bugün üye olamıyoruz kulübe, eyvallah. ama yarın olamayacağız anlamına gelmez bu. gün gelir kural değişir. kulübü biri alsa bu ihtimal ömür boyu ortadan kalkacak demektir.

    veya daha skandalı, benim bildigim juventusun şike yapmadığı ispatlanmıştı ama ferrarinin çıkarları için itiraz edilmemişti, böyle durumlara düşmeyi kim ister?

    ayrıca bana son derece saçma geliyor bir şirket takımını tutmak, ha psg’yi tutmuşsun ha applespor benim için aynı. taraftarlıktan müşteriliğe kesin geçiş. göriyim benim takımımı diyemem öyle bi kulüp için.

    bayern münihin %8.33’er paydaşları allianz-audi-adidas gibi ortaklıklar olabilir. tüm almanyada geçerli %50+1 kuralı gibi şeyler de olabilir. bunlar olur*. sponsorluktan çok farklı şeyler değil bunlar.

    doğru yönetilirsen hiçbir sermayedere ihtiyacın yok. bunun yolu da sermayeder değil, kongrede doğru ismi seçebilmek, bir olabilmek. bu biri gelsin bizi kurtarsın acziyetinden kurtulmamız lazım.
  • 72
    futbolun ruhunu öldürmektir. futbol kulüpleri ticarethane değildir.

    mesela şu an göztepe diye bir takım var. başkanı mehmet sepil aynı zamanda kulübün sahibi. bildiğim kadarıyla muazzam zengin. para kazanacağını bilse ligde şampiyonluğa oynayacak kadro kurar ama demek ki getirisi götürüsünden az olacak.

    şimdi zengin bir şirketin 3 büyük takımdan birini alıp psg gibi ligin çok üzerinde bir kadro kurduğunu düşünün. hatta 3 büyük değil ortalama bir anadolu takımı da olabilir. bu para ile kurulmuş aşırı güçlü takımın ki bu biz bile olsak rekabeti öldürerek her sene şampiyon olması sizi ne kadar mutlu eder? diğer takımları satın alsalar ne olacak sermayesi güçlü olan kazanır.

    mesela psg bence fransa ligi'nin tadını kaçırdı. lige ambargo koyacaksan zamanında lyon'un yaptığı gibi ya da bayern münih gibi tarihten gelen gücünle yani tırnaklarınla kazıya kazıya yapacaksın. dışarıdan gelen sermaye ile 220 milyon avroya neymar'ı alarak şampiyon olunması bir futbolsever olarak beni mutlu etmiyor maalesef.

    umarım asla gerçekleşmez dediğim durum.
  • 76
    böyle bir değişikliği olumlu yorumlamadan önce şu noktayı öne çıkarmak gerekir: ülkemizin şu anki siyasi koşullarında sermaye sahiplerinin bağımsız hareket etmesi çok güç. başka pek çok satıştan görülebileceği üzere, şu ortamda böyle bir satış ya doğrudan yalaka bir sermaye sahibine ya da kazanç saglayabilmek adına belli odaklara boyun eğmekten başka şansı olmayan bir sermaye sahibine olur.

    başka bir bağlamda, kulüplerin artık nasır tutmuş yönetim sorunlarına, kronik borçlanma döngülerine, borcu yapan yonetimin borçtan maddi olarak sorumlu tutulabilmesi dolayısıyla çözüm üretebilecek bir seçenek olsa da bizim ortamımız buna uygun değil.

    ülkemizin yargısal, siyasi ve hatta toplumsal bir uzlaşı zemini bulmasını beklemeden yapılması durumunda güzide kulübümüzden olmamıza neden olabilecek bir girişimin düşünce deneyi.
  • 79
    bir malaga vardı bilir misiniz? bir arap yatırımcı aldı, ilk heyecanla şampiyonlar ligi'nde çeyrek final oynayacak kadro kuruldu, sonuç o yatırımcı battı. kulüp şu an ikinci ligde. türkiye'de "sahipli takım başarılı olur, uçar gider" diye yanlış bir algı var. diyelim ki sadece tek derdi kâr etmek olan pek transferle, sportif başarıyla ilgisi olmayan arsenal sahipleri gibi sahiplerimiz oldu, ne yapacağız? kulüp başkanları gibi değil adamı seçimle, ibrasızlıkla vs yollayamıyorsun. ne yapacaksın?

    tanım: kulağa hoş gelen ancak zararı yararını geçmesi çok muhtemel uygulamadır.
  • 80
    mevcut yönetim, içinde "satmak" eylemi geçen hiçbir konuda başarılı olmadığı için gerçekleşmeyecek olay. onlara satma yetkisi verilse bulacakları yabancı sermaye william d'avila veya turgay ciner olur.*

    ama eğer başımızda pansiyoncu dursun olsaydı gerçekleşmesi imkansız değildi. statükocular bu adama riva ve florya'yı peşkeş çekme yetkisi verdi. yabancı sermayeye satma yetkisi mi vermeyecekti.
  • 81
    bunu isteyen ve kabul edenin aklından şüphe duyarım. kulübü tamamiyle tek bir sermayenin eline mahkum etmek ne demek bir düşünün derim. hep aklınızda iyi örnekler kalıyor tabi ama bir dünya kötü örnek de var. yukarıda bir arkadaş malaga örneğini vermiş ki çok doğru, anji mahaçkale diye bir takım vardı hatırlar mısınız? prime döneminde eto'o'yu falan almışlardı. işte öyle bir takım yok artık. varsa da kim bilir nerelerde? ya hu her şeyi geçtim, bugün iki transfer gecikse bir tweet atıp, hatta organize olup mustafa cengiz'i istifaya davet edebiliyorsunuz. bakın bu güzel bir şeydir. kulübün sahibi adam çıksa dese ki "evet sayın galatasaray taraftarı dünyanın içinden geçtiği zorlu covid döneminde bu sezon biz futbol takımı bütçesini 9 milyon euro ile sınırladık", ne diyebilirsin? tek bir tweet atabilir misin? atsan faydası olur mu? lütfen mantıklı düşünelim. galatasaray galatasaraylılarındır, ve öyle de kalmalıdır.
  • 82
    teknik ve yasal olarak, bugun imkansiz olan durum. galatasaray kulubunun yuzde 45 gibi bir kismi halka acik durumda. yani isteyen bir sirket gidip borsadan bu hisseleri bugunku degerinden 300 milyon dolar gibi bir paraya toplayabilir. lakin bu durumda hisselerin %55'i hala galatasaray sportifin elinde bulundugu icin azinlik hisseyi elinde bulunduracak yatirimci anca gider sonrasi elde kalacak net kara ortak olur.

    bu tur bir satisin onunu acacak iki ihtimal var. birincisi, galatasaray yonetimi uyelerden gerekli onayi alip yuzde 5.1 lik bir hisse satisi daha yaparsa cogunluk hissenin el degistirmesi ihtimalini mumkun kilarlar ki bence bunun olmasi imkansiz. ikinci ihtimalde hukumet istanbul kuluplerine yeter artik bu isin boku cikti, sizi kayyuma devrediyorum der ve kuluplere ait sportif as'leri ozel istiraklere satar. bence bu hukumetin para icin yapmayacagi sey olmadigi goz onunde bulundurulursa bu ihtimal hic de imkansiz degil.

    bir taraftar olarak elbette galatasaray'in bir kisiye veya kuruma satilmasini istemem. kulubu satin alan kisi veya kurumun tek amaci yatirimindan getiri kazanmak olur. bunun tek yolu da sampiyonluk kazanmak degil. redbull kulupleri gibi oyuncu yetistirip satarak, veya arsenal gibi sampiyonlar ligi-pl gelirleri yoluyla da yatirimlarina getiri saglayabilirler. galatasaray gibi 116 yasinda olan bir koklu cinarin ilalebet var olmasi icin bagimsiz olmasi bence on kosuldur.