• 242
    çünkü camia olarak gs maçlarını hayat memat meselesi olarak görmeleri. yenilgiye tahammüllerinin olmaması, hiçbir şekilde yılmayıp gol yeseler dahi hemen baskı kurmaları. hatta tribünlerin de etkisiyle rakibi, hakemleri vs. yıldırması. 22 ekim 2017 galatasaray fenerbahçe maçını tribünden izledikten sonra bir daha statta fb derbisi izlemeyi bırakın izlemeye dahi yeltenmedim. ben ses tellerimi kısana kadar bağırmaya, rakibin dizlerini titretmeye hazırken çevremde o kadar sessiz, kötü, tiyatro izler gibi maç izleyen ve birbirinden kopuk bir tribün vardı ki sinir olarak maçtan çıkmıştım. maalesef doğu üstte izlediğim şu maçta fb taraftarı bizden daha çok ses çıkardı.

    geçen sezon oynanan (bkz: 14 nisan 2019 fenerbahçe galatasaray maçı)ndan sonra artık umurumda olmayandır. öncelikle şu 20 yılı kendimce biraz özet geçmek isterim.

    (bkz: 6 mayıs 2001 fenerbahçe galatasaray maçı) ile başlayan bu süreçte 2000-2010 yılları arasında fenerbahçe gerek stadının yenilenmiş olması ve gerek ekonomik gücü nedeniyle zaten çoğu sezon kadro kalitesi olarak bizden öndeydi. bahsettiğim 10 yıl içinde bizi mutlu eden müthiş travmalar yaşasa da çoğunlukla ligi ilk 2 de bitirdi.

    taraftar olmamızdan ötürü ister istemez her maç umutlanmış, maç saatini de iple çekmişimdir.
    ancak en çok inandığım ilk maç ise (bkz: 9 kasım 2008 fenerbahçe galatasaray maçı)dır. lincoln, arda, keitalı dönemde maçın başında öne geçmemize rağmen 4-1 yenilmiştik. büyük hayal kırıklığı yaşamıştım. keza drogbalı, sneijderli kadrolardan da müthiş umutlu olsam da şampiyon gittiğimiz (bkz: 12 mayıs 2013 fenerbahçe galatasaray maçı)nı da 2-1 kaybetmiştik.

    (bkz: 8 mart 2015 fenerbahçe galatasaray maçı) var mesela. çok ümitliydim. hamza hamzaoğlu ile çıktığımız, eleştirenler olsa da umut bulut'un caner erkin'e önlem olması için sağ açık oynadığı bence doğru bir kadro ile çıkmış iyi de oynamıştık. ancak 81. dakikada olmadık bir gol yedik. kuyt o dakikada orada nasıl boş kaldı, sabri neredeydi hala anlamış değilim.

    (bkz: 17 mart 2018 fenerbahçe galatasaray maçı) da malum süreçte galibiyete en çok inandığım 2.maçtı. rakibin başında aykut kocaman varken bizde ise yıllar sonra fatih terim kadıköy’de deplasmana çıkıyordu. o dönem fb aykut ile tipik kabız futbolunu oynarken soldado da genelde yedek kalırken muhtemelen dışarıdan müdahale ile 11 oynatılmış ve nispeten hücumcu bir kadro gördüğümde tereddüt etmiştim. yine de fena oynamadığımız bu maçta berabere kalmış, son dakikada tolga ciğerci’nin cılız vuruşu olmasa belki maçı kazanmıştık.

    gelelim geçen seneki (bkz: 14 nisan 2019 fenerbahçe galatasaray maçı)na. şu maçtan önce hem fb nin o günkü durumu hem de biz 7 de 7 yaparsak şampiyon olacağımız için içten içe bu defa olacak diyordum. çünkü yolun sonu şampiyonluktu. 10 kişi kalan rakibimiz karşısında aradığımız golü 66. dakikada onyekuru ile bulsak da sadece 5 dakika sonra yine golü faulle de olsa kalemizde gördük.

    peki faul neden çalınmadı. hakem var tarafından neden çağrılmadı. şahsi kanaatim zaten psikolojisi bozuk tribünler öyle bir ambiyans ve hakemler üzerinde öyle bir baskı yaratıyordu ki o gol iptal edilse saha karışabilirdi. çevrenizde gördüyseniz sıradan bir fb taraftarı bile gs maçı olunca fanatikleşiyor, tribünde de amiyane tabirle kuduz gibi yerini alıyor.

    işte bence 20 yıllık serinin en kilit noktası yazımın başında da belirttiğim gibi derbi maçlarında oluşan ambiyans. tribünlerin de etkisiyle rakip ve hakemler üzerinde oluşturulan müthiş baskı. bizde bu ortam ancak son haftalarda çıktığımız kilit şampiyonluk maçları ile avrupa maçlarında oluyor.

    12 mayıs 2012 fenerbahçe galatasaray maçında nasıl şampiyon olduk derseniz. zaten şampiyonduk olmadık bir play-off bahanesi ile elimizden alınmaya çalışılmıştı ama çok şükür ilahi adaletle sahalarında kupa kaldırdık. bir o gün bir de 2006 yılında şampiyon olacağımıza yürekten inanmıştım. aksini asla düşünmedim. çünkü net olarak hakeden bizdik.

    yarınki maç* öncesi de malum 23 sinerjisi var. hatta şu entryi girerken bile başlığın yanında 23 rakamını görüyorum. fb nin havasının bozulmuş olması ve fb taraftarının da son dönemde tribünün pasifliğinden şikayet etmesi gibi umut verici durumlar olsa da ben yine de umutlanmıyorum. kazansak dahi artık eski heyecanım kalmadı.

    sonuç olarak bir galatasaraylıya yakışır şekilde şampiyonluklara devam edelim de bir 20 yıl daha kazanamazsak sorun değil diyorum.
  • 243
    aslına bakarsanız bizim değil suyun öte yanındaki arkadaşların stres yapması gereken durumdur. zaten galip gelemedik.- uzun zamandır.

    ancak bir de şöyle bakmak lazım. galibiyet alacağımız maçta karşı takımda olmak istemeyecek oyuncuların durumu nedir ?karşı takımda kimse olmak istemez.

    bir tarih yazılacak onlar açısından. bizim tarih yazmışlığımız çoktur bu arada... o yüzden bu maçta öne geçmek ve onu korumak çok kritiktir. sonrasında zaten kırmızılar sarılar havada uçuşacaktır.

    çünkü ne onların seyircisi, ne teknik kadrosu ne de başkanı bunu kaldıramayacak.

    kalbimiz, dualarımız sizinle. arma için forman için bizim içi oyna.....
  • 244
    maçların oynamasının da ciddi etkisi olduğu durumdur. yıllardır hakemler bu derbiyi bir türlü oynatmaz. faul olur gider iki dakika uyarıda bulunur. kaleci oyun soğutur hiç oralı bile olmaz. hakemler her maç aleyhimize çok çok ciddi eyyamlar yapıyor fakat bir de oyun oynanmasına müsaade etmiyorlar. yıllardır fenerbahçeden üstün bir kadromuz ve oyunumuz var fakat maç oynanmadığı için sahaya yansımıyor.
  • 245
    takdit haklarını rakipten yana kullanan hakemler sayesinde olan durumdur. bu durum sadece bizim için değil bjk ve ts içinde geçerli. hakemler şükrü saraçoğlu'nda baskı altında kalıyor. ya beşiktaş'ın son kazandığı 4-3'lük maçtaki gibi ekstrem olaylar yaşanacak ya da adil bir yönetim ile maçlar sona erecek. tabi burada rakibin de hakkını vermek lazım derbi maçlarda psikolojik olarak iyi hazırlanıyorlar kötü de oynasalar maçtan kopmuyorlar.