• 201
    bir dönem fenerbahçe'yi türkiye kupasını uzun yıllar kazanamadığı dönemde, her sezon fenerbahçe'nin türkiye kupası eşleşmelerinde, "bakalım bu sezon finale kalabilecek mi?" diye herkeste bir türkiye kupasına o zamanlarda bir merak oluşuyordu. bu merak ta ki fenerbahçe türkiye kupasını kazanıncaya kadar sürdü. fenerbahçe uzun yıllar sonra türkiye kupasını kazanması, türkiye kupasına duyulan merakı anında bitirdi ve kulüplerin bir kısmı angarya olarak görmeye başladı.

    bu yüzden ben bu durumu çokta sıkıntı etmiyorum kendime. neden? çünkü her şeyin bir sonu var ve bizde kadıköy'de kazanacağız bir gün. ama sonrasında bu büyük derbi ali sami yen'deymiş, kadıköy'deymiş kimsenin umurunda bile olmayacak. herkes derbi ve hiçbir derbinin favorisi yoktur kafasında, fenerbahçe - galatasaray derbilerine bakmaya başlayacak ve hayat normalleşecek.

    o yüzden bu başlıkta da belirtilen konuyu çokta kafama takmıyorum, sizler de takmayın.
  • 203
    asla kadıköy'de galip gelemediğimiz için üzülmüyorum. fatih terim 'in de dediği gibi bizim orada* galibiyetten öte hatıralarımız var.

    ama içim yanıyor, yüreğim sızlıyor kardeşim.

    20 sene olmuş, maç sayısını bilmiyorum ama takribi 20 maç oynamışızdır en basit hesapla. 20 maçın 10'u tek kale top oynamışız ama galip gelememişiz. her sene farklı olaylar, farklı hakemler, farklı yönetimler. aynı olan tek şey, senaryo.

    fenerbahçe spor kulübünün galatasaray karşısında konuşabileceği iki şeyden birini yok etmemek üzerine kurulmuş bu masada her sene meze biz oluyoruz.

    tepki koyun diyeceğim de, bizim tepkimiz de belli be abi.

    aklınızdan çıkarmayın, türkiye'dir galatasaray
  • 206
    şu saatten sonra* hiçbir galatasaraylının kafaya takmaması gereken istatistik. ağlak fenerli emziği, ellerindeki tek oyuncak.

    bundan sonra gider topumu oynar, hakeme rağmen 1 puanı almanın mücadelesini veririm.

    zaten orada maçlar 2 sonuçlu.

    ya hakemi de yenip 1 puan alıyorsun ya da hakemi yenemeyip kaybediyorsun.

    lig başlarken de puan hedefine bu maçlara 0 veya 1 puan yazıp geçeceksin. ona göre hesap yapacaksın.
  • 207
    çok da takılmamızın gereksiz olduğunu düşünüyorum. biz niye stres yapıyoruz anlamıyorum bırakın onlar stres yapsın. tek amaçları kadıköy'de yenilmemek. asıl stresi onlar yaşamalı. son 10 maçta kadıköy'de fenerbahçe 4 kere kazanırken 6 maç berabere bitti. onlar çok korkuyorlar olur da yenilirsek ne konuşacağız diye. tek amaçları bu seriyi sürdürmek. ama bu seri uzadıkça zararı hep fenere oluyor fark edemiyorlar. biz yolumuza bakalım elbet kırılacak bu şanssızlık ve hakem hataları. hakem hatası demek doğru olur mu emin değilim. çünkü bunlar hata değil bilerek ve isteyerek yapılmış şeyler. 11 senedir şampiyonlar ligi görmemiş ki bu daha 4-5 sene daha uzar en az, 5 senedir şampiyon olamamış fenerbahçe bırakın da büyüklüğü bize yenilmemekle ölçülsün çok da önemli değil.
  • 208
    50 yıl olsa ne olacak? önemli olan sezon sonunda şampiyonun kim olduğu. bu tarz durumlar başarısızlıkta ortaya atılan avuntulardır. 14 nisan 2019 fenerbahçe galatasaray maçında benim gördüğüm, o bilmem kaç senedir galip gelememe psikolojisini galatasaray gayet üzerinden atmış. yani her sene kadıköyde oynanan maçta oyuncularımıza psikolojik üstünlük kurardı fenerbahçe takımı. bizimkiler de yıllardır kazanamamanın sıkıntısını, baskısını yaşardı, elleri ayakları dolaşırdı,üzerine hakemler de çok rahat doğrardı bizi. ancak son iki sezondur gördüğüm, bu durumu aşmış durumdayız, lakin hakemleri henüz aşamadık.
  • 209
    2000-2001 sezonuyla birlikte baslayan, bu sezonla birlikte 19 sezondur devam eden seri. en son 1999-2000 sezonunda kazanmistik. *

    bu serinin ilk 10 sezonu cok hazindi. 2000-2001'den 2009-2010'a kadarki 10 lig macinin hepsini kaybettik. 7 kisi kaldik, 6 tane yedik, one gecip 4 yedik, cok rezil maclar yasadik. art arda 10 sene diye tisort bastilar.

    3 kupa maci vardi, onlardan birinde yenildik, biri 4-4'luk meshur mac zaten ve bu maglubiyet serisinden de onceydi. digeri de 0-0 bitmisti. ***

    derken 2010-2011 ile baslayan ve bu sezon itibariyle 9 seneyi geride birakan ikinci kisimda, playoffla beraber 10 mac oynandi. 6 beraberlik, 4 maglubiyetimiz var. enteresan bir sekilde bu serinin ikinci kisminda artik fenerbahce de kazanamamaya basladi. ben bu serinin ilk 10 yilini olaganustu bir dominasyon olarak goruyorum, ikinci kisim ise fenerbahce'nin sirf seriyi devam ettirebilmek icin beraberlige razi oynadigi maclar seklinde geciyor. 2012'de, 2018'de son dakikada kacan goller, 2012'de orada kutlanan sampiyonluk, 2019'da hakem rezaletiyle berabere kalmamiz gibi olaylar yasadik. kisacasi ben serinin ikinci 10 yilini cok da sorunlu gormuyorum. o ilk 10 yil cok fenaydi, ama acikcasi 2010 sonraki donemde yakaladigimiz kadikoy'de 10 macta 6 puan ve bir sampiyonluk bizim icin fena istatistik degil.

    bir noktada kazaniriz, cok da takilmiyorum buraya. ama kadikoy'de hakemi yenemeyiz. kadikoy'de kazanacagimiz macin hakemi zaten bizden yana olamaz da, en azindan tarafsiz olmali.
  • 212
    2000-2010 ezilerek mağlubiyetler dönemi.
    2010-2019 beraberlikler dönemi
    2020-2030 galibiyetler dönemi
    dayanın beyler 1 yıl kaldı :(

    şaka bi yana bu olaya takılmıyorum. fenerbahce'yi yenemediğimiz için üzülüyorum. arena ya da kadiköy hiç farketmiyor her yerde yenmek istiyorum. yani arena'da berabere kalınca kadiköydeki maçta beraber kalmamızdan daha az üzülmüyorum.
    eskiden bizim için beraberlik mutluluk sebebiydi hele ki özhan canaydın- adnan polat zamanları. şimdi ise fenerbahce yenilmemeye oynuyor galibiyete değil.

    gel gelelim ne yazık ki ezeli rakibimiz tek misyonu rakibine çelme takmak olan bir ezik bir camia. rakibin de vizyonlusu olsa ne güzel olurdu. manu- liverpool gibi.
  • 214
    medyanın skor haberciliği ile yaptığı algı ile galatasaray'ımızın galip gelemediği, fenerin ölüsünün yettiği durumdur. ancak balık hafızalı olmayan insanlar bunun galatasaray'ımızın galip gelemediği değil, fernerbahçe'nin yenilmemesinin sağlanması ile gerçekleştiğini bilir.
    kadıköy'deki bazı maçlarda hakemin fenerbahçeyi koruması gerekmedi, biz kazanamadık doğrudur. ancak son yıllardaki maçların çoğunda hep hakemle kendisini kurtardı fenerbahçe. bazı maçlarda da balları tuttu doğruya doğru.

    kadıköyde bilmem kaç yıldır kazanamıyormuş da bilmem ne de... kafaya bunları takmamalıyız çünkü biz gerçekleri biliyoruz ki masabaşı işler olmasaydı bu seri çift hanelere bile çıkamazdı asla.

    14 nisan 2019 fenerbahçe galatasaray maçı her sezon başımıza gelenlerden bir örnek oldu. ve bu seferkinde iyice cılkını çıkarttılar. çünkü var vardı ve buna rağmen yine korudular. yediğimiz golde tekrarı izlerken feghouli'ye yapılan faulü gördüm ve "var'da iptal ederler bunu ve biz de en sonunda, adaletli şekilde bir yönetim olduğunda fenerbahçe'yi yenebildiğimizi herkese ispatlayacağız." diye düşünürken bir baktım ali palabıyık gitti golü verdi.

    renktaşlar, bırakalım diğerleri skorlarla kendilerini kandırsınlar. biz gerçekleri biliyoruz ki öyle psikolojik üstünlük falan kalmadı hiç. tek kalan masa başındaki üstünlük.

    bizim bundan sonraki sezonlarda yapmamız gerekense, yine bir kadıköy'deki maçtan önce yine kazanamıyorlar kazanamayacaklar algısını oluşturmalarına izin vermemek.

    arkadaşlar bu maçta hakemle kazanan taraf biz olsaydı aynı pozisyonlardan sonra, inanın şu an medya hakem olmasaydı kazanamazdı galatasaray algısıyla kollanan takım yapılıyorduk. ama bizim aleyhimize yapılınca dikkat ettiyseniz hakemle fenerbahçe kendisini kurtardı falan demiyorlar, galatasaray'ın oyununa eleştiri yapıyorlar. algıyı "galatasaray kazanamadı" olarak şekillendiriyorlar.

    ufak tefek hatalar da söz konusu değil ki bahane ediyoruz diye kızsınlar. basbaya maçın skoruna etki etti hakem.

    galatasaray'ın futbolunu eleştir eleştir de bu maçı kazanamamamızın sebebi olarak sadece bunu gösterme algısına girmesin basın. derbilerde sadece futbol değildir kazandıran. 6-0 kaybettiğimiz maçta da kötü oynamadık ama adamlar her geldiğinde gol attı. şansları vardı. tek kale oynadığımızda johnson'un saçma golüyle yenildiğimiz maç da şanstı. ama 14 nisan 2019 fenerbahçe galatasaray maçı'nda şanslarının adı ali palabıyık'tı.

    neymiş iyi oynamamışız da kazanamamışız. yahu arkadaş sana ne biz nasıl oynadık! adaletli bir ortam olur, ya da bu kadar bariz bir kollanma olmaz da biz de deriz ki iyi değildik. işte o zaman oyunumuza odaklanırdık.

    bu maçtaki durum 10 şubat 2019 galatasaray trabzonspor maçı'ndaki gibi olup 3-1'lik maçı 3-2'lik skora getirecek bir pozisyon olsaydı olasılıklar üzerine konuşurduk. net şekilde maçı alırdık diyemezdik. ama 14 nisan 2019 fenerbahçe galatasaray maçı'nda doğrudan 2 puanımız çalındı. olasılıklar değil kesinlikler vardı maçta.

    14 nisan 2019 fenerbahçe galatasaray maçı'nda doğru bir futbol oynadık bence. maçı berabere bitirmeselerdi, kazansaydık o zaman kötü mü oynadık diyecektik? "kadıköy'de doğru futbol oynadık sakin kaldık golü bulduk ve istediğimizi aldık geldik." derdik. kadıköy'de şimdiye kadar çok daha iyi oynadığımız maçlar oldu daha baskın ve daha atak oynadık da noldu? atacağız derken yediğimiz gollerle kazanamadık hep. iyi oynadık ama doğru oynamamıştık.

    kadıköy'de iyi oynarsan goller atabilirsin ama 3 puan alamayabilirsin; fakat doğru oynarsan kazanabilirsin. kazanacaktık ama hakem göstere göstere maçı berabere bitirdi.

    kısacası; renktaşlarımız kazanamıyoruz orada diye üzülmesin, ki bu yüzden üzüldüklerine de inanmıyorum. üzüldüğümüz bir şey varsa o da puan kaybedip şampiyonluk için avantajlarımızı tepmemizdir.

    "galatasaray kadıköy'de bilmem kaç yıldır kazanamıyor, kazanamaz da." söylemi de algıdan başka bir şey değildir.
    skorda gerçek ama içerikte yanlıştır.
  • 216
    yakın zamanda sona ereceğini düşündüğüm durum.

    üstünlük çoktan bize döndü ama pek farkında değiller. daha doğrusu farkındalar ve olay artık yenilmeme ekseninde dönüyor. son yıllarda oynanan maçlarda stadın atmosferine dikaket edin. 2000'lerde tek yeni stada ve mali güce sahip olmanın da özgüveniyle orası kazan gibi kaynardı. şimdilerde korkarak izledikleri maçlara sürekli bir yenisi ekleniyor. bıkkınlıklarını görmek zor değil, keyif alamıyorlar.

    2010 sonrası dönemde 6 beraberlik aldık. 10 maç, 6 beraberlik.

    en büyük rakibinizin sahasındaki maçlardan yüzde 60 olasılıkla puanla ayrılıyorsanız bu zaten iyi bir deplasman derbisi performansı demek. çünkü çoğunlukla bu takımla çekişiyorsunuz. şanslı olsaydık 2g 4b olurdu en azından. bunu da, rakibin elinde kalan tek dalın bu olmasından dolayı ekstra motive oynamasına bağlayabiliriz. şans genelde onlardan yana.

    son yıllarda bu ibrenin bize döndüğü bariz. galibiyeti net şekilde kaçırdığımız 3-4 maç var. üstelik oyun üstünlüğünü elimize alarak.

    yabancı oyuncuların ve özellikle bazı soğukkanlı yabancıların takımlarda artmasıyla bir yerde kırılacaktır bu seri. sahada 2 tane daha linnes olduğunda mesela. ayakları titremesi gerekenler artık onlar, oyunculara bunu doğru aktarırsa teknik ekip birkaç sezon içinde seri bitecektir bence.

    son olarak bu tip serilerin olması doğaldır. bunlar takımların birbirine karşı reaksiyonları. aslında eğlencelidir. güzel geyik döner rakip takımdan kafa dengi dostlar varsa.
  • 217
    hiç kıvırmaya gerek yok: ankaragücü'nün, kayserispor'un hatta ümraniyespor'un bile galibiyetle çıktığı bir statta 20 senedir kazanamamak elbette konuşulacak bir durumdur ve galatasaray'ın büyüklüğüne yakışmamaktadır. aynı durumda biz olsak fb'lilerin yaptığı dalga muhabbetini biz de yapardık. elimize defalarca fırsat geçiyor, ya direkler ya hakem ya kendi hatalarımız galibiyetimize engel oluyor. en güçlü kadrolarla bile buradan puansız dönmüşlüğümüz var. kadıköy'de şampiyonluk kazanmış olmak, o çimlerde kupayı kaldırmak tabii ki eşsiz bir deneyimdi ama artık bu saçma durumun bir şekilde bitmesi gerekiyor. bu sefer artık olmalıydı, bu yüzden pazar gecesinden beri yüreğim soğumuyor. sezon sonu şampiyon olsak bile içimde bir burukluk kalacak.
  • 218
    uzun süredir kadıköy galibiyeti alamamamızın bence 2 nedeni var. 1. neden: sahada her şeyi doğru yapsak dahi maçın hakemi aleyhimize verdiği ince ince kararlar ile galibiyet almamızı engelliyor. 2. nedeni: her insanın frekans aralığı var. suyun karşı tarafı günlerce frekans yükseltici hamleler yaparak sahada her zaman çok daha baskın kalıyor ama biz sürekli düşük frekans ile sahaya çıkıyoruz ve sahada istediklerimizi bir türlü yansıtamıyoruz.
  • 220
    maraton pistinin kalkmasıyla tribünlerin sahaya sıfır olması sonucu tribün baskısının kat be kat artması sebebiyle olduğunu düşünüyorum. inanmayanlar eski ve yeni ambiyansta olan iki maçın özetini bi izlesin bence. aynısı inönü ve trabzon için de geçerli. diyenler olabilir "x takım gelip yenip gitti" onlar bizim kadar rakip değil onlara.bizim maçlara kıyamet havasında hazırlanıyorlar. kadıköyde son galibiyet eski stattaydı. feneri 5'lediğimiz tek maç olimpiyattaydı. uzun yıllar süren yenilgilerde "öğrenilmiş çaresizliği" getirdi. anadoluda da stadlar yenilendi niye aynı durum olmuyor derseniz onlarda bizim direkt rakibimiz değil. fb stadı yenilenirken "biz sizden niye korkalım ki, leeds'ten çıktık, kadıköyden niye çıkamayalım" diyen akrabam olan bi mühendise "r"leri söyleyemeyen bi başkanın dediği gibi "biz burda türkçe küfür edeceğiz"
  • 222
    çok da ehemmiyeti olmayan galibiyettir. son yıllarda zaten orada üstünlüklerini de kaybettiler bize karşı, yenilmiyoruz artık eskisi gibi. gidip topumuzu oynayıp istediğimizi alıyoruz. son maçta ali palabıyık faktörü devreye girmeseydi galip de gelecektik. lakin bundan önceki senelerde galibiyet çok önemli değildi. ya zirvenin çok uzağında kalıyorduk ya da kredimizi kullanıyorduk. bu sene durumlar biraz farklı olabilir. fenerbahçe illa puan kaybedecek bu kesin. hatta gelecek hafta trabzon deplasmanında bu puan kaybı başlayabilir ama tahminimce derbi haftasında aramızda 2 3 puanlık bi fark olacak. ben yine beraberliğe oynamamızın bizim için yarar sağlayacağı düşüncesindeyim eğer bu şekilde gelinirse ama 4 5 puan gibi bir fark olursa o zaman galibiyet elzem duruma gelir. onda da ne yaparız hiç kestiremiyorum açıkçası...
  • 224
    özel başlık açılacak kadar önemsediğimiz sürece olmayacak olandır. rakip unsur olarak hiçbir başkan, futbolcu, hatta hakem kadrosu, uzun süren süreç kendi dönemlerinde bozulsun istemiyor. bu sebeple o maça çıkan tüm futbolcular ve hatta hakemler (genelde cüneyt çakır, fırat aydınus) maçları sürekli beraberliğe oynatıyor.

    ne zaman biter? bence hiç beklenmedik bir zamanda ve alakasız bir maçla bitecek. bu sene olur mu? bence zor.
  • 225
    her ne kadar kucumsemeye calissak da onemlidir. yokmus gibi davransak da oradadir. galatasaray’in tarihine, buyuklugune yakismayan bir basarisizliktir. fenerbahce seni senin stadinda 3-4 yilda bir yenebiliyor ama sen 20 yildan fazladir orada galibiyet alamiyorsan rekabette kaybeden taraftasin demektir. bunun cozumu de onemsememek degil bilakis onemsemektir. siradan bir mac gibi, basit bir uc puan gibi gormemektir. kaybeden futbolcu prim alamayacagini, kontrat alamayacagini, taraftari kaybedecegini bildigi gun kazanma ihtimalin dogar. karsi tarafin tum gucuyle odaklandigi maca siradan bir mac diye yaklasirsan hicbir zaman kazanamazsin. o mac sezonun en onemli iki macindan biri. digeri de icerideki derbi. bu iki macin onemini kavramadigimiz surece kazanamamaya devam ederiz.