• 162
    mustafa cengiz yönetimi geldiği günden bugüne kadar olan borç benim için daha önceliklidir.

    1.5 yılda 2 şampiyonluk ve 1 türkiye kupasının yanı sıra kurdaki artışa rağmen galatasaray'ın borcu azalmışsa bu çok çok büyük bir başarıdır.

    gerçi ikisi birlikte ilerliyor. başarı geldikçe şampiyonlar ligi, maç gelirleri, kombine, lisanslı ürün vb satışlar da artıyor ama her halükarda zaten bunu birlikte yapabilmek kıymetli.
  • 164
    sadece sportif a.ş. veya sadece dernek değil, her ikisinin birden incelenmesi sonucunda tespit edilmesi gereken borçtur.

    kasım ayında (kara geçtik denilen dönem) döneminde bir bilanço makyajı yapılmış, sportif a.ş. kısmında denilen doğru olmuş ise de, konsolide tablo incelendiğinde (dernek ile birlikte) bu beyanın maddi hakikate pek de uygun bir beyan olmadığı ortaya çıkmıştır.

    yine ocak ayı transfer dönemi sonrası - ki bu dönemde adamlar aldık - mart divanında 81 mtl kar açıklandı ki herhangi bir gelirin (ucl vb.) kasaya girmediği bu dönemde böyle bir tutara ulaşılması da yine bilanço makyajı kaynaklıdır.

    ben finans uzmanı değilim, ancak her şeyden biraz anlayan hiçbir şeyden tam anlamayan iki meslekten birini yapan bir hukukçu (merek edenler için diğeri kurmay albay) olarak, konsolide tablo (dernek + aş) ve faaliyet karı noktalarına baktığımda, pozitif bir ivme göremiyorum.

    2018 ocak ayı mustafa cengiz döneminin başlangıcı kabul edildiğine göre (kaan kançal’ın genel olaral kıyaslama başlattığı nokta) bu noktadan hareketle, benim kar görebilmek için konsolide gelirler -300.000.000,00 tl (üçyüz milyon türk lirası) formülünü esas alırsak, yine süper iç açıcı şeyler söyleyemiyoruz.

    “neden -300 milyon diyorsun?” diyenler için açıklayayım, ilgili dönemde (yanılmıyorsam 2018 mart girdisi) zamanında daö tarafından başlatılan sermaye artışı kaynaklı olarak sportif aş geliri var. bu gelir, döner sermaye anlamında ekonomik yapının resmini tam olarak çekmeye olanak vermediğinden, yapılan idari eylemlerin +/- sonuçlarını görebilmek adına çıkartılarak değerlendirilmesi daha uygun olacak, çünkü bu bir seferlik bir injection. havadan bir kereye mahsus gelecek 300 milyon lirayı geleceğe dair hesaplamalarda dikkate alamayız, almamalıyız.

    genel maaş politikası başarılı olan mc yönetiminin, finansal olarak tek başarısı, bu şekilde bakıldığında genel maaş politikası olarak gözükmekte. bunun dışında borçta hatırı sayılır bir azalma yok, hatta artış var.
  • 165
    borç alacak farkı olarak bakmanın mantıksız olduğu borç.

    https://twitter.com/...765818286809088?s=21

    https://twitter.com/...764957418426370?s=21

    nedense sadece spor kulüplerinde görüyorum bunu. alacağın içine gider tahakkukları ekleniyor. adı üstünde gider. gelecek dönemlerde giderleşmesi kesinleşmiş, muhasebesel olarak aktifte takip edilen bir hesap. yani örnek vermek gerekirse bu bilanço döneminden sonra 2 yıllık sözleşmesi bulunan futbolcunun ilerideki maaş giderleri.. borcun içinde de gelir tahahhukları var. bu da adı üstünde gelir. gelecek dönemlerde geleceği kesinleşmiş gelirler. yani örnek vermek gerekirse, bu bilanço döneminden sonra 2 yıllık süresi kalmış sponsor anlaşmasından gelecek gelirler.. yukarıdaki ilk linkteki tabloya göre bizim gelecek gelirlerimiz, gelecek giderlerimizden fazla. aslında olumlu bir durum bu.

    önemli olan finansal borç ve ticari borç, ve karşılığında karlılığınız, ticari alacağınız ve elinizdeki nakit değerler ile ve ilaveten alacak ve borcunuzun vadelerine göre nakit akışınız ile bu bu borcu nasıl çevireceğinizdir.

    ticari borç ile ticari alacak hemen hemen aynı.. o yüzden burada zaten bir sıkıntı yok.. gelelim finansal borca ve gelirlere :

    artık günümüzde, bakılan ilk veri, sizin net finansal borcunuzun*, kaç yıllık ebitda* ile ödenebileceğidir *.. yani gelirlerinize göre borcunuz fazla mı değil mi'nin ölçüldüğü bir rasyo.. eğer 3 yıl ve altındaysa bu iyi, 5 yıla kadar da kabul edilebilir olarak yorumlanır. galatasaray'a bakınca net finansal borç 1 milyar tl.. ebitda ise 328 mn tl *.. bu hesapla 3,05 yıllık ebitda ile finansal borcu öder konuma gelmişiz. bu gerçekten çok çok iyi.. geçmiş yıllarda eksi ebitdalar olduğu için bu hesaplanamıyordu bile, yani borç ödeyemez durumdaydık.. gerçekten çok önemli ve büyük bir gelişme..

    diğer bir konu borç - alacak vadeleri arasındaki fark ve nakit akışınızın yönetimi.. burada vadeler hakkında çok bir bilgimiz yok.. ancak kap'tan baktığım a.ş'nin verilerinde a.ş ye ait olan 767 mn tl finansal borcun 484 mn tl'si kısa vadeye düşüyor.. yani 12 ayda kısa bir sürede ödenmesi gerekiyor. bu aslında ciddi bir sorun.. ancak bu sene de şampiyon olmamız, yayıncı kuruluş ve yeniden şampiyonlar ligi gelirlerinin gelecek olması ve yukarıda anlattığımı borç/ebitda durumumuzun iyileşmesi sonucu yeni kredi almakta* sorun yaşayacağımız için sorun olacağını düşünmüyorum..

    ayrıca kredilerin %60'nın tl olarak devam etmesi, şampiyonlar ligi gelirlerimizin eur olması nedeniyle de ayrıca iyi olarak yorumlanabilir.

    özetle, gelen sportif başarılar ile şampiyonlar ligi ve tr yayın gelirlerinin artması, amatör şubelerde giderlerin minimuma indirilmesi, doğru bütçe yönetimi ile oldukça iyi bir yere geldiğimizi düşünüyorum.. ancak şampiyon olmak çok önemli.. bu gelirleri kaybedersek yine terse doğru dönebilir bu rüzgar. yine de önümüz açık artık..

    bir çok önemli konu da stad isim hakkı.. yıl sonunda iyi bir anlaşma yakalayabilirsek bize inanılmaz katkısı olur.. ben yönetim yerinde olsam, eğer bulunabilirse, 10 yıllık, her yıl ödemeli 100 mn eur bir sponsorluk yerine, 10 yıllık 60 mn eur peşin alınmış bir sponsorluğu tercih ederim*. peşin alınan paranın büyük kısmı ile de finansal borç kapatır, faiz yükünden kurtulurum.. bir de riva'dan biraz da gelir gelirse, değmeyin keyfimize..
  • 166
    700 800 milyon dolarlık bir satış ile tertemiz bir şekilde kulübü alan grubun borçları kapatıp konulan sermaye ile de transfer yapabileceği bir miktardadır.
    uefa cepten para konulmasını istemiyor ancak örneğin kulübü alacak isim 300 milyon dolar yerine 700 milyon dolara bu işi yaparsa ve borç ödendikten sonra kalacak para sermayeye aktarılırsa uefanın karışabileceğini sanmıyorum, hukukçu ve işletmeci arkadaşlar daha iyi bilir tabii.

    kulübün satılması kısmındaysa hiçbir sıkıntım yok. şu an da liselilere ait, benim söz hakkım yok ömür boyu listede beklesem yine de üye olma imkanım yok, o nedenle ha lisesilerin olmuş ha bunu bir yatırım olarak görüp kulübü ticari olarak kara geçirecek birilerinin olması fark etmez bana.