• 186
    mevcut borcun oluşmasında birçok etken etkili olmuştur ve oyunculara ödenen fahiş ücretler de bu etkenlerden biridir.
    sezon başı takım kurulurken başarı odaklı planlar yapılır. şampiyon olursak şu kadar getiri, şampiyonlar ligi'nde gruptan çıkarsak bu kadar getiri.. işler istediğin gibi giderse sorun yok ama gitmezse, işte o zaman eksi yazmaya başlıyorsun.

    çünkü başarısızlık durumunda store gelirlerine kadar bütün kalemlerde ciddi azalma söz konusu oluyor. ünal aysal'ın "küçülerek büyüyemezsin, büyüyerek büyürsün." vizyonu, fire vermeden devam edebilirsen anlam kazanıyor.
    aysal döneminde şampiyon olup, şampiyonlar ligi'nde çeyrek final oynarken takım eksi yazmıyordu ancak kâr da etmiyordu. çünkü oyunculara ödenen maaşlar devasa boyuttaydı. şampiyonluğun gelmediği ilk sezon da ciddi oranda zarar etmiştik.

    yani şöyle bir planlama yapıldığını hiç görmedim; şampiyonlar ligi'nde gruptan çıkamayabiliriz, ligde ilk 5'in dışında kalabiliriz, gelirlerimiz ciddi anlamda düşebilir, maaş bütçesini bunu göz önüne alarak planlayalım. zaten bu şekilde bir planlama ile başarısızlık durumunda zarar yazmazsın, başarılı olduğunda ise artıya geçersin.

    bunu aslında feda dönemi ile birlikte beşiktaş gerçekleştirdi. 2015-2016 ve 2016-2017 sezonlarında şampiyon olurken, oyunculara ödedikleri toplam maaş 30 milyon euro civarındaydı.
    ancak bu iki şampiyonluktan sonra onlar da götü başı dağıtarak çok pahalı oyunculara yöneldiler ve şampiyon olamayınca tekrar ikinci bir feda dönemine girmek zorunda kaldılar.

    bonservissiz aldığımız oyuncuya, 3 milyon euro maaş verdiğimiz zaman, transfer başarısı sayıyoruz ama başarısız geçen sezon sonrası, şişen maaş bütçesi ile karşımızda borç dağları oluşuyor. zararlı ama vazgeçemediğimiz alışkanlıklarımızdan biri maalesef.
  • 187
    kaç milyon euro olduğunu bilmiyorum (son baktığımda 200 milyon euro seviyesindeydi) lakin şu zamanların türkiye'sinde borç yiğidin kamçısı resmen. yani mesele kurumların veya kişilerin borçlarının olup olmaması değil, 'yönetilebilir borçlarının' olup olmasıdır.

    mustafa cengiz yönetimi de galatasaray'ın borcunu yönetilebilecek düzeye getirmişti lakin salgın yüzünden neler olur bilemiyorum ve işin daha kötüsü kestiremiyorum.