• 217
    uzun süredir kadıköy galibiyeti alamamamızın bence 2 nedeni var. 1. neden: sahada her şeyi doğru yapsak dahi maçın hakemi aleyhimize verdiği ince ince kararlar ile galibiyet almamızı engelliyor. 2. nedeni: her insanın frekans aralığı var. suyun karşı tarafı günlerce frekans yükseltici hamleler yaparak sahada her zaman çok daha baskın kalıyor ama biz sürekli düşük frekans ile sahaya çıkıyoruz ve sahada istediklerimizi bir türlü yansıtamıyoruz.
  • 219
    maraton pistinin kalkmasıyla tribünlerin sahaya sıfır olması sonucu tribün baskısının kat be kat artması sebebiyle olduğunu düşünüyorum. inanmayanlar eski ve yeni ambiyansta olan iki maçın özetini bi izlesin bence. aynısı inönü ve trabzon için de geçerli. diyenler olabilir "x takım gelip yenip gitti" onlar bizim kadar rakip değil onlara.bizim maçlara kıyamet havasında hazırlanıyorlar. kadıköyde son galibiyet eski stattaydı. feneri 5'lediğimiz tek maç olimpiyattaydı. uzun yıllar süren yenilgilerde "öğrenilmiş çaresizliği" getirdi. anadoluda da stadlar yenilendi niye aynı durum olmuyor derseniz onlarda bizim direkt rakibimiz değil. fb stadı yenilenirken "biz sizden niye korkalım ki, leeds'ten çıktık, kadıköyden niye çıkamayalım" diyen akrabam olan bi mühendise "r"leri söyleyemeyen bi başkanın dediği gibi "biz burda türkçe küfür edeceğiz"
  • 221
    çok da ehemmiyeti olmayan galibiyettir. son yıllarda zaten orada üstünlüklerini de kaybettiler bize karşı, yenilmiyoruz artık eskisi gibi. gidip topumuzu oynayıp istediğimizi alıyoruz. son maçta ali palabıyık faktörü devreye girmeseydi galip de gelecektik. lakin bundan önceki senelerde galibiyet çok önemli değildi. ya zirvenin çok uzağında kalıyorduk ya da kredimizi kullanıyorduk. bu sene durumlar biraz farklı olabilir. fenerbahçe illa puan kaybedecek bu kesin. hatta gelecek hafta trabzon deplasmanında bu puan kaybı başlayabilir ama tahminimce derbi haftasında aramızda 2 3 puanlık bi fark olacak. ben yine beraberliğe oynamamızın bizim için yarar sağlayacağı düşüncesindeyim eğer bu şekilde gelinirse ama 4 5 puan gibi bir fark olursa o zaman galibiyet elzem duruma gelir. onda da ne yaparız hiç kestiremiyorum açıkçası...
  • 223
    özel başlık açılacak kadar önemsediğimiz sürece olmayacak olandır. rakip unsur olarak hiçbir başkan, futbolcu, hatta hakem kadrosu, uzun süren süreç kendi dönemlerinde bozulsun istemiyor. bu sebeple o maça çıkan tüm futbolcular ve hatta hakemler (genelde cüneyt çakır, fırat aydınus) maçları sürekli beraberliğe oynatıyor.

    ne zaman biter? bence hiç beklenmedik bir zamanda ve alakasız bir maçla bitecek. bu sene olur mu? bence zor.
  • 224
    her ne kadar kucumsemeye calissak da onemlidir. yokmus gibi davransak da oradadir. galatasaray’in tarihine, buyuklugune yakismayan bir basarisizliktir. fenerbahce seni senin stadinda 3-4 yilda bir yenebiliyor ama sen 20 yildan fazladir orada galibiyet alamiyorsan rekabette kaybeden taraftasin demektir. bunun cozumu de onemsememek degil bilakis onemsemektir. siradan bir mac gibi, basit bir uc puan gibi gormemektir. kaybeden futbolcu prim alamayacagini, kontrat alamayacagini, taraftari kaybedecegini bildigi gun kazanma ihtimalin dogar. karsi tarafin tum gucuyle odaklandigi maca siradan bir mac diye yaklasirsan hicbir zaman kazanamazsin. o mac sezonun en onemli iki macindan biri. digeri de icerideki derbi. bu iki macin onemini kavramadigimiz surece kazanamamaya devam ederiz.
  • 225
    kadıköy’de deplasman galibiyeti en son trabzonspor’un 97’de, bizim 99’da, bjk’nin de 2005’te gördüğü bir olay.

    yani sadece bizlik bir durum değil, adamlar geçen sene küme düşme mücadelesi verirken bile kaybetmediler bu maçları.
    elbette hakem yönetimleri 1. dereceden etkili oldu ama üzerinden zaman geçince kalıcı olan tek şey istatistiğin kendisi oluyor.

    yani böyle bir vaka var, iç saha derbi performansı iyi fb’nin bunu kabul etmek, buna karşı mücadele etmemek anlamına gelmez.
  • 226
    kadiköyde galibiyet serisinin artık yavaş yavaş dillendirildigi senelerin öncesinde yenildiğimiz her maçı bizim hatamız olarak söyleyebilirim. ancak ne zaman ki bu galibiyet serisi lafı ortaya çıktı fenerbahcenin elindeki oyuncağı alınmaması adına hakemler o zamandan beri bizi resmen doğruyor.

    uzun zamandır galibiyet goremememizin sebebi budur.

    en yakın örneği geçen seneki maç.
  • 227
    türk medyası ve hakemlerinin son 25 senedir galatasaray başarısına karşı, fener taraftarına sunduğu psikolojik destek sayesinde gelmeyendir.
    beşiktaş 15 senedir, trabzon 23 senedir, biz de 20 senedir galibiyet görmüyoruz. dünyada liverpool, city, real madrid, bayern münih, juventus, psg gibi süper top oynayan takımların bile böyle bir istatistiği yok. fener tamamen hakem desteğiyle bu işi kotarmaktadır, geçen seneki rezalet hakem yönetimi ortadadır. hakemler derbiler dışında çok fazla baskı hissetmediği için anadolu takımları, ümraniyespor bile fener'i kadıköy'de yenebilmektedir. kısacası bu istatistik hakemlerimizin ne kadar eyyamcı olduğunu ve fener taraftarının sadece derbiye odaklı olduğunu gösterir. ayrıca son yıllarda medya ve tff fener'e hata yapanı astığı için fener deplasmanda da rahat derbiler çıkarmaktadır.
  • 228
    karşınızdaki takım işin psikolojik kısmını iyi kotaran bir takım.

    ülkemizde ki üç büyükler arasında ilk büyük stada da sahip olması ve fenerbahçe' nin kadro olarak en güçlü olduğu döneme geliyor.

    baskı, atmosfer bunlardan yıllarca hem futbolcular hem de tribünler etkilendi. tabi bir diğer etkilenen unsur da hakemler. şükrü saraçoğlu' nda yaptığımız maçların tümünde hakemlerin abidik gubidik kararlar vermesi yılların getirdiği baskının sonucudur.

    takım psikolojisini iyi yöneten bir takım galip çıkabilir.
  • 231
    1-2 sene öncesine kadar psikolojik baskı nedeniyle diyebileceğim lakin son 2 sezon hakemlerin doğrudan katkılarıyla alınamayan galibiyettir.

    açıkçası nihat özdemir ve zekeriya alp denilen şahısların yöneticilik yaptığı federasyon ile ben bu sezon da ligde bunu başarabileceğimize ihtimal vermiyorum. beraberlik iyi sonuç olabilir.

    belki kupada fb takımı ile eşleşme olursa kupada (final olursa tarafsız sahada) bir galibiyet gelebilir.
  • 234
    öncelikle herhangi bir deplasmanda, ya da bir takıma karşı bir süre kazanamamanın çok da kozmik olmayan, doğal ve rastlanır bir olay olduğunu belirtmek gerekiyor. koskoca barcelona da sociedad deplasmanı anoeta'da 10 yıl kadar kazanamamıştı.

    --- alıntı ---
    barcelona, real sociedad deplasmanında son kez galip geldiğinde tarihler 5 mayıs 2007'yi gösteriyordu. bask bölgesinden andres iniesta ve şu günlerde antalyaspor forması giyen samuel eto'o'nun golleriyle galip ayrılmayı başaran katalanlar, o günden sonra bir daha anoeta'da gülemedi.
    --- alıntı ---
    kaynak: https://www.goal.com/...1nda-ne-yat%C4%B1yor

    ikinci mesele derbilerde ev sahibi takım üstünlüğü. bunun ilk nedeni her zaman taraftar desteği olmuştur ki bu güç bir dönem uygulanan deplasman yasağı ile ayyuka çıkmıştır.

    üçüncü mesele ise futbolun bir başka aktörü olan hakem müdahaleleridir. son yıllarda çoğu derbinin "aman tadımız kaçmasın" zihniyetindeki hakem idareleriyle berabere bittiğini hatırlatalım. ki bunu en güzel yapanlardan biri de bilindiği gibi cüneyt çakır'dır.

    hakem idareleriyle ilgili diğer konu kararların genelde ufak bir farkla da olsa ev sahibi lehine işlemesidir (ki bu doğal karşılanabilir, bknz madde 2 taraftar baskısı). ancak bu ufak fark kadıköy'de ufak değil, maçın sonucuna etki edecek kadar büyük olur. bunu en güzel uygulayanlar da fırat aydınus ve ali palabıyıktır.

    tüm bunlar sonucunda karşımıza şöyle bir tablo çıkar:

    sezon maç sonuç
    2019-2020 fb-gs 1 - 1
    gs-fb 0 - 0
    2018-2019 fb-gs 1 - 1
    gs-fb 2 - 2
    2017-2018 fb-gs 0 - 0
    gs-fb 0 - 0
    2016-2017 gs-fb 0 - 1
    fb-gs 2 - 0
    2015-2016 gs-fb 0 - 0
    fb-gs 1 - 1
    2014-2015 fb-gs 1 - 0
    kaynak: aa

    son 11 maçın 8'i beraberedir. fb'nin 2'si içeride olmak üzere toplamda 3 galibiyeti varken, bizim dışarıda olmadığı gibi içeride fb'ye karşı galibiyetimiz yoktur. dolayısı ile bizim genel olarak derbilerde başarısızlığımız söz konusudur.

    ek:
    örneğin beşiktaş deplasmanında da kazanamayan bir takımız biz, 2015'ten beri dolmabahçe'de de galibiyetimiz yok. hiç hatırlamak istemediğim o son maçta ise * umut nayir'in golüyle kaos içindeki beşiktaş'a kaybetmeyi başarmıştık.

    benzer şekilde trabzon'a karşı da son 4 deplasman maçını kazanamadık.
    18.03.2017 trabzonspor 2-0 galatasaray
    29.10.2017 trabzonspor 2-1 galatasaray
    01.09.2018 trabzonspor 4-0 galatasaray
    01.12.2019 trabzonspor 1-1 galatasaray

    kısaca mesele kadıköy galibiyeti değil, bir türlü çözüm üretemediğimiz deplasman galibiyeti meselesidir.

    ek2:
    son 10 yılda real madrid camp nou'da 2 kez kazanabildi; son 5 maç galibiyeti yok. keza milan'ın, inter deplasmanında; everton'un da liverpool deplasmanında son galibiyetini hatırlamıyorum.
  • 239
    en az 5 tane hakemin direk etkisi sayesinde kaybettiğimiz maçı sayabileceğim durumdur. evet fenerbahçenin buradaki taraftar ile birlikte yarattığı ambians yadsınamaz bir gerçek ama özellikle sosyal medyanında yaygın olmadığı dönemlerde ofsayttan atılan goller, verilmeyen kırmızı kartlar bizim aleyhimize verilen kararlar ile fenerin yolunun açıldığı belirttiğim gibi en az 5 tane maç sayabilirim.
    şimdi gelinen nokta ise göz göre göre verilen kararlar ile maç kaybettirilmiyor gerçi ama neyse...
  • 240
    hortlamis baslik. hortalatan da kacmis. gitmiş yok olmuş. hani derler ya bir deli kuyuya tas atmış. hah iste. deli atmış tasi, sonra gitmiş, ama bizim diger deliler, basibozuklar* yazmaya devam etmiş.

    neyse, bir turlu galip gelememesi filan, bunlar tamamen istatistik, o da olur bir gun. benim son hatirladigim, sahasında kupa kaldırdığımın çocukları. bi de cuculer, pala biyiklillar, ozdemirler koclar. takilmayin cok. koyar geçeriz koyup gecmemiz gerektiğinde, 20 sene nedir gulum ben senin icin olumu goze almisim.

    (bkz: ben23rsiz)